Haziran 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

İSLAMİYET VE TÜRKLER

Türkler en eski devirlerden beri “muvahhit” olan, yani “tek Tanrı’”ya inanan bir milletti. Türk milletine, zaman zaman İran ve Hindistan’dan bulaşan Şamanist ve Budist gibi inançlara, hatta Yahudi ve Hristiyan itikatlarına rağmen o, daima kültürünün özünde “muvahhit” olma esprisini korumasını bilmiştir. Türkler, asırlarca hep İslamiyet’i aramış gibidirler. Daha önce denediği hiçbir “din”, Türk’ün vicdanını tatmin etmemişti. Türkler herhangi bir baskı altında kalmaksızın temiz ve hür vicdanları ile İslamiyet’i seçtiler, sekizinci yüzyıldan sonra, dalga dalga bu dine katıldılar. Tarihte hiçbir millet bu kadar iştiyakla, bu kadar büyük dalgalar halinde yeni bir…

Devamı
Haziran 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

BİR KISRAK UĞRUNA

Milletlerin, daha kent kurmadığı, göçebe çadırlarda yaşadığı günlerdeydi. Bir atın, bin kişiden daha değerli olduğu günlerde… Balasagun yakınlarında, Hucend Boğazı’nın sağ yanında Türkmenler’in Kalaç Boyu’ndan bir aşiret yerleşmişti. Boy Beyi’nin adı Kara Buğra idi. Hucend Boğazı’nın sol yanındaki düzlükte, Kara Buğra’nın aşiret çadırlarından beş Türk oku atımı ötesinde yine Kalaç Boyu’ndan Karakeçili aşireti mekan tutmuştu. Aşiret Beyi’nin adı Yağız Budak’tı. Kara Buğra Beğ, ak saçlı, ak sakallı bir tecrübeli, gün görmüş, zengin ve cömert bir yahşi kişi idi. Ve bir kısrağı vardı bunca yılkısı, koyun ve sığır sürüsü içinde, bunca…

Devamı
Haziran 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

Millet ve Milliyetçilik – 1

Komünistler, taraftar yetiştirirken propaganda cephaneliklerine mutlaka bir adet Galile bulundururlar. Galile, dünyanın güneş etrafında döndüğünü söylediği için Engizisyon’ca yargılanmış, tövbe ettiği halde ev hapsine mahkûm edilmiştir. On yedinci asırda geçen bu olay, bilimsel sosyalistler için kilise bağnazlığının cisimlenmiş misalidir. Bunu anlatan tiyatro oyunları vardır. Yirminci asırda bir başka kilise, Stalin’in liderliğindeki Sovyetler Birliği Komünist Partisi ve onun adaleti, Vavilov isimli bir bilim adamını, ev hapsine değil, basbayağı hapse mahkûm etti. Vavilov Stalin dönemi SSCB’sinin konforuyla pek ünlenmeyen hapis şartlarına dayanamadı, öldü. Komünistler Vavilov’dan bahsetmez. Bunu anlatan tiyatro oyunları yoktur. Eyyyyy…

Devamı
Haziran 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

Genç Bir Ülkücü İle Sohbetler (5)

Taşer’in Ülkücülüğü Rahmetli Dündar Taşer ağabeyimiz, yalnız şuurlu bir milliyetçi değil, aynı zamanda çağımız Türkiye’sinin en seçkin ülkücülerinden biri idi. Kaybından duyduğumuz acıyı asla unutamadığımız ve arkasında bıraktığı boşluğa gittikçe büyüyen bir hüzünle baktığımız Taşer, hiş şüphe yok ki, yaşamanın manasını tanıdığı günden itibaren milliyetçiliğin en yüksek bir fikir ve memleketimiz için biricik kurtuluş yolu olduğuna inanmıştı. Ama mesleğinin özelliklerinden ötürü, Türk Milliyetçilerinin fikir ve siyaset sahasındaki çalışmalarına ancak 1960 yıllarından sonra katıldı. Böyle olmasına rağmen, çok kısa bir süre içinde en ön saflara geçmesinin, nice şöhretleri geride bırakarak o…

Devamı
Haziran 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

AKSİYONER TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ

Aksiyon kelime anlamı olarak hareket demektir. Bu kelime muhteva bakımından edilgen değil etken bir anlamı ihtiva eder. Genişletecek olursak aksiyoner olmak demek, edilgen değil etken, statik değil dinamik, paralel olarak da tepkisel değil kendisinden kaynaklanan özgün bir çıkışı ifade eder. Aksiyoner olan bir fikir de reformist, inkılapçı, ileriye dönük, idealist bir karakter taşımak zorundadır. Aksiyoner kişiler ise daima araştırmacı, proje üreten ve bunları uygulamaya dönük faaliyet gösteren bir durum arz etmedikleri takdirde ortada bir aksiyon olduğundan bahsedilemeyecektir. Ülkemizde uzun yıllardır gerek Türk milliyetçileri arasında öz eleştiri adı altında, gerekse diğer…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Biyografi Haziran 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN YILMAZ SAVUNUCUSU DÜNDAR TAŞER

HAYATI Büyük Türk milliyetçisi, dava adamı ve gönül eri Dündar TAŞER 1925 yılında Gaziantep’te doğdu. Köklü ve gelenekli bir aileye mensuptur. Aile ve aile çevresinde köklü ve derin bir Türk terbiyesi almış. Çocukluk ve okul yıllarını burada geçirmiştir. Ailesinin desteği ve kendi isteği ile kara harb okuluna girmiş, bu okulun tank sınıfından teğmen olarak mezun olup ordu saflarına katılmıştır. Bilahare kurmay subay imtihanını başarı ile vererek kurmay olmuştur. Ordu saflarında başarı ile hizmet vererek kurmay tank binbaşılığına kadar yükselmiştir. Türk-İslam Ülküsü’nün örnek bîr şahsiyeti, yılmaz bir savaşçısıydı. Milletinin derin ve…

Devamı
Haziran 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

Aşkın ve Mananın Gücü

Acaba aşk ve maneviyat ihtiyacı, maddi kalkınmalarını tamamlamış toplumlara mı mahsustur? Daha kalkınmamış, sefalet içinde kıvranan ülkelerin de aşka ve maneviyata ihtiyacı var mı? Bazılarının dediği gibi “Maneviyat karın doyurur mu?” Tarihin genel manasını sezemeyecek kadar sığ ve basit düşünenler, bu sorulara menfi cevap verebilirler. Zaten çağımızın ve çağımızda gelişmiş ülkeler kadar az gelişmiş ülkelerin de dramı bu sığ ve basit düşüncenin, kolaylığından doğan cazibesidir. Fikir çilesine alışkın olanlar bu soruların hepsine içten bir haykırışla “Evet” cevabını verirler. Evet, aşk ve maneviyat, iktisaden geri kalmış ülkelerin de ihtiyacı, hatta en…

Devamı
Haziran 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ ÜZERİNE NOTLAR -3-

Türk Milliyetçiliği’ni kavramsal olarak ele alırken, sadece Türk için yapılan milliyetçiliği değil, Türk’ün “nasıl” milliyetçilik yaptığını da tarif etmeye çalışmaktayız. Türk Milliyetçiliği fikrinin, dünyadaki diğer milliyetçilik akımlarından ilham alınarak veya onlarla kıyaslanarak tanımlanmayacağını ve açıklanmayacağını ilk yazımızda belirtmiştik. Aynı şekilde dünyada -özellikle batıda- milliyetçilik kavramı üzerine yapılan çalışmalar, tarifler, tanımlar, açıklamalar ve üretilen fikirlerle de Türk Milliyetçiliği’ni bir fikir olarak ve kavramsal olarak inşa etmeyiz. Türk Milliyetçiliği’nin kendine özgü paradigmaları, kavram tarifleri, tefekkür metotları, kabulleri, uygulama ve doktrinleri, kendine özgü bir gayesi, bunların yanında kendine özgü bir epistemolojisi ve ontolojisi…

Devamı
Haziran 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ ÜZERİNE NOTLAR -3-

Türk Milliyetçiliği’ni kavramsal olarak ele alırken, sadece Türk için yapılan milliyetçiliği değil, Türk’ün “nasıl” milliyetçilik yaptığını da tarif etmeye çalışmaktayız. Türk Milliyetçiliği fikrinin, dünyadaki diğer milliyetçilik akımlarından ilham alınarak veya onlarla kıyaslanarak tanımlanmayacağını ve açıklanmayacağını ilk yazımızda belirtmiştik. Aynı şekilde dünyada -özellikle batıda- milliyetçilik kavramı üzerine yapılan çalışmalar, tarifler, tanımlar, açıklamalar ve üretilen fikirlerle de Türk Milliyetçiliği’ni bir fikir olarak ve kavramsal olarak inşa etmeyiz. Türk Milliyetçiliği’nin kendine özgü paradigmaları, kavram tarifleri, tefekkür metotları, kabulleri, uygulama ve doktrinleri, kendine özgü bir gayesi, bunların yanında kendine özgü bir epistemolojisi ve ontolojisi…

Devamı
Haziran 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

ABD’nin Bir Ulusal Çıkar Aracı Olarak Geçmişten Günümüze Liberal Enternasyonalizm -3-

Yüzyılda Liberal Enternasyonalizmin İlk Yol Ayrımına Doğru Liberal enternasyonalizm 2010’lu yıllar itibariyle bir kriz içerisine girmiş görünmektedir. Afganistan ve Irak’ın işgal yoluyla liberalleştirilmeleri amacıyla gerçekleştirilen operasyonlarının doğurmuş olduğu neticelerden dolayı, ABD’nin liberal enternasyonalist politikalarını gözden geçirmesi ve böylece yeni dönemde ortaya çıkan küresel gerçekliklere yaslanan yeni bir yol haritasıyla dış politika vizyonunu belirlemesi muhtemel gözükmektedir. Soğuk Savaş’ın bitiminden 2010’lu yıllara kadar geçen yaklaşık yirmi yıllık süre içerisinde ABD liderliğinde küresel anlamda bir yayılma alanı bulan liberal fikirler hem normatif hem de stratejik anlamda, günümüz dünyasında birtakım tehditlerle karşı karşı kalmaktadır.…

Devamı