Ocak 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

AHLÂK EĞİTİMİNİN ESASLARI

Ülkemizde, <<ahlâk eğitiminin>> lüzumuna inanmayacak bir tek aklı başında insan gösterilemez. Ahlâk, insan hayatının en vazgeçilmez yönlerinden biridir. Bununla beraber, ahlâk eğitiminin maksadı, mahiyeti ve biçimi etrafında esaslı anlayış farklarına rastlıyoruz. Bazıları, ahlâk eğitiminin, <<bilmek değil, yapabilmek>> demek olduğunu, bu sebepten okullarda okutulacak bir ders biçiminde ele alınamayacağını, ahlâkın bir cemiyet işi olduğunu, kitaplarla, söz ve nasihatle başarılamayacağını savunur. Bazıları da bu düşüncenin karşısına çıkarak, ahlâk eğitiminde <<yapabilmek için bilmek gerektiğini>>, insan hayatında kitapların, söz ve nasihatin etkisiz olmadığını, bu sebepten okullarda yetkili ve örnek şahsiyetlerinin okutulacağı bir <<ahlâk dersleri>>…

Devamı

ÜLKÜCÜNÜN AHLÂKI

Türk-İslam Ülkücüsü, İslâm’ın ahlâk ve faziletlerine göre yaşamak azim ve kararındadır. Bu Allah ve Resulünün sevdiği ve övdüğü ahlâka sahip olmak iradesini ifade eder. Allah Kur’an-ı Kerim’de sevdiği ve beğendiği bir kavmi şu şekilde tasvir eder: <Ey iman edenler, içinizden kim dininden dönerse,  Allah – müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı onurlu ve zorlu, kendisinin onları seveceği, onların da O’nu seveceği – bir kavim getirir ki, onlar Allah yolunda savaşırlar ve hiç bir kınayanın kınamasından (dedikodusundan) çekinmezler. Bu Allah’ın bit lütfu inayetidir ki, onu kime dilerse ona verir. Allah, ihsanı…

Devamı

MİLLÎ TÖRE VE GELENEKLER

Dinimizde << örf ve âdet>> sözleri beraber kullanıldığından olacak, bu iki kavram birbiri ile karışmaktadır. Daha önceden de belirttiğimiz üzere, bu ikisi arasında önemli farklar bulunmaktadır. Biz, <<örf>> kelimesini <<töre>> karşılığı olarak ele alıyor, <<âdet>> kelimesini de <<gelenek>> ile karşılıyoruz Fransızlar örf yahut töre karşılığı olarak <<coutume>> yahut <<moeurs>> kelimesini, âdet yahut gelenek karşılığı olarak da <<tradition>> sözünü kullanıyorlar. Gerçekten de bu iki kavramı, birbirinden kesin olarak ayırmak gerekir, çünkü <<töre>> millî olduğu halde, <<gelenek>> mahalli ve dar çevrelere ait içtimaî alışkanlıkları ifade eder. Öte yandan töre, din ve ahlâk…

Devamı

İSLÂM AHLÂKI ÂLEMŞÜMULDUR

Mütecanis cemiyetlerde, dinin helâl- haram tarzında ortaya koyduğu normlar, ahlâkın iyi-kötü biçiminde sıraladığı normlara paraleldir. En az bin yıldan beri, Türk töresi İslâm’la kaynaşarak <<millî vicdanımızı>> yoğurmaktadır. Bir Müslüman –Türk’ün vicdanı, din ve töresiyle kaynaşarak teşekkül etmiştir. Türk çocuğu, din ve töresinin normlarını ihlâl ederken vicdan azabı duyar, kaygılanır. Öte yandan din ve töremizin ortaya koyduğu ahlâk pratiktir ve bizzat cemiyetimizin kontrolündedir. Normların ihlâli yalnız ferdi vicdanı rahatsız etmez, cemiyeti de harekete geçirir. Üstelik bu normlar, adeta <<sabit birer sosyal değer>> durumundadır, kolay kolay değişmezler. Cemiyetin sosyal ve ekonomik yapısı…

Devamı
Temmuz 2019 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2019 

LÂİK BİR AHLÂK BAŞARILI OLUR MU?

Lâik bir ahlâk düşünmek demek, ahlâkı, bir ‘sosyal müessese’  olarak kabul etmemek demektir. Oysa ahlâk pratikte, sosyal bir müessesedir ve üstelik cemiyetin din ve töresinden bağımsız değildir. Lâik bir ahlâk kurma çabası, olsa olsa felsefî ve zihnî spekülasyonlarla oyalanmak demek olabilir. Lâkin bir ahlâk, din ve törenin dışında cereyan edeceğine, göre, her şeyden önce, teorik ve filozofik bir disiplin olmak yolundadır. Birçok sosyoloğun (bilhassa Levy Bruhl’un) belirttiği üzere, ahlâk ‘pratik’ olmak zorunda olduğuna göre, filozofların ortaya koydukları ve koyacakları ‘teorik bir ahlâkın’ başarısını düşünülemez. Çünkü ahlâk, bilmekten çok yapabilmeyi gerektirir.…

Devamı
Haziran 2019 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2019 

NEFS MÜCADELESİ VE AHLÂK

Ahlâk, bir bakıma <<nefsi kontrol ve ona hâkim olma>> şuurudur. Nefis, hususî mânâsı içinde düşünülürse, sadece insanda mevcut bulunmaktadır. Normal olarak, bütün canlılarda, hayatı ve soyu idame ettirme çırpınışları vardır. Hayvanlarda, bu endişe hayli büyümüş bulunmaktadır. Hayvanlar, bir şuur kontrolü olmaksızın fizyolojik <<iç iticilerin>> ve içgüdülerin baskısı altında cereyan eden bir yaşama biçimi içinde bulunurlar. Ancak, hayvanlarda fizyolojik hayat, önceden programlanmış gibidir, düzenlidir. İnsanda rastladığımız neviden <<hırslara ve kaprislere>> bulaşmamıştır. İnsan, zekâ gibi, üstün bir psikolojik silaha sahiptir. İnsanın hayatına, mekanik içgüdüler yerine, hareketli ve doyum bilmez bir <<entellektüel güç>>…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Nisan 2019 Yeni Ufuk Dergisi 2019 

İNSAN VE AHLÂK

Ahlâk, bir problem olarak, sadece insan için vardır. Bitki ve hayvanların hayatında düzen, dayanışma, hatta istismar bulunmasına rağmen ahlâktan söz edilemez.Eğer, fert ve cemiyet olarak insan da <<şuurdan mahrum>> olsa idi, bizim için de böyle bir problem olmayacaktı. Şu halde, ahlâk konusu, “şuur problemi” ile çok yakın bir ilgi içindedir. Psikolojik açıdan düşünülürse, <<ahlâk problemi>> incelenirken, <<şuur>> konusu asla ihmal edilemez. Çünkü şuurdur ki bizde irade ve sorumluluk fikrini doğurur. İslâm ölçülerine göre, şuurun yokluğu halinde, irade ve sorumluluk da yoktur. Yalnız duyulara, reflekslere, mekanik etki ve tepkilere, içgüdü ve…

Devamı
Mart 2019 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2019 

TÜRK TÖRESİ VE İSLÂMİYET

Filozoflar, <<törelerin>> bir sosyal kontrol müessesesi  olarak baskıcı ve zorlayıcı olduklarını, dolayısı ile fertlerin hür tercihlerine fırsat vermediklerini belirtirken, bir bakıma <<toplumcu ahlâka>> karşı çıkmakta ve <<bireyci ahlâkı>> savunmaktadırlar. Zaten sosyolojik mânâda <<hürriyet>>, fertlerin kendi cemiyetlerinden <<koparabildikleri alternatifleri>> ifade eder. Ahlâki davranışı, <<hür bir iradenin tercihleri >> tarzında anlayan bir fikir adamı için gerçekten <<töre>> insana boyun büktürmektedir, kişiyi cemiyetin önünde diz çöktürmektedir. Öte yandan, ahlâkı, bir sosyal kontrol müessesesi olarak ele alan sosyologlar, bütün <<sosyal müesseseler>> gibi törenin de baskıcı olacağını, bunun bir kusur değil, aksine bir değer olduğunu…

Devamı
Şubat 2019 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2019 

TÜRK TÖRESİ

Türk dilinde <<töre>>, Türk milli vicdanına hâkim olan <<umumî hukuk prensipleri>> manasında kullanılmaktadır. Töreyi dar ve mahallî olan gelenek kavramından ayırabilmek gerekir. <<Umumiyetle kanun manasına alınan töre (aslı, törü) eski Türk hukukî hükümlerinin bütünü olup sosyal hayatı düzenleyen mecburi kaideleri ihtiva ediyordu. Orhun kitabelerinde, töre kelimesi 11 yerde geçmekte, bunun 6’sında il ile birlikte kullanılmaktadır. Diğer 5 yerde de yine il ile alakası açıkça belirir. Demek ki Türk devleti (ili), kanunlara (töre hükümlerine) bağlı bir kuruluştur. Devletin varlığı töre ile kaimdi.>> (Bkz. Türk Dünyası El Kitabı – İ. Kafesoğlu’nun Kültür…

Devamı
Ocak 2019 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2019 

KANUNLAR VE TÖRELER

Her cemiyet, kendi sosyal, kültürel, ekonomik ve politik hayatını düzene sokacak <<norm>>lara muhtaçtır. Bu normların dini, ahlaki, hukuk, bedii mahiyette olabileceğini ve bunlar arasında denge ve dayanışma bulunduğu ölçüde cemiyetin huzur içinde yaşayabileceğini, daha önceki yazılarımızda belirtmiştik. Yine bunların yanında, şu hususu da önemle ortaya koymuştuk ki, bir cemiyette <<sosyal kontrol müesseseleri>> arasında ahenk ve denge kurulamamışsa yahut bu değerler arasında çelişmeler ve çatışmalar mevcutsa cemiyeti anarşiden kurtarmak mümkün olmaz. Bir milleti, sevk ve idare edenler, asla unutmamalıdırlar ki, <<milli vicdana>>, <<milli değerlere>> ve <<töre>>ye ters düşen bütün tutuş ve…

Devamı