Haziran 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

MİLLET ANLAYIŞIMIZ

Memleketimiz fikir atmosferinde gerçekçilik adına uçurulan balonlardan biri de milliyetçiliğin pratik hayat ta tesirsiz, ancak liseli gençlerin heyecanı mahsulü, geçici bir düşünce olduğu iddiasıdır. Türlü neşir vasıtalarının kurnazca istismarı yoluyla işletilen propaganda çarkı bu saçma ve uydurma iddiayı, maalesef, hakikati idrakte ye tersiz bazı kafalara yerleştirmekte başarı kazanmış gibidir. Bu acı gerçeği vatansever Türk aydınlarının dikkatine sunarken, aynı zamanda, insanın ruhî temayülünün en tabiî eseri olan milliyetçilik gibi ölümsüz fikir sisteminin, muvakkaten gölgelendirilse bile, ortadan kalkacağını umanların da yanlış ve sahte bir nazariyat plânında seyrettiklerini hatırlatmak isteriz. Milliyetçilik, kendisine ebedîlik…

Devamı
Mayıs 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

TÜRKİYE’DE İLMİ MİLLÎLEŞTİRME MESELESİ

MEMLEKETİMİZDE müşahede ve tecrübeye dayanan müsbet bilgi zihniyeti yeter derecede yerleşemediği için, doğruluk hissesi üzerinde düşünmeğe pek lüzum görülmeyen birtakım inanışlar vardır ki, bunlardan biri de bizzat ilim anlayışımızdır. Bizde hâkim telâkkiye göre, gerek matematik ve tabiat ilimlerinde, gerek bugün bazan “Beşerî ilimler” diye anılan tarih, dil, edebiyat, sanat, hukuk, iktisat vb. kültür ilimleri sahasında, vazifesi “gerçek”i araştırmaktan ibaret olan ilim milletler-arası bir kıymet ifade eder. Bu sebeple, neticelerinden her topluluğun faydalanmakta serbest bulunduğu ilim veya ilimler için belli bir vatan tâyin etmek lüzumsuz ve esasen imkânsızdır. Bu düşünce Türkiye’de…

Devamı
Nisan 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

DEVLET SİYÂSETİMİZDE MİLLİYETÇİLİK

SİYÂSET kısaca “İdâre etmek sanatıdır” diye târif edilir. Bu sanat üzerinde incelemeler yapılmış, nazariyeler ileri sürülmüş, usuller tesbitine çalışılmış ve gerek millî siyâsette, gerek hükûmet gerek devlet siyâsetinde muvaffakiyet şansının, prensiplerle milletin arzu ve gayeleri arasında uygunluk olması, idâre edilenlerin idâre edenlerle görüş ve anlayış birliği içinde bulunması şartına bağlı olduğu netîcesine varılmıştır. Gerçekten halkın temâyüllerine göre ayarlanan ve toplumun maddî-mânevî durumlarıyla uzlaştırılabilen siyâsetlerdir ki, tam başarıya ulaşabilir ve huzur sağlayıcı, makbul bir idâre ancak icrâ mevkiinde olanlarla kütle arasındaki his ortaklığı ve âhenk sayesinde mümkün olabilir. Bu îtibarla, hükûmetlere…

Devamı
Mart 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

MİLLÎ SİYASET

Bugün her medenî topluluğun sözlüğünde millet, devlet ve hükûmet tâbirleri vardır. Bunların aynı dilde yan-yana yaşaması her birinin ayrı mefhumlara delâlet ettiğini gösterir. Nitekim “devlet”, sınırları milletlerarası antlaşmalarla tanınmış, müstakil bir siyasî bütün olduğu halde, “hükûmet”, devlet iradesinde iktidarı elinde tutan, iç ve dış siyaseti yürütmekle vazifeli, mes’ul heyet mânâsına gelir. “Millet” ise, aynı dili konuşan, bir ortak kültüre bağlı ve aralarında mânevî rabıtanın duygu yoluyla yaşadığı fertler mecmuudur. Bu suretle millet, herhangi bir hükûmet tarafından idare edilen gelişi güzel bir halk kütlesini değil, fakat belirli bir kültürün, bazen resmî…

Devamı
Ocak 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

DEMOKRASİDE SOYSUZLAŞMA VE MİLLİYETÇİLİK

Fikir sistemi olarak milliyetçilik ile, siyaset ve idare tarzı olan demokrasi arasındaki sıkı alâka malûmdur. Her iki mefhum kütle temayülü, halk iradesi, hürriyet ve adalet çizgisinde birleşir. Biri fikrî temel, diğeri onun tatbikatı durumundaki milliyetçilik ile demokrasi, âdeta içiçe mevcut olabilen ve ancak bir arada bulunmakla mana ve ehemmiyet kazanan, eş değerde, iki içtimaî gerçektir. Hal böyle iken, milliyetçiliği demokrasiye karşı göstermek isteyenler vardır. Bunlar, yalnız belirli “sağcı” zümrenin çıkarlarına hizmet ettiğini ileri sürdükleri milliyetçiliğin, köklü menfaatlerini gözeten demokrasiye zıt bir cereyan olduğunu kabul ederler. Bilhassa “Halk demokrasisi” müdafaacılarınca benimsendiğini…

Devamı
Aralık 2019 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2019 

Milliyetçilik Ve Aile

Milliyetçilikte şahsiyetten bahsederken baba ocağında gelişen şahsiyetin teşekkülünde âile ahlâkının oynadığı role temas etmiştik. Aslında âile insan gruplarının sosyal şekil ve muhtevası yönlerinden fevkalâde mühim bir içtimaî müessesedir. Toplulukların hukukî, iktisadî, siyasî durumlarını anlamak için ilk incelenecek sosyal yapının âile olduğunda ilim adamları fikir birliği halindedirler. Araştırmacılara göre, içtimaî hayatın merkezinde yer alan âile, içtimaî bütünlerin çekirdeği olarak, sosyal kuruluşlara örnek vazifesini görür. Herhangi bir toplulukta, o topluluğun bağlı bulunduğu âile tipinin izlediği daima muhafaza edilmektedir. Bu itibarla, bir memleketin meselâ iktisadî tutumu öğrenilmek istediği zaman âile içindeki üretim-tüketim faaliyetlerinin…

Devamı
Kasım 2019 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2019 

MİLLİYETÇİLİKTE ŞAHSİYET

ŞAHSİYET, konuşmalarımızda ve yazılarımızda sık sık kullandığımız tâbirlerden biridir. Şahsiyet sahibi insan, şahsiyetini kazanmış sanat, şahsiyetli siyaset vb. gibi. Şahsiyet sahibi insan ahlaklı, bilgili, vakarlı, etrafında saygı uyandıran, toplulukta itibarlı kimselerdir. Tarihte, sosyolojide ve felsefede ‘’Büyük adam’’ diye ifade edilen insan tipi bu gibi fertler arasında yetişir. İlimde şahsiyetli büyük insanın hususiyetleri ve millet mukadderatında oynadığı rol üzerinden uzun uzadıya durulmuş ve neticede ‘’Büyük adam’’ların kendi topluluklarını temsil kudreti taşıyan şahsiyetli kimseler olduğu hükmüne varılmıştır. Aslında yine şahsiyetli insanlarla yürütülmesi mümkün olan şahsiyetli siyaset ise, idarî, malî, kültürel vb. sahalarda…

Devamı
Ekim 2019 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2019 

TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ VE TÜRK DİLİ

Millet dil ile var olur. Bir maddi kuvvet ve manevi değerler bütün olan milletin, kendi hayat anlayışı, telâkkileri ve dünya görüşünden kurulu millî kültür muhtevasını ifadeye yarar düşünce ve mefhum kalıpları olan kelimelerin meydana getirdiği dilinden ayrı mütâlaa edilmesine imkân yoktur. Bir milletin varlığı dilinin mevcudiyeti ile anlaşılır. Dilini kaybeden herhangi bir topluluk ‘’millet’’ olmaktan çıkar ve bir daha hatırlanmamak üzere mazinin karanlıklarına gömülür, çünkü dil ile birlikte, kütlelerden millet yapan kültür de ortadan kalkmıştır. Bununla beraber, hâlen ayrı bir dile veya aynı ülkede dil birliğine sahip olmadıkları için bu…

Devamı
Eylül 2019 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2019 

Türkçe’nin Yarını

MiLLET denilen varlığın kutlu bir mahiyet kazanması son yüzyılların insanlığa hediye ettiği en büyük değerlerden biridir. Uzun tarihî tecrübelerden sonra insanlar öğrenmişlerdir ki “kuvvetliler” tarafından eritilerek, yutularak ortadan kalmak tehlikesinden uzak, kendi mânevî havasının huzuru içinde, korkusuzca yaşayabilmek, millet halinde taazzuv etmekle kabildir. Tarih, savaş meydanlarında orduların yenildiklerini, devletlerin yıkıldıklarını, fakat millet seviyesine erişmiş toplulukları yok etmenin mümkün olmadığını gösteren misâllerle doludur. İşte bu gerçek her medenî ülkenin aydınlar zümresini, halk kütlelerini millet olma çabasına sevk etmiş, kültür faaliyetlerine yol açmıştır. Ana gayesi millî varlığı korumağa yönelen kültür çalışmalarında dil…

Devamı
Ağustos 2019 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2019 

TÜRK KÜLTÜRÜNÜN VASIFLARI

İlim, artık milletin bazen soy arılığına bağlayan, bazen siyasî sınırlarla tehdit eden eski tarifin çerçevesini aşmış bulunuyor. Bugün millet denince, fertleri arasında belirli bir kültürün ortak bulunduğu içtimai zümre yani dil, inanç, hayat görüşü, müşterek tarih şuuru, idare ve teşkilât usulü, hukuk anlayışı, örf ve âdet, gelenek, vb. gibi değerlerin bir araya getirdiği insanlardan cemiyet anlaşılmaktadır. Böylece, çeşitli cepheleri ile bir sosyal birliği yaşatmaya elverişli kıymetleri ihtiva eden her kültür bir millet yaratmakta ve buna göre, her millet ayrı bir kültür varlığını ortaya koymaktadır. En aşağı 3500 yıllık bir millet…

Devamı