Abide Şahsiyetlerden Ağustos 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

ÜLKÜ, ÜLKÜCÜ FERT VE ÜLKÜCÜ MİLLET

“Ülküsüz insan çamurdan farksızdır.”  Alparslan Türkeş                 Ülkü kelimesi, Türk diline ideal kelimesini karşılamak üzere girdi. Daha önce, aynı kelimenin yerini tutmak üzere Ziya Gökalp, fikir kökünden mefkûre kelimesini türetmişti. Mefkûre kelimesi bütün gayretlere rağmen, gerek imlâ dilinde, gerekse günlük konuşma dilinde ideal kelimesini bütün nüanslarıyla karşılayamadı ve dilimizden yavaş yavaş çekildi. İdeal kelimesi, özellikle felsefi düşüncede, Eflatun’dan beri çok zengin bir muhteva ve nüanslar kazanarak fikir tarihinde yerleşmiş bir kavram idi. İlim dilinde beynelmilel bir kullanışa bu kadar uzun bir zamandan beri mahzar olan ideal, idealizm gibi kavramları için…

Devamı

MİLLİYETÇİ İNKILAP

İmanını sırf psikolojik bir hal olmaktan yükseltip, hayatın yaşanma prensipleri olarak uygulama gücünü gösterebilenler saygı ve takdirle anacağımız kimselerdir. İçtimai bünyemiz, artık hiçbir milli değer bakımından koruyuculuk vasfına sahip değildir. Sosyal kontrol, ferdi, milli değerler istikametine zorlamak bir yana, tam tersi istikamette çalışmaktadır. Topyekûn kültür vasıtalarımız uzun yıllardır cemiyeti bir burjuva materyalizmi ve giderek diyalektik maddeciliğin değerler çizgisine oturtmaya çalışmaktadır. En adisinden maddecilik ve taklit kültür hayatımızın hâkim güçleridir ve gün geçtikçe fert üzerindeki baskılarını artırmaktadır. Tek kelime ile cemiyetimiz ipini koparmıştır ve buna karşı fert koruyucusuz, savunmasızdır. Kendini bu…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Nisan 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

CEMAAT HAYATI ÜSTÜNE

Geçen ayın son pazar günü Üniversiteler Kültür Derneği Lokalinde, cemaat hayatı üstüne sohbet edildi. Daha önce, genel olarak strateji ve taktik kavramları etrafında, milliyetçi hareketin bazı metod meseleleri tartışılmış ve sohbet cemaat hayatı noktasına gelmişti. Cemaat hayatının ne olduğu, buna neden ihtiyaç duyulduğu görüşüldü ve bugünkü cemiyet şartlarımız muvacehesinde, milliyetçi bir sosyete teşekkül ettirebilmenin şartları ve imkânları tartışıldı. Size bu sohbetten kısa notlar sunacağız: XXX-Cemaat hayatı, cemiyet çoğunluğundan ayrılarak, görüş, anlayış, inanç ve davranış birliğine varan fertlerin bu müştereklerini birlikte yaşamaları halidir. Cemaat hayatı bu müşterekleri çoğaltmak, sağlamlaştırmak ve dinamik…

Devamı
Eylül 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

DEVLET: DEVLETİN TEORİK YAPISI VE FONKSİYONLARI HAKKINDA DENEME I

Bu yazımızda, insan başarılarının en büyüklerinden biri olan devletin, teorik anlamda yapısını ve fonksiyonlarını tespit etmeye çalışarak, insan hayatındaki yerini tayin edeceğiz. Bu gibi çalışmalara genellikle, devletin menşei meselesinden başla­nır ve devlet bazen ailenin tekâmülü, bazen kuvvet ve mücadele veya içtimai mu­kavele ile açıklanmaya çalışılır. Bu konudaki çok çeşitli ve çağına göre az çok deği­şen teorilerden sonra, devletin varlığı için zaruri telakki edilen maddi ve manevi unsurların münakaşasına geçilir, bu bahiste devletin ülke unsuru, beşer unsuru ve hâkimiyet unsuru incelenir ve istinat edilen teoriye göre sonuçlara varılır. Biz, bu tarzın…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Ekim 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

DEVLET: DEVLETİN TEORİK YAPISI VE FONKSİYONLARI HAKKINDA DENEME 2

İnsanı, kendi gayesi içinde bilmek ve kavramanın mümkün olduğunu ve fakat bunun, daha önce sözü edilen araştırma metotlarından biraz daha farklı bir yöne­lişi gerektirdiğini söylemiştik. Bu yaklaşma tarzı, yukarıda Allah fikrine ulaşma ve O’nu varlığının ispatı hususunda işaret etmeye çalıştığımız metottan farklı değil­dir. “Kendini bilen Rabbini bilir” denilmekte, bu hususa taalluk eden bilgi edinme metodunun ayniliğine de işaret edilmiştir Esasen bu yöneliş tarzında insanın, ken­di varlığını kavrayışı, zaruri olarak gaye ve Allah’ın mevcudiyetinin idraki ile birlik­te olmaktadır. Daha önce belirttiğimiz gayenin mahiyeti bunu gerektirdiği gibi, Al­lah fikriyle birlikte olmayan bu…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Kasım 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

DEVLET: DETLETİN TEORİK YAPISI VE FONKSİYONLARI HAKKINDA DENEME- 3

Önceki yazımızda, bütün varlık hadiselerinin insana nispetle mana kazandığını söylemiş ve devlete de bu açıdan bakarak bir tarife ulaşmaya çalışmıştık. Önce insanın varlık gayesi ve yapısının bazı hususiyetleri belirtmiştik. Bir gaye üzre yara­tılmış bulunan ve gayesinin idrakine ulaşan insan, diğer varlık oluşlarını kendi ga­yesine hizmet edecek biçimde tanzim etmek, tabiat üzerindeki hâkimiyetini bu isti­kamette gerçekleştirmekle görevlidir. Devlet de bunlardan biridir; yapısı ve fonksi­yonları itibarıyla, insanın gayesine hizmet edecek şekilde tanzim edilmelidir. Bu açıdan ulaştığımız tarif, devletin insanlar arasında adaleti kurmak ve korumak amacına yönelmiş bir içtimai teşkilatlanma olduğudur. Adalet ve…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Aralık 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

DEVLET: DEVLETİN TEORİK YAPISI VE FONKSİYONLARI HAKKINDA DENEME-4

Hayatın bir bütün olduğunu ve yaptığımız şekildeki ayırımların sırf meseleyi daha kolay ve anlaşılır vazedebilmek için olduğunu söylemiştik. İktisadi diye isimlendirdi­ğimiz beşeri faaliyetler, insanın yaşama zarureti ve nefsini tatmin ihtiyacından doğan ve aynı zamanda onun gelişmesinin vasıtasından olan münasebetlerdir. Mücerret ik­tisadi faaliyet ve imkân, ferdin gayesi için bir vasıta olduğu gibi, milletin tarihi görevi bakımından da aynı niteliktedir. Mücerret iktisadi güçlülük, ne fert, ne de millet bakı­mından müspet bir değer taşımaz; onu kıymetlendiren şey tahsis edildiği gayedir. Devletin fonksiyon sahalarını ve bu sahalardaki faaliyetlerinin hududunu gayesi tayin etmektedir. İktisadi hayat…

Devamı
Aralık 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

NESİLLERİN YALNIZLARI-III SİZ YAHUT ASIM’IN NESLİ

  Asım’ın yeni nesli diyorsam, buna mecbur olduğunuz içindir. Siz, bir kavgaya doğduğunuz ve daha göçüp gitmeden, bu kavganın kıyameti kopacak gibidir. Öyleyse, gelecek nesiller, bir savaş sonrasının zafer türkülerini söyleyenler olmalıdır. Tarih sizi, kopuk bir geçmişten, gelecek büyük zamanlara uzanmış bir köprü diye görmeli, siz bir kere var olduğunuz için, bütün istikballer korkusuz olmalıdır. Öncekilerden kalan, temsil ettikleri yalnızlıktaki mefkûreciliktir. Siz, düşüncede hepsini aşacak ve bu temel taşların büyük mimarisini kuracaksınız. Ve onların heybetli yalnızlıklarındaki mukaddes mefkûrecilik imanını neslin ruhu yapacak ve yaşayacaksınız. İnsanımızı ortaya koyacaksınız: Tanrı emaneti altında…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Kasım 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

NESİLLERİN YALNIZLARI II

Yalnızlar, zulmeti aydınlatmak için, bir mefkûrenin alevi ile tutuşmuş çırağlardır ve yalnızlık bu ışığın fanusudur. Bu fanusta zaman ve mekân şahsileşir ve yalnızlar ışıklarını parlatarak saçarlar. Yalnızlık onları her türlü düşman fırtınadan korur ve nesillerine karşı granitten, taştan bir kale gibi onları çevreler. Ve yalnızlar, bu fildişi kulede zamanlarının üstüne çıkarlar. Artık bağımsızdırlar ve korkusuzca gelecek nesillere yönelirler. Hayallerinde, omuz omuza yaslanmış dağlar gibi nesiller tarihi aşarak büyük mefkûrelere koşarlar. Onlar, zamanın sunuşlarını yalnızlıklarında süzerler; fildişi kule bal veren petekleri olur. Balın özü, zamana diz çöken nesillerin mağlubiyetlerinden kurtarabildikleridir. Mefkûrelerinin…

Devamı
Ekim 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

NESİLLERİN YALNIZLARI I

YALNIZLIK I Her neslin temsil edicileri olduğu kadar yalnızları da vardır. Bir yanda yaşadığı devrin sanat anlayışından hayat biçimine kadar bütün inceliklerine uyan sürülerin seçkinleri, ötede zamana başkaldıran yalnızlar. Bir yanda şöhretin, ikbalin, boyun eğmişliğin her türlü bedeli, öte yanda bela yağmurlarından sırılsıklam, fütursuz bir baş. Bunlar mefkûre adamları, cemiyetimizin hayatını sarsan masal kahramanlarıdır. “Nesillerin Ruhu” yalnızlarda gerçekleşebilmiş olsa idi, günümüz çok daha değişik olacaktı. Akif, hayatından sanatına de, baştan ayağa yalnız olmayacaktı. Gökyüzünün aydınlığı böyle gölgelenmeyecekti. Galip Erdem’in dilinden, bu yalnızlığın şu en güzel, kahredici ifadesine bakın, “Asım’ın nesli…

Devamı