Abide Şahsiyetlerden Nisan2019 Yeni Ufuk Dergisi 2019 

İNSAN VE AHLÂK

Ahlâk, bir problem olarak, sadece insan için vardır. Bitki ve hayvanların hayatında düzen, dayanışma, hatta istismar bulunmasına rağmen ahlâktan söz edilemez.Eğer, fert ve cemiyet olarak insan da <<şuurdan mahrum>> olsa idi, bizim için de böyle bir problem olmayacaktı. Şu halde, ahlâk konusu, “şuur problemi” ile çok yakın bir ilgi içindedir. Psikolojik açıdan düşünülürse, <<ahlâk problemi>> incelenirken, <<şuur>> konusu asla ihmal edilemez. Çünkü şuurdur ki bizde irade ve sorumluluk fikrini doğurur. İslâm ölçülerine göre, şuurun yokluğu halinde, irade ve sorumluluk da yoktur. Yalnız duyulara, reflekslere, mekanik etki ve tepkilere, içgüdü ve…

Devamı
Mart 2019 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2019 

TÜRK TÖRESİ VE İSLÂMİYET

Filozoflar, <<törelerin>> bir sosyal kontrol müessesesi  olarak baskıcı ve zorlayıcı olduklarını, dolayısı ile fertlerin hür tercihlerine fırsat vermediklerini belirtirken, bir bakıma <<toplumcu ahlâka>> karşı çıkmakta ve <<bireyci ahlâkı>> savunmaktadırlar. Zaten sosyolojik mânâda <<hürriyet>>, fertlerin kendi cemiyetlerinden <<koparabildikleri alternatifleri>> ifade eder. Ahlâki davranışı, <<hür bir iradenin tercihleri >> tarzında anlayan bir fikir adamı için gerçekten <<töre>> insana boyun büktürmektedir, kişiyi cemiyetin önünde diz çöktürmektedir. Öte yandan, ahlâkı, bir sosyal kontrol müessesesi olarak ele alan sosyologlar, bütün <<sosyal müesseseler>> gibi törenin de baskıcı olacağını, bunun bir kusur değil, aksine bir değer olduğunu…

Devamı
Şubat 2019 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2019 

TÜRK TÖRESİ

Türk dilinde <<töre>>, Türk milli vicdanına hâkim olan <<umumî hukuk prensipleri>> manasında kullanılmaktadır. Töreyi dar ve mahallî olan gelenek kavramından ayırabilmek gerekir. <<Umumiyetle kanun manasına alınan töre (aslı, törü) eski Türk hukukî hükümlerinin bütünü olup sosyal hayatı düzenleyen mecburi kaideleri ihtiva ediyordu. Orhun kitabelerinde, töre kelimesi 11 yerde geçmekte, bunun 6’sında il ile birlikte kullanılmaktadır. Diğer 5 yerde de yine il ile alakası açıkça belirir. Demek ki Türk devleti (ili), kanunlara (töre hükümlerine) bağlı bir kuruluştur. Devletin varlığı töre ile kaimdi.>> (Bkz. Türk Dünyası El Kitabı – İ. Kafesoğlu’nun Kültür…

Devamı
Ocak 2019 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2019 

KANUNLAR VE TÖRELER

Her cemiyet, kendi sosyal, kültürel, ekonomik ve politik hayatını düzene sokacak <<norm>>lara muhtaçtır. Bu normların dini, ahlaki, hukuk, bedii mahiyette olabileceğini ve bunlar arasında denge ve dayanışma bulunduğu ölçüde cemiyetin huzur içinde yaşayabileceğini, daha önceki yazılarımızda belirtmiştik. Yine bunların yanında, şu hususu da önemle ortaya koymuştuk ki, bir cemiyette <<sosyal kontrol müesseseleri>> arasında ahenk ve denge kurulamamışsa yahut bu değerler arasında çelişmeler ve çatışmalar mevcutsa cemiyeti anarşiden kurtarmak mümkün olmaz. Bir milleti, sevk ve idare edenler, asla unutmamalıdırlar ki, <<milli vicdana>>, <<milli değerlere>> ve <<töre>>ye ters düşen bütün tutuş ve…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Aralık 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

KÜRTÇÜLÜK PROBLEMİ VE YABANCILAŞMA

Tarihi Pers emperyalizmi, tarih boyunca ülkemize iki koldan geliştirilen bir kültür emperyalizmi ile girmeye çalışmaktadır. Birincisi Farsça ile ikincisi siyasi mezhepçilik yaparak, milli, ilmi ve şuurlu bir eğitim politikası ile bu harekete karşı çıkılmadığı ve bu politika sosyal, kültürel, ekonomik ve politik destek ve planlarla takviye edilmediği için, maalesef tahribat çok büyük olmuştur. Böylece hastalanan bünyeye çeşitli renkteki emperyalist güçler, kolayca bir mikrop gibi sızma imkânını bulmuşlardır. Bugün ülkemizde karşılaştığımız “Kürtçülük problemi” böylece doğmuş bulunmaktadır. Yara henüz lokaldir, geniş halk tabakasına mal olmamıştır. Daha çok güya tahsil yaptırdığımız ve eğitimden…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Kasım 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

MİLLİ KÜLTÜRE YABANCILAŞMA

İster kendi tecrübeleri ile edinmiş bulunsun, ister sosyal temaslarla zenginleştirilmiş bulunsun, her milletin kendine has bir kültürü vardır. Bir insan grubu, diğer insan grupları ile hiçbir temasta bulunmasa bile, ilkel de olsa yine kendine mahsus bir dile, bir sayı sistemine, kaba da olsa bir tekniğe basit de olsa bir dünya görüşüne ve estetiğe ulaşabilmektedir. 15. asırdan beri, yeni kıtalar, topraklar ve diğer insanlarla temas halinde olmayan birçok ada keşfedildi. Buralarda yaşayan insan gruplarının hepsinin de kendi seviyelerine uygun bir kültüre sahip oldukları görüldü. İnsanı, hayvandan ayıran en önemli özellik, insanın…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Ekim 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

KÜLTÜR EMPERYALİZMİ VE YABANCI OKULLAR

Günümüzün dikkat çeken savaşlarından biri de kültür savaşı ve medeniyet boğuşmasıdır. Emperyalistler, bir ülkenin yer altı ve yer üstü zenginliklerini ele geçirmeden önce o ülkenin insanlarının kafa ve gönüllerini fethetmek isterler. Çeşitli vasıta ve tekniklerden istifade ederek sömürülmek ve ele geçirilmek istenen ülkede, kendilerine sempati duyan veya açıkça kendilerinden olan kadrolar geliştirmek isterler. İşte, yeni sömürgecilik “neokolonyalizm”, bu fikirden hareket eder. Yeni sömürgecilik kendini çok iyi gizlemesini bilir. O açıkça meydana çıkmaz. Kendine insanları cezbedecek bir maske ve balıkları oltaya çekecek cazip bir yem bulur. Kapitalizmin özgürlükler ve insanlık ideali…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Eylül 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

EMPERYALİZM VE YENİ SAVAŞ

Milletlerarası savaşlar, çok cephelidirler. Bu savaşlar ister açık ister gizli olarak devam etsinler, bu böyledir. Savaşların ekonomik, sosyal, kültürel, politik, askerî ve psikolojik plan ve programlarla idare edildiğini ve topyekûn savaş hüviyetini kazandığını kim bilmez ki… Güçlü bir millet ve devlet mi olmak istiyorsunuz? Başka bir milletin ve devletin karşısında vakarla ve şerefle ayakta durmak mı istiyorsunuz? Çok güçlü bir ekonomiye, dengeli bir sosyal gelişmeye, milli ve çağdaş ihtiyaçlarınıza cevap veren bir kültür ve medeniyet seviyesine, tarihinize, ülkülerinize ve jeopolitiğinize aykırı düşmeyen şahsiyetli bir iç ve dış politikaya, kendi silahını…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Ağustos 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

SOSYAL PROBLEMLER VE MİLLİYETÇİ KADROLAR

Gelişmiş ülkeler, problemlerini iyi tanıyan ve önem sırasına koyan ülkelerdir. Bu sebepten bazıları, geri kalmış ülkeleri, problemlerini önem sırasına koyamayan ve ele alamayan ülkeler olarak tarif etmişlerdir. Günümüzde sosyoloji, geniş ölçüde, milli sosyal problemlerin çözümüne yönelmiş bulunmaktadır. Esasen, sosyal problemler, bir milletin sosyal yapısında ve işleyişinde meydana gelen arızalar demektir. Sosyolojinin tespitlerine göre, bir ülkede sosyal değişmenin hızı ve mahiyeti, sosyal problemlerin, hem sayısına, hem de karakterine tesir eder. Bu suretle cemiyet, ya bütünü ile yahut bir kısmı ile huzursuzluğa düşer. Cemiyetin bütününü ilgilendiren problemler çok defa çözümü zor, köklü…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Temmuz 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

“EKONOMİK MİLLİYETÇİLİK” ÜZERİNE

Son zamanlarda politika piyasasında yeni bir kavram türetildi: Ekonomik milliyetçilik. Bununla ne demek istediklerini henüz açık ve seçik bir biçimde ortaya koyamadıkları için zihinleri bulandırmaktan öte bir işe yaramadı. Bizim bildiğimize göre, milliyetçilik, bir milletin sosyal, kültürel, ekonomik ve politik bağımsızlık şuuru içinde, kendini güçlü ve mutlu kılma iradesi ile insanlık âleminde kendine şerefli bir mevki edinme davasıdır… Milliyetçilik, çok yönlü bir programla milletini mutlu, devletini güçlü kılmayı gerektirir. Milliyetçilik, milleti ve devleti milli ve çağdaş ihtiyaçlara göre hazırlanmış sosyal, kültürel, ekonomik, politik ve askeri planlarla ve programlarla milletler arası…

Devamı