Abide Şahsiyetlerden Aralık 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

MUNZUR SUYU SÜT AKMIŞ

Munzur dağı, Kemaliye’den Başpınar köyüne, Başpınar’dan Yeşilyazı’ya bir üçlü çizerseniz aşağı yukarı ortasında kalır. Diyeceğim Munzur bu üç yerden de görünür, daha başka yerlerden, çok ötelerden bile de görünür ya, ille bu üç yerden daha bir heybetli bakar durur. Böyle kaşları çatılmış mı gizliden gülümsediğini belli etmiyor da gözlerini belertip duruyor mu ne? Aslını ararsanız Munzur dağı yumuşak mı yumuşak, içli mi içli, gözlerden ırak bir köşede yeyip içmeyi, oturup kalkmayı hele hele başını dinlemeyi sever fukaradan, yoksul bir Türkmen dervişi gibidir. Öyle de neden bu heybet, neden bu çatak…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Aralık 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

ÜLKÜSÜZLÜK VE ÜLKÜSÜZLER

Cemiyetimizin bünyesini kemiren ve onu buhrandan buhrana sü­rükleyen hastalıkların en tehlikelisi, milletin kaderinden resmen sorumlu sayılan aydınlarda gördüğümüz ülküsüzlüktür. Bir devletin yıkılması yahut bir milletin dağılıp köle olması için başka hastalığa lüzum yoktur. Ne dış düşmanlar, ne iktisadî gerilik, ne de maddi güçsüzlük bu kadar zararlı olabilir. Tarihimizde zaman zaman görülen buhranlar, daima, memlekete hâkim olan aydın zümresinin millî bir ülküden mahrum bulunuşu yüzündendir. Böylece bazen devletimiz yıkılmış, bazen ülkemiz parçalanmıştır. Son yıllardaki durum ise, bunun en korkunç örneğidir. Kafasında milletinin hayrı için hiç bir düşünce beslemeyen, gönlünde kendisinden başka…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Aralık 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

ŞEFTALİ BAHÇELERİ

Refik Halid’in bir hikâyesinin kahramanı Agâh Bey’in ülkücülüğü, çevresinin yarattığı rahatlık ve zevk ortamında eriyip gider. Ülkücü bütün Türkiye’de dev bir “Şeftali Bahçeleri” girdabının sürükleyici cazibesiyle de mücadele etmek zorundadır. Refik Halid’in bir hikâyesi, geçen yıllar ve hayatın akışı içinde bana daha bir manalı gelmeye başladı. Hikâye özet olarak şöyle: Olay, toprağı bereketli, çevresi şeftali bahçeleriyle kaplı, her tarafa taşkın taşkın şeftali kokularının sindiği Akdeniz kıyılarında bir Anadolu kasabasında geçer. Yaz aylarında akşamüzerleri hükümet memurları heybelerine rakılarını koyar, merkeplerine biner şeftali bahçelerine çekilirler. Yer yer içki sofraları kurulur, sohbetler edilir,…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Aralık 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

KÜRTÇÜLÜK PROBLEMİ VE YABANCILAŞMA

Tarihi Pers emperyalizmi, tarih boyunca ülkemize iki koldan geliştirilen bir kültür emperyalizmi ile girmeye çalışmaktadır. Birincisi Farsça ile ikincisi siyasi mezhepçilik yaparak, milli, ilmi ve şuurlu bir eğitim politikası ile bu harekete karşı çıkılmadığı ve bu politika sosyal, kültürel, ekonomik ve politik destek ve planlarla takviye edilmediği için, maalesef tahribat çok büyük olmuştur. Böylece hastalanan bünyeye çeşitli renkteki emperyalist güçler, kolayca bir mikrop gibi sızma imkânını bulmuşlardır. Bugün ülkemizde karşılaştığımız “Kürtçülük problemi” böylece doğmuş bulunmaktadır. Yara henüz lokaldir, geniş halk tabakasına mal olmamıştır. Daha çok güya tahsil yaptırdığımız ve eğitimden…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Kasım 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

ANADOLU SÜTÜ

Oğuzlar, Diyar-ı Rûm’a ayak basıyorlardı. Kudretli Oğuz atlıları, ilkin Diyar’ı Rûm’un doğu ucunda görünmüştü. Batıya doğru bilmedikleri ama hissettikleri, daha hiçbir yerini görmedikleri ama baştan başa yüreklerinin sıcaklarında duydukları bu bütün toprağı uzaktan ve şimdilik sanki kokluyorlardı. Buğulu yeşil kokuların ardında yüzyıllar sonrasının mutlu düşü mü vardı ne? Diyar-ı Rûm, henüz doğmuş bir çocuk gibi yumuk, içinde bir yeni dünya hayatı ve gözlerinde bütün bir beşeriyet gibi aziz bir tebessümle henüz doğmuş bir çocuk gibi delişmen… Ağrısı’ndan Tendürük’üne, Nemrud’undan Süphan’ına varıyor; Toroslar’ın ucunda Erciyes’e kayıyor ve Bursa’da Ulu bir dağda…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Kasım 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

MİLLİYETÇİ GENÇLİĞİN KİTAPLIĞI

  (2) Sağlam vücutlu, gürbüz nesillerin yetişmesi nasıl düzgün ve ölçülü bir gıda rejiminin uygulanmasına bağlı ise bilgili, imanlı, ülkücü ve sağduyu sahibi aydınların yetişmesi de öyle iyi bir kültür ve eğitim disiplininin tatbik edilmesine bağlıdır. Vücudu hem faydasız hem abur cubur şeylerden hem de zararlı ve zehirli yiyeceklerden korumak gerektiği gibi zihni de hem lüzumsuz bilgi yığınından hem de tehlikeli ve yıkıcı fikir akımlarından korumak gerekir. Protein, karbonhidrat, mineraller ve vitaminlerle iyi beslenmiş bir vücut mikroplara karşı dayanıklı olduğu gibi sağlam fikir ve inançlarla beslenmiş zihin de yabancı ve…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Kasım 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

ROMANTİK MİLLİYETÇİLİK

Şiir Bahçemizden İlhamlar On sekizinci asrın sonlarına doğru, zevale doğru yol almaya başlayan şiir bahçemizde muhteşem bir gurub seyrederiz: Şeyh Galip. “Avize gibi renk ve ışık dolu” bir şiiri vardır. “Bu devirde sözün sultanı benim!” diyor; gerçekten de odur. Mevlana ocağından aldığı feyizle ortaya koyduğu Hüsn ü Aşk mesnevisi, Leyla ve Mecnun’dan sonra tarzının en büyük şaheseri. İlahi aşk yolculuğunu hikâye ediyor, temsili bir eser. Bir iki sayfasını şöyle bir aralayalım: Sevgioğulları kabilesinde, fırtınalı bir günde, Hüsn (güzellik) adlı bir kızla, Aşk adlı bir erkek çocuk dünyaya gelir. Kabile uluları,…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Kasım 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

MİLLİ KÜLTÜRE YABANCILAŞMA

İster kendi tecrübeleri ile edinmiş bulunsun, ister sosyal temaslarla zenginleştirilmiş bulunsun, her milletin kendine has bir kültürü vardır. Bir insan grubu, diğer insan grupları ile hiçbir temasta bulunmasa bile, ilkel de olsa yine kendine mahsus bir dile, bir sayı sistemine, kaba da olsa bir tekniğe basit de olsa bir dünya görüşüne ve estetiğe ulaşabilmektedir. 15. asırdan beri, yeni kıtalar, topraklar ve diğer insanlarla temas halinde olmayan birçok ada keşfedildi. Buralarda yaşayan insan gruplarının hepsinin de kendi seviyelerine uygun bir kültüre sahip oldukları görüldü. İnsanı, hayvandan ayıran en önemli özellik, insanın…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Ekim 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

ZİLE’DE EDÂ EDİLEN HAC

Zile’de, bir kıyı mahallede, derme çatma küçücük kapısı bir çöplüğe bakan, bir fakir ev vardı. Bir yaşlı kadın, yarı kötürüm yarı hasta ama hep başkalarının derdinden dertli, başkalarının acısından acılı bir yaşlı kadın bu fakir evde otururdu, oğlu demirciydi. Kadının demirci olan oğlu evlenmemişti. Üç kuruş kazandıysa üç kuruş; beş kuruş kazandıysa beş kuruş ne geçerse eline, yarısını bir köşeye saklardı, öteki yarısıyla da anasının ve kendisinin eğer arttıysa da kalanıyla kendilerinden daha yoksul kişilerin karnını doyururdu. Yıl 1783 idi ve sıcak bir yaz Zile’yi kasıp kavuruyordu. Ekinler kurumuş; toprak…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Ekim 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

MİLLİYETÇİ GENÇLİĞİN KİTAPLIĞI

(I) Öteden beri, Türk milliyetçileri arasında tam bir görüş ve anlayış birliği olmayışından şikâyet edilir. Aynı gayeye yönelmiş insanların niçin bir noktada birleşmedikleri, neden basit meseleler yüzünden birbirlerine düştükleri sorulur. Bu tespit ve şikâyetler, umumiyetle isabetlidir. Ancak şimdiye kadar sebepleri üzerinde pek düşünülmediği için henüz hal çaresi bulunamamıştır. Milliyetçiler arasında mutlak fikir ve görüş birliği sağlanmamasının, şüphesiz çeşitli sebepleri vardır. Fakat bizce bu sebeplerin en önemlisi, milliyetçilerin şimdi bulundukları düşünce çizgisine değişik yollardan geçerek gelmiş olmalarıdır. Farklı noktalardan hareket edip, başka başka duraklara uğradıktan sonra bir meydanda buluşmalarıdır. Diğer bir…

Devamı