Abide Şahsiyetlerden Kasım 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

ANADOLU SÜTÜ

Oğuzlar, Diyar-ı Rûm’a ayak basıyorlardı. Kudretli Oğuz atlıları, ilkin Diyar’ı Rûm’un doğu ucunda görünmüştü. Batıya doğru bilmedikleri ama hissettikleri, daha hiçbir yerini görmedikleri ama baştan başa yüreklerinin sıcaklarında duydukları bu bütün toprağı uzaktan ve şimdilik sanki kokluyorlardı. Buğulu yeşil kokuların ardında yüzyıllar sonrasının mutlu düşü mü vardı ne? Diyar-ı Rûm, henüz doğmuş bir çocuk gibi yumuk, içinde bir yeni dünya hayatı ve gözlerinde bütün bir beşeriyet gibi aziz bir tebessümle henüz doğmuş bir çocuk gibi delişmen… Ağrısı’ndan Tendürük’üne, Nemrud’undan Süphan’ına varıyor; Toroslar’ın ucunda Erciyes’e kayıyor ve Bursa’da Ulu bir dağda…

Devamı
Kasım 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

NİÇİN GERİ KALDINIZ?

“EĞİTİM MESELESİ” VE “ZİHNİYET MESELESİ” Geçen yazıda ele aldığımız komplo teorileri ve saflık izahlarından bir gömlek daha ilerde iki tez, “eğitimsizlik” ve “zihniyet meselesi”dir. Önce toplumun eğitilmesi gerektiği, kalkınmanın bunun ardından geleceği tezi tarihî gerçeklerle uyuşmamaktadır ve rahmetli Mümtaz Turhan’ın “Garplılaşmanın Neresindeyiz?” eserinden sonra bir daha ağza alınmaması gerekir. Turhan ve başka yazarlar[1], kalkınmanın eğitimin itmesiyle değil, tersine, eğitimin, kalkınmanın çekmesiyle gerçekleştiğini açık şekilde göstermiştir. Mesela 15- 16. asırlarda Çin, dünyanın en eğitimli nüfuslarından birine sahipti. Fakat bu eğitim, insanları bir şeyler üretmeye değil, devlet bürokrasisinde istihdam edilebilmeleri için geçmeleri…

Devamı
Kasım 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

ESERLERİYLE BAHAEDDİN ÖZKİŞİ

  Kasımda aşk başka derler. Doğru mudur? Aşkın bir ayı mı olur yahu! Aşkın zamanı olmaz, zamansız yaşanır. Aşkın tabiatında vardır; zamanı aştırır. Kasımda aşkı bilmem ama ‘’hasret’’ başkadır. Lakin bilirim, hasretin de zamanı olmaz. Hasretimiz, yaşanmayan bir zamana olduğu için başkadır. Yaşamadığınız çağlara, görmediğiniz kişilere hasret ayıdır, kasım. Zamanı aştıran da bu duygudur. Hasretsen, zamanı aşmışsın demektir. Zamanı aşmış insanların yaşadığı çağı ve o çağı yaşayan insanları özlüyoruz.  Mustafa Kemal’i, Osman Yüksel’i, Bahaeddin Özkişi’yi, ayrıca 10 Kasım’dan evvel ve sonra ebedi âleme göçmüş âşık adamları rahmetle anıyoruz. Türklüğüne âşık, milletine…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Kasım 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

MİLLİYETÇİ GENÇLİĞİN KİTAPLIĞI

  (2) Sağlam vücutlu, gürbüz nesillerin yetişmesi nasıl düzgün ve ölçülü bir gıda rejiminin uygulanmasına bağlı ise bilgili, imanlı, ülkücü ve sağduyu sahibi aydınların yetişmesi de öyle iyi bir kültür ve eğitim disiplininin tatbik edilmesine bağlıdır. Vücudu hem faydasız hem abur cubur şeylerden hem de zararlı ve zehirli yiyeceklerden korumak gerektiği gibi zihni de hem lüzumsuz bilgi yığınından hem de tehlikeli ve yıkıcı fikir akımlarından korumak gerekir. Protein, karbonhidrat, mineraller ve vitaminlerle iyi beslenmiş bir vücut mikroplara karşı dayanıklı olduğu gibi sağlam fikir ve inançlarla beslenmiş zihin de yabancı ve…

Devamı
Kasım 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

ORTADOĞU’NUN KUKLALARI

“Savaş” denilince aklınıza hemen Ortadoğu gelir… Çünkü savaşın birinin bitip, birinin başladığı; dolayısıyla savaşın ve gözyaşının hiç bitmediği bir yerdir Ortadoğu… Ne gariptir ki; insanlar, savaş filmi izlerken atılan bombalardan korkmuş, yıkım ve ölüm karşısında içleri ürpererek dehşete düşmüş, içleri acıyarak gözyaşı dökmüştür de, Ortadoğu’da meydana gelen olaylara/savaşa sağır ve dilsiz kalmışlardır… Televizyon karşısına geçip izlediği bir film, senaryodan ibarettir; yıkımın ve ölümün gerçekle hiçbir ilgisi yoktur, fakat Ortadoğu’da yaşanan olaylar/savaşlar için yazılan senaryo gerçektir! Bombalar gerçektir… Yıkım gerçektir… Kurşunlar gerçektir… Kan gerçektir… Ölümler gerçektir… Elbette gerçekler sadece bunlarla sınırlı…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Kasım 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

ROMANTİK MİLLİYETÇİLİK

Şiir Bahçemizden İlhamlar On sekizinci asrın sonlarına doğru, zevale doğru yol almaya başlayan şiir bahçemizde muhteşem bir gurub seyrederiz: Şeyh Galip. “Avize gibi renk ve ışık dolu” bir şiiri vardır. “Bu devirde sözün sultanı benim!” diyor; gerçekten de odur. Mevlana ocağından aldığı feyizle ortaya koyduğu Hüsn ü Aşk mesnevisi, Leyla ve Mecnun’dan sonra tarzının en büyük şaheseri. İlahi aşk yolculuğunu hikâye ediyor, temsili bir eser. Bir iki sayfasını şöyle bir aralayalım: Sevgioğulları kabilesinde, fırtınalı bir günde, Hüsn (güzellik) adlı bir kızla, Aşk adlı bir erkek çocuk dünyaya gelir. Kabile uluları,…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Kasım 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

MİLLİ KÜLTÜRE YABANCILAŞMA

İster kendi tecrübeleri ile edinmiş bulunsun, ister sosyal temaslarla zenginleştirilmiş bulunsun, her milletin kendine has bir kültürü vardır. Bir insan grubu, diğer insan grupları ile hiçbir temasta bulunmasa bile, ilkel de olsa yine kendine mahsus bir dile, bir sayı sistemine, kaba da olsa bir tekniğe basit de olsa bir dünya görüşüne ve estetiğe ulaşabilmektedir. 15. asırdan beri, yeni kıtalar, topraklar ve diğer insanlarla temas halinde olmayan birçok ada keşfedildi. Buralarda yaşayan insan gruplarının hepsinin de kendi seviyelerine uygun bir kültüre sahip oldukları görüldü. İnsanı, hayvandan ayıran en önemli özellik, insanın…

Devamı
Kasım 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

ABD EMPERYALİST POLİTİKALARI ÜZERİNE KISA BİR İNCELEME

Emperyalizme Genel Bir Bakış Dünya siyasi tarihinde emperyalist politikaların gelişimini incelediğimizde, emperyalizmin karşımıza çeşitli biçimlerde çıktığını görmekteyiz. Tarihin incelenen diliminde dünyanın içinde bulunduğu siyasî, ekonomik ve sosyolojik konjonktürleri hesaba katarak yaptığımız değerlendirmelere göre, bu konjonktürlerin, emperyalist politikaların metotlarına yön verdiği yadsınamaz. Tarih incelemesini, tarihin herhangi bir diliminden çıkarıp bir süreç olarak ele aldığımızda da, konjonktürlerin değişimi ve seyrine göre bir emperyalizm tarihinden bahsetmek mümkün hale gelecektir. Bir devletin belli bir coğrafyaya veya bütün dünyaya hükmetme arzusu ve hedefinin emperyalizm anlamına gelmeyeceği şerhini düşmekle beraber, bu hedefe ulaşmak için izlenen yol…

Devamı
Kasım 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

SERDEN GEÇEN ER OSMAN YÜKSEL

Bir âlem özlüyorum; asr-ı saadet gibi ebedi faziletlerin, kavi imanların, temiz vicdanların hüküm sürdüğü bir âlem. Bu âlemin sakinleri, kelimenin tam ve hakiki manasıyla insan olsun; içleri huzur, dışları nur ile dolsun. Böyle diyor; ülkücü hareketin delisi, Torosların hırçın çocuğu, Deli Rüzgâr Osman Yüksel Serdengeçti, böyle diyor ve tüm hikâyesi olan adamlar gibi o da kendi manasını sanki bu sözüyle açıklıyor. Ve biz de 33 senedir kendisine olan özlemimizi bir türlü açıklayamıyoruz. Onu biraz olsun anlatabilirsek vefa borcumuz defterden düşülür mü ki diye düşünüyoruz. Osman Yüksel Serdengeçti, Birinci Cihan Harbinin…

Devamı