Şubat 2019 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2019 

BİTMEYEN QARA AYLARDAN BİRİ: QARA FEVRAL

“Ben Hocalı, ben Türkün modern çağdaki yası, Mahzun Azerbaycan’ın bir mazlum coğrafyası. İslam düşmanlığının tekrar azdığı yerim, Ben tarihin tarihi noksan yazdığı yerim.”(1) Tarihin noksan yazıldığı tek yer değildi elbette Hocalı. Nerede bir Türk nerede bir Müslüman katledilse noksan yazılırdı tarih. Tarihlerin neyi gösterdiği veya neyi yazdığı bazı vakaların acısını, yürek yangınını söndürmez. Nasıl ki evlâdını kaybeden bir ananın acısı hiç tükenmez bizler için de Hocalı Katliamının ateşi üzerinden kaç yıl geçerse geçsin sönmez. Hocalı Katliamının üzerinden 27 yıl geçmiş olsa da bizler her yıl bıkmadan usanmadan bu acıyı taze…

Devamı
Şubat 2019 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2019 

SÜRÜ ADAMI

Bir adam vardır ki, hiçbir düşüncesinde, hiçbir hareketinde “kendi kendisi” olamaz. Ne düşünse, ne yapsa, ne söylese kendini değil, mensup olduğu sosyeteyi, ırkı, muhiti ve dışardan aldığı telkinleri dile getirir. Kendiliğinden hiçbir şey bulmamıştır. Başka birinin sisteminden aldığı fikirleri ve akideleri o sistemin sahibinden daha softaca müdafaa eder. İradesi de böyle dışardan gelme, yanaşma, iğreti bir hareket mihrakıdır. Bilmez ki, asıl kendi kendisi, kendi içi, sonsuz imkânların, keşfedilmediği için körleşen ve tıkanan istidatların tükenmez hazinesidir. Örneğini kendinde değil, hep dışarıda aradığı için muayyen bir fikre, bir akideye, başkasının kurduğu sisteme…

Devamı
Şubat 2019 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2019 

KANIYLA TARİHE MÜREKKEP OLMUŞ BİR YİĞİT

Ve tarih bir gün, acz içinde kıvrana kıvrana şehadete susamış bir ülkücüden daha müthiş bir silahın keşfedilemediğini yazmak zorunda kalacaktır. SEYYİD AHMET ARVASİ Tarih okurken tarih yazan bir yiğide ithafen. Yazımıza tarih yazmak cesurların işidir diyerek başlamak istiyorum. Çünkü baktığımız zaman tarihin tozlu yapraklarında dahi korkakların hikâyesi yazmaz. Tarih yazması için illaki içerisinde insan ömrünü aşan ideallere sahip olması gerekir. İşte tarih böyle yazılır. Başta da ifade ettiğimiz gibi Tarih yazmak cesurların işidir. Peki, olağanüstülüklerle dolu aşırı ilgi gören kişiler tarih mi yazmaktadır? Tabi ki de hayır. Ülkemizde de yürütülen…

Devamı
Şubat 2019 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2019 

MİLLİYETÇİLİĞİN İLMÎ TEMELLERİ

Türkiye bir fikir perişanlığı içine atılmış durumdadır. Milletçe kalkınma davamızın ön planda yer aldığı şu yıllarda bazı zümrelerin içtimaî ve iktisadî problemlerimizi çözmek üzere ileri sürdükleri, cemiyet realitelerimize aykırı ve ilmî temelden mahdum teklifler, her gün biraz daha artan bu perişanlığı kaynak olmaktadır. Türkiye’de millî eğitim ve öğretimin aksaması, tarihin hor görülmesi, yaşayan Türkçemizin kararsız bir yolda olması, güzel sanatlarda Türk zevkine aykırı bir takım garibelerin meydana çıkması, roman, hikâye, tiyatro eserleri sahasında millî vicdanı yaralayan karalamaların edebiyat piyasasına sürülmesi, aile mahremiyetinin sokağa dökülmesi vb. Şekillerinde belirmeğe başlayan, Türk milletinin…

Devamı
Şubat 2019 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2019 

TÜRKİSTAN’DA BİR BOZKURT ENVER PAŞA

Türkistan’da Bir Bozkurt Enver Paşa, İlyas Kara’nın kaleminden titiz bir çalışma sonucu ortaya çıkmış eseri. İlyas Kara, kitabına başlarken okuyucuya Enver Paşa’yı anlatmadan önce onun yaşadığı zamanı daha iyi anlamamız maksadıyla 15. ve 16 yüzyıllar arası Osmanlı-Rus ilişkilerine ve Rusya’nın Türkistan’a bakışı ile tarihi daha öncesinden başlatarak okuyucuya sunmuştur.  Burada Rusların tarih boyunca çeşitli emelleri neticesinde Türk topraklarında gözü olduğu, bir şekilde hedefine ulaşmak için adımlar attığı, Osmanlı döneminde de bu tehditlerin dikkate alınmadığı önemsenmediği, Rusların her fırsatta kendilerine hedef olarak koydukları tarih derslerinde de sıkça duyduğumuz Rusların milli ülküsü…

Devamı
Şubat 2019 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2019 

TÜRK TÖRESİ

Türk dilinde <<töre>>, Türk milli vicdanına hâkim olan <<umumî hukuk prensipleri>> manasında kullanılmaktadır. Töreyi dar ve mahallî olan gelenek kavramından ayırabilmek gerekir. <<Umumiyetle kanun manasına alınan töre (aslı, törü) eski Türk hukukî hükümlerinin bütünü olup sosyal hayatı düzenleyen mecburi kaideleri ihtiva ediyordu. Orhun kitabelerinde, töre kelimesi 11 yerde geçmekte, bunun 6’sında il ile birlikte kullanılmaktadır. Diğer 5 yerde de yine il ile alakası açıkça belirir. Demek ki Türk devleti (ili), kanunlara (töre hükümlerine) bağlı bir kuruluştur. Devletin varlığı töre ile kaimdi.>> (Bkz. Türk Dünyası El Kitabı – İ. Kafesoğlu’nun Kültür…

Devamı
Şubat 2019 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2019 

TÜRK FELSEFESİNDEN NE ANLIYORUZ?

Yıllar önce henüz lise sıralarında dirsek çürütürken Atsız’ın ‘‘Bozkurtlar’’ romanını okumaya başlamıştım. Ne gariptir ki tüm o heyecanlı sahnelerin dışında aklımda kalan tek ve bir o kadar da ilginç bir sahnenin 8 yıl sonra aklıma düşeceğinden habersizdim. Bir filozoftan ders alan -bana göre misyoner- Yamtar’ın verdiği tepkileri hiç unutmam. Hatırladıkça bir tebessüm eder, haklıymış derim. Filozof tüm insanları aynı Tanrı’nın yarattığını söylediğinde Yamtar, ‘‘Bu uyuz Çinlilerle bizim Tanrı’mız bir olamaz’’ derdi. Öyle ki Yamtar’a göre felsefe karın doyurmayan boş bir uğraştı. Yamtar’dan bugüne ne değişti diye sorarsanız, aslında aynı tas…

Devamı
Şubat 2019 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2019 

GÜNÂŞIĞI

<<Ah! Baksana yine geliyor bizim deli!>> dedi ufaklık yanındaki kavruk tenli çocuğa. Güneşin tenine yanık buğday rengini işlediği çocuk, başını gayriihtiyari kaldırıp toprak yolda kendi hâlinde adımlayan meczuba bir göz attıktan sonra hemencecik meşgalesine dönmekte tereddüt bile etmedi. Şimdi deliyle divaneyle uğraşmaktan çok daha mühim işleri vardı. Daha az evvel ip gibi dizdikleri âşıkları kardeşi kuvvetli bir atışla dağıtmış ancak tek bir âşıktan ötesini kazanamamıştı. İşte şimdi bu kavruk çocuk için zafer vaktiydi. Bu esnada ufaklık tekrar dürttü: <<Bak bi’! Yine oturmuş oraya boş boş göğü seyrediyor.>> Ağabey dişlerini sıkarak…

Devamı
Şubat 2019 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2019 

SARIKAMIŞ HAREKÂTI VE ENVER PAŞA-II

“Osmanlı’nın son dönem aydınları inanmışlıkları ve inançları uğruna rahatlarını hatta hayatlarını verebilişleriyle gerçek ülkücülerdir.“ Eğer bir nesil bir imparatorluğu kurtarmaya yetseydi o mübarek nesil birden fazlasını omuzlayabilirdi. Ama tarihin kanunu bu değildir. Ve onlar sönen kibritin son aleviydiler ve o kadar parlak ve coşkun, tarihin içinden aktılar. Yürekleri büyük insanlardı, hayalleri kadar, fedakârlıkları da gerçekleri aşıyordu. İşte Cumhuriyet, işte Türkistan milli mücadeleleri, işte Teşkilatı Mahsusa ve sayısız, isimsiz kahramanlar… Çanakkale’den Galiçya’ya, Medine’den Kudüs’e, Sakarya’dan Tanrı Dağları’na kadar her yerde oldular; Yemen’de kırıldılar, Sarıkamış’ta dondular, Irak Cephesi’nde tifodan, tifüsten öldüler ve…

Devamı
Şubat 2019 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2019 

SEKÜLERİZM NE DEĞİLDİR?

Türkçemize artık yerleşmiş olan, Latince kökenli bir kelimedir seküler. Latince “dünyevi, dine değil dünyaya ait, yeryüzü ile ilgili” anlamlarına gelen “saecularis” sözcüğünden, İngilizce “secular”(1) halini almıştır. Öyle sanıyoruz ki Türkçeye girişi de İngilizce metinlerde kullanılması ile alakalıdır. İngilizcedeki kullanımına çok benzer şekilde dilimize yerleşmesi ve bu akım ortaya çıktığında Türkçede aynı anlamı karşılayan bir kelime olmamasının sebebi de İslam dinine toplu geçişler dönemi, öncesi ve sonrası Türk kültüründe bu tür bir yaşam tarzı olmamasıdır. Öncelikle bir dilde hangi kelimeler vardır, neyi ifade eden kelimeler yoktur ona bir göz atmayı uygun…

Devamı