Söyleşiler Temmuz 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

PROF. DR. YÜMNİ SEZEN İLE SÖYLEŞİ

Yeni Ufuk: Hocam biyografinize çeşitli kaynaklardan ulaşabiliyoruz. Ama yine de siz kendinizi kısaca tanıtır mısınız? Yümni Sezen: Şanlıurfa’nın Birecik kazasında doğdum. Şanlıurfa deyince belirtmek gerekir ki Güneydoğu Anadolu’nun hepsi Kürt etnik kökenine ait olduğu sanılır. Fakat öyle değildir. Kürtlerde bizim kardeşlerimiz fakat ben Türkmen bir aileden geliyorum. İlk ve orta öğrenimimi Birecik’te tamamladım. Liseyi Gaziantep Lisesi’nde okuduktan sonra yükseköğrenim tahsilimi Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde bitirdim. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Sosyal Yapı ve Sosyal Değişme Anabilim Dalı’nda doktoramı tamamladım. Evliyim ve üç çocuk babasıyım. Sizinle ismimin anlamını da paylaşmak istiyorum. Yümni’nin…

Devamı
Temmuz 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

ELİMİZDEKİ CENNET

Bir Behlül vardı; Behlül-i Dânâ, Abbasi halifelerinin en mutlusu Harunnürreşid’in kardeşi olduğunu söylerlerdi. Deli miydi? Yoksa çok akıllıydı da deli görünmek mi istiyordu? Bunu, o zamanda yaşayan ve ulu mertebelere ulaşmış din adamları da bilmiyorlardı, devlet adamları da, halk da. Ama, bütün insanlar Behlül’ün; o hiç bir şeyi umursamayan, o çevresini unutmuş, katı kalıpların dar çenberlerini parçalamış, belli dünya kurallarının esiri olan yaşama endişelerini hiçe saymış Behlül’ün yaşama tarzına içten içe imreniyorlardı. Behlül, gönlünce yaşıyordu; gönlünün hükmünce. Yeryüzü ve gökyüzü, nurlu ışıkların en nurlusu olarak Behlül’ün gönlündeydi; Tanrı oradaydı. Ummanlar…

Devamı
Temmuz 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

68 KUŞAĞI VEYA 1960-1980 YILLARI ARASINDA NELER YAŞANDI?

“68 kuşağı”, “1980 öncesi” diye başlayan konuşmaları duyan gençler soruyorlar: “1980 öncesinde neler oldu?” 1960-1980 arasında yaşananlar, o tarihlerde neler olup bittiği hakkında objektif değerlendirme yapacak eserler ortaya konulmadığı için ne yazık ki gerçek anlamda bilinmiyor. Gençlere “Şu eseri oku.” diyecek bir kitap da tavsiye edemiyoruz. O dönemi tam ortasında yaşayan –benim 1967 yılından bu yana tanıdığım, ağabeyim-Erol KILINÇ, bu eksikliği görerek iki kitap yazdı. İlk olarak  “İhtilal İhtiras ve İdeal 68 KUŞAĞI” adlı eseri kaleme aldı.[1] Yazma sebebini, önsöz kısmında şöyle izah ediyor: “…Şu övünme hastalığına tutulmuş 68’lerin kendilerine…

Devamı
Temmuz 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

10. IŞIK

Sevgi nedir? Sevmek peki? En zor meseleyi bütün gereklilikleriyle anlatmak mecburiyetindeyim. Bu kadar soyut bir meseleyi izah etmek; belki de Kaf dağını turlamak kadar zor olacaktır ama mecburum. Mecburiyetim; bu demir gıcırtıları arasında ufalanan ruhumuzun tekrar yapıştırılması için gerekli ve şarttır. Hani Galip Erdem ağabeyimiz de diyor ya; ”Gerekli bütün şartların ötesinde ve üstünde, başarının temel şartı; birbirimizi sevmektir” o hesap konuşulması kaçınılmaz mühim meseledir sevgi. Çünkü zor ve çetin olan bir yolun ilk şartı budur diye düşünmekteyim. Sevgi ne kadar soyut bir kavram… Bazen bir masal perisi bazen de…

Devamı
Temmuz 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

14 Temmuz 1959 Kerkük Katliamı ve Irak Türkmenleri’nin Durumu

1.Dünya Savaşı sonrası, Orta Doğu’da yeniden çizilen sınırlar sonrası Irak Devleti’nin hâkimiyeti altında yaşamlarını sürdürmek zorunda kalan bu bölgedeki Türkmen nüfus açısından, oldukça zor ve trajik bir yüz yıl geride kalmıştır. Türkmenler, kimi zaman doğrudan rejim tarafından, kimi zaman da başta Kürt gruplar olmak üzere ülkedeki diğer oluşumlar tarafından hedef seçilmişlerdir. İçinde bulunduğumuz temmuz ayında 56. yıldönümü anılacak olan Kerkük Katliamı ise, bu saldırılardan sadece bir tanesidir. Ancak, bu olaya geçmeden önce Irak Türkmenleri’nin bölgedeki tarihçesine kısaca bakmakta fayda olacaktır. Mezopotamya’da Türkmen Varlığı Türkmenler, Mezopotamya olarak adlandırılan bugünkü Irak’ın kuzeyinde…

Devamı
Temmuz 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

BAYRAM DUASI

Günahlarımızın ağırlığı altında, çökük omuzlarımızla, yakıcı bir özlemin büktüğü boyunlarımızla huzurundayız. Allah’ım, bayramlık halimiz yok. Bayrama hakkımız yok; yine de bayram yapacağız, bağışla bizi… Allah’ım, hırslarımızı yenmenin yollarını öğret bize, birbirimizi sevmenin yollarını öğret. Milletimize lâyık insanlar olalım. Halka ve Hakk’a hizmet etmesini bilelim. Bize “Büyük Cihad”ın yollarını öğret, nefsimizi yenmenin sırlarını öğret. İyi olmanın yollarını öğret! Allah’ım, bize acı, bizi sev. Yolunda kan dökmüş bir milletiz. Uğrunda çelik bir iman ordusu olmuş, cihanın üstüne yürümüşüz. Şimdi geriyiz, yoksuluz. Düşmanımız çok, dostumuz yok. Rahmetini üzerimizden eksik kılma… Allah’ım, millete hizmet…

Devamı
Temmuz 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ ÜZERİNE NOTLAR -4-

Bu yazımızda, Türk Milliyetçiliği’nin dünyadaki ve Türkiye’deki -özellikle varlığı ve etkinliği açık ve net olan- diğer bazı fikir sistemleri ve görüşler içindeki pozisyonuna, bu fikir sistemleri ve görüşler ile Türk Milliyetçiliği’nin birbirine karşı tez ve antitezlerine ve birbiri ile kısmen de olsa mukayesesine değineceğiz. Elbette ki fikir sistemleri-ideolojiler ve görüşler, her birinin temelindeki felsefî yaklaşımlar, varsayımlar-kabuller de dikkate alınarak birbiri ile mukayese edildiğinde bir tercih konusu olmaktadır. Bu tercih sebepleri arasında geçici reel politik, ekonomik ve sair unsurların veya geçici ferdî-menfî unsurların varlığı da belirleyici olabilmektedir. Lakin tercih takdirini, felsefî…

Devamı
Temmuz 2015 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2015 

BOZKURT HİÇ BİR ZAMAN TÜRK’ÜN TOTEMİ OLMAMIŞTIR

Totem klan döneminde bulunan toplumların bir bitki veya hayvanı kutsal sayarak tapınması demektir. Bazı amatör tarihçiler ile kafasını E. Durkheim sosyolojisine teslim etmiş yarı aydınlar, Türk Tarihi’nin derinlemesine ve geniş bir tahlilini yapmadan Türk’ün de bir klan dönemi yaşadığını farz etmişler ve destanlarımızda adı sık geçen kurdu yahut bozkurdu eski Türklerin totemi sanmışlardır. Oysa bugün bile sürülerin dolaştığı Anadolu yaylalarında yine en kurt hikâyeleri anlatılır. Bozkurt coğrafyamızın kültürümüze kazandırdığı bir motiftir. Yabancı tarihçilerin ve sosyologların çizdiği gelişme modellerine gör milletimizin tarihi ve sosyolojik yapısı kavranamaz. Türk milletinin tarihi ve sosyolojik…

Devamı