Temmuz 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

TAHİR İLE ZÜHRE(1) MEDENİYETİ’NDEN İLMİHAL MEDENİYETİ’NE NEVZAT KÖSOĞLU’NUN ANLAM-DEĞER DÜNYASI

Size ilmihal kitaplarında olmayan bir hâli anlatayım mı? Bir büyüğümüzün annesi okuma yazma bilmiyor. Evlat, annesinin bir dal parçasıyla Kuran’da bir şeyler yaptığını görünce soruyor; ‘’Anne ne yapıyorsun?’’ Cevap şöyle; ‘’Oğlum, okuma bilmem. Bana gönderilen kitabı da ömrümce okuyamadım. Hiç değilse Kitap’ın her satırını şu dal parçasıyla tek tek geçeyim ki, okumuş gibi olayım.’’ (Ayakları öpülesi.) İlmihal kitaplarında, okuma bilmeyenler için böyle bir tavsiyeye hiç denk geldiniz mi? Gelmezsiniz. Gelemezsiniz. Çünkü ilmihaller, dini sadece sınırlar, kurallar bütünü olarak verir; hiçbir kitapta bu türlü bir amele denk gelemezsiniz. O ananın aşkı,…

Devamı
Haziran 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ GÖNÜLSÜZLÜĞÜMÜZ

Toprak, insanı emer. İnsanı kendine katar. İnsan da toprağıyla anlam kazanır, bu anlamla da anlamlandırır. İnsanın toprakla münasebeti, ona kattıklarıyla mümkündür. İnsanın toprakla ortaklığı, duyguları iledir. Coğrafya’dan Vatan’a dönüşen öykümüz, insanın anlam ve değer öyküsüdür. Coğrafya, insanın anlamlandırmasıyla vatanlaşır. İnsanın doğduğu yer ile ölmek istediği yer arasındaki bağlantı, onun vatanını ve vatan tasavvurunu gösterir. Yahya Kemal’in Üsküp ve İstanbul’u gibi, Ahmet Hamdi’nin Beş Şehir’i gibi, Nevzat Kösoğlu’nun İspir’i gibi, Mitat Enç’in Antep’i, Emir Kalkan’ın Kayseri’si, Cengiz Dağcı’nın Kırım’ı, Orhan Okay’ın Balat’ı, Ahmet Yüksel Özemre’nin Üsküdar’ı gibi… Hepsinde dikkatimizi çeken, o…

Devamı
Mayıs 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

DOSTLUK

‘’Kişi dostunun, yani sevdiği dostunun dini üzeredir, onun için her biriniz iyi baksın, kime dostluk ediyor, kiminle sevişiyor.’’(1) “Dostluk nedir?” diye sorsalar, onları örnek verirdim. Dost deyince de aklıma onlar gelir. Nihal Atsız ve Fethi Gemuhluoğlu… Zamana meydan okuyan dostlukları var imiş meğer. Düşüncelere meydan okuyan dostlukları… Bu nasıl bir bağlanıştır ki; sarsılmaz imanlarının geleceğe seslenen fermanı olmuştur. Bugünlerde ihtiyacımız olan şeyi, o zamanlardan hem söylemiş hem göstermişlerdir. Atsız’ın cenaze namazı esnasındaki vakıayı biliyorsunuz.(2) Dost; bugün aranan, geçmişte özlenen, geleceğe seslenen bir bağdır. Kuvvetli bir bağ… Alp ile Eren’i birbirine…

Devamı