Kasım 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

SERDEN GEÇEN ER OSMAN YÜKSEL

Bir âlem özlüyorum; asr-ı saadet gibi ebedi faziletlerin, kavi imanların, temiz vicdanların hüküm sürdüğü bir âlem. Bu âlemin sakinleri, kelimenin tam ve hakiki manasıyla insan olsun; içleri huzur, dışları nur ile dolsun. Böyle diyor; ülkücü hareketin delisi, Torosların hırçın çocuğu, Deli Rüzgâr Osman Yüksel Serdengeçti, böyle diyor ve tüm hikâyesi olan adamlar gibi o da kendi manasını sanki bu sözüyle açıklıyor. Ve biz de 33 senedir kendisine olan özlemimizi bir türlü açıklayamıyoruz. Onu biraz olsun anlatabilirsek vefa borcumuz defterden düşülür mü ki diye düşünüyoruz. Osman Yüksel Serdengeçti, Birinci Cihan Harbinin…

Devamı
Ekim 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

GÖK”ALP”LİĞİNİN YANISIRA GÖK”EREN”DİR O ZİYA GÖKALP’TİR

Ekim ayının sonlarına yaklaştığımız bu devrede, değeri hem kendinden hem de ömrünü vakfettiği büyük Türk milletinden menkul bir aydınımızın vefatının sene-i devriyesini idrâk ediyoruz. 25 Ekim 1924 tarihinde henüz 48 yaşında ebediyete intikal etmiş Mehmet Ziya (Gökalp) Beğ’den bahsediyorum. Bizim için önemi ve kıymeti zaten malumdur. Fakat ben bir imparatorluk coğrafyasının Doğu şehirlerinden birinde (Diyâr-ı Bekr) 140 sene evvel 23 Mart 1876 tarihinde doğup, aynı imparatorluk coğrafyasının bir Batı şehrinde (Selanik) 1911 yılında fikir dünyasına katılarak mefkûre ateşi ile bütün Türkleri ısıtan Ziya Gökalp’ten biraz fazla söz etmek istiyorum. Türk…

Devamı
Eylül 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

GEÇ KALMIŞ BİR İSLÂMCILIK ELEŞTİRİSİ

Dipnotlar, adı üstünde dip not olarak bir metnin sonunda verilir; metnin bir bölümü ile ilgili açıklama yapmak için, bunlar yerini metne göre hatırlatma ya da uyarı olarak da alabilir tabi. Ben şimdi alışılagelmişin dışında en önemli gördüğüm dipnotumu ilk paragraftan veriyorum: İslâmcılık, beşeri icattır, Müslümânlıkla ilgisi yoktur; İslâm siyasi ideoloji olacak olsa Yaradan yazardı bir doktrin geçerdi, Kur’ân ile müjdelemek yerine. Bu dipnotu baştan vermemin sebebi şu ki yazı boyunca kavram olarak İslâmcılık kelimesini sıklıkla kullanacağım, temennim odur ki bu kullanımı her yaptığımda tenkide başvuracağımdan dolayı okuyucunun kafasında İslâm ile…

Devamı
Temmuz 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

BOSNA ŞEHİDLERİNİN RUHANİYETİ HATIRASI ÖNÜNDE BİR ALİYA İZZETBEGOVİÇ ANMASI

Kıymetli okurlar; Yeni Ufuklara Doğru şiarıyla yola çıkmış olan Yeni Ufuk Dergisinde, bugüne değin bu üçüncü yazı teşebbüsüm oluyor. İlk denemem, Ülkücülük tahayyülümün değerli büyüklerimin bu Ülkücülüğün önemli bir tasavvurudur genişlet ve yaz bunu deyip destek olmalarıyla ortaya çıkmıştı; ikincisi ise naçizane biraz edebi kaygı gütmeye çalıştığım bilinç akışına dayalı mola verme havasında bir fecir hikâyesi olarak oluşmuştu. Bu üçüncüyü ise, öğrendiğim bir günden beri beni derinden etkilemiş olan Srebrenitsa Katliamına ve yine tanıdığım bir günden beri beni fikirleriyle içimden sarsmış olan Aliya İzzetbegoviç’e ayırmak istedim; bunu inşallah önce alçak…

Devamı
Haziran 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

BİR FECİR VAKTİNDE KENDİNİ BULAN İNSAN

Fecrin ak çizgisi, tam da kavram üstünde olduğu haliyle, adeta yatık bir çizgi gibi belirmişti yine o saatlerde; ben bu saatlere hiç de yabancı değildim oysa. Bizim gibi geceden uykusunu satılığa çıkarıp, sabah da pahalıya alanların saatleridir tam. Yalnız bana bu sefer tanıdık gelmeyen şey, kendimi fecir vaktinde gözleme devam ederken bulmamdı; gayri ihtiyari belki ama son derece de şikâyetsiz. Öylece dalmıştım benden bilmem kaç ışık yılı uzaklıktaki yakınlığa. Fecrin beliren o ak çizgisinin üstünde, o anlık sona ermek üzere olan varlığından bir haber heybetli kara çizgi oradaydı henüz. Benim…

Devamı
Şubat 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

ASRA BEDEL OLAN O GÜNE BİR BAKIŞ BİR GÖRÜŞ

Bu yerlerde trenler, doğudan batıya, batıdan doğuya gider gelir; gider gelirdi. Bu yerlerde demiryolunun her iki yanında, ıssız, engin, sarı kumlu bozkırların özeği Sarı Özek uzar giderdi. Coğrafyada uzaklıklar nasıl Greenwich meridyeninden başlıyorsa, bu yerlerde de mesafeler demiryoluna göre hesaplanırdı. Trenler ise doğudan batıya, batıdan doğuya gider gelir; gider gelirdi. Kıymetli Yeni Ufuk okurları, tahmin ediyorum ki; gerek yazının başlığını gerekse üst paragrafta yer verdiğim pasajı gördüğünüz zaman bir öngörünüz oluşmuş olabilir. O halde bu öngörünüz üzerinden bu yazıda maksadımız nedir ve nasıl hâsıl olacaktır buna kısaca değinelim. Asra bedel…

Devamı
Mayıs 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

TDK VE TRT ETKİSİNDE TÜRKÇE

Türk Dil Kurumunun Uydurmaca Anlayışı Cumhuriyetimizin banisi ve TDK’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünden sonra, dil meselesinin büyük bir çıkmaza girdiği ve bunda da baş sorumluların Türk Dil Kurumunda yer aldığı su götürmez bir gerçektir. Bizi bu kanıya bir kez daha vardıran şey, özellikle yaptığımız son incelemelerde bir dönem kurumun dil politikası gereği uygulamaya koyduğu tasfiyeci hareketin ürünü olan uydurma kelimelerin bugün de muhafaza edildiğini görmemiz oldu. Bu tasfiye ve uydurmaca kavramlarına değinmek gerekiyor; şöyle ki bugün yaşayan dilde karşılığı olmayan ölü kelimeleri halkın yabancı olduğunu dahi bilmediği canlı kelimeler…

Devamı
Haziran 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

BİR KÜLTÜR DİLİ OLARAK TÜRKÇE

Eski Yunan filozoflarına göre, insan, konuşabilen hayvandır. Onların bu sözünden anlamaktayız ki konuşabilme yetisi, yani dil, insan olmanın biricik şartı durumundadır. İnsandaki diğer zihnî, ruhî ve hissî özellikler, dil olmadan ortaya çıkamayacağından insanı tanımlamada dil her zaman bunların önüne geçmiştir. Yine felsefî antropoloji de dilin önemini vurgularken, sadece insanın diğer hassaslarından ön plandadır demenin ötesinde, insanı diğer varlıklardan da ayıran tek unsurdur diyerek konuşma hususiyetini ilk sıraya koymuştur.                 Dil, hem insanın diğer hassaslarından ayrı bir önemdeyken hem de insanı diğer varlıklardan ayrı kılarken yalnız insanın bir kıymeti değildir. Bize…

Devamı
Temmuz 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

İYİ BAK BU GÖĞÜS APOLETİNE VE SAKIN UNUTMA : “HALİSDEMİR”

Ardı arkası kesilmez haberlerin değişmeyen tek tarafı yine bir yerlerde ateşlerin düşmesiydi ocaklara; patlamalar, saldırılar dinmek bilmiyordu. Sıkıntılıydı Ömer Astsubay, son olarak 29 Haziran akşamı Atatürk Havalimanı’nda bir eylem gerçekleşmişti. Bir anda kırk beş masum insanın can vermesi, yirmi yıllık Özel Kuvvetler mensubu bir askerin soğukkanlılığını dâhi sınayabiliyordu. İki sene sonra emekli olacağını bilmek daha önce hiç bu kadar ağır gelmemişti; vatanın vatan savunmasına ihtiyacı vardı. Son yurtdışı görevi olan Afganistan’a birlikte gittiği Tuğgeneral Semih Terzi ve 1996’da bordo bereli olduktan sonra 99 yılında astsubaylığa terfi olmasının bizzat önünü açan…

Devamı
Eylül 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

MUHYİ’DEN ÇIKIP “ZAHİD BİZİ TA’N EYLEME”YE GELMEK

Kıymetli Yeni Ufuk okurlarına, ufuktaki yeni selâmlarımızla diyerek bir girizgâh yapalım ve en önemlisi bir merhaba sunmaktır şiarımızı naçizane not düşüp geçelim meramımıza. Tahmin ediyorum ki yazının başlığına şaşıranlarınız kadar, sonu nereye varabilir gibi şimdiden merak duyanlarınız da vardır. Doğrusu ben de bu denemeyi yaparken yazıyı derleyebileceğim hususunda tereddüt etmedim değil.                 Muhyi, yani tam adıyla Muhyiddin Abdal’ın hangi dönemde yaşadığını net olarak bilemiyoruz. Yalnız Muhyi’nin şiirlerine de rastladığımız, 16. Yüzyılda yazılmış bazı mecmualarda, Muhyi’nin Hacı Bektaşi Veli, Otman Baba, Balım Sultan gibi ululardan bahsettiğini gördüğümüz için onun ya onlarla…

Devamı