Kasım 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

TURAN YAZGAN’IN ARDINDAN

DİN-MİLLET-SİYASET                 Hükümetin televizyon kanalında Kadir Gecesi programını izliyorum. Mevlid’den önce düzenlenmiş programda verilen bilgiler ve telkin edilen ruh, tek kelime ile fevkalade. Hem bilgi veriliyor, hem derinleşen duygularla yukarıya tırmanabiliyoruz. Fakat bu, uzun sürmüyor, birden reklamlara geçiliyor. 10 dakika reklam. Çeşit çeşit tanıtımlar ve fakat tanıtımı aşan kandırmaca ve yutturmacalar. Yani liberal-kapitalizmin üniversal-küresel aynası. Dünya ve dünyaperestlikler. Biraz önce yükseldiğimiz ruhi seviyenin neresinde kaldığımızı unutuyoruz. Reklamlar bitiyor, tekrar kutsalımıza dönüyoruz, fakat biraz sonra yine reklamlar. Düşünüyorum, reklamlar ve içerikleri dinî program için bir vasıta mı? Olamaz. Çünkü onu aksine…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Kasım 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

SAVAŞ VE MİLLETLER

Biz, Türk milliyetçileri olarak, barışı seviyoruz, istiyoruz ve bütün gönlümüzle özlüyoruz. Ancak, esefle belirtelim ki, tarih ve içinde yaşadığımız zaman, bize gösteriyor ki, savaş, inkar edilmesi mümkün olmayan ve ona hazır olmayanları kahredecek bir tarzda daima mevcut olmuştur. Savaş aleyhine nutuklar çeken, kitaplar, romanlar yazan, filmler hazırlayan, en kudretli silahlara ve ordulara sahip olmak için yine milyarlar harcandığını müşahede ediyoruz. Dikkat ediniz <<yumuşama>> dan, <<barış>> tan, <<silahların sınırlandırılmasından>> en çok söz eden ülkeler, dünyayı bir anda berhava edecek korkunç silahlara sahip bulunuyorlar. Üstelik bu silahlanma yarışını sürdürmeye devam ederek daha…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Kasım 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

NESİLLERİN YALNIZLARI II

Yalnızlar, zulmeti aydınlatmak için, bir mefkûrenin alevi ile tutuşmuş çırağlardır ve yalnızlık bu ışığın fanusudur. Bu fanusta zaman ve mekân şahsileşir ve yalnızlar ışıklarını parlatarak saçarlar. Yalnızlık onları her türlü düşman fırtınadan korur ve nesillerine karşı granitten, taştan bir kale gibi onları çevreler. Ve yalnızlar, bu fildişi kulede zamanlarının üstüne çıkarlar. Artık bağımsızdırlar ve korkusuzca gelecek nesillere yönelirler. Hayallerinde, omuz omuza yaslanmış dağlar gibi nesiller tarihi aşarak büyük mefkûrelere koşarlar. Onlar, zamanın sunuşlarını yalnızlıklarında süzerler; fildişi kule bal veren petekleri olur. Balın özü, zamana diz çöken nesillerin mağlubiyetlerinden kurtarabildikleridir. Mefkûrelerinin…

Devamı
Kasım 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

ERGENEKON’UN ATEŞİ

‘‘ Ses vermez Oğuz İlleri, Niye susmuş bülbülleri? Ko, tutuşsun gönülleri Ergenekon odu ile.   ’’   Fikirler, ehemmiyet verdikleri değerler ve bu değerler üzerinde tefekkür eden mütefekkirleri sayesinde yükselir ve sistem haline gelirler. Nasıl ‘‘insanı değerli kılan şey midesi değil, kafası, yedikleri değil düşündükleri ve yaptıkları’’[1] ise bir fikir de ancak onun etrafında birbirine lehimli zincir halkaları misali birleşmiş mütefekkirleri sayesinde çağı tutar ve çağ nispetince kuvvetlenirler. Zincire lehimlenmiş her bir halka o fikri ‘‘şahsiyetleri hatta milletleri aşarak, tarihi bir ışık gibi kat edip ebediyete uzanan bir ideal’’[2] haline getirir.…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Kasım 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

YIĞININ DİBİNDEKİ KADIN

Azerbaycan’da bir kent, Nahcevan; Nahcevan’da bir şeyh, Tuğrul oğlu Numan vardı. Yıl, 1875, mevsim bahardı. Nahcevan’da bahar, her yerdekinden daha yeşil demekti; ot demekti diz boyu, yeşil yaprak, allı morlu çiçek; bahar, Nahcevan’da bir ölümsüz kelebek demekti. Şeyh Tuğrul Oğlu Numan yaşlıydı; bir yüzyılı çoktan geride bırakmıştı. Geride bıraktığı yüzyılda hep başkası için, Nahcevan için, Azerbaycan için, Azerbaycan’ın da çok, pek çok uzaklarından gelen insanlar için yaşamıştı. Güzel, menevişli gözlerinde duman duman bir sevgi tüterdi; acımak, hep yardım etmek, hep benliğinin dışında yaşamak ve bütünüyle –bütün günah ve sevaplarıyla olduğu…

Devamı
Kasım 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

ÜLKÜCÜ HAREKET’İN BUGÜNÜNE ve GELECEĞİNE DAİR NOTLAR

Giriş Davalar, fikirler veya ideolojiler genel itibariyle önce fertlerin daha sonra ise toplumun ve nihayetinde devletlerin geleceği, refahı ve huzuru için kafa yorarlar ve ortaya önerilerini sunarlar. Bu saydığımız fikirler içerisinde şüphesiz Türk milliyetçiliğinin ve özelde Ülkücülüğün de gayesi bu yöndedir. Bu yazımızda ülkemizin köklü mazisinde yerini almış ve milyonlarca nefere ulaşmış, siyasi arenada kendisine yer bulmuş olan Ülkücü Hareket’in bugün içinde bulunduğu hali, bugün ve gelecek için ülkemizin meselelerine karşı bakışını ve çözüm önerilerini ve daha özele inerek hareketin, davanın gelecek kuşaklara aktarılması için neler yapılması gerektiğini dilimiz döndüğünce…

Devamı
Kasım 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

“12 EYLÜLÜN SON MAĞDURU”

Türkiye Cumhuriyeti’nde demokrasiyi, 1960 İhtilali / darbesi ile kesintiye uğratan, ihtilalin bir numaralı lideri Orgeneral Kenan EVREN; “Her gün onlarca insan öldürülürken niçin bu kadar beklediniz?” sorusuna, “İhtilalin olgunlaşmasını bekledik.” diye cevap vermişti. ABD Merkezî Haberalma Ajansı CIA’nın Türkiye Masası İstasyon Şefi Paul HENZE, ihtilal haberini aldığında; “Bizim çocuklar işi bitirdi!” diye sevinmişti. Malûmunuzdur, 12 Eylül 1980 tarihinden sonra Türkiye’yi Rusya ve Çin’e peyk yapmak isteyenlerin devleti ele geçirme çalışmalarına hükümetler / devlet seyirci kalmıştı. Karşı koyan Türk Milliyetçileri onlarla bir tutuldu. Suyu getirenin de testiyi kıranın da anasından emdiği…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Kasım 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

ATATÜRK’E HAŞİYE

Akli melekeleri yerinde, ruh sağlığı düzgün olan hiçbir insanın kendi kendini veya soyunu sopunu ve yakınlarını aşağılayarak teşhir ettiğini tasavvur mümkün değildir. Teşhircilik bir ruh hastalığıdır. Olmadık yerlerini gösteren veya bir takım hezeyanlarla kendilerine veya yakınlarına ait kusurları, küçüklükleri, bir kısmı gerçek, bir kısmı hayali rezaletleri anlatanlar, ancak psikiyatri kitaplarını da tipik vaka olarak zikredilen hastalarla, hasta diye de telkin edilebilecek aşırı derecede ahlak düşkünü dejenereler olabilir. Bu, ferd ve aileyi çerçevede böyle olduğu gibi, milli ve içtimai bakımdan da böyledir; içinde yetiştiği, yaşadığı, her türlü nimet ve değerlerini paylaştığı…

Devamı

YİĞİT TÜRKLER, YİTİK TÜRKÇE (1)

Dil meselesi, ülkemizin her devirde en çok kafa yorduğu, üzerinde tartıştığı meselelerden biridir. Yaşayan, nefes alan yapısıyla dil, kendisine yapılan müdahalelere anlık reaksiyon göstererek, sıhhatini kaybeden narin bir yapıya sahiptir. Ancak, Cumhuriyet devrinde başlamak üzere dil üzerinde günümüze kadar doğru veya yanlış, sonucu menfi veya müspet,  ölçülü ve ölçüsüz birçok değişiklik yapılmış, yapılmaya çalışılmıştır. Zihinleri ve nesilleri akıl almaz bir karmaşaya sevk eden dil müdahaleleri, belki de bugün içerisinde bulunduğumuz ‘Türkçe’ probleminin başlıca sebeplerinden biridir. Yahyâ Kemâl’in ‘bizim ağzımızda, annemizin sütüdür’ teşbihiyle nitelendirdiği Türkçe, tarih boyunca çeşitli maceralardan geçmiş, iniş…

Devamı
Kasım 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi

         Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş,…

Devamı