Şubat 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

Gözyaşımda Karabağ

Dur! İstersen bir daha düşün, bilmemek belki seni daha mutlu kılar. Bir zamanlar çok daha mutluydum, bilmiyordum. Öğrendikçe bir huzursuzluk, bir mutsuzluk kapladı gönlümü. “Kimseye bir şeyler öğretmek iddiasında değilim, belki de kendimle dertleşirim.” dedim ve aldım elime kalemi. Ülkücü olabilmek için çıktığım bu yolda “Felsefemiz Türklük gurur ve şuuru, İslam ahlak ve faziletidir.” dediler. Türklük şuuru’nun ne anlama geldiğini öğrenince korktum. Bu mukaddes millete dair her şeyi bilmek ve kavramak: tarih, kültür, vs. Ve muhtemelen bu sebeple okudum ve yine muhtemelen bu sebeple yazıyorum. Yakın tarihi okurken dibimizde var…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Şubat 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

Bir Şimşek Gülümsedi

Kepez denilen bir köy vardır Türkiye’de; Orta Karadeniz Bölgesi’nde, bir büyük ilçenin, Zile’nin, bir dağ yamacına yaslanmış; uyur uyanık bir düş gören insan gibi kırpış kırpış  bir köyceğizidir. Susuzdur; toprağı kıraçtır… üst yanı kel tepeler alt yanı avuç içi misali bir yarım düzlük topraktır. Yağmur yağarsa kıraç toprak göğerir; ekinden buğday, arpa, darı, mısır Allah ne verdiyse boy atardı.  Yağmur yağmazsa?… Toprak korkunçlaşır köyün üst yanındaki tepeler şahrem şahrem yarılıp, her bir yarıktan dayanılmaz bir sıcak, o korkunç gün ışığıyla birlikte alt yandaki köyün üstüne inerdi. Ne varsa kuruturdu köyde;…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Şubat 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

HÜR İNSAN

HÜR İNSAN Sayılarda anlaşmak kolaydır da, kelimelerde ve kavramlarda anlaşmak zordur. Bu sebepten ilim adamları, matematiği yalnız bir ilim olarak değil, «metodoloji» olarak da ele almışlardır. Günümüzde «hür insan» (özgür insan), «tutsak insan» sözünün çok ve sık kullanıldığına şahit oluyoruz. Eğitim insanı «özgürleştirmeli, tutsak etmemelidir» kabilinden beyanlara ve yazılara sık sık rastlar olduk. Gerçekten nedir hürriyet? Hangi insan «hür» hangi insan «tutsak»tır? Eğitim, insanı nasıl «hür» yine nasıl «tutsak kafalı» edebilir? Hürriyetin gerçekte birçok tarifi ve yorumu vardır. Felsefede «hürriyet, etkisiz tepki yapabilmektedir». Yani insanın, hiçbir dış etkiye maruz kalmadan,…

Devamı
Şubat 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

CAN ÇEKİŞEN HALI KİLİM SANATIMIZ

1949 yılında Rus Profesör Rodenko, Moğolistan-Rusya sınırına 80 km mesafede Altay Dağları’nda buzların altında kalmış bir Kurgan’da(mezar) 2 metrekarelik bir halı buldu. Asya Hunlarına ait olduğu uzmanlarca kabul edilen bu düğümlü halı 2500 yıl öncesine aittir ve şimdiye dek bulunabilmiş en eski örnektir. Bu halı günümüzde Rusya’da St. Petersburg şehrindeki Hermitaj Müzesi’nde sergilenmektedir. Türk halı dokuma kültürünün diğer ayağını ise kilimlerimiz oluşturmaktadır. Kilim de tıpkı türkü gibi tamamen Türk kültürüne aittir. Dünya dillerinde de “kilim” olarak adlandırılmaktadır. Kilimler kadim Türk tarihinin başından günümüze kadar süregelmiş düz dokuma yer yaygılarımızdır. Türk…

Devamı
Biyografi Şubat 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

Hikmet Tanyu

Hikmet Tanyu, 9 Ocak 1918’de Ankara’da doğdu. Doğduğu kentte Gazi İlkokulu’nu ve Gazi Lisesi’ni bitirdi. Babasının ölümü üzerine öğrenimine ara vererek Kadastro Fen heyetinde memurluğa başlamak zorunda kaldı. Bu arada üç yıl süren vatan hizmetini yedek subay olarak tamamladı. Terhisinden sonra, İç işleri Bakanlığı’nın açtığı bir sınavı kazanarak, Mahallî İdareler Genel MüdürlüğüKöycülük bürosunda çalıştı. Buradayken Meskûn Mahaller Kılavuzu adlı eserin hazırlanmasıyla görevlendirildi. Türkçü hareketlere katıldığı bahanesi ile 29 Haziran 1944’te tutaklandı ve İstanbul’a götürüldü. Türkçülüğe yönelik devlet terörünün estirildiği o dönemde, “Irkçılık-Turancılık Dâvası”nın 24 (yirmidört) sanığından biri olarak tutuklandı, işkencelere…

Devamı
Şubat 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

TÜRK DÜNYASININ İLETİŞİM DİLİ

Türkiye’de yaşayan her Türk milliyetçisi kişinin gönlü Türk dünyasındadır; ülkesi dışında yaşayan tüm kardeşleri ile tercümansız anlaşmak arzusundadır. Fakat durum arzulandığı gibi değildir. Azerbaycan ve Kırım Türkleri hariç, diğerleriyle tercümansız anlaşmak mümkün değildir. Dil konusunda bu durumu yaşamamız, yüzyıllarca birbirimizden kopuk, iletişimsiz kalmamızdan kaynaklanmıştır. Türkçemiz; Türkiye Türkçesi, Özbek Türkçesi, Kazak Türkçesi, Hakas Türkçesi, Çuvaş Türkçesi, Karakalpak Türkçesi, Türkmen Türkçesi, Uygur Türkçesi, Karaçay Malkar Türkleri Türkçesi, Altay… vd pek çok lehçeyi barındırmaktadır. Ayrıca, Türk devlet ve toplulukları içinde oluşan ve günümüzde de kendisini koruyan ağız ve şiveleri de unutmamak gerekir. Mesela;…

Devamı
Şubat 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

İNSAN VESİKASI

”Meclis-i Erbab-ı Dil bir lahza sensiz olmasın                                                                                                                                                                                                                                                                                    Sana hürmet etmeyenler hürmet bulmasın” mısrası ile çaya hürmet ettiğimiz, sevgiyi gözlerimizden okuduğumuz ve sırf bir fikir ortaya çıksın diye konulara başka açılardan bakmaya çalıştığımız bir dost meclisinden hareketle yazıma başlamak istiyorum. Konu her zaman ki dert ile başladı. ”Ne yapmalıyız? Neler yapabiliriz?” Cevabı her zamankinden ağır ve kelamlar her zamankinden fazlacaydı. Bir sonuca varmadan kalkacağımı düşünüyordum. Çünkü ”bir insan her alanda uzmanlaşmalıdır hele ki ülkücüyse” diyordu. İktisat okusa da tarihte, felsefede, fizikte, metafizikte, kısacası herşeyde…” Bu nasıl mümkün olsun, ”evet ben okuduğum…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Şubat 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

GENÇ BİR ÜLKÜCÜ İLE SOHBETLER (2)

Milliyetçilik ve Ülkücülük Kendi varlığımıza duyduğumuz sevgi nefsimize karşı vereceğimiz mücadelede de en çetin engel ve ülkücülüğün en kuvvetli düşmanıdır. Doğru , güzel ve haklı fikirlere bağlanmak kolay, ama inandığımız fikirlerin şartlarına uymak çok zordur. İşte bundan ötürü herkes milliyetçi olabilir, fakat ülkücü olamaz. Oysa sen, çok defa, milliyetçilikle ülkücülüğü birbirine karıştırıyorsun. Yazacaklarımı daha iyi anlayabilmen için önce bu yanlış değerlendirmeyi düzeltmem gerekecek: Tek insandan itibaren gittikçe genişleyen ve insanlık adını verdiğimiz en büyük toplulukla sona eren iç içe daireler düşün. Milletten tek insana doğru gidildikçe dairelerin küçüldüğünü, buna karşılık,…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Biyografi Şubat 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

Cavid Ersen

Cavid Ersen 29 Mart 1921 tarihinde Adana’da doğmuş. Babası Gümüşgerdanoğlu Mü’min Hasan Efendi’nin oğlu, Muallim Ömer Nazım Beğ’dir. Annesi Süreyya hanım, şairdir. Bu aile, şecere itibariyle, bir yandan Ramazanoğlu ailesiyle de akrabadır. Kuvayı Milliye ruhu ile dolu bir ailenin evladı olan Ersen’in ilk milli eseri “Çeteler” adını taşıyor. Çeteler, beş perdelik bir trajedi. 9 Ocak 1949’da sahnelenir. Adana’nın kahramanlık hikâyesini dramatize eden büyük bir eser. Ersen, bu milli eserin yazarı olarak 1949’larda Adana Halkevi’nden uzaklaştırılır. Ne varki buna direnen Ersen, eserini Adana çevre il ve ilçelerinde temsil ettirmeyi başarır, halk…

Devamı
Biyografi Şubat 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

Bahtiyar Vahapzade

Hayatı   Bolşeviklerin Azerbaycan ve Kafkaslarda hâkimiyet kurmaya başladığı 1925 yılında dünyaya gelmiştir Babasının adı Mahmut’tur. Babası Mahmut Efendi Şekili bir molladır. Annesi Gülzar Hanım ise eğitim görmemiş bir ev kadınıdır. Bir hatırasında annesi hakkında şunları söyleyecektir. “Gülzar annem benim terbiyeme ve eğitimime çok dikkat etmiş, yüksek eğitim almam ve hayatta başarılı olabilmem için kendini çıra gibi yakmıştır. Çocuğunu sevmeyen, onun yolunda her türlü zorluklara katlanmayan anne bulmak çok zordur.”[1] O yıllarda Azerbaycan da henüz karmaşa vardır. Şeki’de iken şahit olduğu olaylardan birisi yetiştiği ortam hakkında bilgi verecek şekildedir. “Şeki’de, Göynüklü…

Devamı