Abide Şahsiyetlerden Aralık 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

ŞEFTALİ BAHÇELERİ

Refik Halid’in bir hikâyesinin kahramanı Agâh Bey’in ülkücülüğü, çevresinin yarattığı rahatlık ve zevk ortamında eriyip gider. Ülkücü bütün Türkiye’de dev bir “Şeftali Bahçeleri” girdabının sürükleyici cazibesiyle de mücadele etmek zorundadır. Refik Halid’in bir hikâyesi, geçen yıllar ve hayatın akışı içinde bana daha bir manalı gelmeye başladı. Hikâye özet olarak şöyle: Olay, toprağı bereketli, çevresi şeftali bahçeleriyle kaplı, her tarafa taşkın taşkın şeftali kokularının sindiği Akdeniz kıyılarında bir Anadolu kasabasında geçer. Yaz aylarında akşamüzerleri hükümet memurları heybelerine rakılarını koyar, merkeplerine biner şeftali bahçelerine çekilirler. Yer yer içki sofraları kurulur, sohbetler edilir,…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Kasım 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

ROMANTİK MİLLİYETÇİLİK

Şiir Bahçemizden İlhamlar On sekizinci asrın sonlarına doğru, zevale doğru yol almaya başlayan şiir bahçemizde muhteşem bir gurub seyrederiz: Şeyh Galip. “Avize gibi renk ve ışık dolu” bir şiiri vardır. “Bu devirde sözün sultanı benim!” diyor; gerçekten de odur. Mevlana ocağından aldığı feyizle ortaya koyduğu Hüsn ü Aşk mesnevisi, Leyla ve Mecnun’dan sonra tarzının en büyük şaheseri. İlahi aşk yolculuğunu hikâye ediyor, temsili bir eser. Bir iki sayfasını şöyle bir aralayalım: Sevgioğulları kabilesinde, fırtınalı bir günde, Hüsn (güzellik) adlı bir kızla, Aşk adlı bir erkek çocuk dünyaya gelir. Kabile uluları,…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Başbuğ Alparslan Türkeş Özel Sayısı Ekim 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

MÜCADELEMİZİN MANTIĞI

Her milletin kendine mahsus bir dünya görüşü, bir yaşama üslubu ve zevki vardır veya olmalıdır. Fertler için bir millete mensubiyet de, bütünlenen bu milli dünya görüşüne uygun bir mantık ve muhakemeye sahip olmak ve milletinin üslubunda yaşamaktır. Rahmetli Yahya Kemal’in “ Türk olmak, Türk gibi düşünmektir.” sözü meşhurdur. Her millet için, daha doğrusu, haysiyetli ve tutarlı her dünya görüşü için bu böyledir. Nizamın kendine mahsus ve özellikle onu diğerlerinden ayıran bir uyuş ve düşünüş tarzı; muhakeme değerlendirme ve yorumlarına esas olacak temel ölçüleri, a priorileri vardır. Bu ölçüler bozuldu mu…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Eylül 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

EVLİLİK VE ÜLKÜCÜLÜK

(1) Milliyetçi, idealist, ülkücü yani inandığı fikriyatın icabını öz nefsinde yaşayan, davası yolunda feleğin her türlü cefasına katlanıp millet yolunda bir azimetten dönmemeye azmeden, yiğit insandır. Her idealizmin, bizi ilgilendiren milliyetçi idealizmin, insanın kendi nefsaniyetinden ve içinde yaşadığı içtimai ve tabii şartlardan doğan bazı bağları, zincirleri vardır. Bir ülkücüyü en çok uğraştıran ve yoran “iş” de bu, “sebat u azme hail” zincirlerin kırılmasıdır. Diyebiliriz ki örnek milliyetçi, ülküsü yolunda zincirlerini kırmayı başarandır. Gençlik yıllarımızın çok temiz duyguları, samimi heyecanları içinde, idealistçe uğraşmalarımız, çalışmalarımız ve gayet tabii olarak ideal ve çalışma…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Ocak 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

GENÇ OSMAN’IN YOLDAŞLARI VE HZ. YUSUF’UN HAL’DAŞLARI

Bir iman, ahlâk, fikir ve bir hamiyet davası için cemiyetin önüne düşen idealistlerin yolu daima çetin ve sarp, yolculukları her zaman kazalı belâlı ve fırtınalı olmuştur. İdealistin hayatı «kolay ve neş’e-fezâ» bir seyahat değildir. «Ben bir dava adamıyım.» diyen kimse, «Ben belâya, çileye soyundum. Mumdan bir gemi ile ateş denizini geçip devlerle boğuşarak ülkü sarayına ulaşacağım!» demiş olur. Kader, idealisti davasının liyakat olgunluğuna ulaştırabilmek için «akrebin kıskacında» yoğurur, büyük örste ağır çekiçle döver… İçinde yaşadıkları cemiyetin ve oradan başlayarak bütün insanlığın kurtuluşunun, aydınlanması­nın, saadet ve selâmetinin bedelini idealistler, adlı ve…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Şubat 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

BU KERVAN DURMAYACAKTIR

On dört on beş ay kadar önce, ülkücü kadroları dağıtmayı, ülkücülere zulm etmeyi baş­lıca ve hattâ yegâne iş sanarak icraata giri­şen nankör bir zavallıya ve bilâhare de onun efendilerine : “Çevrenizde ve selâhiyetiniz dâiresinde bir tek ülkücü bırakırsanız nâmertsiniz! Elinizden geleni ardınıza korsanız, aklınızdan geçen, gücünüz yeten en küçük bir kötülükten vazgeçerseniz yine nâmertsiniz. Ama Türkiye’de ülkücüyü tüketmeyi, yok etmeyi hayal ediyorsanız, bunun için büyük bir kezzap kuyusu yaptırıp her birimizi teker teker içine atmanız gerekir; ülkücüleri başka türlü yok etmek imkânı yoktur, buna da ne sizin ne başkalarının gücü…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Ocak 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

LAİKLİK DÜĞÜMÜ

Batı’da hür düşünce kilise ile boğuşa boğuşa gelişti. Neticede batılı, kilisenin her türlü baskısını kırarak onu, inananların ahiret işleriyle görevli bir kurum halinde bir kenara itti. Böylece dinin dünya ile ilgili hiçbir fonksiyonu ve tasarrufu kalmadı. Daha doğrusu, bu kabil fonksiyonları, ilmin ve insanlığın gelişmesini engelleyici görüldüğünden kaldırıldı. Din, sadece “Allah’la kul arasında bir vicdan meselesi” olarak mütalaa edildi. İşte laiklik budur. Laiklik; Batı için ilmin gelişmesinin hem sebebi, hem de sonucudur. İlim ve hür düşünce, kilisenin ve papazların kurduğu maddi ve manevi sultaya, zulüm ve batıla karşı laikliği savundu;…

Devamı