Aralık 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

TARİHİ NASIL OKUMALIYIZ?

Tarih deyince geçmişte yaşanan olayların zamanlandırılması aklımıza gelebilir, fakat tarih takvimsel bilgi anlamını taşımamaktadır. Geçmişteki olayların zamanlarını bilmek, eğer olayları zamanın şartlarına göre değerlendirmiyorsak hiçbir şeye yaramaz. Olayların takvimsel tarihini bilmiş oluruz o kadar, oysa tarih bize bir şey anlatmakta ve öğretmektedir. Tarihin anlattığını anlayamıyorsak ne yazık ki sürekli tekerrür eder. Biz tarihten; geçmişe ait olayların bir süzgeçten geçerek terkip haline gelmesini kastediyoruz. Burada da tarih süzgecinin ne olması ve nasıl terkip haline gelmesi gerektiğini tartışacağız. Tarih, insanların topluluklar oluşturmasıyla ve bu toplulukların nesilleri meydana getirmesiyle başlamıştır. Tarihin insan ömrüyle…

Devamı
Nisan 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

TARİH-ŞAHSİYET-KÜLTÜR

Şahsiyet bir ferdin kendi özelliklerinin, yeteneklerinin, tecrübelerinin, karakterlerinin; mensup olduğu milletin kültür unsurları ve inançlarıyla yoğrulup yaşama biçimine dönüşmesidir. Kültür unsurlarını tarihin, inançları da iman ettiği mutlak varlığın tayin edeceğini söylersek şahsiyeti; “Tarihin ve Allah’ın, ferde tayin ettiği misyonu; ferdin kendi özellikleri ile yaşama dökmesidir. “şeklinde tanımlayabiliriz.                 Bir önceki yazımızda nesillerin tarih oluşturmasından bahsetmiştik. Bu yazımızda ise nesillerin şahsiyet oluşturması üzerinde duracağız.                 İnsanlar ölümlü varlıklardır. Sınırlı bir ömrü olan insanlar, nesiller oluşturarak arkalarında biyolojik olarak devamını bırakırlar. Bu yüzden nesilleşmek insanların ölümsüzlüğüdür. Ölümsüzlüğün sırrına eren nesiller yalnız maddi…

Devamı
Mayıs 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

ŞAHSİYET-KÜLTÜR-MEDENİYET

Kültür, bir milletin tarihsel gelişim süreci içerisinde nesillerden nesillere aktarılan, her türlü değer, yetenek, tecrübe, milli karakter, davranış, estetik, örf, adet, ahlak, hukuk, dil, inanç ve yaşayış tarzlarının ahenkli bütününü ifade eder. Bir başka deyişle, tarih boyunca nesilden nesile aktarılan maddi ve manevi mirasların gelenek haline gelmesinden meydana gelir. Bu sebepten kültür özgündür ve bir millete özgüdür.                 Medeniyet ise, kaynağını oluşturan kültürün ince ince işlenmesiyle milletlerarası ortak değer seviyesine yükselen her türlü anlayış, davranış ve yaşama vasıtalarının bütünüdür. Bir başka deyişle farklı kültürlerin iyi, güzel ve doğru ölçülerinin ve…

Devamı
Haziran 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

ŞAHSİYET-MEDENİYET-DEVLET

Millet oluşumu, insanoğlunun topluluklar oluşturması ve bu toplulukların kendi nesillerini meydana getirmesi ile başlar. Nesiller meydana getiren topluluklar ise süreklilik kazanır ve milletleri meydana getirir. Bu sebepten millet, aynı ortak değerlerle ve bu değerlerin nesilden nesle aktarılması ile süreklilik ve aynilik kazanmış cemiyet birimidir. Tarihe baktığımızda sürekli olarak milletlerin birbiri ile mücadelelerini, rekabetlerini ve münasebetlerini görürüz. Bu sebepten milletler kendi mücadelelerini, rekabetlerini ve münasebetlerini yapabilmek adına teşkilatlanmışlardır ve bu teşkilatlanma sonucu devletleri meydana getirmişlerdir. Devlet, milletlerin kendilerini tarih sahnesinde devam ettirmek ve milletler mücadelesinde temsil etmek amacı ile milletlerin kendilerini…

Devamı
Temmuz 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

FERDİYET-ŞAHSİYET-CEMİYET

Bu yazımız şahsiyet yazı dizimizin son basamağını teşkil etmektedir. Bu sebepten, önceki yazılarımızın hem bir özeti hem de Türk Milliyetçiliğinin ‘Şahsiyetçilik’ görüşü üzerine olacaktır.                 Şahsiyet oluşumunu ele alırken millet oluşumu ile başlamıştık. Millet oluşumu için: ‘’İnsanlar ölümlü varlıklardır. Sınırlı bir ömrü olan insanlar, nesiller oluşturarak arkalarında biyolojik olarak devamını bırakırlar. Bu yüzden nesilleşmek insanların ölümsüzlüğüdür. Ölümsüzlüğün sırrına eren nesiller yalnız maddi olarak değil, manevi olarak da bir sonraki nesillere miras bırakırlar. Bu miras; örf, adet, din, dil, ahlak, estetik ve ülkü gibi kültür unsuru ve inançlardır. Bu mirasa sahip…

Devamı
Ekim 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

AHLAK-KÜLTÜR-ŞAHSİYET

                “Medeniyetler para ile değil, ilimle, irfanla, imanla, ahlakla kurulurlar; medeniyetler parasızlıktan değil, ilimsizlik, irfansızlık, imansızlık, ahlaksızlıktan çökerler.” Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ                 Ahlak deyince aklımızda çok farklı düşünceler uyanır, bu karmaşıklık içerisinde mücerret kavramları da tanımlamak hayli güçleşir. Biz aklımızda uyanan karmaşıklık içerisinden bağlar kurarak dilimiz döndüğünce ahlak kavramını açıklamaya çalışacağız.                 Konunun daha iyi anlaşılması bakımından kendimize birkaç soru sormak gerekmektedir. Biz sorularımızı şu şekilde belirleyebiliriz; Ahlak nedir? Nasıl ortaya çıkmıştır? Hangi değerlerin oluşmasına katkı sağlamıştır?                   Ahlak kelimesi ‘huy’ veya ‘etik’ dediğimiz kelimelerle anlamlandırılmaktadır. Huy kelimesinden karakteri, etik…

Devamı
Aralık 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

ATSIZ

İnsanlar vardır, gökteki yıldızlar gibi parlar. İnsanlar vardır çağlar ötesinden ilham alırlar. Onlar doğdukları zaman kimsenin bilmediği sırlar söylenmiştir kulaklarına. Kimse bilmiyordur, kimse duymamıştır, neler söylendiğini, belki kendileri dahi bilmiyordur ne olduğunu. Onlar hep bu dünya yolculuğunda o sırrı arar dururlar. Onları bu arayışa iten nedir bilinmez, ama onlar hep ararlar. Bu arayışın ne olduğunu kimse bilemez, bu sebepten hep yalnızlaşırlar. İşte Nihal Atsız, Osmanlının o son günlerinin mazlum çocuğu… Çok sevdiği, ihtişamla seyrettiği milletinin, diz üstüne gözleri önünde düşüşünü seyretti…                 Atsız 12 Ocak 1905 yılında İstanbul Kadıköy’de dünya’ya…

Devamı
Şubat 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

DİN-KÜLTÜR-ŞAHSİYET

Din kavramını açıklarken genellikle mensup olduğumuz dine göre tanımlamalar yapmaya çalışırız. Oysa din, sadece mensup olduğumuz dinle açıklanamamaktadır. Eğer biz din tanımımızı kendi dinimize göre yorumlarsak başka dinlere de kendi dinimizin statüsünü veririz ki bu yanlış bir anlayış olacaktır. Biz dinin kültür ile bağlantısını inceleyeceğimiz için konumuza uygun olacak şekilde tanımlardan faydalanacağız. Din deyince kısaca: “Aşkın bir varlıktan kaynağını alarak, fertleri ve toplumu iyi, güzel ve doğruya yönlendirme iddiası taşıyan inanç sistemi” şeklinde bir tanım belirleyerek konumuza girmek istiyoruz. Yaptığımız tanıma göre dinin hem fertle hem de toplumla ilgili olduğunu…

Devamı
Mart 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

ZAMAN TASAVVURU

Zamanı aşma cehdi göstermiş neslime ve gösterme iradesi taşıyanlara ithafen… Geçmiş asırların gelecek asırlara bağlanacağı anları hayal edebiliyorsak, içimize gizlenmiş hazineyi hissetmeye başlamışız demektir. O hazine ki yaşadığımız hayatın kabusa çevrilmesinin de bir anlamda sebebidir. Yalnız bize ait olan bu hazine, cazibesiyle odakları üzerine çekerken, ona ulaşmak isteyen eller ise bizi böyle bir kâbusun içine soktu, hazineye ulaşamadıkları gibi sahibi olan bizlerin de faydalanamamasına sebep oldular. Bizim o kutsal hazinemiz kültürümüzdür. Zulme göz yummayan asaletimizdir, en önemlisi zamanı aşabilme cehdimiz, çağlar kapatıp çağlar açabilmemizdir… Batı, kış günlerinin en karanlık günlerindeki…

Devamı
Temmuz 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

DİL-KÜLTÜR-ŞAHSİYET

Türkçemizin güzelliklerini anlatmaktan daha çok dillerin fert ve millet hayatındaki yerini bulmaya çalışacağımız bu yazımızda dili, konuştuğumuz kelimeler toplamı olarak değil bir sosyal müessese olarak görüyoruz ve bize bu fırsatı verdiği için Türkçemize şükranlarımızı sunuyoruz. Her insan bir toplumun ve tabiatın içerisine doğar. Toplum ve tabiatla iç içe olan insan, kendisini var etmek ister. Kendisini var eden değerler ile kavramlar oluşturur; bu kavramlar ile düşünür ve hisseder. Kendisini ifade etmek için dili kullanır. Aynı zamanda insan kendisinin meydana getirdiği anlam değer dünyasını ve kavramları, içinde bulunduğu toplumdan alır ve farkında…

Devamı