Şubat 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

ASRA BEDEL OLAN O GÜNE BİR BAKIŞ BİR GÖRÜŞ

Bu yerlerde trenler, doğudan batıya, batıdan doğuya gider gelir; gider gelirdi. Bu yerlerde demiryolunun her iki yanında, ıssız, engin, sarı kumlu bozkırların özeği Sarı Özek uzar giderdi. Coğrafyada uzaklıklar nasıl Greenwich meridyeninden başlıyorsa, bu yerlerde de mesafeler demiryoluna göre hesaplanırdı. Trenler ise doğudan batıya, batıdan doğuya gider gelir; gider gelirdi. Kıymetli Yeni Ufuk okurları, tahmin ediyorum ki; gerek yazının başlığını gerekse üst paragrafta yer verdiğim pasajı gördüğünüz zaman bir öngörünüz oluşmuş olabilir. O halde bu öngörünüz üzerinden bu yazıda maksadımız nedir ve nasıl hâsıl olacaktır buna kısaca değinelim. Asra bedel…

Devamı
Şubat 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

MAZİMİZİN AKLIĞI BEŞİKTAŞ KATLİAMI

Türkiye’de 1970’li yıllarda boy gösteren siyasi istikrarsızlık, ağır ekonomik şartlar ve akabinde yaşanan içtimai huzursuzluğun nihayetinde askeri vesayetin 12 Eylül 1980 tarihinde “Aziz Türk milletinin refah ve mutluluğu adına (!)” ülke yönetimine el koymasına giden sancılı süreçte Türk milletinin hafızasında acı hatıralar olarak yer edinen birçok olay yaşandı. Özellikle 1977-1980 yılları arasında yaşanan olayların önemli bir bölümünü, Türk milletinin bekası adına eğitim mücadelesini sürdüren vatansever Türk gençleri ile ülkeye nifak tohumu yaymak maksadında olan kirli ellerin üniversitelerdeki işbirlikçileri arasında yaşanan olaylar oluşturuyordu. Her ne kadar yaşanan bu olaylar art niyetli…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Şubat 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

SENİRKENT’TE ENGEL TEPESİ

Senirkent’i bilenler bilir; Anadolu’nun uysal gece karanlığında uyur uyanık, gündüz aydınlığında kendi içine kapanık ama hep dolu, hep biraz güneş biraz buğday kokulu şehirlerinden biridir, inceden esen yellerinde türküye benzer bir dinleniş, kabadan gelen yellerinde yüzyılların acısını hissettirir bir inleyiş vardır. Senirkent’te ayrıca, Isparta’ya sığmayan uzak bir gül kokusu arı vızıltılarına karışır, Afyon’a doğru akar. Senirkent’in doğuya dayanan sırtında bir tepe vardır: Engel Tepesi derler. Bu tepe, bir zamanlar burada yokmuş; yeri düzlükmüş. Yukarılarda, doruğu gökyüzüne baş vermiş bir dağın yamacından inip de gelmiş, o zamanki düzlüğe oturuvermiş. Nasıl oturuvermiş?…

Devamı
Şubat 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

TÜRK ÜLKÜSÜ

Atsız Hoca’nın makalelerinin derlemesi olan bir eserdir. 1966 yılında asıl basımı yapılmış, bu kitap makalelerinin günümüze göre uyarlanarak tekrar basım halidir. Kitabın muhtevasına gelecek olursak; iki bölümden oluşmaktadır: “Türk Ülküsü ve” Gençlik, Ahlak ve Ülkü”. Türk Ülküsü bölümü yirmi iki makale, Gençlik, Ahlak ve Ülkü bölümü ise on beş makaleden oluşmaktadır. Yazarın üslubu açık ve akıcıdır. Verilen örnekler 1950’li ve 60’lı yılları kapsayan, dönemin tarihi bilinç olgusunu yansıtan ve eleştirmekten hiç çekinmeyen bir tavır sergilemiştir. Türk Ülküsü kitabını Atsız Hoca bu dönemde yazabilseydi eğer, son derece nefes kesen örnekler verebileceği…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Şubat 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

KÜLTÜR MİLLÎDİR, SINIFSAL DEĞİL

Önceki yazılarımızda belirttiğimiz üzere, kültür, maddi olsun manevi olsun bütün “antropo sosyal değerleri ” içine alan bir kavramdır. Antropo sosyal olan değerler demek, insan eliyle, tabiatın değiştirilmesi ve geliştirilmesi neticesinde ortaya çıkan beşeri unsurlar demektir. İnsan, tabiatı ve hiç şüphesiz bu arada kendi tabiatını da işleyerek kültüre ulaşır. Tabiat, insan tarafından işlenmediği zaman hamdır, insan eliyle, işlendiği zaman kültür değerlerine dönüşür. İnsan olmasa idi kültür doğmayacaktı. Gerçekten de Muhyiddin-i Arabî’nin dediği gibi, “ insan çamurdan yaratılan dünyanın cilâsı” olmuştur. Bu arada asla unutulmaması gereken bir husus vardır. İnsan ferdi, yüksek…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Şubat 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

ÜLKÜCÜNÜN ZAFER SIRLARI

Ülkücü, bu çetin yolu, birçokları gibi sadece kendini tatmin etmek için seçmediğine göre, onun, hayatı boyunca başarması gereken vazifeleri vardır. En son hedefe ulaşmak şerefi kime, hangi nesle nasip olacaktır, bilinmez. Ancak, asıl hedefe bir anda değil, adım adım ve birçok «ara hedefler» aşıldıktan sonra varılacağı muhakkaktır. İşte her ülkücü nesilden beklenen de, kendi payına düşen bu «ara hedefleri» mutlaka aşmaktır. Tıpkı savaşta büyük zaferi kazanmak için, önce, her cephede bütün birliklerin muharebeyi kazanmış olmaları gerektiği gibi. Muharebe birliklerinden herhangi birinin, üzerine aldığı vazifeyi tam zamanında yapamaması, zaferi geciktirir veya…

Devamı
Şubat 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

MÜZİKLE TEDAVİ, TÜRK-İSLAM VE DİĞER DEVLETLERDE MÜZİKLE TEDAVİNİN TARİHİ YERİ VE ÖNEMİ

Müzik, insanların hayatında ve ruh sağlığında önemli bir yeri vardır. Halk arasında ruhun gıdası olarak ifade edilmektedir. İnsanlar arasında genellikle bir eğlence aracı olarak nitelendirilse de müzik, duygu ve düşünceleri seslerle anlatan, bir düzen ve estetik anlayışı içerisinde ifade eden sanattır. Diğer sanat dallarına göre, insanları daha çok etkileyen bir daldır. İnsanlar üzüntülerini, sevinçlerini, heyecanlarını, sevgilerini ve kahramanlıklarını vb müzikle ifade etmeye çalışmışlardır.  Müzik, ruhun çeşitli tepkilerini en iyi şekilde yansıtan bir sanattır. Bu özeliği nedeniyle, insanın ruhsal durumunu inceleyen psikoloji ile yakın bir ilişkisi bulunmaktadır. Müzik bu nedenle, tıp…

Devamı
Şubat 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

SIR AŞKTA

Vefa, İstanbul’un kenar semtinde oturan entelektüel bir yazar adayıdır. Vefa, bu sokağı tanımak için taşınmıştır. Normalinde modern dünyanın insanıdır.  Taşındıktan yaklaşık iki yıl sonra manevi bir buhrana girer ve Anadolu’ya uzun bir yolculuğa çıkar. Muhsin ise Vefa ile komşu, küçük bir köşker dükkânı vardır, tasavvuf ehli bir insandır. Anadolu’nun uzak bir kasabasında basit bir otel odasına yerleşen Vefa, ıstırap çekmektedir. Bu nedenle Muhsin’e bir mektup yazıp dertlerini dökmek ister. Fakat hiç bir şey yazamaz. O da boş kâğıdı zarfa koyar, Muhsin’e gönderir. İşte aşağıdaki mektup, Muhsin’in gelen boş kâğıdı yazıp…

Devamı
Şubat 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

IRKÇILIK

Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! Kemal Atatürk                                           Kahraman ırkıma bir gül, ne bu şiddet bu celâl! (İstiklâl Marşı) Mehmet Akif Yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadıyız. Harp Okulu Marşı          Türk’üz, bütün başlardan üstün olan başlarız; Tarihten önce vardık, tarihten sonra varız. Onuncu Yıl Marşı Irkçılık ve onun siyasete uygulanması yakın tarihteki bir Avrupa icadıdır. 18.- 19. asır Avrupa rasyonalizminin ürünüdür. Newton, elmalardan tutun da gök cisimlerine kadar maddenin tümünün hareketini üç harfli bir denklemle izah edivermişti ya! Bu büyük zafer, fizikten pek anlamasalar da, toplum felsefesi yapanların ağzını sulandırdı.…

Devamı
Şubat 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

ÜLKÜCÜLÜĞÜN KÜLTÜR VE İNANÇ KAYNAKLARI – 2

Ülkücü’nün kültür ve inanç kaynaklarının üçüncüsü, “Türk Töresi”dir. Ailenin ve toplumun sahip olduğu töre, fikir ve davranış kalıplarını geliştirir. “Onun içindir ki töre konuşunca Hakan bile susar.” Zira Töre, Türk milletinin binlerce yıl yaşanan tarihi tecrübelerinin ve inançlarının yazılı olmayan İlahi kaynaklı kanun manzumeleridir. İlk gençlik yıllarından başlayarak sonraki yıllarda devam eden tanıma ve öğrenme süreci, dış dünyadan edinilen bilgilerle iç dünya (ruh haleti) gelişir. Fikirler ve davranış kalıpları zamanla değişebilir, ancak bir ömür boyu insanı takip eder. Bu adeta “kişinin bilgisayar yazılımı veya programı” haline dönüşür. Ahlakî değerler; bu…

Devamı