Mayıs 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

TARİH KAPIMIZI ÇALARKEN

Tarih denen okyanus şüphesiz tekerrürden ibarettir. Fuzuli’nin “Bilmek acı çekmektir” deyişiyle bu tekerrür arasında bugün için bir bağ kurmak gerekirse şöyle diyebiliriz; Arnavutluk’un, Yunanistan’ın, Bulgaristan’ın, Suriye’nin, Irak’ın kısacası koskoca bir cihan imparatorluğunun elimizden nasıl çıktığını bilenler, bugünün gelişmeleri ışığında vatanın nasıl bir felakete sürüklendiğini görüp acı çekmektedirler. Kör gözler ve boş beyinler ise tarihin her döneminde her millet hayatında olduğu gibi bugünde içinde bulundukları gemi su alırken, geminin üst katında eğlenmekle meşgul insan topluluğundan farksız hayatlarını devam ettirmektedirler. Tekerrürden ibaret olan tarih bazı zamanlar milletleri yol ayrımına getirir ve o…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Mayıs 2018 Yeni Ufuk Dergisi 2018 

TARİH VE MİLLÎ BÜTÜNLÜK

Bir milletin tarihi, kültürü, medeniyeti ve ülküsü zaman ve mekân içinde <bir bütünlük> ifade eder. Millî vicdan bu konudaki tezatları çok kolay sezer. Millî tarihe aykırı <yapma bir ülkü> olamaz. Ülkümüzü fertler ve zümreler icat edemezler. Ülkümüz millî tarihimizin ve kültürümüzün bağrından filizlenip çıkar. Millî ülküler, bir milletin gelecek için programlarını ve özlemini duyduğu çeşitli sahalardaki başarılarını ve ümitlerini ifade ederler, bir bakıma geleceğe dönük tarih şuurunun meyveleridirler. Tarih, bizi yalnız geçmişte değil, halde ve gelecekte de bütünler. Tarih eğitim ve öğretiminde asla unutmayacağımız husus burasıdır. Türk Milleti, Türk Devleti…

Devamı
Mayıs 2018 Yeni Ufuk Dergisi 2018 

GALİP AĞABEY’İN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Tarihi devirler içerisinde öyle zamanlar vardır ki kendinden sonraki kuşakları etkiler, hataları ve doğrularıyla yol gösterir. Fırtınalı yıllarda savrulan yapraklardan ziyade köke tutunmayı başarabilmiş olanlar, daima hatırlanmıştır. Galip Erdem de özüne bağlı kalarak kökleşenlerden biri. Yakın tarihe ilgi duyanların gazeteci kimliğiyle tanıması gerektiğine inandığım Galip Erdem, özellikle “Ülkücünün Çilesi” ile dillere pelesenk olmuş, gönüllere taht kurmuştur. Bugün Türkiye’mizde “Ayrık Otları” çoğalmış, “Yeni Franklar” köşeleri tutmuşlardır. “İnsan Hakları”ndan dem vuran bu ilericiler dünün propagandalarını bugün de senaryolaştırarak gerek beyaz perde de gerekse televizyon kanallarında yayınladıklarıyla kitlelere anlatma derdindeler. “Söğüt’teki Çınar”ın uyanacağı…

Devamı
Mayıs 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

DERDİMİZE ÇARE: REYHANÎ

Türkler Türkistan bozkırlarının bağrından koparak akın akın Anadolu’nun aydınlığına ve bereketli topraklarına koşarken sırtlarında gözü yaşlı balaları, önlerinde verimli otlaklara muhtaç cılız sürüleri ve altlarında gümrah nehirlerde sulama hayali ile yanıp tutuştukları doru, kır, yağız atları vardı. Ancak menzile taşıdıkları bunlardan ibaret değildi. Yüreklerindeki sevdalarını, dertlerini, hasretlerini ve atalarından miras törelerini de beraberlerinde getiriyorlardı. İşte bu taşınanlar arasında ya bir heybede yahut bir oymalı ağaç beşiğin kıyıcığında Anadolu’ya ulaşan Türk’ün sesi ve sözü de vardı. Bu öyle bir sesti ki bir kez dokunduğu, bir defa olsun titrettiği yerden söküp atılması…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Mayıs 2018 Yeni Ufuk Dergisi 2018 

MÜNAKAŞA SAN’ATI

Münakaşayı sever misiniz? Hiç sevmezseniz bile buna mecbur olduğunuz anlar çoktur; çünkü yanlış düşündüğünüzü söylemekten zevk alanlar az değildir. Muhtelif nezaket dereceleriyle bu hatayı hepimiz yaparız. En diplomatlarımız bile “haklısınız, fakat…” diye başlarlar ve muarızlarının haksız olduğunu ispata çalışırlar. Ben bütün hayatımda iki taraftan birinin haksızlığını itiraf etmesiyle biten şiddetli bir münakaşa görmedim. Sebebi şudur sanıyorum: Bütün münakaşalarda, çarpışan yalnız fikirler değil, benliklerdir. Bu iki şey, fikir ve benlik, birbirine o kadar bağlıdır ki, biri değişirse öteki de ortadan kalkacak zannedilir. Her insan fikrini kalbinin istihkâmları içinde müdafaa eder. Hücuma…

Devamı
Mayıs 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

OKTAY SİNANOĞLU’NUN İŞARET ETTİĞİ YENİ UFUKLAR

Türk siyasî, içtimaî ve fikrî hayatının, bilhassa son iki yüzyılını meşgul eden, şu an dahi çözülememiş başlıca birtakım meseleler vardır. Bu yazıda, Türkiye Cumhuriyeti’nin yetiştirdiği seçkin şahsiyetlerden olan Oktay Sinanoğlu’ndan hareketle, bu yaralara, bir hayat hikâyesinden, diğer bir deyişle pratik bir örnekten çözümler istihraç edilmeye çalışılacaktır. Teorik tartışmaların önemini küçümsememekle birlikte, teoriyi pratiğe bir türlü uygulayamamamızdan kaynaklı olarak, içinden çıkılmaz gözüken ve adeta bir kum fırtınasının tesiri gibi perspektifimizi daraltan pek çok problemin, kanaatimce, Oktay Sinanoğlu’nun ortaya koyduğu tecrübe (pratik) sayesinde esasen aşılabilir şeyler olduğunu müşahhas olarak görebiliriz. Fikrimce, meselelerimizin…

Devamı
Mayıs 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

CUMHURİYET’İN İRFAN ORDUSUNDAN BİR PORTRE: HALİDE NUSRET ZORLUTUNA

Değerli kitaplara yapılacak en güzel iyilik onları mütemadiyen dile getirmektir. Bu anış bazen dost meclisinde yapılan bir atıfla, bazen -çağın imkânlarını kullanarak- sosyal medya vasıtasıyla yapılan bir paylaşımla, bazen de hususen tavsiye ile yapılabilir. Böylelikle hem kitabın mesajları canlılığını muhafaza etmiş olur hem de kıymetli yazarlarımıza vefa borcumuzu ödemiş oluruz. Bayrak şairimiz merhum Arif Nihat ASYA’NIN “Tam bir okul klasiği”(1) olarak tarif ettiği ve ilgili herkese tavsiye ediyorum dediği bir kitap: “Benim Küçük Dostlarım”. “Bir millet irfan ordusuna sahip olmadıkça, muharebe meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o…

Devamı
Mayıs 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

BİR ŞEHİDİN ARDINCA

Gün Sazak, 27 Mayıs 1980 tarihinde şehit oldu. O günden bu yana 38 yıl geçti. Bu ölüm yıldönümü vesilesiyle bütün Türk Milliyetçileri yine onu anacaklar. Biz de sizinle yapacağımız sohbetle analım istedik. Siz, onun biyografisini yazdınız. “Gün Sazak / Bir Şehidin Yolculuğu” adlı kitap, ikinci baskısında 624 sayfa. Bu hacimli eserde, aile köklerinden başlayarak onun hayat yolculuğunu anlatırken, bir devrin tarihini de oldukça derin tahlil edip sergiliyorsunuz.  İlk sorumuz:  Gün Bey’in milliyetçi kişiliği ve siyasî birikiminin oluşmasında ailesinin ve yetiştiği ortamın etkisi nedir?  Babası Emin Bey, 1908’de İttihat ve Terakki…

Devamı
Mayıs 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

DOSTLUK

‘’Kişi dostunun, yani sevdiği dostunun dini üzeredir, onun için her biriniz iyi baksın, kime dostluk ediyor, kiminle sevişiyor.’’(1) “Dostluk nedir?” diye sorsalar, onları örnek verirdim. Dost deyince de aklıma onlar gelir. Nihal Atsız ve Fethi Gemuhluoğlu… Zamana meydan okuyan dostlukları var imiş meğer. Düşüncelere meydan okuyan dostlukları… Bu nasıl bir bağlanıştır ki; sarsılmaz imanlarının geleceğe seslenen fermanı olmuştur. Bugünlerde ihtiyacımız olan şeyi, o zamanlardan hem söylemiş hem göstermişlerdir. Atsız’ın cenaze namazı esnasındaki vakıayı biliyorsunuz.(2) Dost; bugün aranan, geçmişte özlenen, geleceğe seslenen bir bağdır. Kuvvetli bir bağ… Alp ile Eren’i birbirine…

Devamı
Mayıs 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

SİVİLCELERE KESİN ÇÖZÜM: ÜLKÜCÜLÜK

Sivilce bir ergenlik sorunudur. Ergenlik döneminde gençlerin en önemli sıkıntılarından biridir. Sivilcesi çok olan genç, yaşıtlarınca alay konusudur. Öyle ki, uzmanlar gençlik sivilcesi sorununun basit bir mevzu olmadığını, gençlerin kendine olan güvenlerini zedelemeye kadar uzanan çeşitli tahribatları olduğunu söylüyorlar.  Bunlarla birlikte sivilceler nasıl geçer sorusunun, bu sorunu yaşayan herkes tarafından cevabı arandığı da bir hakikattir. Gençliğin, cildinde yaşadığı sivilce sorununun yanında, bir başka sivilce sorunu daha yaşadığına inanılır, milli münafıklarımızca. Bu bizim milli münafıklar, Ülkücülüğü, tıpkı gençlerin cildindeki sivilce gibi görürler. Onlara göre Ülkücülük, heyecanın, hevesin, ayakları yere basmamanın bir…

Devamı