Ekim 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

GENÇ ÇİFTÇİMİZİN KİMLİK BUHRANI

Mesleğim gereği, ülkemin birkaç bölgesinde birçok köyü gezme fırsatım oldu. Bu sayede farklı köy yerleşimlerini görerek, farklı çiftçilik ve çiftçi profillerini de tanıma imkânı buldum. İzlenimlerimde dikkatimi çeken ve bu yazıda da üzerinde duracağım husus; köylerdeki genç nüfusun giderek azalması ve çiftçi yaş ortalamasının giderek artmasıdır.  Genç Çiftçi? Tarım Bakanlığı, 18-25 yaş arası, köyde ikamet eden ve “genç çiftçi” olarak tabir edilen kesimi, farklı tarımsal üretim modellerine bağlı teşviklerle desteklemektedir. Lâkin köylerde, bu teşviklerin sonuçlarının yansıması, hiç de istenilen düzeyde değildir. Bu sorunun özünde yatan asıl sebebi, yeni yetişen ve…

Devamı
Ekim 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

Neden Türk Milliyetçiliği?

Tarih gösterir ki yeryüzündeki milletler birbirleriyle rekabet eder,üstünlük kurmaya çalışır. Büyüklük düşüncesini taşıyan her millet devleti aracılığıyla kendi varlığını koruma altına almaya çalışırken etki alanını da büyütmek için çabalamaktadır. Devletleri örgütlü hale getiren esas unsur milletin kendisidir ve millet değişmedikçe de devletin kimliği değişmez. Türk devlet tarihinde sistematik bir bütünlük göze çarpmaktadır. Yaygınlaşmış bir yanlış anlayış sonucu Türk devletlerini 16 ya da daha fazla olarak gösterenler bundan gurur duyduklarını ifade ederken ‘‘Türk milleti o kadar büyük ki çok sayıda imparatorluk yıkmış bir o kadar da devlet kurmuş’’sözleriyle bu yanlışı perçinlemektedirler.[i]Bu…

Devamı
Ekim 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

DEİZM MASALI

İslamiyetin anlaşılmasında ve yaşanmasında birikmiş bir hayli yanlışlık ve sorun, mevcut doğru ve güzelliklerden maalesef fazladır. Bunu her akıl ve vicdan sahibi kabul eder. Fakat bunun çözümü nasıl olmalıdır? Eğer samimi olarak çözüm isteniyorsa, bu yine İslam’da aranmalıdır. Dini problemin çözümü dinden uzaklaşmak değil, doğru  dindir. Yani çözüm yolu yine dindir. Yanlışlıkları yaşasalar da dindar kimselere aydınların savaş açması da çıkar yol olamaz. Bir de şu olmaz: Tamir edelim derken, kendimizi başka bir uç noktaya taşımak. Bu noktalarda şunlar bulunur: İslamiyeti öyle bir duruma getirmelidir ki, kolay kolay kimse itiraz…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Ekim 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

MİLLÎ DİL BİR TARİH HAZİNESİDİR

Millî dil, millî macera ve tecrübeyi yansıtan ve bünyesinde taşıyan çok zengin bir tarih hazinesidir ve başlı başına bir tarih ‘belge’sidir.                 Milletin coğrafyası, temas kurduğu milletler ile ekonomik, sosyal, kültürel ve politik hayatı, milletin dilini çeşitli yönlerden biçimlendirir. Yani bir milletin dilini inceleyerek tarihi macerasını, temaslarını, ekonomik ve kültürel faaliyetlerini, ahlak ve tefekkürünü yakalayabilirsiniz. Görülüyor ki bu durumu ile ‘milli dil’, başlı başına bir ‘belgeler’ hazinesidir. Nitekim Kaşgarlı Mahmut’un ‘Divan-ı Lügat’it- Türk’ adlı kitabı, Türk kültür ve medeniyetini öğrenmek isteyenler için, bitmez tükenmez bir ‘hazine’ durumunda değil midir? Hiç…

Devamı
Ekim 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

Durmuş Hocaoğlu: Bilge Türk

                Durmuş Hocaoğlu bir dersinde öğrencilerine “Tanrı nedir?” diye sorar. Tatmin edici bir cevap gelemeyince “Tanrı’yı tam mükemmel manada tanımlayabilmek için Tanrı’ya eşit olmak gerekir. Tanrı’ya eşit olmak demek Tanrı olmak demektir. Bir eşiti varsa o da zaten Tanrı değildir.” şeklinde cevap verir.[1] Tanrı ile kulların münasebeti bakımından mutlak manada doğru olan bu durum, insanların birbirleriyle olan münasebetleri bakımından ise nispî manada doğrudur. Meselâ birisinin Durmuş Hocaoğlu’nu en iyi şekilde anlatabilmesi için en az onun kadar çalışması, okuması ve tefekkür etmesi gerekir. Hâl böyle olunca, Durmuş Hocaoğlu hakkında yazıp yazmama…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Ekim 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

DEVLET: DEVLETİN TEORİK YAPISI VE FONKSİYONLARI HAKKINDA DENEME 2

İnsanı, kendi gayesi içinde bilmek ve kavramanın mümkün olduğunu ve fakat bunun, daha önce sözü edilen araştırma metotlarından biraz daha farklı bir yöne­lişi gerektirdiğini söylemiştik. Bu yaklaşma tarzı, yukarıda Allah fikrine ulaşma ve O’nu varlığının ispatı hususunda işaret etmeye çalıştığımız metottan farklı değil­dir. “Kendini bilen Rabbini bilir” denilmekte, bu hususa taalluk eden bilgi edinme metodunun ayniliğine de işaret edilmiştir Esasen bu yöneliş tarzında insanın, ken­di varlığını kavrayışı, zaruri olarak gaye ve Allah’ın mevcudiyetinin idraki ile birlik­te olmaktadır. Daha önce belirttiğimiz gayenin mahiyeti bunu gerektirdiği gibi, Al­lah fikriyle birlikte olmayan bu…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Ekim 2017 Yeni Ufuk Dergisi 2017 

DEMOKRASİ VE İNKİLÂPLAR

Türkiye’dedemokrasinin iyi işlemesinin başlıca sebebi, kanaatime göre Garpmemleketlerinde olduğu gibi İçtimaî bünyenin tabiî bir gelişmesi neticesindemey­dana gelmemiş olmasıdır. Umumiyetle Garp memleketlerinde insan haklarınadair ortaya atılan umumî, İçtimaî fikir vetemayüllerden ev­vel ve onlara muvazi olmak üzere ticarî, İktisadî, sınaî,bilhassa ilim ve teknik sahalarda husule gelen inkişaf­lar neticesinde yenisınıflar, zümre ve müesseseler orta­ya çıkmıştır. Evvelce sözü geçmeyen,cemiyet hayatın­da mühim bir mevkii olmayan insan toplulukları, teşki­lat vemüesseseler yeni rol ve statüleri sayesinde, İçti­maî bünyeyi tamamiyledeğiştiren bir ehemmiyet ve mevki kazanmışlardır. Büyük ticaret adamlarının, sa­nayicilerin,bankerlerin ve burjuva sınıfının teşekkülü gibi. Şüphesiz terbiye sistemleri debilhassa…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Ekim 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

YURDUM VE TANRIM İÇİN

Rumeli boşalıyordu. Beş yüz yıl Avrupa’ya bir koca nehir beşyüzüncü yılın sonunda terine akıyordu; sanki kabuğuna çekilen bir böcek gibiydi: Boynu bükük içli, talihine küsmüş. Tuna huzursuzdu. Belgrat’ın Müslüman sokakları ağlamaklı, nazlı Budin’in nazı sararmış, Sofya iki parçaydı. Sofya’nın Banyabaşı Camii’nin civarında bir sokakta bir konak vardı. Çöken bir imparatorluk gibi yarısı yanmış, yarısı yıkılmış temelinin sağlamlığından aldığı güçle ancak bir iki odasını sağlam tutabilmişti. Yıkık konakta bir kadın, iki çocuğuyla oturuyordu. Konağın sahibesiydi. Efendisini, bir gece yarısı, imparatorluk artığı Bulgar Komitacıları alıp götürmüş, bir daha da getirmemişti. O günden…

Devamı
Ekim 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

YAŞASIN CUMHURİYET!

Cumhuriyeti anlamak ve önemini kavramak için, 29 Ekim 1923’e kadar, özellikle son iki yüz yılda neler yaşandığını, ülkemizi cumhuriyetin ilanına iten koşulları bilmek büyük önem arz etmektedir. Türk milleti, Birinci Cihan Harbinde sadece harp kaybetmedi; ciddi şekilde aydın kaybına da uğradı. Tıbbiyelerden mühendis mekteplerine varana kadar neredeyse bütün yüksekokulların sınıflarını boşaltmıştı cihan harbi. Genç nüfusun büyük bir çoğunluğu, Çanakkale’den Yemen’e, Kafkaslara kadar uzanan cephelerde şehit düştü. Bununla birlikte, Anadolu’daki yetişmiş en iyi zanaatkârlar, çiftçiler de şehit oldu. Çanakkale ve Kut-ül Amare zaferlerine rağmen, harbin sonunda mağluplar arasındaydık. İmzalanan Mondros Mütarekesi…

Devamı
Ekim 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

TÜRK ADALARINDA YUNAN İŞGALİ

‘’Benden eğerimi isteyin vereyim, atımı isteyin vereyim, çadırımı isteyin vereyim, fakat vatanımdan hiç kimse bir karış toprak istemesin vermem, veremem.’’                                                                                                                                                    Metehan                 Başlığı okuduğunuzda ‘’yok artık!’’ dediğinizi duyar gibiyim. Evet… Bence de…                 İnanılması, anlaşılması, anlatılması, yazılması, duyulması, bilinmesi, konuşulması, yazı konusu olarak kaleme alınması, hatta düşünülmesi bile Türk milletini derin üzüntüye boğacak bir gerçek ile karşı karşıyayız 2004’ten beri; Ege Denizi’nde 18 Türk adası ve 1 Türk kayalığı işgal altında!                  Koyun, Bulamaç, Kalolimnoz, Eşek, Nergizcik, Hurşit, Keçi, Koçbaba, Sakarcılar… Bu isimler; İzmir, Aydın ve Muğla’nın il…

Devamı