Haziran 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

EĞİTİMİN SAHASI

Eğitim (pedagoji) sahası, fonksiyonları itibarı ile düşünülürse, «Hukuk» ile «Tıb» sahası arasına oturmuştur denebilir. Bir bakıma eğitim, «konusunu», hukuk ve tıbba kaptırmamaya çalışan bir «sosyal faaliyet» tir. Çağdaş eğitim, kendisine komşu bulunan hukuk ve tıp sahasından faydalanmakla birlikte, gaye, metod ve muhteva bakımından onlardan ayrılır. Her şeyden önce bilinmelidir ki, eğitim, tam ve kâmil mânâda vazifesini yapamadığı zaman, hukuk ve tıbbın işi çoğalır. Aksine, eğitim, çağdaş ve millî ihtiyaçlara cevap verecek nitelikte olursa hukuk ve tıbbın konusu da, işi de azalır. Hukuk’un fonksiyonu, «sosyal normların» bekçiliğini yapmaktır. Bu normların ihlali…

Devamı
Haziran 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

“MİLLETİN TALAT’I” MEHMET TALAT PAŞA’NIN HAYATI BÖLÜM 2

Talat Paşa Bab-ı Ali baskınında da etkili bir rol oynamıştır. Baskıdan sonra bölgeye gelmiş ve yaşanan gelişmeleri kontrol altına almıştır. Bab-ı Ali baskınından sonra Cemiyet her ne kadar Edirne’yi I. Balkan Harbinde geri almak istemişse de başarılı olamamıştır hatta bu uğurda yapılan hareketlerden biri de Şarköy çıkarmasıdır ve maalesef başarısız olmuştur. Lakin İTC Edirne’den vazgeçmemiş ve Edirne’yi tekrardan fethetmek için fırsat kollamaya başlamıştır. Nitekim böyle bir fırsatın çıkması uzun sürmemiş, Balkan Harplerinin ilkinde Osmanlıya karşı birleşen devletler bu sefer de Osmanlı’dan miras kalan toprakların bölümünde sıkıntı yaşamış ve kelimenin tam…

Devamı
Mayıs 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

“BİZİM TALAT” MEHMET TALAT PAŞA’NIN HAYATI

Talat Paşa Tevfik Çavdar’a göre 1876, Hasan Babacan’a göre ise 1874 yılında Edirne Kırcaali’nde dünyaya gelmiştir. 9 Aralık 1917 yılında dönemin Alman Büyükelçisi Bernstroff ondan şöyle bahsediyordu: ‘‘Talat Paşa bir Ortadoğuluda hiçbir şekilde görülmeyecek özelliklere sâhiptir. Her şeyden önce o dürüst ve çalışkan birisidir. Ayrıca o kendi çıkarını düşünmeyen bir vatanseverdir.” Bernstroff’tan evvel Almanya İstanbul Büyükelçiliğini yürüten ve daha sonra Alman Dışişleri Bakanlığı görevini de üstlenecek olan Kühlman ise Talat Paşa’yı şöyle betimler: ‘‘Talat, geniş omuzlu, iri yapılı, etkileyici gözleri olan ve sâkin görünüşlü bir adamdı. Ayrıca inanılmaz bir irâde…

Devamı
Mayıs 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

ŞEHİT ÖĞRETMENİN KIZI BABASINI ANLATTI…

Al bayrağa al kanını katanlardan Şehit Öğretmen Emir Topal’ın, kendisi de öğretmen olan kızı Meltem Üner ile aziz şehidimiz üzerine konuştuk. Kendilerinden şehidimizin âbide şahsiyetini tanımak maksadıyla gönlünden geçenleri ifâde etmesini istedik. Meltem Hanım gönlünden geçenleri ifâde ederken gönlümüzde fırtınalar kopardı. Muhterem babalarından bahsederken karşımızda hem bir şehit kızı hem de bir Nene Hatun vardı. Gönlümüze ve zihnimize dokunan bu asil şehit kızıyla siz değerli okuyucuyu baş başa bırakırken aziz şehitlerimizin ruhlarına bir Fâtiha göndermenizi istirham ediyoruz. Merhabalar, bize kendinizi kısaca tanıtabilir misiniz? Merhabalar, ismim Meltem Üner. Öğretmenim. 1978 Çorum…

Devamı
Mayıs 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

EĞİTİM VE ÜRETİM

Bir ülkenin kalkınmasında bunlardan hangisi daha önemlidir? Bu soruya, yanılmıyorsak, doğru düşünmeye alışmış her insanın vereceği cevap aynıdır: <<ikisi de gereklidir.>> Böyle olmakla beraber, pratikte durum başkadır. En iyi niyetli hükümetlerin ve devlet idarecilerinin icraatını incelediğinizde görürsünüz ki kalkınmadan söz edildiği zaman, akıllarına her şeyden önce <<ekonomi>> gelmekte; <<eğitim>>, hakkında güzel şeyler söylemelerine rağmen ikinci derecede kalmaktadır. İki yüz yıldan beri, önemine binaen, ekonomi ve üretim konusunda o kadar çok söz söylendi ve kitap yazıldı ki en güçlü idealistler bile kendilerini bu propagandalardan kurtaramadılar. Belki de, insanlar, <<üretim>> ve <<eğitim>>kavramları…

Devamı
Mayıs 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

MİLLİ ŞUUR VE GENÇLİK TERBİYESİ

Türk halkını bir arada ve ayakta tutan kıymet sistemleri ve ölçüleri, yerlerine yenileri gelmemek üzere, bir bir çöküyor. Bu muazzam yıkıntının farkına varamayacak kadar sahte kıymetler içinde boğulmuş olanlar bir tarafa, bazıları aydınlar, üniversitelerdeki halk çocukları ve iki ayrı Türkiye’yi kendi hayatları içinde yaşamış olan insanlarımız zaman zaman feryatlar koparıyor, nereden gelip nereye gittiğimizi sorarak etrafı uyandırmaya çalışıyorlar. Sıhhatli bir cemiyette bu türlü şikayetlerin yüzde biri dahi bütün memleket halkını uykularından edecek kadar büyük endişelere yol açacak, hal çaresi için herkesi ve bilhassa mesûliyet sahiplerini seferber edecek şeylerdir; kaldı ki…

Devamı
Mayıs 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

TÜRKİYE’DE İLMİ MİLLÎLEŞTİRME MESELESİ

MEMLEKETİMİZDE müşahede ve tecrübeye dayanan müsbet bilgi zihniyeti yeter derecede yerleşemediği için, doğruluk hissesi üzerinde düşünmeğe pek lüzum görülmeyen birtakım inanışlar vardır ki, bunlardan biri de bizzat ilim anlayışımızdır. Bizde hâkim telâkkiye göre, gerek matematik ve tabiat ilimlerinde, gerek bugün bazan “Beşerî ilimler” diye anılan tarih, dil, edebiyat, sanat, hukuk, iktisat vb. kültür ilimleri sahasında, vazifesi “gerçek”i araştırmaktan ibaret olan ilim milletler-arası bir kıymet ifade eder. Bu sebeple, neticelerinden her topluluğun faydalanmakta serbest bulunduğu ilim veya ilimler için belli bir vatan tâyin etmek lüzumsuz ve esasen imkânsızdır. Bu düşünce Türkiye’de…

Devamı
Mayıs 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

BU YAZI NEDEN YAZILDI?

Zaman zaman söz sahibi kişilerin Türk milleti hakkında bizim millet ahlâksız, geri, bir iş yapamaz, adam olmaz gibi iddialarda bulunduklarını görürüm. Korona virüs konusunda konuşanlardan biri “Şimdi eve gelene niye kolonya tutulduğunu anladım.” dedi. O zaman aşağılamalar karşısında söylediğim “Siz bugünkü halimize bakarak konuşuyorsunuz. Oysa biz, bir zamanlar her alanda dünyanın tartışmasız bir numarasıydık. İlim, teknik, medeniyet, ahlak bizde idi. Modayı bile biz oluşturuyorduk. İbni Sinâlar, Akşemseddinler bizim içimizden çıkmıştı, bize yol göstermişlerdi. Unuttuklarımızı hatırladığımız gün biz yine aynı millet oluruz. En ileri, en temiz ve en ahlâklı gibi …”…

Devamı
Mayıs 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

TÜRKÇÜLÜK ÜZERİNE

Bu yıl da Türkçülüğün en kutlu günü olan 3 Mayıs’ı geride bıraktık. Bu anlamlı günün siyasetçiler başta olmak üzere geniş çevrelerde yankı bulması elbette sevindirici. Fakat bazı yerlerde Atsız’ın anılmadığına ve pek çok yerde Türkeş’in sayılmadığına şahit olmak da bir o kadar üzücü. Kimisi art niyet taşımaksızın yapsa da, birçokları bilinçli olarak bu şekilde anıyor 3 Mayıs’ı. Şunu söylemek gerekir ki, Irkçılık – Turancılık Davası’nın ceremesini çekenler ve Türkeş’in deyimiyle; 3 Mayıs 1944’teki Ankara Nümayişi’nde : ‘’…heyecanla sokağa fırlayıp kıyasıya dövülen…’’ bütün milliyetçiler, bu günün kahramanlarıdır. Öte yandan elbette tarihi…

Devamı
Mayıs 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

SIKI DİSİPLİNDEN HÜR DİSİPLİNE

Pedagojiye sorarsanız, disiplin yapan iki usul vardır: Biri otorite yoludur ki, çocuk üzerine dışarıdan tesir eder; öteki hürriyet yoludur ki, çocuğu her türlü intibaklara kendi içinden hazırlar. Otoriteye dayanarak çocuğun üstüne dışarıdan tesir eden disiplin, hiçbir mukavemet ve istisnâ tanımayarak münâkaşa edilmez bir kaide halinde, kendini zorla kabul ettirir; halbuki, hürriyet usulünü tercih eden disiplin, çocuktan körü körüne itâat değil anlayış ister. Spencer’in sözü meşhurdur: ‘‘Ahlâk terbiyesinin hedefi, başkaları tarafından değil, kendi kendisi tarafından idâre edilmeye muktedir insan yetiştirmektir.’’ Böyle düşünenlere göre çocuğa en uygun gelen disiplin, ona kendi kendisini…

Devamı