MİLLİ TARİH ŞUURU VE SOSYAL HAYATIN YORUMU
Türk-İslam Ülkücüsü, sosyal hayatın bütün tezahürlerini, milli tarih şuuru içinde yorumlar ve değerlendirir. Bize göre, insanlık camiası, milletlerden ibarettir
Türk-İslam Ülkücüsü, sosyal hayatın bütün tezahürlerini, milli tarih şuuru içinde yorumlar ve değerlendirir. Bize göre, insanlık camiası, milletlerden ibarettir
Ey gök kubbe neler gördün kim bilir. Ne acılara şahit oldu gözlerin. Kaç asır geçti ilk şehitleri bağrına basalı? Toprağı
Sevgili kardeşim bu yazımıza kadar Türk kelimesinin anlamı, Türkün eski dini olan Göktanrı Dini, Töre ve bu çerçevede Türkün inanç
Altmışlı yılların başındayız. İzmir’deki milliyetçi entelektüel gençlerin yapabileceği en güzel gezilerden biri, Salihli’deki Doğu Türkistanlıları ziyaret etmek. Öyle ya, onlar,
Demokrasi ile Milliyetçilik arasında, mutlaka bulunması gereken, “Varlık Şartı” değerinde bir bağ yoktur. Daha açık bir söyleyişle, birinin mevcut olmadığı
Batı’da hür düşünce kilise ile boğuşa boğuşa gelişti. Neticede batılı, kilisenin her türlü baskısını kırarak onu, inananların ahiret işleriyle görevli
Sosyal yardımlaşma ve dayanışma denildiği zaman, bir cemiyeti oluşturan fertlerin ve grupların cemiyetin bütünlüğünü korumak ve bekâsını sağlamak amacıyla birbirlerine
Türk Cumhuriyeti daha henüz yarım asrını doldurmamıştı ki, Türk Milleti 20. Yüzyıl’da tarihinin ikinci varlık yokluk meselesini ortaya koyuyordu; bu
Yüzyılların birikimiyle üretilen kelimeler anlamlarını ataların mirası olarak saklayıp bir hazine gibi önümüze serperken onları modern zamanın ağzında dilden dile
Yazı ile başlatılan <tarih ilmidir>, yoksa <tarih> insanla başlar. Çünkü tarih, insanın bilgi ve tecrübesini yer ve zamana bağlayarak biriktirmesi
Bütün sürat vasıtalarından beklediğimiz şey vakit kazanmaktır ve insan, tabiattan buhar ve elektrikle beraber sanki vakit de istihsal ediyor. Fakat
Halisane niyetimiz bir asrı aşan süre içinde farklı farklı etkenler sebebiyle Türk aydının ‘’Kültür ve Medeniyet’’ konusunda fikir birliğine varamamasından,
Kalemin mürekkebi yürektir; yüreğin yeşerdiği tarla ise kültürdedir, kültürün harman yeri de dildedir. Dili tanımlamaya kalkışırken hâkim tanımlama olarak yegâne
Çeşitli milliyetçi gençlik ve meslek kuruluşları ile eğitim vakıflarında, “Kur’an tilaveti” faaliyetlerinin, son günlerde artan bir şekilde yer almaya başladığını
8 Kasım 1912 uğursuz bir gün olarak tarih sayfalarında yerini aldı. Balkan Savaşı’nda Selanik’i savunan Kel Hasan Tahsin Paşa, 25