Mart 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

TÜRK MİLLETİNİN CEHALETLE ve HAİNLİKLERLE İMTİHANI DEVAM EDİYOR

I MEDİNE SÖZLEŞMESİ Mİ, MEDİNE BEYANNAMESİ Mİ? Her devirde, ilkel topluluklar dışındaki her toplum için cereyan etmiş olan ve etmekte bulunan bunalımların, problemlerin, tehlikelerin daima biraz fazlası Türk milletinin payına düşmüştür ve şu anda da öyledir. Bu milletin önce cahillikler ve hainliklerle başı hep dertte olmuştur. Son yıllarda yaşanan ve son günlerde doruğa çıkan İslam’ı istismar bunlardan biridir. İslam’ın ilk yıllarında yayınlanan “Medine Beyannamesi”ni tersinden okuyarak, şu anda hainliğe de alet ederek kullanıldığını görüyoruz. Bu da açılım siyasetinin sonuçlarından biri olsa gerektir. Hatayı hepimiz yapıyoruz, ağız alışkanlığı sözleşme deyip çıkıyoruz.…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Mart 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

İÇİ ALTIN DOLU KUŞAK

Ulu Hünkâr, İstanbul’da, Atmeydanı’nda, çocuk şehzadelerini sünnet ettiriyordu. Bize bu efsaneyi anlatan yaşlı İstanbul efendisi, Ulu Hünkâr demiş, hünkârın adını vermemişti; biz de vermiyoruz. Zaten önemli olan ne o Ulu Hünkâr’ın kimliğidir, ne de sünnet olan şehzadelerin adlarıdır. Gören göz ve anlayabilen gönül, Hünkârların ötesini görür ve anlar. Atmeydanı’nda çadırlar kurulmuştu; kazanlar kaynıyor, gönüller bir mutlu İstanbul gününü daha yaşayabilmenin huzuruyla doluyordu. Ve bir yanda, Ulu Hünkâr’ın huzurunda ünlü oyuncular bütün hünerlerini, marifetlerini ve bütün güçlerini ortaya koyuyorlardı. Boy boy, sıra sıra, türlü türlü hünerler –her biri Ulu Hünkâr’ın ayrı…

Devamı
Mart 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

İSLÂM’IN SİYÂSALLAŞMASI ve ZİHNİYET MESELELERİ

” Ehl-i kıbleden olan Müslümanı küfre nisbet etmeyiniz.”  İmam-ı Azam Ebu Hanife                Giriş Tarihten günümüze dek baktığımızda Dinlerin devlet yönetimlerinde ne kadar çok etkili olduklarını görmekteyiz. İslamiyet öncesi Türklerde hükümdarlar Tanrı’nın kendilerine yönetimi verdiğine inanır. Teokratik devletlerde de ruhban sınıfları etkin bir şekilde söz sahibi olmaktaydılar. Avrupa’da ise kiliselerin devlet yönetiminde etkili oldukları da bilinen bir gerçektir. İslamiyet’in doğuşu ile birlikte Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’in etrafında toplanan Müslümanlar, efendimizin önderliğinde bir yönetimi de temsil ediyorlardı. Günümüzün modern tabiri ile o bir devlet başkanı idi. Hicret’in ardından kaleme alınan…

Devamı
Mart 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

ÜLKÜCÜLÜK

Rahmetli Galip Erdem Ağabeyimizin aziz hâtırasına: ”İç Türklere rağmen Milliyetçi, dış Türklere rağmen Turancı, Müslümanlara rağmen Müslüman olabilen insan, ülkücüdür!” “Ülkücülük” kavramı bugünkü anlamını kabaca, 1969’dan sonra kazanmaya başladı. Bazıları bunu birkaç yıl geriye bazıları ileriye götürecektir. (Daha ziyade ileriye…) “Ülkü”, muhakkak ki çok önce Türk milliyetçiliğinin kelime hazinesinde vardı. Belki de, “kızıl elma” kavramıyla yaşdaştır. Atsız Bey’in makalelerini topladığı ve uzun yıllar ders kitabı gibi okuduğumuz eserinin adı “Türk Ülküsü”dür.[1] Yanılmıyorsam 1969’da, Türkiye’ye yönelen Sovyet saldırısına karşı Ankara’da KÜBİTEM (Kültür Bilim ve Teknik Merkezi) kuruldu. 1970’lere damgasını vuran yayınların,…

Devamı
Mart 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

İBRAHİM METİN İLE GALİP ERDEM ÜZERİNE BİR SÖYLEŞİ

Yeni Ufuk Dergisi: İbrahim Metin kimdir? Bize İbrahim Metin’i anlatır mısınız? İbrahim Metin: Ben Konyalıyım 1939 Nisan’ında Konya’da doğdum. İlkokul ikinci sınıfta Ankara’ya gitmek mecburiyetinde kaldım. Babamı bir trafik kazası sonucunda kaybettim. 1979’a kadar da Ankara’da idim. Biz orada Türk Ocağı Gençlik Kollarını 1958 yılında kurduk, kurmamızın bir sebebi daha o sıralarda Türk milliyetçileri yeni yeni hakim olmaya başlamıştı. Dr. Sadettin Bilgiç Türk Ocağı müdürü olmuştu. Ayhan İnal diye bir ağabeyimiz vardı. Ben Ankara Ticaret Ortaokulundan başladım, lise, sonra da akademi devam ettim. Ben ortaokuldayken edebiyat kolunda idim. Muhittin Gölcük…

Devamı
Mart 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

ÖZLENEN GENÇLİK

Ülkücü dünya görüşüne mensup olan bir genç veya öğrenci hangi özellikleri ve farklılıkları bünyesinde aksettirmelidir? Yani nasıl bir genç tipine nasıl bir öğrenci modeline ihtiyaç duyuyoruz? Genç ülkücü ve öğrenci modelimiz nedir? Sadece basit bir mensubiyet duygusuyla harekete bağlanan, heyecanlarını tatmin eden, sloganlara iman etmiş olanlar mı; okulumu bitireyim, bir diploma alayım diyerek sıradan biri gibi hareket eden diploma müşterileri mi? Elbette her ikisi de bizim özlediğimiz ve arzu ettiğimiz genç öğrenci anlayışımızın dışındadır. Ülkücü öğrenciler, kendi branşlarında ezber bilgilerle beyinlerini dolduran sadece bir bilgi küpü mü; yoksa kendi branşlarında…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Mart 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

ORTAÇAĞ’A METHİYE

Ortaçağ hakkında müstesna fikirlerimiz vardır. Dilimizden hiç düşürmez, yerli yersiz hep tekrar ederiz: Ortaçağ karanlığı, Ortaçağ iptidailiği, vs… Sayın aydınlarımızdan, düşünürlerimizden, hatta tarih bilginlerimizden Ortaçağın bir tarifini istesek, nasıl bir cevap geleceğini biliyoruz: Ortaçağ bütün zamanların en işe yaramaz dönemi, insanoğlu için en hayırsız olanı gibi gösterilecektir. Çünkü kitaplar böyle yazmıştır, okuduklarımız üstünde asla düşünmek zahmetine katlanmamış, papağancılığı tercih etmişizdir. Ortaçağ ile ilgili hükümlerimiz, batının değer ölçülerine saplanıp kaldığımızın ve bütün bir insanlık tarihini Avrupa penceresinden seyrettiğimizin en açık ve en münasebetsiz örneğidir. Ortaçağ karanlığı imiş! Peki ama karanlığı olan…

Devamı
Mart 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

BİR HAÇLI İFTİRASI: SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI

Ermeni Sorunu-Sözde Ermeni Soykırımı başlıklarını kullanırken; Türk’e düşman olan herkesin ebedi/ezeli düşmanı olduğumu fakat bu düşmanlığı ‘milletler’ boyutuna değil ‘insanlar’ boyutuna indirgeyerek yorumlamamız gerektiğini vurgulamalıyım. Hiçbir ulusa kin beslemediğimin, bu değerlendirmelerde topyekûn Ermeni milletini kastetmediğimin altını çizerek yazıma başlamak istiyorum. Persler, Romalılar ve Bizanslılar tarafından Anadolu’nun bir ucundan diğer ucuna sürülerek yıllarca ezilen ve insanca yaşama hakları ellerinden alınan Ermeniler, Türklerin bu topraklara adım atmasıyla beraber farklı kültürleri ve dinleri asimile etmeyen; tam aksine ‘koruyan ve yaşatan’ bir medeniyet anlayışıyla yönetilmişlerdir. Türklerin adil, hoşgörülü ve birleştirici tutumlarından yararlanmışlardır. Dini özgürlükleri…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Mart 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

SAHİPSİZLİK DUYGUSU VE MİLLİ DEVLET

Sahipsizlik duygusu, zulme haksızlığa gadre uğrayan yahut sıkıntılar ve acılar içinde inanan kişi ve zümrelerde görülür. Küçük ve gelenekçi toplumlarda bu olumsuz duyguyu akraba, dost, komşu ve yakınlar telâfi ederek ortadan kaldırılabilir. Ama büyük sanayi toplumlarında kişi ve zümreler çok defa bu ilgiyi de bulamazlar. Dolayısı ile <<sahipsizlik duyguları>> derinleşir. Nüfusu hacimce ve yoğunlukça artan, ilişkileri karmaşık duruma gelen toplumlarda daha da giriftleşir. İşçisi, çiftçisi, esnafı, memuru, serbest meslek erbabı, işvereni, kadını, erkeği, öğrencisi, işsizi, hastası, köylüsü, şehirlisi… ile bütün kişi ve zümreler, kendilerince önemli buldukları dert ve sıkıntılarını paylaşacak…

Devamı