Abide Şahsiyetlerden Haziran 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

ZAFER KİMİNLEDİR?

Sultan Murat Han erleri, dalga dalga bölükler halinde yola düzülmüştü; küffâr üstüne doğru kaçan doğru akan bir dolu nehir gibiydi. Sessiz, sakin fakat gücü içten içe alevlenen bir korlu ateşti her bir er. Kurulu bir zembereğin, sımsıkı ve hazır, fırlama ve boşalma ânının gösterişsiz bekleşi içinde yürüyordu. Düşman henüz uzaktaydı. Uzaklar, bir sıkı yürüyüşün sonunda en yakın olabilirdi. Ama, şimdilik orduyu, böyle bir sıkı yürüyüşe zorlamanın gereği yoktu. Düşman daha yaklaşmalı, asıl yurdundan daha uzaklaşmalı, Türk kentlerinde, kolay kazanılmış bir zaferin sarhoşluğu ile uyuşmalıydı. Ve birden Türk çerilerini görüp o…

Devamı
Haziran 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

HÜMANİZME ÜLKÜCÜ BAKIŞ

Dünya siyasi tarihinin temsil ettiği fikirler itibariyle en köklü siyasi hareketi olan Ülkücü Hareketin misyonu, özellikle sol ve İslamcı çevrelerce daima yanlış yorumlanmış, bu durumun doğal bir sonucu olarak Ülkücü Hareket, geçmişten günümüze birçok iftira, haksız itham ve karalama kampanyaları ile karşı karşıya kalmıştır. Dünyada ideoloji fırtınasının estiği soğuk savaş döneminde çok daha yoğun yapılan bu saldırılar, Ülkücü Hareketin sahip olduğu mefkûrenin yanlışlığı ya da eksikliğinden değil, aksine sol ve İslamcı çevrelerin kendi gayrı millî, yanlış ve zararlı fikirlerinin karşısında Ülkücülük güneşinin bütün aydınlığı ile durmasından kaynaklanmaktadır. Yani Ülkücü Hareketin…

Devamı
Haziran 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

Hocalı’da Öldürülenlerin Anısına…(1)

Evlerinin önündeki yemyeşil bahçe, bahçedeki meyve ağaçları, soğan, marul, domates ektikleri küçük bostan Reşit’in de ailesinin de en sevdiği yerlerdi. Aynure okuldan geldikten sonra bahçeden hiç çıkmazdı. Ders çalıştığı oda bahçeye bakardı. 14 yaşlarındaki güzel, masum yüzlü, siyah örgülü saçlı Aynure penceresinden baktığında en çok da tavukların yem arayışlarını severdi. Kedisine, köpeğine toz kondurmazdı; ama kedi de köpek de ailenin ortak mallarıydı. Zaten babası Reşit bulmuştu köpeği. 16 yaşına yeni giren ablası Zöhre ile birlikte bakarlardı. Beyaz tenli, siyah gözlü Celile ise evin her şeyiydi. Örme, dikme işleri onundu; evin…

Devamı
Haziran 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

Devlet: Kimin için? Veya “Ne mutlu Türk’üm” dersem ayıp mı olur?

Ne yapmalı ve nasıl yapmalı sorularından önce mutlaka cevaplanması gereken soru “kimin için?”dir. Ancak kimin için sorusuna kesin bir cevap verebilirsek ne yapmak istediğimize karar verebilir sonra da istediğimize nasıl ulaşacağımızı irdeleyebiliriz. “Kimin için?”in cevabında tereddüt varsa, kimlik problemi var demektir. Kimlik problemi tartışma değil, tedavi gerektirir. Dünyanın diğer yerlerinde ve diğer toplumlarında millet biriminin ortaya çıktığı tarih üzerine münakaşa edilebilir. Tartışılmayan gerçek şudur: En geç 18. yüzyıldan beri çağın hâkim medeniyeti Avrupa’da (Kuzey Amerika dâhil), bu sorunun cevabı, “millet için”dir. Buna “millet devlet” diyorlar.[1] Devletler milletlerin teşkilatıdır. Milletin, dolayısıyla da…

Devamı
Haziran 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

BÜYÜK SUÇLU-TÜRK MİLLETİ

Günlük tutmayı, hatıraları yazmayı insanımız önemsemiyor. Yazılmadığı için de bilgi değeri olan pek çok hatıra, tecrübe bugünlere ve yarınlara ulaşamıyor. “Kökü mazide olan ati” olabilmek için; millet ve devlet olarak geleceğimizi plânlayabilmek için hatıraların, tecrübelerin kayda geçirilmesi gerekir. Bana, “En çok hangi tür kitapları okumak istersiniz?” diye sorulsa, “hatıraları” diye cevap veririm. Ayrıca hatırat türü eserleri tanıtan yazılar kaleme almayı da severek yaptığımı belirtmek isterim. Son olarak, “Büyük Suçlu Türk Milleti” adlı kitap elime geçti. Yazarı Nail KOCABAY, Aydın’da yaşıyor. 1980 öncesinin çilesini çekmiş, 12 Eylül tankının da gerçek anlamda…

Devamı
Haziran 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

11. IŞIK: “MESELE”CİLİK

Dündar Taşer’e; “O ilimci değildi, sanatkârdı. Anlattığı şeylere uzaktan veya tepeden bakmıyor, bizzat yaşıyordu ve etrafındakileri de böyle bir atmosfer içinde yaşatıyordu. Bu bakımdan Taşer bizim yakın tarihimizde en çok Yahya Kemal’e benzer. İşin asıl hayret verici tarafı, Yahya Kemal’in Türk kültür ve medeniyetine ait değerleri kendi hayatında yaşamış, yani o medeniyeti görmüş adam olmasına karşılık, Taşer Türkiye’de batının nefeslerini her an ensemizde hissettiğimiz bir dönemde doğup büyümüştü. Buna rağmen biz onu dinlerken karşımızda tarih sayfalarından çıkmış bir adam var zannederdik. Bu tarih Türklüğün bütün tarihi idi ve sanki Taşer’in…

Devamı
Haziran 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

BİZ NEDEN ARZU ETTİĞİMİZ NOKTADA DEĞİLİZ?

“Kendi kendime yaptığım bir sohbet.” Ülkücü dünya görüşü mükemmel bir teorik sistem olarak mevcuttur. Ancak teorinin gebe olduğu pratik “uygulama ve temsil noktasında” çok ciddi eksiklikler, ihmaller ve hatta açmazlar da mevcuttur. Problemlerimiz vardır ve yapısal/kurumsal sıkıntılarımız yok diyemeyiz. Ülkücü hareketin doktrinine, 9 Işığa göz attığımızda doktrine göre ülkücülüğün sadece sloganlardan, öykünmelerden, hamasetten, yapacağız-edeceğiz gibi vaatlerden, metafizikten beslenen, menkıbelerle izah edilen bir his fırtınası olmadığını, yavan bir kitlesel hareket anlamına gelmediğini bize bir kez daha gösterecektir. 9 Işık doktrinini derinlemesine incelediğimiz zaman, ülkücü hareketin, ülkücü dünya görüşünün sadece birilerini milletvekili…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Haziran 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

BİR ÇİN MASALI

Bir zamanlar Çin ülkesinde, çok meşhur, çok bilgili ve çok tecrübeli bir kâhin varmış. Günlerden bir gün, büyük bir telaş içinde, padişahının huzuruna çıkmış. ‘’Devletlim’’ demiş, ‘’Üç ay sonra bir kuraklık başlayacak. Bir damla yağmur yağmayacak. Nehirler, dereler, pınarlar kuruyacak. İçilecek bir damla su kalmayacak. Kuraklık üç ay sürecek. Sonra bir yağmur gelecek, üç ay hiç durmadan yağacak. Ama, atalarınızın ruhlarından öğrendiğime göre, bu yağmur, bildiğimiz yağmurlara hiç benzemeyecek.  Suyundan kim içerse aklını kaçıracak. Ama, devletli padişahım, şimdiden tedbir alınsın. Kuraklık devresi için üç aylık, delirten yağmur devresi için de…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Haziran 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

BİTMEYEN BİR RÜYA: DÜNDAR TAŞER’İN BÜYÜK TÜRKİYESİ

Taşer, coşkun bir zekâydı… Fetihten fethe koşan akıncı bir zekâ. Mesele, Türk düşüncesinin -Türk hicvinin diyecek­tim- ana belgelerinden biri. Yaprakları çeviriyoruz: Önce bütün fezahatleri, bütün inkisarları, bütün ihtilaç­larıyla yakın mazi. Sonra bu kalın sisleri perde perde arala­yan muhteşem bir rüya: Yazarın teklifleri. Mülevves bir top­raktan yükselen ulu bir ağaç… Evet ama kirli olan toprağın yüzü; kirli olan, daha doğrusu kirletilen. Üslup, zaman zaman derbeder; hükümler, zaman zaman insafsız. Ama tespitler dürüst, teşhisler isabetli. Karşımızda bir kitap değil, bir insan var; bir insan, yani bir şuur. Tari­hin derinliklerinden kopup gelen bu…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Haziran 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

DAĞINIK CEMİYETTEN ÜLKÜCÜ CEMİYETE

Türk- İslam ülkücüleri için, cemiyet, bir insan yığını değildir; mukaddes bir şuur etrafında birbirine kenetlenmiş, ahenkli bir organizmadır. İnsan hem ferdî hem de içtimaî bir varlıktır. Yani bir taraftan ferdî bir ruh ve şuura, diğer taraftan içtimaî bir ruh ve şuura sahip bulunmaktadır. Çağdaş psikologlar, insanın doğuştan yüksek bir ruhî potansiyelle cemiyet hayatına katıldığını kabul ederler. Ancak, tam ve kâmil bir cemiyet hayatıdır ki, bu potansiyeli işleyerek geliştirme imkânı hazırlar. Cemiyet hayatı dışında, insan verasetinde mevcut olan güçler ortaya çıkma ve gelişme imkânı bulamaz. Bu sebepten insan ferdî gelişmesini ve…

Devamı