Abide Şahsiyetlerden Haziran 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

BİR ÇİN MASALI

Bir zamanlar Çin ülkesinde, çok meşhur, çok bilgili ve çok tecrübeli bir kâhin varmış. Günlerden bir gün, büyük bir telaş içinde, padişahının huzuruna çıkmış. ‘’Devletlim’’ demiş, ‘’Üç ay sonra bir kuraklık başlayacak. Bir damla yağmur yağmayacak. Nehirler, dereler, pınarlar kuruyacak. İçilecek bir damla su kalmayacak. Kuraklık üç ay sürecek. Sonra bir yağmur gelecek, üç ay hiç durmadan yağacak. Ama, atalarınızın ruhlarından öğrendiğime göre, bu yağmur, bildiğimiz yağmurlara hiç benzemeyecek.  Suyundan kim içerse aklını kaçıracak. Ama, devletli padişahım, şimdiden tedbir alınsın. Kuraklık devresi için üç aylık, delirten yağmur devresi için de…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Mayıs 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

AYDININ BÖYLESİ

Bizde acayip bir aydın tipi vardır. Fikir ve vicdanı hür olması lazımken, dört tarafı duvarlarla çepeçevre sarılı bir fikir avlusunda hapsedilmiş gibidir. Böylesi aydınlar fikirlerinde ve hareketlerinde her nevi taassuba karşı olduklarını göstermek isterken, Ortaçağ’ın Hristiyan tarikatlarında ancak görülebilen katı bir dogmatizmin içinde olduklarını fark etmezler bile. İdealleri, sonunun nereye dayandığını bilmedikleri acayip bir formüldür. Ama bu yolun kendilerini nereye götüreceğini de bilmezler. Kalıplaşmış ilahilerinde millet ve din şeytaniliğin, taklitçilik ve gayesizlik rahmaniliğin sembolüdür. Putları ve azizleri vardır. Fakat onları da iyi tanımazlar. “Aydının böylesine kızılmaz mı?” diye sorarsanız, size…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Nisan 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

CANI SIKILAN ADAM

Sorsam: Yeni zamanların en korkunç hastalığı hangisidir? Hemen herkes, bir saniye bile düşünmek ihtiyacı duymadan aynı cevabı verecek: Kanser. Olmadı işte, yanlış bir cevap bu! Yeni zamanların en korkunç hastalığı kanser değildir. Ya, nedir? Ne olacak, can sıkıntısı! Kanserin nasıl biteceği, hattâ çoğu zaman ne kadar süreceği bellidir. Hasta, olağanüstü bir iltimasa nail olmadığı takdirde, mutlaka öleceğini bilir. İşlerini buna göre düzenler, hazırlığını yapar. Vakti dolunca da kaderine boyun eğer: Hem ağlar, hem gider. Buna karşılık can sıkıntısı hastalığında böylesine bir intizam, böylesine bir usluluk ararsanız boşuna zahmete girmiş olursunuz.…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Mart 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

ORTAÇAĞ’A METHİYE

Ortaçağ hakkında müstesna fikirlerimiz vardır. Dilimizden hiç düşürmez, yerli yersiz hep tekrar ederiz: Ortaçağ karanlığı, Ortaçağ iptidailiği, vs… Sayın aydınlarımızdan, düşünürlerimizden, hatta tarih bilginlerimizden Ortaçağın bir tarifini istesek, nasıl bir cevap geleceğini biliyoruz: Ortaçağ bütün zamanların en işe yaramaz dönemi, insanoğlu için en hayırsız olanı gibi gösterilecektir. Çünkü kitaplar böyle yazmıştır, okuduklarımız üstünde asla düşünmek zahmetine katlanmamış, papağancılığı tercih etmişizdir. Ortaçağ ile ilgili hükümlerimiz, batının değer ölçülerine saplanıp kaldığımızın ve bütün bir insanlık tarihini Avrupa penceresinden seyrettiğimizin en açık ve en münasebetsiz örneğidir. Ortaçağ karanlığı imiş! Peki ama karanlığı olan…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Şubat 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

AKYUVARLARIN HİKÂYESİ

En yakın dostlarımızı, sevgili akyuvarları mutlaka tanırsınız! Biliyorum tabi, pek çoğunuz hekim değilsiniz ama böyle de olsa hiç fark etmez. Akyuvarlar, Yüce Tanrı’nın, biz insanların hizmetine verdiği en değerli yardımcılardır. Gözle görülmeyecek kadar ufacıktırlar ama yaptıkları iş çok büyüktür. İlkokula gitmiş her vatandaşın öğrendiği gibi, sağlığımızın en korkunç düşmanları “Mikrop” dediğimiz varlıklardır. Elle tutamayız, silahla vuramayız. Zayıf zamanlarımızı kollar, ellerine bir fırsat düştü mü hiç kaçırmaz, hemen saldırmaya başlarlar. Öyle bir tanesi gelmez; yüz binlercesi, milyonlarcası hep birlikte yüklenirler.                 Akyuvarlar hastalık taşıyan mikroplara karşı en kuvvetli silahlarımızdır. Biz uyurken,…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Ocak 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

GÖK BAYRAK

Biraz basit, bir hayli bayat ama yine de ünlü bir, bir söz vardır “Renkler ve zevkler münakaşa edilemez.” Kimin, nerede, ne zaman ve hangi sebeple söylediği pek belli değilse veya ben bilmiyorsam da çok münasip bir söz. Herhalde zevklerinden ve sevdiği renklerden ötürü hiç kimsenin kınanamayacağı, hiç kimseden niye zevklerin böyle veya niçin şu renkleri seviyorsun diye, hesap sorulamayacağı manasına geliyor. Aslında, zevkler ve renkler konusundaki tercihler diktatörlükle idare edilen ülkelerde bile suç sayılmaz. Nerede kaldı, düşünceleri ve şüphesiz duyguları açıklama hürriyetinin fazlası ile mevcut bulunduğu Türkiye’mizde suç sayılsın. İşte…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Nisan 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

NİFAKÇI TAKIMINA DİKKAT EDELİM

Düşman kuvvetleri, ikinci Meşrutiyet döneminden itibaren, Türk milliyetçilerini birbirine düşürmek için akla gelebilecek bütün silahları denemişlerdir. Şeytanı bile imrendirecek bir kurnazlıkla “Nifak” tohumları ekilmiş, yeşermeleri sabırla beklen­miştir! Çetelerinin gayreti milliyetçi dünya görüşünü özünden kavrayanlara elbette tesir edemez. Ancak yetişme çağındaki gençleri zararlı çekişmelere sürüklemiş, ger­çeğe en yakın ölçülerin paylaşılmasından doğacak güç birliğinin kurulmasını gecik­tirmişlerdir. Yine de, nefsini yenemeyenlerle yorgun düşenler bir tarafa bırakılırsa, Türk Milliyetçilerinin, temel konularda ortak bir değerlendirmeye vardıkları söyle­nebilir. Ama ihanet çetelerinin, diğer bir sahada, yeterli bilgilerden yoksun kalmış zümreler arasında başarılı sonuçlara ulaştıkları inkâr edilemez! Nifak…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Mayıs 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

MİLLİYETÇİLİK VE İSLAMİYET

I İslamiyet, milliyetçiliği reddetmez. Buna mukabil milliyetçilik de, Müslümanlığın ilahi bir nizam olması gerçeğini ve insanlık tarihine getirdiği yüksek değerleri inkâr yoluna sapmaz. Milliyetçilikle dindarlığın çelişmediği hükmü, diğerlerinden daha büyük bir öl­çüde, Türk milliyetçiliği ve İslamiyet ve milliyetçilik, hiçbir çatışmaya mecbur kal­madan, birbirleriyle münasebetlerinden herhangi bir yanlış anlamaya kapılmadan tam bir ahenk içinde yürümek imkânlarına sahiptirler. Ancak, zaman zaman ortaya çıkan bazı şahıs ve zümrelerin, üstelik İslamiyet adına, milliyetçiliği bölücü ve za­rarlı bir fikir gibi tanıttıklarını unutmak mümkün değildir. Hele son yıllarda İslamcı olduğunu öne süren bir siyasi partinin sözcüleri,…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Haziran 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

FAŞİZM SUÇLAMASI

I Faşizm suçlaması diğer bütün suçlamalardan daha yaygındır. Yalnız milliyetçile­ri değil, çok defa birbiriyle hiç ilgisi olmayan zümreleri ve şahısları da içine alır. Yine faşizm konusu çok meraklı bir hikâyedir. Tamamını anlatmağa kalkışsak, “Cilt­lere sığmayan bir kitap” olur. Özetlemekle yetineceğiz… En eskisinden başlayarak siyasi partilerimizin durumuna bakalım: CHP kurul­duğu günden itibaren faşizme karşıdır. Yetkili temsilciler faşizm üstüne pek okkalı nutuklar çekmişlerdir. Başkalarını faşistlikle suçlamışlardır. Ama diğer bir açıdan bakılınca özellikle Marksist çevrelere göre CHP faşist bir partidir! AP de faşizme karşıdır. Her fırsatta medeniyetçi olduğunu ilan eder; hem komünizme hem…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Temmuz 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

FAŞİZM SUÇLAMASI III

Önceki yazılarımızda faşizm deyimine tanınan değişik manaları açıklamaya Türk milliyetçilerini faşistlikle suçlamanın yanlış taraflarını belirtmeğe çalışmıştık. So­nuç olarak: 1- Komünizme karşı çıkmayı faşizm sayan solculardan (her türlüsü dâhil) 2- Demokrasiyi bir milletin varlık davasından bile yüce bir ülkü gibi gören­lerden başka, hiçbir şahsın ve hiçbir zümrenin, özellikle sorumlu siyasetçilerimizin ve diğer bazı yetkililerin, Türk milliyetçilerini faşizmle suçlayamayacağı gerçeği ortaya çıkmıştı. Şimdi de şu soruya doğru bir cevap vermeyi denemeye geçebiliriz: Zikrettiğimiz şahıs ve zümrelerin dışında kalan, yani solcu olmayan ve demokrasinin milletten daha üstün bir değer taşıdığına inanmayan sorumlu siyasetçilerle…

Devamı