Aralık 2019 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2019 

CEMİYETİMİZDE KÜLTÜR DEĞİŞMELERİ

Kültür değişmesi zamanımızın sosyal ilimcilerini iki bakımdan alakadar eder. Bir tarafta kültür değişmesi ile uğraşan, bunu nasıl ve hangi yollarda yapacağını düşünüp ortaya koyanlar, işin idarecileri, kumandacıları var, diğer tarafta bu kültür değişmesine hedef olanlar, içinde yaşayanlar var… Bizde sosyal ilimlerin gelişmesi gerilerde kaldığı için, bilgilerimizin bir kısmını Avrupa’dan bu değişmeci tabakadan alıyoruz ve Avrupalı araştırıcıların yaptıklarına bakarak bazı neticeler çıkarmağa çalışıyoruz. Şu hâlde mesele bizim için sadece akademik değildir, hayatidir. Bu ehemmiyet mevzuun tarihçesinde daha iyi fark edilir. Kültür meselesi ilk defa Ziya Gökalp tarafından ortaya atıldı. Esasen kültür…

Devamı

Türklerde Yardım Duygusunun İslâmî Kaynakları

Kıbrıs muharebelerinden sonra Ordumuzun, gerek âcil gerek uzun vâdeli ihtiyaçlarını karşılamak üzere istenildiği yerde ve zamanda kullanılacak büyük fonlar tesisi gerektiği zaman, bu konuda her zaman kullanılagelmiş olan geleneksel yola başvurulmuştu: halktan yardım ve bağış toplamak. O tarihten bu yana geçen altı yıl zarfında gerek kara, gerek deniz ve hava kuvvetlerine yardım maksadıyla halkımızın ve büyük servet veya sermaye sahiplerinin bağışladığı para ve gayrimenkuller büyük meblâğlara erişmiş bulunuyor. Türk halkı verilen paraların yerine sarfedildiğini gösteren örnekler gördükçe, muhakkak ki, aynı şevk ve azimle yardıma devam edecektir. Bizim halkımızın yardımseverliği yüzlerce…

Devamı

ÖZLEDİĞİMİZ DÜNYA

Geçmişe hasretle bakmak ve sık sık geçmiş üzerinde durmak bizde hem bugünden duyduğumuz sıkıntıyı, hem de gelecekten duyduğumuz endişeyi belirtir. Bu hasretin mânâsını anlayabilmek için yaşanan hayat içinde kendini mesut hissetmek ve aynı saâdeti paylaşmayanlara ‘’Hayâlci’’ veya ‘’Gerici’’ demek yetmez, hattâ hâdiseye bu gözle bakmak bizi tamamen yanlışa götürür. Dünyanın hep iyiye gittiğini söylemek de onun hep kötüye gittiğini söylemek kadar dogmatik bir inançtan ibarettir. Her şeyden önce geçmişten, bugünden ve gelecekten ne anlaşıldığı konusunda bir açıklığa kavuşmalıyız. Geçmiş, şu andan geriye doğru insanın ilk yaratılışına kadar geçen zaman değildir.…

Devamı

Millet ve zaman

İkinci Dünya harbi sırasında Almanya’da gördükleri baskı ve zulüm karşısında Yahudilerin pek çoğun maneviyatını yitirerek intihara teşebbüs etti. Bir kısmı ise bütün felaketler karşısında şahsi bütünlüğünü muhafaza edebildi. Kendisi de Yahudi asıllı olan meşhur psikolog Lewin’e göre mâneviyatını yitirmeyen Yahudiler siyonist olanlardı; bunlar Yahudiliğin çok parlak bir geçmişi bulunduğuna ve ileride bu geçmişin tekrar yaratılacağına inanıyorlardı. Milli mücadelede Türk askerinin maneviyatını yükselten unsurlardan biri de geçmiş savaşların hatırası olmuştu. Merhum Yakup Şevki Paşa bu askere hitap ederken bizim tarih boyunca ve daha dün gibi yakın zamanda büyük devletlerle harp ettiğimizi,…

Devamı

TÜRK MİLLETİ KENDİNE MAHSUS AHLÂK NİZAMINI YARATMIŞTIR

Gençliğin millî ahlâk ve şuura bağlı olarak yetişip yetişmediğini anlamak için önce millî ahlâk ve millî şuurun mânasını izah etmek lazımdır. Millî ahlâk, milletin tarih içindeki gelişme seyri boyunca müşterek hayat içinde doğan ve milletin büyük ekseriyeti tarafından benimsenen bir normlar ve kıymetler nizamıdır. Millî şuur ise, milleti meydana getiren müşterek kıymet nizamının millet ferlerinde şuurlanması mânasına gelir. Bu tarifleri göz önünde tutacak olursak yukarıdaki suale menfi bir cevap vermek mecburiyetindeyiz. Fakat hâdiseyi bu kadar basit bir hükümle bağlamakla meseleyi aydınlatamayız. Yıllardan beri hemen her toplantıda gazete makalelerinde, hattâ kitaplarda…

Devamı

TÜRKİYE’DE YABANCI KÜLTÜRÜ

Yaşadığımız dünya, muhtelif enternasyonallerin muharebe meydanı halini aldığından beri, çarpışan kuvvetler de mana ve mahiyetini kaybederek galip gelen bir kültürle beraber bu kültürü temsil edenlerin siyasî kudretlerine boyun eğdirmek şeklinde yeni bir hâkimiyet müessesi kurulmuştur. Komünizm, Siyonizm ve Katolik enternasyonalleri çatışmasında henüz dünya çapında bir kuvvet kazanamamış bulunan İslâm âlemi, her üçünün tesirleri karşısında kendi varlığını korumak mecburiyetini günden güne daha şiddetle duymaktadır. Yine bu son gruba dâhil bir memleket olarak Türkiye de bilhassa Katolik enternasyonallerinin kültür istilâsına yüz elli seneden beri hedef olmuş, bu bir buçuk asır zarfında sosyal…

Devamı