Nisan 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

HÂLİHAZIRIMIZA DÂİR

Öyle zannediyorum, kendisini Türk milliyetçisi olarak tanımladığı halde, hâlihazırdaki “milletten” iğrendiğini, hiç sevmediğini söyleyen en azından birkaç kişiyle karşılaşmışsınızdır. Veya belki zaman zaman siz de buna benzer düşüncelerin pençesine düşüyor olabilirsiniz. Tabiatıyla bu düşünce de bizi şu soruya yönlendiriyor: milletini sevmeyen Türk milliyetçisi olabilir mi? TMFS’yi* okuyanlarımız muhtemelen reflektif bir tavırla bu sorunun cevabına hemen hayır diyebilirler. Zira Türk milliyetçiliğinin temeli Türk milletini sevmektir. Ancak bu soru ne hemen hayır ne de hemen evet denilmekle sükûta uğratılacak bir soru değil. Zira realitede davranışlarını hiç beğenmediğimiz bir toplum var. Hatta biraz…

Devamı
Ekim 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

Durmuş Hocaoğlu: Bilge Türk

                Durmuş Hocaoğlu bir dersinde öğrencilerine “Tanrı nedir?” diye sorar. Tatmin edici bir cevap gelemeyince “Tanrı’yı tam mükemmel manada tanımlayabilmek için Tanrı’ya eşit olmak gerekir. Tanrı’ya eşit olmak demek Tanrı olmak demektir. Bir eşiti varsa o da zaten Tanrı değildir.” şeklinde cevap verir.[1] Tanrı ile kulların münasebeti bakımından mutlak manada doğru olan bu durum, insanların birbirleriyle olan münasebetleri bakımından ise nispî manada doğrudur. Meselâ birisinin Durmuş Hocaoğlu’nu en iyi şekilde anlatabilmesi için en az onun kadar çalışması, okuması ve tefekkür etmesi gerekir. Hâl böyle olunca, Durmuş Hocaoğlu hakkında yazıp yazmama…

Devamı
Mayıs 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

OKTAY SİNANOĞLU’NUN İŞARET ETTİĞİ YENİ UFUKLAR

Türk siyasî, içtimaî ve fikrî hayatının, bilhassa son iki yüzyılını meşgul eden, şu an dahi çözülememiş başlıca birtakım meseleler vardır. Bu yazıda, Türkiye Cumhuriyeti’nin yetiştirdiği seçkin şahsiyetlerden olan Oktay Sinanoğlu’ndan hareketle, bu yaralara, bir hayat hikâyesinden, diğer bir deyişle pratik bir örnekten çözümler istihraç edilmeye çalışılacaktır. Teorik tartışmaların önemini küçümsememekle birlikte, teoriyi pratiğe bir türlü uygulayamamamızdan kaynaklı olarak, içinden çıkılmaz gözüken ve adeta bir kum fırtınasının tesiri gibi perspektifimizi daraltan pek çok problemin, kanaatimce, Oktay Sinanoğlu’nun ortaya koyduğu tecrübe (pratik) sayesinde esasen aşılabilir şeyler olduğunu müşahhas olarak görebiliriz. Fikrimce, meselelerimizin…

Devamı