Aralık 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

‘’BİR DERDİM VAR BİN DERMANA DEĞİŞMEM’’

Bakınca başlığa ‘’bu dert n’ola acep?’’ demekten kendini alamıyor insan… Hatayî’nin 16. yüzyılda kaleminden dökülen ifadelerle bir ülkücünün muhayyilesinde yüzlerce farklı mana ve idrak telakkisi ortaya çıkmakta. Mana, ülkücünün güç merkezlerinden birisidir. Ülkücü, bir tepenin üstünden bakınca Anadolu’nun yaşadıklarına, ihtişamına ve yorgunluğuna, iç içe girmiş kavramlar, hisler, onu bir hayal âleminin kapısını aralamaya sevk edecektir. Hemen, daha evvel dinlediği, -Başbuğ’un- bir şehre girişi zihin sahnesine çıkacak, Tahsin Pehlivanoğlu’nun gür sesiyle arabanın yolunu açması ile Metin Tokdemir’in arka taraflarda kendini göstermesi kesit kesit gelecek gözünün önüne. Sonra bir kaldıracak başını, bakacak…

Devamı
Nisan 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

KÜLTÜR VE MEDENİYET ÜZERİNE

Halisane niyetimiz bir asrı aşan süre içinde farklı farklı etkenler sebebiyle Türk aydının ‘’Kültür ve Medeniyet’’ konusunda fikir birliğine varamamasından, bu kavramların içinin doldurulamamasından hareketle Yılmaz Özakpınar’ın bir teori olarak karşımıza çıkan kültür ve medeniyet anlayışını okuyucunun dikkatine sunmaktır. Sunuş sebebimiz bir yandan da mücerret mefhumların müşahhasa erişebilmesinin şahısların değil, birlik olabilme kudretini haiz, inançlı ve ahlâklı yapıların görevi olduğuna inancımızdandır. Bir buhranın eşiğinde yahut tam göbeğinde olduğumuz fikri, meselenin takipçilerine hiç yabancı gelmeyecektir. Çünkü asıl problem; karşılaştığımız sıkıntıların def edilebilmesi için elzem olan, kökünü bir ‘’inanç ve ahlâk nizamı’’…

Devamı
Şubat 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

TÜRKLERİN DÜNYASINDA İRAN

‘’Vatan ne Türkiye’dir Türklere, ne Türkistan, Vatan, büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan!’’ İnsanın benliğini oluşturan hususlar listelendiğinde coğrafyanın hayatî önem arz ettiği aşikârdır. Türk milletinin coğrafya ile meselesi tüm Dünya milletlerinin coğrafî serüveninden hayli fazladır. Türk milleti fethettiği, gittiği, sürüldüğü, vurulduğu, kırıldığı tüm topraklarda kimliğini, dilini, örf ve adetlerini, özdeş değerlerini yarına taşımak için kıyasıya mücadele vermiştir. İnsanlık onurunu yücelten milletimizin, ak budunu, kara budunu, münevveri, bu –Türk’çe yaşam, Türkçe yaşam– düsturunun ezelden ebede, batıldan hakka, Hak’tan halka uzanabilmesi için salâhiyetini kanının son damlasına kadar kullanmış, kimisi köle olarak…

Devamı