Abide Şahsiyetlerden Nisan 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

DÜŞÜNMEK İŞKENCESİ

Bütün sürat vasıtalarından beklediğimiz şey vakit kazanmaktır ve insan, tabiattan buhar ve elektrikle beraber sanki vakit de istihsal ediyor. Fakat bugün, buhar ve elektriğin keşfinden evvelki zamanlardan daha az vaktimiz var. Kazandığımız vakti istirahat için değil, eskisinden fazla çalışmak için sarfediyoruz. Buharın ve elektriğin nimetlerinden en az istifade eden Asya’da istirahat müddet ve imkânı daha çok olduğu halde, buharın ve elektriğin nimetlerinden en çok istifade eden Amerika’da istirahat müddeti ve imkânı daha azdır. Sürat çoğaldıkça düşünmeye bile vaktimiz kalmıyor. Elini çenesine, yahut şakağına dayamış, başı öne düşük ve kaşları çatık,…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Şubat 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

OKUYUCU OLMAK SANATI

Bir kitap okuduğu zaman müellifin hayallerini ve fikirlerini takip ettiğine emin olmayan okuyucu pek azdır. İşte büyük bir aldanış: Okuyucunun müellifi ait olduğunu sandığı şeylerin çoğu, hakikatte kendi fikirleri ve hayalleridir. Bir hikâye okuyorsunuz. İlk cümle şu: “Yağmurlu bir Nisan akşamıydı.” Müellifin bu akşamı tasvir etmek için kullanacağı vasıflar ne olursa olsun, sizin tahayyül edeceğiniz şey, unsurlarını kendi hayatınızın parça parça tecrübelerden alarak yine kendinizin tasarladığınız bir sahne olacaktır. Hayalinizde ya kendi hatıralarınız arasından muayyen bir tanesi yahut da ayrı ayrı intibalarınızdan mürekkep bir manzara canlanacak. Başka türlü olmasına imkân…

Devamı
Mart 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

OKUMAK SAADETİ

Kendi kendimi yetiştirmek zorunda olduğum, işkence derecesinde ağır cehd ve zahmetlerle dolu ilk gençlik çağımda, beni hayata hazırlayan kitaplardan biri de Sir John Lubock’un “Hayatın İdaresi” adındaki eseridir. Dün eski kitaplarımı karıştırırken onu buldum. Üstündeki tarihe göre, tam kırk iki sene evvel, on beş yaşımda okuyup birçok satırlarının kenarlarını çizdiğim kitap. Rastgele bir sayfa açtım. Bir İngiliz metropolidinin beşyüz sene evvel kitaplar hakkında yazdığı şu satırları tekrar okudum: “İşte değneksiz, acı söz söylemeden, öfkelenmeden, hediye ve para istemeden bize bilgi veren hocalar… Onlara yaklaşırsanız, uyumadıklarını görürsünüz. Sual sorarsanız, sizden bir…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Kasım 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

HAZIRLOPÇULUK

İkide bir lise, yüksekokul ve üniversite gençleri, bir münazarada müdafaa edecekleri tezin delillerini öğrenmek için bana gelirler. Zahmetlerini boşa çıkarmam. Fakat kendi araştırmalarıyla elde etmeleri lazım gelen bilgileri başka birinden istemenin ne derece doğru olduğuna dikkatlerini de çekerim. Bazı gençler de, herhangi romanın mevzuu veya üslubu hakkında öğretmenlerinin verdiği vazifeyi hazırlamak için benden izahat isterler. Verecekleri konferansları bana yazdıranlar da vardır. Bu hazırlop kazanç yalnız okul gençlerine ve ilim adamlarımıza da münhasır değildir. Ticarette, bir çırpıda büyük servetler elde etmek, yani vurgunculuk, adeta meşru bir kazanç metodu haline gelmiştir. Yalnız…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Ekim 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

ON BEŞ KAİDE

Fransız muharriri André Maurois, her iş gibi okumanın da kaideleri olduğunu söylüyor ve bunlardan beş tanesini sayıyor. Hülasa edeyim: Birincisi: Birçok muharrirlerin eserlerini rastgele ve üstünkörü okumaktansa içlerinden birkaçının kitabını iyi anlamağa çalışmak. Bu seçilen eserlerin muharrirleri ile gıyaben dost olarak fikirleriyle devamlı temas halinde bulunmalıyız. İkincisi: Yalnız yeni değil, eski eserleri de okumak. Bunları asırların tasfiye ettiği şaheserler arasında buluruz. Bu tasfiyeye itimat etmeliyiz. Çünkü bir adam aldanabilir, bir nesil aldanabilir, fakat insanlık aldanmaz. Eski şaheserlerin hepsi şöhretlerine layıktırlar. Üçüncüsü: Gıdamızı iyi seçmek. Her zekânın muhtaç olduğu ve sevdiği…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Eylül 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

ÜMİTSİZLERİN ZAFERİNE DAİR

Yıllardan beri, bazı ümitsizlerden mektuplar alırım hayatımda bu dipsiz ruh kuyusuna bende birkaç defa düştüğüm için, oradan dışarı çıkmanın yolunu biraz öğrendiğimi sanıyorum. İçimizde ummadığımız enerjiler saklı olduğunu ve ümitsiz anlarımızda fışkırıp bizi kurtardığını çok yazdım. Yine bir ümitsize, on sekizinci asırda bir İngiliz Devlet adamının sözünü tekrarlamak isterim: “Hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmayınız. Fakat bir kerede kapılacak olursanız, bir ümitsizin enerjisi ile mücadele ediniz.” Milli savaşımızı bize kazandıran ümitsizliğin enerjisidir. Kendisini teslim etmeyen bir ümitsizlik iman derecesinde kuvvetli bir ümit yaratır. Bu boş bir akümülatörüdür. Sadi’nin Gülistan’ın da olduğu gibi,…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Ağustos 2018 Yeni Ufuk Dergisi 2018 

DÜŞÜNMEK SAN’ATI

Andrê Maurois “Bir Yaşamak San’atı = Un Art de Vivre” adlı kitabı, ki Türkçeye de çevrilmiş ve geçenlerde Kanaat Kitabevi tarafından neşredilmiştir, düşünmeyi, sevmeyi, çalışmayı, kumanda etmeyi ve ihtiyarlamayı beş ayrı san’at halinde kabul eden meşhur Fransız romancısının amelî hayatı felsefe bakışlarıyla süzmesinden peyda olmuş, lezzetli fikir özleriyle dolu, sade bir eserdir. Bu beş san’ata ayrılan fasıllar içinde en güzeli, çünkü mevzua uygun olarak en düşündürücüsü şu: Düşünmek san’atı. (Bu bahsin tercümesi ayrıca Yaşar Nabi tarafından da yapılmış ve “Varlık” mecmuasında çıkarılmıştı). Fransız muharriri, insiyaklarımızla yaptığımız hareketlerin “vücudumuzla düşünmek” olduğunu…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Temmuz 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

SERT VE MUTEDİL İNANÇLAR

 Her inancın sert ve mutedil şekilleri vardır. Sert dindarlık, sert milliyetçilik, sert inkılapçılık, sert ilimcilik, sert sosyalistlik vb. gibi. Bu sertlik zıt fikirlerin taşıdığı hakikat payını kabul etmez. Müdafaa ettiği inancın tenkidini de sevmez. İtirazlara sinirlenir. Mutedil inançlar, hakikati arama yolunda, kendilerine aykırı görünen iddialarında haklı olabileceğini düşünür ve hatadan kurtulmak için zıt inançlara saygı gösterirler. Bu fikir müsahaması. Batı medeniyetinin büyük mücadele ve harpler sonunda elde ettiği yüksek vasıflardan biridir. Fikir mücadeleleri, felsefedeki tabiri ile “Diyalektik” üç hareketi içine alır: Tez (görüş veya iddia), Antitez (karşı görüş veya iddia),…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Mayıs 2018 Yeni Ufuk Dergisi 2018 

MÜNAKAŞA SAN’ATI

Münakaşayı sever misiniz? Hiç sevmezseniz bile buna mecbur olduğunuz anlar çoktur; çünkü yanlış düşündüğünüzü söylemekten zevk alanlar az değildir. Muhtelif nezaket dereceleriyle bu hatayı hepimiz yaparız. En diplomatlarımız bile “haklısınız, fakat…” diye başlarlar ve muarızlarının haksız olduğunu ispata çalışırlar. Ben bütün hayatımda iki taraftan birinin haksızlığını itiraf etmesiyle biten şiddetli bir münakaşa görmedim. Sebebi şudur sanıyorum: Bütün münakaşalarda, çarpışan yalnız fikirler değil, benliklerdir. Bu iki şey, fikir ve benlik, birbirine o kadar bağlıdır ki, biri değişirse öteki de ortadan kalkacak zannedilir. Her insan fikrini kalbinin istihkâmları içinde müdafaa eder. Hücuma…

Devamı