Temmuz 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

Osmanlıcılık ve İslamcılık Karşısında Türkçülük

Trakya Üniversitesinde öğretim üyesi olan Mehmet Kaan Çalen tarafından hazırlanan eser Osmanlının “En uzun yüzyılı”nda özellikle II. Meşrutiyet döneminde Osmanlıcılar, İslamcılar ve Türkçüler arasında meydana gelen tartışmaları, tartışmaların geçtiği metinleri de alıntılayarak gündeme getiriyor.                 Eserin 1. bölümünde Türkçülüğün Doğuşu, Türkçülüğün II. Meşrutiyet ile organize hale gelmesi ve bu minvalde kurulan Türkçü dernekler ve bunların yayın organları ele alınmıştır. Yine bu bölümde Türkçülüğün çok önemli iki ismi Yusuf Akçura ve Ziya Gökalp’ın fikirleri doğrultusunda Türkçülük fikri açıklanmaya çalışılmıştır. Turan kelimesi ilk kullanan Hüseyinzade Ali’nin ismine de bu sayfalarda rastlıyorsunuz.                …

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Temmuz 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

TEMEL KÜLTÜR DEĞERLERİ

İnsanlar, gerek kendi aralarında, gerekse tabiatla devamlı ilişki içinde bulunurlar. Fert, kendisini harekete zorlayan motivelerin etkisi altında daha serbest ve rahat hareket etmek isterken, toplumlar ise, düzen ve huzur isterler. Böylece, hürriyet ve disipline ulaşılmaya çalışılır. Disiplinsiz bir hürriyetin anarşi ve hürriyetsiz bir düzenin ise despotluk olduğunun şuuruna varılır.                 Fert de, toplum da inkârı mümkün olmayan tabii ve sosyal bir gerçeklik ifade ederler. Dolayısı ile her iki birimin de ihtiyaçları, dengelenerek karşılanmalıdır. Ferdi, harekete zorlayan biyolojik ve psikolojik iticilerin yanında, toplumları da harekete sürükleyen sosyal dinamikler ve müeyyideler vardır.…

Devamı
Temmuz 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

MAZİDEN ATİYE KÜLTÜR VE DİL KÖPRÜSÜ

Maziden atiye köprülerin temelinde kültür ve dil olduğu şiarını Kültür ve Dil adlı eseriyle okuruna sunan Mehmet Kaplan ilk basımının 1982 yılının Ekim ayında yapılan kitabının 32.baskısını elimizde bulunduruyoruz. Bu süreç içerisinde zaman zaman düzenlemelere uğrayan eser Dergâh Yayınları tarafından halka sunulmuş, yayımlandığı her yıl büyük ilgi görmüştür. Muhtevası nazarında yoğun konuların ele alındığı bu çalışma 208 sayfa içerisinde yalın bir anlatımla hazırlanmış her kültür düzeyindeki okuyucuya hitap edecek nitelik kazanmıştır. Türk milletinin kültürel genetik kodlarını öğrenmek açısından Türk dili ve kültürü üzerine yapılan çalışmalarda ayrı ilkelerden hareket edilerek ayrı…

Devamı
Temmuz 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

YÜREĞİNİZE ERGENEKON HÜZNÜ DÜŞECEK: MÜRDÜM

‘’Türk illerinde Türk oku ötmeyen, Türk kolu yetmeyen, Türk’e boyun eğmeyen bir yer yoktu. Türklerin vardıkları ülkede akarsular, kaynaklar, türlü bitkiler, yemişler, avlar vardı. Böyle bir yeri görünce, Ulu Tanrı’ya şükrettiler. Kışın hayvanlarının etini yediler, yazın sütünü içtiler. Derisini giydiler. Bu ülkeye ”Ergenekon” dediler.       Zaman geçti, çağlar aktı; Kayı ile Tokuz Oğuz’un birçok çocukları oldu. Kayı’nın çok çocuğu oldu, Tokuz Oğuz’un daha az oldu. Kayı’dan olma çocuklara Kayat dediler. Tokuz’dan olma çocukların bir bölümüne Tokuzlar dediler, bir bölümüne de Türülken. Yıllar yılı bu iki yiğidin çocukları Ergenekon’da kaldılar; çoğaldılar,…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Temmuz 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

AMASYA’DA YEŞİLIRMAK

Amasya’da Yeşilırmak, hele yazın, serin akar; dolu akar… Sabah uykusuna dalmış bir kız gibi incecikten buğulu akar. Amasya’da Yeşilırmak düşünceli akar… Selçuklulardan bugüne hâlâ, Amasya’da Yeşilırmak hülâsa, biraz deli, biraz veli akar. Derler ki,  Yeşilırmak’ın deliliği, Yıldırım Bayezid’den, veliliği de İkinci Bayezid’den gelmedir. Bana bu efsaneyi anlatan yaşlı Amasyalı ahbabım: “Amasya deyip geçme evlat” dedi; “Amasya hem iki ayrı Bayezid, hem bir Bayezid’de iki ayrı Bayezid görmüştür: Deli Bayezid ile veli Bayezid…” Yeşilırmak’ın yine öyle bir veli düşüncesinde sakin aktığı bir akşam, kıyısındaki kahvelerin birinde konuştuğum yaşlı Amasyalı, kırpık gözlerinde…

Devamı
Temmuz 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

İSTANBUL MEKTUPLARI’NA DAİR

“Şimdi hayalimde şecaatiyle ve büyük sülalesinin bütün evlatlarıyla ordusunun başında bir padişah görüyorum. Belki bu Fatih Sultan Mehmet’in mübarek hayalidir. Belki de onun aldığı toprakları tarihe gömmemek için askeriyle birlikte düşmanla savaşan senin hayalindir padişahım.”[i] Bir kadının “analık” duygusunun tezahürüdür bu. Çocuğu yerine koyduğu memleketi koruma duygusunun ifadesi… Çocuğuymuşçasına vatanına sarılışı… Anadır ya hani, hep şefkat ve yürek kelimelerinin izdivacını hissettirir.  İşte Anadolu, İstanbul’a bu duygu ve yürekle sahip çıkmıştı. Ana gibi korumuştu onu.  “Türklüğün altı yüz yıllık ruhu seni çağırmaktadır. Tarih seni çağırıyor. Eski büyük ataların ve kahramanlar seni…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Temmuz 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

FAŞİZM SUÇLAMASI III

Önceki yazılarımızda faşizm deyimine tanınan değişik manaları açıklamaya Türk milliyetçilerini faşistlikle suçlamanın yanlış taraflarını belirtmeğe çalışmıştık. So­nuç olarak: 1- Komünizme karşı çıkmayı faşizm sayan solculardan (her türlüsü dâhil) 2- Demokrasiyi bir milletin varlık davasından bile yüce bir ülkü gibi gören­lerden başka, hiçbir şahsın ve hiçbir zümrenin, özellikle sorumlu siyasetçilerimizin ve diğer bazı yetkililerin, Türk milliyetçilerini faşizmle suçlayamayacağı gerçeği ortaya çıkmıştı. Şimdi de şu soruya doğru bir cevap vermeyi denemeye geçebiliriz: Zikrettiğimiz şahıs ve zümrelerin dışında kalan, yani solcu olmayan ve demokrasinin milletten daha üstün bir değer taşıdığına inanmayan sorumlu siyasetçilerle…

Devamı
Temmuz 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

KIBRIS GİRİT OLMASIN!

‘’ Kıbrıs Girit Olmasın!… ‘’ Bu ifade, Rauf Denktaş’a ait bir kitabın ismidir. Türk Dünyasının abide şahsiyetleri arasında daha yaşarken yerini almış olan Rauf Denktaş öyle bir isim koymuş ki kitabına, okumaya bile hacet bırakmıyor neredeyse. 2004 yılında kaleme aldığı bu kitabında, önce Türk Dünyasına, sonra bütün dünyaya ‘’ Kıbrıs Girit Olmasın ‘’ diye seslenen Rauf Denktaş, Rumların ENOSİS hayalinden ve Türk düşmanlığından asla vazgeçemediklerini anlatıyor. Akritas Planı ve Annan Planıyla adanın iki kesiminde yapılan referandumu da tartışmaya açtığı kitabında Denktaş, bütün dünyayı uyarıp duyarlı olmaya çağırıyor. On iki yıl…

Devamı
Temmuz 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

MİLLİYETÇİLİK VE KAPİTALİZM

Türk Milliyetçilerinin Marksist Sosyalizm karşısındaki tutumları, hangi gözle baktıkları, nasıl bir değer biçtikleri bellidir. Marksist Sosyalizmi hepimiz reddedi­yoruz. Niçin? Başlıca şu sebeplerden ötürü: A) Marksist dünya görüşü maddeci bir anlayışa dayanır. B) Millet esasına göre kurulmuş içtimai düzeni yıkmak ve yerine sınıf esasını koymak ister. C) Uygulama sahasında, Rus ve Çin sömürgeci­liklerinin propaganda silahı olarak kullanılır. İşte bu vasıfları yüzünden Mark­sizm konusunda bütün Türk milliyetçiliklerinden şüphe edilmeyen kimseler, ka­pitalizmin değerlendirilmesi bahsinde farklı fikirlerle ortaya çıkarlar. Bazıları öyle sanır ki, kapitalizm milliyetçiliğin tabii bir sonucudur. Millet aleyhtarları Marksizm’e bağlandıklarına göre, milliyetçiler…

Devamı
Temmuz 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

İKRA ‘’OKU’’ EMRİ ÜZERİNE

Okuyacak kişi için: Anlama kolaylığı ve anlam bütünlüğünü sağlaması açısından ilk olarak, yazının sonundaki ‘’sonuç olarak’’ kısmını okuması tavsiye olunur. Okuma-yazma bileni az, kitaba sahip olmayan bir toplum içinden ‘’Seçilmiş İnsan’’ Hz. Muhammed (sav)’e vahyin ilk emrinin İKRA (oku) olması çok manidardır. İlk vahiy olan Alak sûresinin âyetini hatırlayalım: ‘’Seni sevgiyle yaratan, cömert Rabb’inin adıyla oku!’’ Yaratmadaki arzu, tasavvur ve iradeden dolayı sevgi vardır. Sevginin içinde şefkat, merhamet ve cömertlik de bulunması sebebiyle, âyete böyle meal vermeyi (tercüme etmeyi) uygun buluyoruz. Okuma fiili, aklın ve kalbin de dâhil olduğu,  anlama,…

Devamı