Şubat 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

KIRIM’DA İKİ TÜRK

Aynı anne ve babadan doğmadıkları, aynı yerde çamura bulanmadıkları halde birbirine o kadar çok benzeyen insanlar vardır ki bunlarla karşılaştığınızda sanki birbirlerine aynı tablo içinde gülümseyen iki kardeş gibi sarıldıklarına şahit olursunuz. Tarihin içinden çekip aldığım, hayallerimde yeşerttiğim iki güzel insanın ağzından şu güzel Kırım türküsünü dinler gibi huşuya kapılıp; ‘‘Dilde birlik, işte birlik, fikirde birlik’’ sloganının derinliğinde boğulmak üzereyken kendime geldim. Bahçelerin Meyvaları Bal İle Şerbet Sularını İçe İçe Toyalmadım Men Men Bu Yerde Yaşalmadım Yaşlığıma Toyalmadım Vatanıma Hasret Kaldım Ey Güzel Kırım Bala Çağa Vatanım Dep Köz Yaşın…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Şubat 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

OKUYUCU OLMAK SANATI

Bir kitap okuduğu zaman müellifin hayallerini ve fikirlerini takip ettiğine emin olmayan okuyucu pek azdır. İşte büyük bir aldanış: Okuyucunun müellifi ait olduğunu sandığı şeylerin çoğu, hakikatte kendi fikirleri ve hayalleridir. Bir hikâye okuyorsunuz. İlk cümle şu: “Yağmurlu bir Nisan akşamıydı.” Müellifin bu akşamı tasvir etmek için kullanacağı vasıflar ne olursa olsun, sizin tahayyül edeceğiniz şey, unsurlarını kendi hayatınızın parça parça tecrübelerden alarak yine kendinizin tasarladığınız bir sahne olacaktır. Hayalinizde ya kendi hatıralarınız arasından muayyen bir tanesi yahut da ayrı ayrı intibalarınızdan mürekkep bir manzara canlanacak. Başka türlü olmasına imkân…

Devamı
Şubat 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

ZULME İSYAN BESMELESİ: FIRAT YILMAZ ÇAKIROĞLU

Onlar, tüm baskı unsurlarıyla, eldeki tüm imkânlar seferber edilerek zulme tabi tutulan, mazlum konuma düşenler, öz yurtlarında garip hâlin kendilerine reva görüldükleri… Yabancı değiller, ‘’Bizim çocuklar…’’ onlar gölgesinde doğdukları toprağı vatan bildikleri bayrakları için, içlerinde coşup akan hür yaşama ve yaşatma arzusu için kendi yarınlarını hiç hükmünde görüp, milletinin yarınları için kendilerini memur kıldılar. Onlar, aşağı yukarı her gencin güya “hayatı yaşadıkları” o çağda milletin selameti, hemen yanı başındaki arkadaşlarının hayatı için mücadele ettiler ve bazısı da şehit olup kanını bu vatan toprağına bereket kıldı. Diyor ya şair: ‘’Onlar, Oğuz…

Devamı
Şubat 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

TÜRKLERİN DÜNYASINDA İRAN

‘’Vatan ne Türkiye’dir Türklere, ne Türkistan, Vatan, büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan!’’ İnsanın benliğini oluşturan hususlar listelendiğinde coğrafyanın hayatî önem arz ettiği aşikârdır. Türk milletinin coğrafya ile meselesi tüm Dünya milletlerinin coğrafî serüveninden hayli fazladır. Türk milleti fethettiği, gittiği, sürüldüğü, vurulduğu, kırıldığı tüm topraklarda kimliğini, dilini, örf ve adetlerini, özdeş değerlerini yarına taşımak için kıyasıya mücadele vermiştir. İnsanlık onurunu yücelten milletimizin, ak budunu, kara budunu, münevveri, bu –Türk’çe yaşam, Türkçe yaşam– düsturunun ezelden ebede, batıldan hakka, Hak’tan halka uzanabilmesi için salâhiyetini kanının son damlasına kadar kullanmış, kimisi köle olarak…

Devamı
Şubat 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

AYÇOLPAN

Issız bir ovada uçsuz bucaksız sessizliği atların yorgun ayak sesleri delmeye başlamıştı. Aybek Ata’nın gözlerine bozkırın sisi çökmüştü. Bir zamanlar Isık Göl’ün coşkun yiğitleri şimdi geride bıraktıkları ovaları, atlarıyla çağlayan olup aktıkları yüce dağları gizliyorlardı yüreklerinde. Bir yanda imanları, bir yanda öfkeleri onları çıkmazlara sürüklüyordu. Tüm direnişlere rağmen Aybek Ata geriye kalan küçük ailesini yanına alıp dumanı tüten bozüyünü de toplatıp gitme kararı aldı. Aybek Ata: -“Gidiyoruz evlatlarım. Verimli topraklarımızdan, belki de son defa atlarımızın ayak bastığı topraklardan, kardeşlerimizin yanına, ezan sesinin göğe sindiği topraklara gidiyoruz.” dedi. Ayzat Apa biliyordu…

Devamı
Şubat 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

NESİLLERİ ŞEKİLLENDİREN GERÇEK

Yeryüzünün neresinde, tarihin hangi döneminde yaşadığınızın hiçbir önemi yok; dikkat ederseniz, kurulan devletler, inşa edilen medeniyetlerden önce tek bir gerçekle karşılaşırsınız: Aile… En dar haliyle anne, baba ve çocuklardan oluşan bu kutsal müessese cemiyetin temel birimini oluşturur. Toplumun hem maddi hem manevî yönden kuvvetli ve sağlıklı olması ailenin ne kadar kuvvetli ve sağlıklı olduğuyla yakından ilgilidir. Peki, ailenin sağlam temeller üzerinde yükselip toplum içindeki vazifesini yerine getirmesini sağlayan nedir ya da kimdir? Sorumuza çeşitli cevaplar verebiliriz, hepsi birbirinden ayrı da dursa tüm cevaplar aslında bize aynı sonucu işaret eder: Yuvayı…

Devamı
Abide Şahsiyetlerden Şubat 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

MİLLİ TARİH ŞUURU VE DEVLET

Milletler, devletler halinde teşkilatlanırlar. Normal olarak, her milletin bir devleti olmalıdır. Sıhhatli ve mutlu bir milletin <<bir tek>> devleti olur. Günümüzde, yeryüzü haritasına baktığımızda gördüğümüz manzara şöyledir: Bazı milletler, gerçekten de bütün mensuplarını bir tek devlette toplamış bulundukları halde bazıları da birden fazla devlete bölünmüşler yahut birden fazla devlet veya devletçik halinde dağılmışlardır. Bunların yanında, birden fazla milleti bünyesinde hapseden <<çok milliyetli>> devletlere de rastlıyoruz. Devlet ve millet <<birliğini>> sağlamış olan tipik milletlerin başında, Japonya, İngiltere, Yunanistan gibi devletler gelmektedir. Sıcak ve soğuk savaşlarla birden fazla devlete zorla bölünmüş milletlere…

Devamı
Şubat 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

İSMİYLE MÜSEMMA BİR DEĞERDİ VE YÜKSELDİ SONSUZ GÖKLERE AY IŞIĞI GİBİ: ŞEHİT PİLOT TEĞMEN AYFER GÖK

Bir çocuğun okul çağı yedinci yaşının içidir bizim buralarda, bizim buralar dediğim ise Burdur’un Bucak ilçesi; hemşerisi olmakla mağrur olduğum Ayfer Gök’ün memleketi. Pilot Teğmen’in hikâyesi benim için ilkokul çağlarımda başlamıştı. Aslında kendisi için bu dünyada sona eren hikâyenin ukbâda yeniden yazılacağı bir tarihti ilkokul çağımda yaşadıklarım. Çünkü değil ben büyüklerim bile haberdar olduklarında onun varlığından, onun yokluğunu işitiyorduk başta belediye hoparlörlerinden. İşte 9 Şubat 2001 tarihli o cuma gününe ait hatırımda canlananların en belirgin çizgilerini oluşturan mefhum; Eylül 2000’de ilköğretim birinci sınıfa başlayan bir çocuğun ilk yarıyıl tatili biterken…

Devamı
Şubat 2018 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2018 

DİN-KÜLTÜR-ŞAHSİYET

Din kavramını açıklarken genellikle mensup olduğumuz dine göre tanımlamalar yapmaya çalışırız. Oysa din, sadece mensup olduğumuz dinle açıklanamamaktadır. Eğer biz din tanımımızı kendi dinimize göre yorumlarsak başka dinlere de kendi dinimizin statüsünü veririz ki bu yanlış bir anlayış olacaktır. Biz dinin kültür ile bağlantısını inceleyeceğimiz için konumuza uygun olacak şekilde tanımlardan faydalanacağız. Din deyince kısaca: “Aşkın bir varlıktan kaynağını alarak, fertleri ve toplumu iyi, güzel ve doğruya yönlendirme iddiası taşıyan inanç sistemi” şeklinde bir tanım belirleyerek konumuza girmek istiyoruz. Yaptığımız tanıma göre dinin hem fertle hem de toplumla ilgili olduğunu…

Devamı