Nisan 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

POPÜLER KÜLTÜRÜRÜN KARA PROPAGANDASI

Yüzyılların birikimiyle üretilen kelimeler anlamlarını ataların mirası olarak saklayıp bir hazine gibi önümüze serperken onları modern zamanın ağzında dilden dile dolaşması popüler bir film yıldızı gibi önce parlatıp sonra perdenin arkasına itmektedir. Zamanın hızlı akışı içinde kelimeler bir o yana bir bu yana savrulup sele kapılmış giderken çarptığı her kıyıda anlamından biraz daha kopmakta, vardığı son durakta ise kendi toprağında değersizleşmeye başlar. Kültürü o toprağın çamuruna bulanmış, düşüp dizini yaralamış ve yine o toprağın yetiştirdiği yaprakla sarmış olan yerli halkın kendiliğinden ürettiği her şeyin toplamıdır. Doğup büyüdüğü mahallenin her bir…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Nisan 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

TARİH VE TARİHİN MANTIĞI

Yazı ile başlatılan <tarih ilmidir>, yoksa <tarih> insanla başlar. Çünkü tarih, insanın bilgi ve tecrübesini yer ve zamana bağlayarak biriktirmesi ile oluşur. İnsanın tabiata çizdiği her iz, bir tarih belgesidir. Hayvanlar, tarih yapamazlar. Tarih insan için vardır ve insanla başlamıştır. İnsan tarihsiz kalsa idi, hayvan ve sürü olmaktan öteye gidemezdi. Bugünkü medeniyetimizin ve kültürümüzün arkasında büyük bir tarih vardır. İnsanlar ve milletler kendi maceralarını unutmadıkları ve edindikleri tecrübeleri yeni nesillere aktarabildikleri için medenidirler. Bütün milletlerin büyük tarihleri ve dolaysıyla büyük, zengin medeniyet ve kültürleri vardır, insanlığa tarihini unutturmak, insanlığın mahvına…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Nisan 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

DÜŞÜNMEK İŞKENCESİ

Bütün sürat vasıtalarından beklediğimiz şey vakit kazanmaktır ve insan, tabiattan buhar ve elektrikle beraber sanki vakit de istihsal ediyor. Fakat bugün, buhar ve elektriğin keşfinden evvelki zamanlardan daha az vaktimiz var. Kazandığımız vakti istirahat için değil, eskisinden fazla çalışmak için sarfediyoruz. Buharın ve elektriğin nimetlerinden en az istifade eden Asya’da istirahat müddet ve imkânı daha çok olduğu halde, buharın ve elektriğin nimetlerinden en çok istifade eden Amerika’da istirahat müddeti ve imkânı daha azdır. Sürat çoğaldıkça düşünmeye bile vaktimiz kalmıyor. Elini çenesine, yahut şakağına dayamış, başı öne düşük ve kaşları çatık,…

Devamı
Nisan 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

KÜLTÜR VE MEDENİYET ÜZERİNE

Halisane niyetimiz bir asrı aşan süre içinde farklı farklı etkenler sebebiyle Türk aydının ‘’Kültür ve Medeniyet’’ konusunda fikir birliğine varamamasından, bu kavramların içinin doldurulamamasından hareketle Yılmaz Özakpınar’ın bir teori olarak karşımıza çıkan kültür ve medeniyet anlayışını okuyucunun dikkatine sunmaktır. Sunuş sebebimiz bir yandan da mücerret mefhumların müşahhasa erişebilmesinin şahısların değil, birlik olabilme kudretini haiz, inançlı ve ahlâklı yapıların görevi olduğuna inancımızdandır. Bir buhranın eşiğinde yahut tam göbeğinde olduğumuz fikri, meselenin takipçilerine hiç yabancı gelmeyecektir. Çünkü asıl problem; karşılaştığımız sıkıntıların def edilebilmesi için elzem olan, kökünü bir ‘’inanç ve ahlâk nizamı’’…

Devamı

Toplumların Mevcudiyet Vasıtaları: Dil ve Kültür

Kalemin mürekkebi yürektir; yüreğin yeşerdiği tarla ise kültürdedir, kültürün harman yeri de dildedir. Dili tanımlamaya kalkışırken hâkim tanımlama olarak yegâne iletişim vasıtasıdır vasfı üzerinden dili tanımlamaya kalkışmak dilin muhtevasını kavrayamamaktan ötürüdür. Dilin iletişim vasfını da sağlıklı kavrayabilmek için ise öz kültürel değerlere sahip olmak ve bu değerlere önem vermekten geçer. Ancak bu önem hasıl olduktan sonra dilin iletişim aracı olduğu nitelendirilmesi yapılabilir. Nitekim farklı varlık alanlarına intisap eden hayvanların da dil olmadan gayet tabii bir şekilde iletişimlerini gerçekleştirdikleri nazariyatı üzerinden tartışma yürütülebilir. Bundan dolayı dili tanımlamaya kalkışırken kültür mefhumu üzerinde ehemmiyetle…

Devamı
Nisan 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

BİRAZ ÖZELEŞTİRİ…

Çeşitli milliyetçi gençlik ve meslek kuruluşları ile eğitim vakıflarında, “Kur’an tilaveti” faaliyetlerinin, son günlerde artan bir şekilde yer almaya başladığını basından ve sosyal medyadan, samimi bir mümin ve Türk milliyetçisi olarak, biraz da üzüntüyle izliyorum. Diyeceksiniz ki “ne var bunda?” aslında çok şey var. Hiç kızmadan, tekfir etmeden ve ucuz etiketlerle suçlamadan aşağıdaki açıklamayı okuyun lütfen. Konuya etimolojik olarak, yani kelime köken bilimine göre bakarsak, Arapça iki ayrı kelime olan “tilavet” ve “kıraat” kelimelerinin, Türkçeye tek bir kelime ile “okuma” olarak tercüme edildiğini görürsünüz. Konuya yine etimolojik devam edersek, şunu öğreneceğiz; “tilavet”…

Devamı
Nisan 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

ZALİMİN TALİM ETTİĞİ YOLA MİNNET EYLEMEM

8 Kasım 1912 uğursuz bir gün olarak tarih sayfalarında yerini aldı. Balkan Savaşı’nda Selanik’i savunan Kel Hasan Tahsin Paşa, 25 bin kişilik ordusuyla tek kurşun atmadan teslim oluyordu. Birkaç kese altına Selanik’i düşmana terk ediyordu. Çok değil 105 yıl önce… Selanik bir Türk şehriydi. Osmanlı’nın İstanbul’dan sonra ikinci en büyük şehriydi ve o zamanlar Yunanın iki katı Türk yaşıyordu. Büyük kurtarıcı Mustafa Kemal Atatürk’ün memleketiydi Selanik. Sadece o “sarışın kurdun” mu? On binlerce Türk için Selanik vatandı… Doğdukları, büyüdükleri, atalarını gömdükleri, yavrularını dünyaya getirdikleri memleketti… Balkan Savaşları 2 yıl sürdü.…

Devamı

TÜRK’ÜN BAHARI: HÜRRİYET!

Fethi Gemuhluoğlu’na, Nail Kocabay’a, Bayram Kiriş’e ve hüznü tâ yüreklerinden hissedenlere… Merhaba. Önce selam, sonra kelâm… Sizi bir duyguya çağırmak istiyorum. Bu türküyü birlikte çığırmak istiyorum. Işıklarla ahenk olmak, bir büyük resmin tamamlayıcısı, baharın gülü, gülün hârı, bülbülün yâri olmak istiyorum. Bahar, demir dağın eritilmesidir. Bahar, iki dağ arasından kafilelerle çıkmaktır. Bahar, gülün doğuşu, bülbülün ötüşüdür. Kurtuluştur. Gelişinin kut’lanışıdır. Tanınmayan topraklara akındır. Bahar, Türk’ün sevdasıdır. Topraktan toprağa yurt tutmaktır. Sırtımızı baharın yeline verip, yağmurlarla geldik. Dört iklim gibi yüreğimizde yaşayan duygularla… Yağmurla… Toprakla… Rüzgarla… Aşkla… Yeşerip göğererek… Kaynadı kanımız, bu…

Devamı
Nisan 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

İSMAİL ÇİMEN

1870’li yıllarda, Türk yurdu Erivan’ın Vedi ilçesinde dünyaya gelen İsmail Çimen, 1910’lu yılların sonuna doğru Rus desteğiyle Erivan ve çevresine yerleştirilen Ermeni çetelerine karşı Türk milletini koruyan, Rus askerleriyle mücadele için halkı teşkilatlandıran bir kahraman olarak yıllarca savaştı. 1918-1920 yılları arasında Erivan ve civar kentlerde Azerbaycan Türklerine karşı Ermenilerin yaptıkları ağır saldırılara kurduğu küçük birliklerle karşılık vermiş, bu sayede adı kısa sürede duyulmuştu. 1930 yılında Bolşevik ve Taşnaklara karşı Erivan’ı 10 ay daha başlattığı isyanla savundu. Bu olaydan sonra iyice artan Ermeni baskısına ve zulümlerine dayanamayan Azerbaycan Türklerinden bir kısmı…

Devamı
Nisan 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

FİKİRLERİN EN BÜYÜK DÜŞMANLARI

Bir fikrin en büyük düşmanı kimdir? O fikre muarız cenahlar mı? Hayır. Fikirden yoksun, şahsi ikballerini Kızılelma yapmış, nemelazımcı zihniyet mi? Hayır! Şüphesiz bunlar da fikir düşmanıdır; ama o fikrin en büyük düşmanı değildirler. Bir fikrin en büyük düşmanı, o fikre en çok zararı verenlerdir. Peki bir fikre, bir ideaya en büyük zararı verenler kimlerdir? O fikrin mensuplarının ta kendisidir. Elbette bir fikrin mensuplarının topyekûn ait oldukları fikri cenaha zarar olduklarını söylemiyorum. Ancak, mensubu olduğu fikre zarar veren, hatta düşmanlık yapan ve bu yaptığının farkında olmayan niceleri var. Mensubu olduğu…

Devamı