Kendinizi tanıtır mısınız?

İsmim Bünyamin Dokuz, Şehit İsmail Dokuz ’un ağabeyiyim. Çorum’un Alaca ilçesinde yaşamaktayım. Muhtelif işlerde çalıştıktan sonra şehit yakınlarına tanınan memur olma hakkından yararlanarak Alaca Kaymakamlığında işe başladım ve birkaç yıldır burada çalışıyorum.

Şehadet haberini nasıl aldınız?

O sıralar telefonla haberleşme bu kadar kolay değildi. Geceleri saat on bir, on iki, bir gibi görüşebiliyorduk. Gelmesine çok az bir süre kala babam telefonla görüşmüştü. O görüşmede rahmetlik demiş ki: Baba biz operasyona gidiyoruz hakkınızı helal edin, ne olur ne olmaz. Babam da bizden yana helal olsun diyor. Bir hafta geçmeden babam, ben ve bir kardeşim tarlada pancar sulaması yapıyorduk. İkindi üzeri jandarma arabası geldi. Bizde şaşırdık ‘Allah Allah jandarmanın bizimle ne işi var?’ dedik. Babamla bizden uzakta konuştular. Daha sonra babam bize, ‘siz bekleyin ben gelirim’ dedi. Babam bir gitti, gidiş o gidiş… Bir daha gelmedi akşama kadar bekledik, bir haberde alamadık sonra bizde çıktık eve gittik. Babamızı neden jandarma götürdü diye endişeliyiz. Eve vardığımızda, evin önü çok kalabalıktı evin önüne yaklaşamıyorduk. Dedik ki: Ne oluyor? Her gelen bize sarılıyor, anlayamıyoruz diyoruz ki: Ne oluyor bu millete? Babamıza sorduk ne oldu? Cevap alamıyoruz, bir şey diyemiyor. Bir şey olduğunu anlıyorsun illa ki bütün ilçenin jandarması toplanmış evin önüne sonra dediler ki: Kardeşiniz şehit oldu. Hiçbir şey söyleyemedik, konuşamadık, kaldık öylece kaldık…

Şehadet olayı nasıl gerçekleşmiş?

On iki kişilik bir tim halinde arazide gezici olarak görev yapıyorlarmış. Bizimkiler nöbetten gelmişler, yatıyorlarmış. Gece on ikiden sonra baskın yapıyorlar, pusuya düşürüyorlar. Bir iki arkadaşı gazi oluyor geriye kalan hepsi ise şehit… Anlatması çok zor…

Şehidimizin çocukluğu nasıldı?

Ben onun çocukluğunu çok fazla bilmem çünkü ilkokuldan çıktı, sanayiye gitti. Sabah giderdi işe, akşam gelirdi. Ömrünün çoğu sanayide çalışarak geçti. Yokluktan dolayı, gezip tozamadı, çocukluğunu yaşayamadı. Yokluğu çok çekti.

Kardeşiniz şehit olduktan sonra hayatınızda neler değişti?

Vallahi tek kardeşim dursaydı da ben hiçbir şey istemiyordum. Ne devletten ne milletten hiçbir şey istemiyordum. Olmuyor işte ama bizim söylememizle… Bu acıyı çeken bilir. Bayramın yok; düğünün yok. Ailen tamam değil hep eksik hep eksik… Bayram sabahı kalkarsın bir tarafın boş… Yok çünkü yok. Düğünün olur herkes güler oynar, senin için kan ağlar. Sevineceksin, yok ki sevineceksin. Bir iş yapacaksın onu yapacak kardeşin yok, eksik… Her zaman eksikliği var. Unutulacak bir şey değil. Unutmaya çalışsan unutamıyorsun, unutamıyorsun…
Allah devletten razı olsun kardeşimi şehitlik mertebesine aldılar. Benim ağabeyim askere gitmedi, devlet hak tanıdı. Onu işe aldı devlet, daha sonra şehit yakınlarına ikinci iş hakkı tanındı bende burada çalışmaya başladım Allah razı olsun devletimizden. Onun sebebiyle iş güç sağladılar. Allah kardeşimizi çok seviyormuş onu yanına aldı ne diyelim… Her zamanda devletimizden, milletimizden Allah razı olsun diyorum.

Bir şehit yakını olarak sizin için ezan, bayrak, vatan ne demek?

Şehit kardeşi olarak… Bunları anlatması çok zor oluyor, gerçekten çok zor oluyor. Bayrak, vatan, millet… Bazıları çıkıyor diyor: Şurada ne işimiz var? Burada ne işimiz var? Zamanında şehit verilmeseydi biz bu ülkede de olmayacaktık. Bununda bilinmesi gerekiyor. Ben kardeşimi orada şehit vermeseydim, burada rahat duramayacaktım. Benim evlatlarım, eşim, dostum, burada yaşayan halk böyle rahat olamayacaklardı. Kimse demesin ki boşu boşuna şehitler veriyoruz, öyle bir şey yok! En büyük mertebe şehitlik mertebesi, daha öteside yok. Şehitler olmasa bu vatanda olmaz. Görüyoruz bazı ülkelerde insanlar ülkelerini bırakıp kaçıyor, biz canımızın kıymetini bilmiyor muyuz? Can kıymetli ama bu ülke içinde fedakârlık yapmak gerekiyor çünkü ilerisi gelecek, ilerisinin gelmesi içinde fedakârlık yapmak gerekiyor.

Şehitlerimizin aziz hatırasına yeteri kadar sahip çıkılıyor mu?

Sağ olsunlar gençler, her bayramda geliyorlar bize. Anneler gününde geliyorlar, babalar gününde geliyorlar. Halkımız unutmuyor, sahip çıkıyor. Gençler hiçbir zaman bizi burada yalnız bırakmıyorlar, bu bizi çok mutlu ediyor. Hiçbir maddî beklentimiz yok zaten ama şehit yakını olduğumuz için bizi ziyaret ettiklerinde çok mutlu oluyoruz.

Bizlere bir mesajınız var mı?

Her zaman vatanlarına sahip çıksınlar, anne babalarına saygılı olsunlar, onları gözetsinler. Bu vatan kolay kazanılmadı, kolaylıkla da yerinde durmuyor. Şehit ve gazi haberleri gelecek ama vatanlarına sahip çıksınlar, kendi özlerine dönsünler.