Ağustos 2019 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2019 

İSLÂM AHLÂKI ÂLEMŞÜMULDUR

Mütecanis cemiyetlerde, dinin helâl- haram tarzında ortaya koyduğu normlar, ahlâkın iyi-kötü biçiminde sıraladığı normlara paraleldir. En az bin yıldan beri, Türk töresi İslâm’la kaynaşarak <<millî vicdanımızı>> yoğurmaktadır. Bir Müslüman –Türk’ün vicdanı, din ve töresiyle kaynaşarak teşekkül etmiştir. Türk çocuğu, din ve töresinin normlarını ihlâl ederken vicdan azabı duyar, kaygılanır. Öte yandan din ve töremizin ortaya koyduğu ahlâk pratiktir ve bizzat cemiyetimizin kontrolündedir. Normların ihlâli yalnız ferdi vicdanı rahatsız etmez, cemiyeti de harekete geçirir. Üstelik bu normlar, adeta <<sabit birer sosyal değer>> durumundadır, kolay kolay değişmezler. Cemiyetin sosyal ve ekonomik yapısı…

Devamı
Temmuz 2019 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2019 

LÂİK BİR AHLÂK BAŞARILI OLUR MU?

Lâik bir ahlâk düşünmek demek, ahlâkı, bir ‘sosyal müessese’  olarak kabul etmemek demektir. Oysa ahlâk pratikte, sosyal bir müessesedir ve üstelik cemiyetin din ve töresinden bağımsız değildir. Lâik bir ahlâk kurma çabası, olsa olsa felsefî ve zihnî spekülasyonlarla oyalanmak demek olabilir. Lâkin bir ahlâk, din ve törenin dışında cereyan edeceğine, göre, her şeyden önce, teorik ve filozofik bir disiplin olmak yolundadır. Birçok sosyoloğun (bilhassa Levy Bruhl’un) belirttiği üzere, ahlâk ‘pratik’ olmak zorunda olduğuna göre, filozofların ortaya koydukları ve koyacakları ‘teorik bir ahlâkın’ başarısını düşünülemez. Çünkü ahlâk, bilmekten çok yapabilmeyi gerektirir.…

Devamı
Haziran 2019 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2019 

NEFS MÜCADELESİ VE AHLÂK

Ahlâk, bir bakıma <<nefsi kontrol ve ona hâkim olma>> şuurudur. Nefis, hususî mânâsı içinde düşünülürse, sadece insanda mevcut bulunmaktadır. Normal olarak, bütün canlılarda, hayatı ve soyu idame ettirme çırpınışları vardır. Hayvanlarda, bu endişe hayli büyümüş bulunmaktadır. Hayvanlar, bir şuur kontrolü olmaksızın fizyolojik <<iç iticilerin>> ve içgüdülerin baskısı altında cereyan eden bir yaşama biçimi içinde bulunurlar. Ancak, hayvanlarda fizyolojik hayat, önceden programlanmış gibidir, düzenlidir. İnsanda rastladığımız neviden <<hırslara ve kaprislere>> bulaşmamıştır. İnsan, zekâ gibi, üstün bir psikolojik silaha sahiptir. İnsanın hayatına, mekanik içgüdüler yerine, hareketli ve doyum bilmez bir <<entellektüel güç>>…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Nisan 2019 Yeni Ufuk Dergisi 2019 

İNSAN VE AHLÂK

Ahlâk, bir problem olarak, sadece insan için vardır. Bitki ve hayvanların hayatında düzen, dayanışma, hatta istismar bulunmasına rağmen ahlâktan söz edilemez.Eğer, fert ve cemiyet olarak insan da <<şuurdan mahrum>> olsa idi, bizim için de böyle bir problem olmayacaktı. Şu halde, ahlâk konusu, “şuur problemi” ile çok yakın bir ilgi içindedir. Psikolojik açıdan düşünülürse, <<ahlâk problemi>> incelenirken, <<şuur>> konusu asla ihmal edilemez. Çünkü şuurdur ki bizde irade ve sorumluluk fikrini doğurur. İslâm ölçülerine göre, şuurun yokluğu halinde, irade ve sorumluluk da yoktur. Yalnız duyulara, reflekslere, mekanik etki ve tepkilere, içgüdü ve…

Devamı
Mart 2019 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2019 

TÜRK TÖRESİ VE İSLÂMİYET

Filozoflar, <<törelerin>> bir sosyal kontrol müessesesi  olarak baskıcı ve zorlayıcı olduklarını, dolayısı ile fertlerin hür tercihlerine fırsat vermediklerini belirtirken, bir bakıma <<toplumcu ahlâka>> karşı çıkmakta ve <<bireyci ahlâkı>> savunmaktadırlar. Zaten sosyolojik mânâda <<hürriyet>>, fertlerin kendi cemiyetlerinden <<koparabildikleri alternatifleri>> ifade eder. Ahlâki davranışı, <<hür bir iradenin tercihleri >> tarzında anlayan bir fikir adamı için gerçekten <<töre>> insana boyun büktürmektedir, kişiyi cemiyetin önünde diz çöktürmektedir. Öte yandan, ahlâkı, bir sosyal kontrol müessesesi olarak ele alan sosyologlar, bütün <<sosyal müesseseler>> gibi törenin de baskıcı olacağını, bunun bir kusur değil, aksine bir değer olduğunu…

Devamı
Şubat 2019 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2019 

TÜRK TÖRESİ

Türk dilinde <<töre>>, Türk milli vicdanına hâkim olan <<umumî hukuk prensipleri>> manasında kullanılmaktadır. Töreyi dar ve mahallî olan gelenek kavramından ayırabilmek gerekir. <<Umumiyetle kanun manasına alınan töre (aslı, törü) eski Türk hukukî hükümlerinin bütünü olup sosyal hayatı düzenleyen mecburi kaideleri ihtiva ediyordu. Orhun kitabelerinde, töre kelimesi 11 yerde geçmekte, bunun 6’sında il ile birlikte kullanılmaktadır. Diğer 5 yerde de yine il ile alakası açıkça belirir. Demek ki Türk devleti (ili), kanunlara (töre hükümlerine) bağlı bir kuruluştur. Devletin varlığı töre ile kaimdi.>> (Bkz. Türk Dünyası El Kitabı – İ. Kafesoğlu’nun Kültür…

Devamı
Ocak 2019 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2019 

KANUNLAR VE TÖRELER

Her cemiyet, kendi sosyal, kültürel, ekonomik ve politik hayatını düzene sokacak <<norm>>lara muhtaçtır. Bu normların dini, ahlaki, hukuk, bedii mahiyette olabileceğini ve bunlar arasında denge ve dayanışma bulunduğu ölçüde cemiyetin huzur içinde yaşayabileceğini, daha önceki yazılarımızda belirtmiştik. Yine bunların yanında, şu hususu da önemle ortaya koymuştuk ki, bir cemiyette <<sosyal kontrol müesseseleri>> arasında ahenk ve denge kurulamamışsa yahut bu değerler arasında çelişmeler ve çatışmalar mevcutsa cemiyeti anarşiden kurtarmak mümkün olmaz. Bir milleti, sevk ve idare edenler, asla unutmamalıdırlar ki, <<milli vicdana>>, <<milli değerlere>> ve <<töre>>ye ters düşen bütün tutuş ve…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Aralık 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

KÜRTÇÜLÜK PROBLEMİ VE YABANCILAŞMA

Tarihi Pers emperyalizmi, tarih boyunca ülkemize iki koldan geliştirilen bir kültür emperyalizmi ile girmeye çalışmaktadır. Birincisi Farsça ile ikincisi siyasi mezhepçilik yaparak, milli, ilmi ve şuurlu bir eğitim politikası ile bu harekete karşı çıkılmadığı ve bu politika sosyal, kültürel, ekonomik ve politik destek ve planlarla takviye edilmediği için, maalesef tahribat çok büyük olmuştur. Böylece hastalanan bünyeye çeşitli renkteki emperyalist güçler, kolayca bir mikrop gibi sızma imkânını bulmuşlardır. Bugün ülkemizde karşılaştığımız “Kürtçülük problemi” böylece doğmuş bulunmaktadır. Yara henüz lokaldir, geniş halk tabakasına mal olmamıştır. Daha çok güya tahsil yaptırdığımız ve eğitimden…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Kasım 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

MİLLİ KÜLTÜRE YABANCILAŞMA

İster kendi tecrübeleri ile edinmiş bulunsun, ister sosyal temaslarla zenginleştirilmiş bulunsun, her milletin kendine has bir kültürü vardır. Bir insan grubu, diğer insan grupları ile hiçbir temasta bulunmasa bile, ilkel de olsa yine kendine mahsus bir dile, bir sayı sistemine, kaba da olsa bir tekniğe basit de olsa bir dünya görüşüne ve estetiğe ulaşabilmektedir. 15. asırdan beri, yeni kıtalar, topraklar ve diğer insanlarla temas halinde olmayan birçok ada keşfedildi. Buralarda yaşayan insan gruplarının hepsinin de kendi seviyelerine uygun bir kültüre sahip oldukları görüldü. İnsanı, hayvandan ayıran en önemli özellik, insanın…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Ekim 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

KÜLTÜR EMPERYALİZMİ VE YABANCI OKULLAR

Günümüzün dikkat çeken savaşlarından biri de kültür savaşı ve medeniyet boğuşmasıdır. Emperyalistler, bir ülkenin yer altı ve yer üstü zenginliklerini ele geçirmeden önce o ülkenin insanlarının kafa ve gönüllerini fethetmek isterler. Çeşitli vasıta ve tekniklerden istifade ederek sömürülmek ve ele geçirilmek istenen ülkede, kendilerine sempati duyan veya açıkça kendilerinden olan kadrolar geliştirmek isterler. İşte, yeni sömürgecilik “neokolonyalizm”, bu fikirden hareket eder. Yeni sömürgecilik kendini çok iyi gizlemesini bilir. O açıkça meydana çıkmaz. Kendine insanları cezbedecek bir maske ve balıkları oltaya çekecek cazip bir yem bulur. Kapitalizmin özgürlükler ve insanlık ideali…

Devamı