Abide Şahsiyetlerden Eylül 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

TÜRK-İSLÂM SANATI

Türk-İslâm kültüründe sanat, fert ve cemiyet olarak insanın, <<objektif kalıplardan>> sıkılarak kendine yönelmesi, kendi sübjektifliğinde mutluluk araması ve nihayet merhale merhale kendini de aşarak <<Mutlak Yaratıcı hamleye doğru>>, içinden geçen bir yol yakalaması tarzında gelişmiş bulunmaktadır. İslâm’da ilim, eşya ve olaylara, okunup sırları çözülmesi gereken birer <<ilâhî mesaj>> gözü ile bakar, ilim adamı, kendi sahasına giren konularda <<ilmin kriterlerine uyarak>> çalışır, eşya ve olayların bağrına yerleştirilmiş <<ayetleri>>, hikmetleri, münasebetleri yakalar ve tekabülleri hesaplar; mümkünse kanun ve prensiplere bağlamaya çalışır. Yine ne kadar mümkünse, bu kanun ve prensipleri, ameli programlara bağlar,…

Devamı
Ağustos 2018 Yeni Ufuk Dergisi 2018 

İLİM, SANAT VE DİN

İlim, sanat ve din’in,  bütün kültür ve medeniyetlerde çok önemli birer yeri vardır. Kültür ve medeniyetimiz, bu  üç sütun üzerinde yükselmiş bulunmaktadır. Laboratuarlar, sanat galerileri ve mâbetler birer hayat merkezi olarak, beşeriyete güç, heyecan ve huzur sunan kaynaklardır. Doğru, güzel, iyi ve hayırlı olan değerler, buralardan doğar ve yayılır. İlmin de, sanatın da, dinin de şarlatanları, maskaraları ve istismarcıları her devirde ve mekânda mevcut olabilmiştir. Ama buna rağmen beşeriyet, bu hayat kaynaklarının gür ve berrak noktalarına doğru akışını durdurmamıştır.   İlim, sanat ve din, kültür ve medeniyetlerimizde iç içe, sarmaş-dolaş…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Temmuz 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

İLİM VE İDEOLOJİ

Geçen sayıda belirttiğimiz üzere ilim, objektivizme ve determinizme dayanarak üniversal (âlemşümul) hakikati aramaktadır. İlim, bu tutuşu ile gerçekten <<âlemşümul hakikate>> mi, yoksa <<itibarî hakikate>> mi ulaşır tarzında bir münakaşa açmak mümkündür.  Şimdilik bunu bir tarafa bırakalım. İdeoloji ise, belli bir dünya görüşü demektir. Çok defa felsefi bir karakter taşır. Bununla beraber hiçbir ideoloji, ilme ve ilmin verilerine açıkça ters düşmek istemez. O ilimden faydalanmakla beraber asla ilim değildir. İdeolojiler, sosyal, kültürel ve politik hayata yön ve biçim vermek isteyen birer fikir sistemidirler. Lâkin kitleleri ikna etmek için ilmin metod ve…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Haziran 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

İLİM NEDİR VE İLİMDEN BEKLEDİKLERİMİZ

İlim, bir bakıma <<objektif gerçeği>> aramak demektir. Objektiflik ise, insanların hislerini, eşya ve olaylara bulaştırmadan, doğrudan doğruya tabiatta veya cemiyette cereyan eden gelişmeleri veya laboratuarda hazırlanan durumları, bizzat onlardan gelen <<veriler>> ile açıklaması demektir. Eğer ilim adamı, objektif olamıyorsa, yaptığı şeye ilim denmez. İlim, <<objektif gerçeği>> aramanın yanında, hangi sahada çalışırsa çalışsın o, kesin veya ihtimali <<determinizm>> aramak zorundadır. Yani, belli şartlar altında belli sebeplerin, belli neticeler verdiği hususunda kesin veya yaklaşık bir münasebet yakalamalıdır. İlim <<kanuncu>>dur. Münferit hâdiseleri, belli prensiplere bağlamadıkça rahat edemez. İlim için ideal olan, umumi ve…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Mayıs 2018 Yeni Ufuk Dergisi 2018 

TARİH VE MİLLÎ BÜTÜNLÜK

Bir milletin tarihi, kültürü, medeniyeti ve ülküsü zaman ve mekân içinde <bir bütünlük> ifade eder. Millî vicdan bu konudaki tezatları çok kolay sezer. Millî tarihe aykırı <yapma bir ülkü> olamaz. Ülkümüzü fertler ve zümreler icat edemezler. Ülkümüz millî tarihimizin ve kültürümüzün bağrından filizlenip çıkar. Millî ülküler, bir milletin gelecek için programlarını ve özlemini duyduğu çeşitli sahalardaki başarılarını ve ümitlerini ifade ederler, bir bakıma geleceğe dönük tarih şuurunun meyveleridirler. Tarih, bizi yalnız geçmişte değil, halde ve gelecekte de bütünler. Tarih eğitim ve öğretiminde asla unutmayacağımız husus burasıdır. Türk Milleti, Türk Devleti…

Devamı