Aralık 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

İSLAMİYET VE MİLLETLER

İslamiyet, üniversal(âlemşümul) bir davettir. Irkları ve milletleri hem kabul ve tasdik eder, hem de “İslam kardeşliği ruhu” içinde işbirliği yapmaya çağırır. İslam kardeşliği, milleti yok etmeye çalışan komünist ve masonik beynelmilelciliğe (internationalisme’e) asla benzemez ve benzetilemez. İslamiyet, komünistlik ve masonluk gibi milliyetleri ve ırkları inkâr ederek kozmopolit bir dünya kurmak davası peşinde değildir. Yüce ve mukaddes kitabımıza göre, insanlar, Âdemoğulları olarak aynı kökten gelmiş olmakla beraber, çeşitli milli ve ırkî şubeler ve dallara bölünmüşlerdir. Bu durum, ilahî bir irade olup inkâr ve ihmal edilmesi mümkün olmayan biyolojik, psikolojik, ekonomik, sosyolojik…

Devamı
Aralık 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

Yılbaşı Düşünceleri

                               Bize bir nazar oldu Cumamız Pazar oldu                                                                                                               Ne olduysa hep bize azar, azar oldu                                                                                                               Yaklaştıkça her sene öz yurdumda yılbaşı                                                                                                               Yapılır milletime Frenkçe sahte aşı                                                                                                               Buna ağlar ağacı hem toprağı, taşı                                                                                                               Batı, batı diyerek eyvah hep batıyoruz…                                                                                                                                                              A.Nihat ASYA   ‘’Dünkü fıkrama hışımla bakan bir dostum “Olmadı yine, dedi, olmadı! Yılbaşına dair hiçbir şey yazmamışsın.  Oysa mutlaka yazmalısın, zaten adın gericiye çıkmış, hiç değilse, yılda bir kerecik ilerici ol.” Düşündüm: Yılbaşına dair yazı yazmakla ilericilik arasında elbette bir münasebet yoktur. Fakat yılbaşı ile…

Devamı
Aralık 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

NESİLLERİN YALNIZLARI-III SİZ YAHUT ASIM’IN NESLİ

  Asım’ın yeni nesli diyorsam, buna mecbur olduğunuz içindir. Siz, bir kavgaya doğduğunuz ve daha göçüp gitmeden, bu kavganın kıyameti kopacak gibidir. Öyleyse, gelecek nesiller, bir savaş sonrasının zafer türkülerini söyleyenler olmalıdır. Tarih sizi, kopuk bir geçmişten, gelecek büyük zamanlara uzanmış bir köprü diye görmeli, siz bir kere var olduğunuz için, bütün istikballer korkusuz olmalıdır. Öncekilerden kalan, temsil ettikleri yalnızlıktaki mefkûreciliktir. Siz, düşüncede hepsini aşacak ve bu temel taşların büyük mimarisini kuracaksınız. Ve onların heybetli yalnızlıklarındaki mukaddes mefkûrecilik imanını neslin ruhu yapacak ve yaşayacaksınız. İnsanımızı ortaya koyacaksınız: Tanrı emaneti altında…

Devamı
Aralık 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

DEMİRCİNİN İNSANLARI

Beyazıd-ı Bestâmi’yi bilirsiniz; Tanrı’ya nazı geçen, Tanrı katında ulu, Horasan erlerinden bir yüce kişidir. Yaşadığı yüzyılı, gerçek kişiliği ve zengin iç dünyasıyla süslemiş; geniş ve engin bir sevgi denizini durmadan coşturmuştur. Bir de “Kutuplar Kutubu” vardır Beyazıd-ı Bestâmi’nin yaşadığı yüzyılda. Bu Kutuplar Kutubu, Beyazıd-ı Bestâmi’nin oturduğu kentte, Reyhanlı’nın Alaybey köyünde oturmaktadır. Yeryüzü mertebelerinden en yükseğinden daha yüksek, yeryüzünde erişilmesi imkansız bir manevi mertebedir bu Kutuplar Kutubu mertebesi. Bir gün, beklenilmeyen bir an ve saat gelir; Reyhanlı kentindeki Kutuplar Kutubu olan kişi ölür… Artık, yeryüzündeki görevi bitmişti. Bütün yeryüzü ve gökyüzü…

Devamı
Aralık 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

Türkiye’de Dincilik ve Laikçilik

Veya Maraşlı İmam neyle iştigal ederdi? “Dincilik” kelimesini, dindarlıktan ayrı, hattâ zaman zaman dine zıt bir istismar ve skolastisizm anlamında kullanıyorum. “Laikçilik” de benzer şekilde, laiklikten ayrı ve zaman zaman laikliği ihlal eden bir başka skolastisizm… Dindarlığı ve dini, dincilikten; bilim metodunu ve laikliği laikçilikten tenzih ederim. Tıpkı Atatürk’ü Atatürkçülük’ten tenzih ettiğim gibi. * * * Önce dincilikle laikçilik arasındaki kavganın sürüp gittiği oyun alanına bir bakalım. Su üstündeki mücadelede karşılıklı cehalet hemen ön plana çıkıyor. Bunun en güzel örneği, bir millî kahramanımızla, Maraşlı sütçü İmam’la ilgili. Maraşlı sütçü İmam.…

Devamı
Aralık 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

YARININ ÖNEMLİ PROBLEMİ: SU

Önümüzdeki yıllarda dünyada, özellikle de Türkiye ve çevresinde ortaya çıkma ihtimali yüksek olan bir problem gözükmektedir ki, o da su problemidir. Tarih, coğrafya ve jeoloji bilim dallarından da yararlanarak bu husustaki gelişmeleri takip etmek ve yarına hazırlıklı olabilmek için, Türk Devleti pozisyon almada geç kalmamalıdır. Düşünmek, plan yapmak, uygulamak ve başarıya ulaşmak için gerekli ruhi, fiziki, fikri ortam hazırlanmalıdır. Hayal etmeden, yarını düşünmeden, tahliller yapmadan nasıl başarılı sonuca ulaşılır ki? İç ve dış politikanın arasındaki en büyük farklılık, muhatap olunanlardır. Bir tarafta her ne kadar farklı görüşler ortaya çıksa da…

Devamı
Aralık 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

Kıbrıs’ta Türk Katliamı: ‘Kanlı Noel’ (20-25 Aralık 1963)

Tarih boyunca Anadolu ve Akdeniz üzerindeki egemenliğin, vazgeçilmez bir tamamlayıcısı olan Kıbrıs Adası, stratejik konumu ile bölgedeki hâkimiyet mücadelelerine en yoğun şekilde tanık olunan toprak parçalarından biri olmuştur. Aralarında Roma, Pers, Hitit, Mısır, Ceneviz gibi köklü medeniyetlerin de bulunduğu birçok siyasi yapı, Kıbrıs üzerinde koloni sahibi olarak, adanın idaresinde bulunmuştur. 1571 yılında ise II.Selim komutasındaki Osmanlı-Türk Ordusu adayı fethederek, kesintisiz 308 yıl sürecek Türk egemenliğini başlatmışlardır. Ancak 1878’de Osmanlı-Rus Savaşı’nın ardından imzalanan, Ayastefanos Anlaşması’nın İngiliz çıkarları doğrultusunda revize edilmiş hali diyebileceğimiz Berlin Anlaşması ile, Osmanlı-Türk toprakları üzerindeki Rus tehdidi ve…

Devamı
Aralık 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

SEVMEYİ ÖĞRENMEK

İnsanoğlunun binlerce yıldan beri cevabını aradığı, en doğru karşılığını hâlâ bulamadığı bir soru: Büyük bir davaya bağlanan, mukaddes bir inancı paylaşan ve mübarek bir mefkûreye gönül verenler, başarılı olabilmek için en fazla neye muhtaçtırlar? Maddi imkâna mı, bilgiye mi, çalışmaya mı, disipline mi? Bana göre başarılı olabilmemiz için saydıklarının hepsi gereklidir, ama hiç biri yeterli değildir. Gerekli bütün şartların ötesinde ve üstünde, başarının temel şartı birbirimizi sevmektir. Her şeyden önce sevmeyi öğrenmek mecburiyetindeyiz. Davamızı, inancımızı ve mefkûremizi sevmek elbette önemlidir, ama güç değildir. Çünkü davaların, inançların ve mefkûrelerin dilleri yoktur,…

Devamı
Aralık 2015 Söyleşiler Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

DR. ABDÜLKADİR SEZGİN İLE SÖYLEŞİ

YENİ UFUK DERGİSİ: Hocam öncelikle röportaj isteğimizi kırmadığınız için Yeni Ufuk ailesi olarak teşekkür ederiz. Röportaja geçmeden önce kendinizden ve çalışmalarınızdan bahseder misiniz? ABDÜLKADİR SEZGİN: 1948 yılında doğdum, Yozgatlıyım. İmam Hatip okulu ve Yüksek İslam Enstitüsü mezunuyum. Talebeliğim sırasında aşıklıkla ve tiyatroyla uğraştım. Saz çaldım, sahneye çıktım, türkü söyledim. Yayınlanmış bir de çok kötü baskılı bir kitabım var aşıklıkla ilgili. Sonra tiyatroyla meşgul oldum Necip Fazıl’ın Sultan Abdülhamit adlı oyununda başrol oynadım. 200 kadar temsil verdik Türkiye genelinde-baya önemli birşey-. Daha sonra o zamanların Üniversite öğrenci kuruluşları olan 3 federasyon…

Devamı
Aralık 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

DÜŞÜNCE-ZAMAN-HAYAT DİSİPLİNİ

DÜŞÜNCE DİSİPLİNİ Disiplinden söz edildiğinde hemen aklımıza gelen “Baskı-Tahakküm” mü oluyor? Hâlbuki biz ondan bahsetmiyoruz. Disiplinden kastımız ve anladığımız intizam veya düzenliliktir. İnsan için “olmazsa olmaz” olan düşünce veya fikir; insanın neye, nasıl ve niçin inandığını, nasıl ve niçin yaşadığını, neyi, niçin tercih ettiğini ifade eder. Başka bir ifadeyle düşünce/fikir insanın tercihlerinin ifade ettiği manadır. İnsan, hayatı anlamlı kılarak yaşayabildiği zaman derin bir huzur ve mutluluk hissi duyabilir, yaşadığının farkına varabilir. Yaşadığımızın farkına varabilmek, hayatımızdaki tercihlerin umumî olarak “doğru, güzel ve iyi” olmasıyla mümkün. Tercihlerimizin “doğru, güzel ve iyi” olarak…

Devamı