Abide Şahsiyetlerden Eylül 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

TÜRK MİLLİYETÇİLERİ ARASINDA IRKÇI VAR MIDIR?

İlk bakışta, yalnız kelimeye bağlı kalır ve hangi manada kullanıldığını hiç dü­şünmeden kesin bir hükme varma yanlışlığının büyük ayıbına katlanırsanız, başlık­taki soruya; “Evet, vardır!” cevabını verebilirsiniz. Çünkü Irkçılık -Bir de Turancılık- suçlaması Türk Milliyetçilerine yöneltilmiş diğer suçlamalardan ayrı bir özelliğe sahiptir. Şöyle ki, diğer suçlamaların hepsini daima şiddetle reddetmemize karşılık, hizmetleri hiç bir zaman unutulmayacak bazı Türk Milliyetçileri, Irkçılığı ve Turan­cılığı benimsemişlerdir. Hatırlanması güç değildir; öyle Türkçü dergiler yayınlan­mıştır ki yazarları ve şairleri “Irkçı ve Turancı” olduklarını gururla ilan etmişlerdir. Milliyetçiliğimizin dayandığı temellerden birinin ırkçılık olması gerektiğini savu­nan makaleler yazılmış,…

Devamı
Eylül 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

TÜRKLERDE KÂBE SEVGİSİ

Yüce Allah, yeri göğü tüm âlemi, canlıları gerekli görmüş yaratmıştır. Yaratanını tanıması, O’nun emir ve yasaklarına uyması, sorumlu olduğu görevlerini yapması için bütün yarattıklarının en üstünü olarak da insanı yaratmıştır. Bütün bu âlem, canlılar ve insanlar O’nun emri üzerine yaşar ve hareket ederler. Yüce Rab, yarattığı insanları başıboş bırakmamış, hayatlarının düzeni, inanç ve ibadetlerinin temini için bilgilendiren seçkin peygamberler göndermiştir. Hz. Âdem’den başlayarak devam edip, Hz. Musa, Hz. İsa Peygamber ve son olarak da Bütün Müslümanların Peygamberi olarak Hz. Muhammed’i gönderdi. Yüce Allah Kuranımız Sebe Suresi 28. Ayetinde “Biz Seni…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Eylül 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

OSMAN GAZİ’NİN UYKUSUZLUĞU

Anadolu’nun batı ucuna yakın bir yerde bir yaşlı söğüt dallarını yere eğdi bir sabah; gün doğuyordu. Bulutlar göğe ağıyordu. Doğan güneşten ağan bulutlara; ağan bulutlardan, dalları yere değen söğüde çiğ yağıyordu. Bir uzun nurlu iplik, başı ve sonu bellisiz, güneş iriliğinde bir yumağa Büyük Türkiye İmparatorluğu’nu Selçuklulardan Osmanlılara sarıyordu. Gün, geceden yeni bir gündüze değil; 1299 yılına ağarıyordu.                 Söğüt düzlüğünden Çakırpınar’a, yaylaya doğru bir atlı yola çıktı. Osman’dı; Kara Osman derlerdi; Ertuğrul oğluydu; Kayı- Hânî soyundandı. Kara Türkmen gözlerinde sabah kartalları düşünüyor, ak alnında geniş düzlüklerin ve çopur kayaların…

Devamı
Eylül 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

NEHRİN İKİ YAKASI

Bu yazıda, Cumhuriyet döneminde Türkiye’nin güçlü iki kadın kalemi tarafından yazılmış iki roman üzerinden kadının Türk siyaset sahnesindeki duruşuna değinilmeye çalışılacaktır. Bunlardan ilki Adalet Ağaoğlu’nun Ölmeye Yatmak (1973) diğeri de Sevinç Çokum’un Deli Zamanlar (2000) adlı eserleridir. Bu iki roman, Cumhuriyetin ilk yıllarından başlayıp çok partili sisteme ve 12 Eylül öncesindeki çalkantılı döneme uzanan bir ardışıklık izlemelerinin yanı sıra, çok partili dönemde sağ ve sol olarak kabaca tanımlayabileceğimiz karşılıklı iki yakada işleyişin nasıl ilerlediğine dair bir fikir vermeleri açısından simgesel önem taşımaktadırlar. Ölmeye Yatmak, Anadolu’nun bir kasabasında başlayıp, Ankara’da sonlanan…

Devamı
Eylül 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

MUHYİ’DEN ÇIKIP “ZAHİD BİZİ TA’N EYLEME”YE GELMEK

Kıymetli Yeni Ufuk okurlarına, ufuktaki yeni selâmlarımızla diyerek bir girizgâh yapalım ve en önemlisi bir merhaba sunmaktır şiarımızı naçizane not düşüp geçelim meramımıza. Tahmin ediyorum ki yazının başlığına şaşıranlarınız kadar, sonu nereye varabilir gibi şimdiden merak duyanlarınız da vardır. Doğrusu ben de bu denemeyi yaparken yazıyı derleyebileceğim hususunda tereddüt etmedim değil.                 Muhyi, yani tam adıyla Muhyiddin Abdal’ın hangi dönemde yaşadığını net olarak bilemiyoruz. Yalnız Muhyi’nin şiirlerine de rastladığımız, 16. Yüzyılda yazılmış bazı mecmualarda, Muhyi’nin Hacı Bektaşi Veli, Otman Baba, Balım Sultan gibi ululardan bahsettiğini gördüğümüz için onun ya onlarla…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Eylül 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

MİLLİ BÜTÜNLÜĞÜMÜZ VE TÜRKÇE

Dil, bir milletin geçmişteki, haldeki ve gelecekteki nesillerini birbirine bağlayan, onları bir millet haline getiren çok güçlü bir ‘içtimai bağdır’. Hele, Türk milliyetçiliği açısından Türkçe, milli varlığımızın temelidir. Dil ile millet varlığı etrafında çeşitli görüşler ortaya konabilir. Dil’in, şu veya bu milletin hayatındaki değeri üzerinde tartışılabilir. Bütün bunların yanında asla tartışılmadan kabul edilecek bir husus vardır, o da şudur: Türk milleti Türk dili ile ayrı ve müstakil bir millet olabilmektedir.                 Bu konuda Prof. Dr. İbrahim Kafesoğlu şöyle yazmaktadır: “Milliyetçilik ile dil arasında mevcut olan bu tecezzi kabul etmez birlik,…

Devamı
Eylül 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

MEDENİYETİN TEMELLERİ

“Medeniyet” hepimizin idrakinde farklı şekillerde kendini gösteren, anlam karmaşasını algımızın farklılığına bağlayabileceğimiz anlarda” Medeniyet nedir?”, sorusuna muhatap olduğumuzda” modern yaşam eşittir medeniyet” şeklinde yaftalayıp, kendimizce işin içinden kolaylıkla sıyrılabileceğimiz bir kavram. Bir kavramın iyi tanımlaması, insan idrakinde oluşan sorulara ne kadar iyi yanıt verildiğiyle ilgilidir. Medeniyet;“Bir millet ve toplumun maddî, manevî varlığına ait üstün niteliklerden, değerlerden, fikir ve sanat hayatındaki çalışmalardan ilim, teknik, sanayi, ticaret vb. sahalardaki nimetlerden yararlanarak ulaştığı bolluk, rahatlık ve güvenlik içindeki hayat tarzı, yaşama biçimi, medenilik, uygarlık(1)”diye geniş bir şeklide tanımlanabilir. Esasında medeniyetin ne olup, ne…

Devamı
Eylül 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

HEPİMİZ BİRİZ

                Memleketin birinde eskilerden kalma, kiminin harabe, kiminin yaşayan tarih olarak gördüğü bir konak vardır. Zamanın kırbacı bazen soldan bazen sağdan birçok darbeyle kapanması zor yaralar açsa da yıllara meydan okuyan bu konak hakkında, ne uydurulan hikâyeler bitmiş ne de bunlara inananların nesli tükenmiştir. İnsanoğlunun hamurundan mıdır, huyundan suyundan mıdır bilinmez kolaycılık söz konusu oldu mu düşünmek ya da sorgulamak aklının ucundan dahi geçmez. Yine öyle bir zamanda yaşanan bir hikâyeyi anlatacağız size, ne de olsa damarlarımızda Dede Korkut’un kanı var. Biz kanımızın hükmünü verirken siz de kalem kâğıt çıkarıp…

Devamı
Eylül 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

EYLÜL HAZAN MEVSİMİDİR

‘’Eylül hazan mevsimidir’’ der eskiler. Akif’in dizelerinde ise ‘’Teselliden nasibim yok hazan ağlar baharımda…’’ mısrası ile bir serzenişe şahitlik ederiz.                   Peki, kimdir bu ‘’baharında hazan ağlayanlar?’’ Eylül deyince neden ‘’kara Eylül’’ diye iki kelime dökülüverir dudaklarımızdan, kor yutmuşçasına yanar içimiz, yaşamadığımız halde türlü hatıraları gözümüzde canlandırırız. Niçin acır canımız? Sahi bizim Eylül’le derdimiz ne ola ki? Yahut Eylül’ün bizimle derdi ne idi?                 Çağın nemrutlarına, firavunlarına ve onların sahte ilahlarına karşı, iman dolu göğüsleri ile mücadele edip, milletini esaretten, memleketini müstemleke olmaktan kurtaran bir avuç ülkü erinden ne…

Devamı
Eylül 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

DEVLET: DEVLETİN TEORİK YAPISI VE FONKSİYONLARI HAKKINDA DENEME I

Bu yazımızda, insan başarılarının en büyüklerinden biri olan devletin, teorik anlamda yapısını ve fonksiyonlarını tespit etmeye çalışarak, insan hayatındaki yerini tayin edeceğiz. Bu gibi çalışmalara genellikle, devletin menşei meselesinden başla­nır ve devlet bazen ailenin tekâmülü, bazen kuvvet ve mücadele veya içtimai mu­kavele ile açıklanmaya çalışılır. Bu konudaki çok çeşitli ve çağına göre az çok deği­şen teorilerden sonra, devletin varlığı için zaruri telakki edilen maddi ve manevi unsurların münakaşasına geçilir, bu bahiste devletin ülke unsuru, beşer unsuru ve hâkimiyet unsuru incelenir ve istinat edilen teoriye göre sonuçlara varılır. Biz, bu tarzın…

Devamı