Şubat 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

SOSYOLOJİ AÇISINDAN MEZHEPLER, TARİKATLAR ve TÜRKİYE

Görünen, bilinen ve yaşanan gerçek şudur ki, dinsiz toplum yoktur. Sosyoloji ve özellikle Durkheim ekolü bu gerçeği dile getirmekten başka bir şey yapmamıştır. Bütün mütefekkirler de aynı şeyi söylemiştir. Hatta Durkheim, her sosyal kurumun din kurumundan doğduğunu izaha çalışmıştır. Teoriler bir yana, doğrusu eğrisi, iyisi kötüsü yanlışı da ayrıca tartışmaya açık olarak, dinin söz konusu edilmediği ve yaşanmadığı bir toplum, ne zaman ne mekân bakımından mevcut olmamıştır ve böyle devam edecek gibidir.                 Dil gibi, örf ve adetler gibi, iktisadi hayat gibi din de bir kültür alanıdır veya kültür haline…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Şubat 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

DÜNYANIN GÖLGESİ

Bir dervişti; boynu bükük dururdu hep. Gözlerini kaldırıp, bir kimseye, dik dik bakmazdı. Baktığı kimselerin şu veya bu sebepten utanmış olmasını; görünür veya görünmez bir noksan yüzünden çekingenliğini görmemek için yahut da, bakışları yanlış yorumlanır, baktığı kişinin aklına yanlış düşünceler getirir, ola ki kalbini kırar düşüncesi yüzünden, gözlerini kaldırıp kimselere bakmazdı. Kendisine sebebi sorulduğu zaman verdiği cevap da pek kısa olurdu: “İnsanların yüzünde gördüğüm Tanrı ışığına bakmaktan gözlerim kör olur diye korkuyorum.”                 Onun için, tenha, ıssız bilinen yalnız bilinen yerleri seçerdi hep. Dergâhda, öteki dervişlerden uzakta, kendi kendine ve…

Devamı
Şubat 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

TELEVİZYON

İnsanlar içlerinde barındırdıkları müşterek değerler etrafında birleşmek eğilimi ile cemiyetleri oluştururlar. Müşterek değerlere sahip bu cemiyetler barındırdığı insanlara aidiyet hissi vermekle kalmaz onları birbirine bağlar, oluşturdukları birlik sayesinde güçlü olmalarını sağlar. Müşterek değerler, kendileri etrafında cemiyet olma özelliğini kazanabilmiş insanlar arasında sevgi bağının oluşmasına ve de bu bağın güçlenmesine vesile olur. Dolayısıyla bir cemiyetin müşterek değerlerine yapılan hizmet o cemiyeti bir arada tutan bağa yani sevgiye hizmet sayılır. Bu bağlamda müşterek değerlerimizi, buna bağlı olarak birliğimizi ve gücümüzü, birbirimize olan sevgimizi tehdit eden unsurları tespit etmek ve bunlarla mücadele etmek…

Devamı
Şubat 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

Ege’de Bir Şehit

Su serptim ateş sönsün Serptiğim su da yandı!.. Fırat’ın üniversitedeki teröristler ve işbirlikçileri tarafından katledilişinin üzerinden bir yıl geçti. Geçen koca bir yılda ‘’ülküdaşları’’ olarak bizler, intikamını alamadığımız, katillerinden hesap soramadığımız gibi, Fırat’ın basit bir kavgada alelade bir şekilde canından olmadığını, açılım süreci ile beraber neredeyse her kampüsü bir terör kampına çeviren eli kanlı PKK militanları tarafından şehit edildiğini kimseye anlatamadık. Hal böyle iken, rektörün PKK’lılara gösterdiği müsamahadan, şehidimiz kanlar içinde kıvranırken ‘’kahraman emniyet güçlerimiz’’ tarafından üniversiteye alınmayan ambulanstan ve o kara günden bu güne Ege Üniversitesi başta olmak üzere…

Devamı
Şubat 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

TÜRK SAVAŞ SANATI SAYOKAN

Sayokan; Millî savaş sanatlarına sahip ülkeler, kendi dillerini kullanırlar. Teknik, hiyerarşik tüm kavramlar bütünü (terminoloji) savaş sanatının çıktığı ülkenin dilindedir. SAYOKAN’ın dili ise Türkçe’dir. 41 lehçeden oluşan Türkçemiz, SAYOKAN içinde kullanılmıştır; yani, Orkun Türkçesi ya da başka bir deyişle M.S. 11.yüzyıldan M.Ö. 879 yılına kadar Türkistan’dan topraklarında konuşulan lehçelerden oluşturulmuştur. Atalarımızdan günümüze kadar aktarılmış olan bir kültür mirasıdır. SAYOKAN kurucusu Yabgu Nihat YİĞİT tarafından büyük TÜRK milletine armağan edilmiştir. Savaş sanatları günümüz dünyasında bireyleri savaşa hazırlamak için değil bedensel ve ruhsal açıdan daha güçlü ve dengeli olmalarını sağlamak amacıyla yapılmaktadır.…

Devamı
Şubat 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

İstişare Nedir? Neden İlla İstişare Edilir?

 Sormak nedir? Aslına bakılırsa bir önceki cümlede yaptığım eyleme verilen isim olarak örneklendirmemiz mümkündür. Bu eylemin özne kısmı arandığında; sözcük kökeni olarak aynı tohumlar ile toprakta yeşermiş olan soru karşımıza çıkıyor. Peki ortada -özne olan- bir soru varsa ve bu soru artık sorgulanmaktan çıkıp artık bir sorun olarak karşımıza gelmiş -ete kemiğe bürünmüş- ise ne yapmak gerekir? Cevabını aramamız gereken kısım bu noktadan sonra ivedilikle bizim ‘Bismillah’ dememizi beklemektedir. Lüzum görülen yani bize lazım olan; önce iç muhasebe yapmak, akl-ı selim ile düşünerek olayları tahlil etmek ve bu sorunun çözüm…

Devamı
Şubat 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

“Mangurt” Değil “Közkaman”

Aralarında profesörler ve doktora öğrencileri bulunan 1100 kişilik bir grup akademisyen, Güneydoğu’daki son olaylar hakkında bir bildiri yayınladılar. Birkaç ilçede mevzilenmiş PKK teröristlerini temizlemekte olan ordu ve emniyet güçlerinin operasyonları yüzünden Türkiye Cumhuriyeti’ni “Kürtler ve bölgedeki diğer halkları katliam ve sürgüne zorlamak” suçuyla yaftaladılar. Bildirinin amacı açıktır: Batı medyasına Türkiye aleyhinde malzeme vermek ve PKK’ya destek sağlamak. Yani psikolojik savaş oyunlarından kaba saba bir örnek…                 Bu hareket “fikir özgürlüğü”, “akademik özgürlük” ve “bilim adamı” imtiyazı ardına siperlenerek, Türkiye’ye yapılan bir saldırıdır. Bunlara karşı üniversitelerden, siyasi çevrelerden, sivil toplum kuruluşlarından,…

Devamı
Şubat 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

“OKU” DEMEK KOLAY DEĞİL!

Öğretmenler, öğrencilerine kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için çırpınırlar. Bu amaçla; okul kütüphanelerini ve sınıf kitaplıklarını zenginleştirmeye çalışırlar. Kitap okuma çizelgeleri hazırlayıp öğrencilerin kitap okumalarını takip ederler ve okunan kitaplar üzerinde konuşurlar. Bazı öğretmenler, bir dönem için öğrencilerine iki-üç kitap okutur; o kitaplar üzerinden yazılı sınav yaparak not verirler. Bu arada okumanın faydalarını, dilleri döndüğünce anlatmaya çalışırlar: “Çocuklar! Okursanız; kelime hazneniz gelişir. Bu sebeple daha düzgün konuşur ve yazabilirsiniz. Bilginiz artar, ufkunuz gelişir; olaylara daha geniş bakarsınız, yorumlamanız da o oranda bilimselleşir. Dikkatinizi toplama ve kavrama yeteneğiniz de gelişir. Okuma alışkanlığı…

Devamı
Şubat 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

MÜRÜVVETİMİZİ ARARKEN MESELELERLE KARŞILAŞMAK

Emine Işınsu’nun ”Çiçekler Büyür” adlı eserini okudum. Okurken, neredeyse her satırında aklıma gelen ve aklımdan hiç çıkmayan ülkücü bir şehit vardı. Romandan çıkardığım ders hayli fazlaydı lakin beni meşgul eden, düşündüren hep o şehit idi. ”Kolum yastık olsun siz bozkurtlarıma Yolunuzda ölmek onur veriyor” demişti. Ölmeden önce, bir mısra ile dillendirmişti şehadetini… ”Ben bir Türk anasıyım, Mürüvvet adım Tarihteki Kara Fatma olaydım Evvelallah ülkücülük muradım Çağrınıza gelmek onur veriyor” dörtlüğü ile bize, ”ülkücü” duruşun saf, duru halini gösteriyordu. Mürüvvet Kekilli! Rahmet olsun… Romanın neredeyse her cümlesini hissede hissede, romanın içine…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Şubat 2016 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2016 

AKYUVARLARIN HİKÂYESİ

En yakın dostlarımızı, sevgili akyuvarları mutlaka tanırsınız! Biliyorum tabi, pek çoğunuz hekim değilsiniz ama böyle de olsa hiç fark etmez. Akyuvarlar, Yüce Tanrı’nın, biz insanların hizmetine verdiği en değerli yardımcılardır. Gözle görülmeyecek kadar ufacıktırlar ama yaptıkları iş çok büyüktür. İlkokula gitmiş her vatandaşın öğrendiği gibi, sağlığımızın en korkunç düşmanları “Mikrop” dediğimiz varlıklardır. Elle tutamayız, silahla vuramayız. Zayıf zamanlarımızı kollar, ellerine bir fırsat düştü mü hiç kaçırmaz, hemen saldırmaya başlarlar. Öyle bir tanesi gelmez; yüz binlercesi, milyonlarcası hep birlikte yüklenirler.                 Akyuvarlar hastalık taşıyan mikroplara karşı en kuvvetli silahlarımızdır. Biz uyurken,…

Devamı