Mart 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

ESARETTEN HÜRRİYETE YOLCULUK

“Kaldım bu Anadolu toprağında. İlk defa kendi acziyetimin farkına vararak, gözlerimden akan birkaç damla yaşı bıraktım soğuktan kurumuş toprağa. Ey anam! Ey babam! Ey bacım! Ey gardaşım! Beni duyuyorsunuz biliyorum. Bana kızgınsınız biliyorum. Şimdi size bu Anadolu toprağından sesleniyorum. Gün gelecek gözlerinizden akan yaşı sileceğim. Özlemini duyduğunuz hürriyeti destanlarla getireceğim. Toprağınızda kuruyan çiçek dalları tekrar yeşerecek. Çocukların yüzü gülecek. Hayli zaman geçti unuttum sizi. Hayli zamandır arkamı döndüm size. İki elim kanda da olsa geleceğim! Size, hürriyet getireceğim!” O anda dilimden bu kelimeler dökülüvermişti. Aklımdan hiç çıkmamasına rağmen o vakte…

Devamı
Mart 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

Bir Pehlivanlık Hikâyesi

Yiğitlik hayranı olan, yiğitlik kendisinden olmasa bile saygı duyan bir millet… Yiğitliğin ve gücün adı pehlivanlık, Türk’ün gerek toylarda eğlendiği bir spor gerek, barış zamanında gücünü tazelediği bir savaş hazırlığı olmuştur. Her güreşene her ok atana pehlivan denilmediği gibi bir kere pehlivan unvanı almış kişinin de bunu ömrü yettiğince yaşatması şarttır. Son nefeslerini pehlivanlık unvanı için veren Küçük Yusuf’un hikâyesinden çıkan başka bir kahraman Mahmut Pehlivan, Türk’ün gücünü Silistre’nin Kızılcıklı köyünden alıp Avrupa’ya, Amerika’ya duyuruyor. Bugün Bulgaristan sınırları içerisinde yer alan, Silistre ilinin Kızılcık köyünde bulunan ve 17. yüzyılda Konya’dan…

Devamı
Mart 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

MİLLÎ EĞİTİMİN FONKSİYONLARI

Sosyoloji, sosyal yapıların, sosyal değerlerin ve müesseselerin fonksiyonları ile var olabileceklerini, itibarlarını koruyabileceklerini ve varlıklarını devam ettirebileceklerini ispatlamıştır. Fonksiyonlarını sağlam bir biçimde tayin edemeyen, millî, <<çağdaş ihtiyaçlara>> cevap veremeyen sosyal yapılar, değerler ve müesseseler, sür’atle önce itibarlarını, sonra da varlıklarını kaybetmeye başlarlar. Bu açıdan bakınca, ülkemiz <<maarifinin>> durumu, toplumumuzdaki itibarı, ilk kademesinden son kademesine kadar <<eğitim ve öğretim müesseselerinin>> içinde bulunduğu yürekler acısı manzara üzerinde düşünmek kolaylaşıyor. Maarifimizin, milletimize muhtaç olduğu <<eğitim ve öğretimi>> veremediği, sosyal, kültürel, ekonomik ve politik değerlerimizi ve ham maddemizi millî ve çağdaş ihtiyaçlara göre işeyip…

Devamı
Mart 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

YENİ UFUK 6 YAŞINDA

Tüm samimiyetimle size bu dergiyi anlatmak istiyorum. Ne gözünüzde çok büyütmek amacındayım ne de gerçekleri bırakıp efsanelere yönelme derdinde. Sadece ve sadece hissettiklerimi, duygularımı, düşüncelerimi… 19 Eylül 2017’de Nuri Serbest Ağabey’in paylaşımını gördüm sosyal medyada. ‘Mefkûre Mektebi başlıyor’ diyerek bir duyuru yapmıştı. Çok ilgimi çekmişti yazdıkları. Kendisiyle irtibata geçtikten sonra derslerin başlayacağı gün Yeni Ufuk Dergisi’ne gittim ve her şey öyle başladı. İlk gittiğim andan itibaren beni oraya çeken bir şeylerin olduğunu hissettim. Duvarlarında Türk büyüklerinin fotoğrafları vardı. Mustafa Kemal’den Alparslan Türkeş’e, Nihal Atsız’dan İsmail Gaspıralı’ ya çok geniş bir…

Devamı
Mart 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

MEYHANE FİLOZOFLARI

Kahvehane köşelerinde emekli küçük memurlara rastlarsınız. Artık ömürlerinin son günlerini yaşayan bu yaşlı, beli bükülmüş biçare insanlar sabahtan akşama kadar kendi aralarında hastalıklardan, ilâçlardan, emekli maaşlarından, memuriyet hatıralarından bahsederler. Bazen politikalardan,  dünya işlerinden de bahsederler, ama bu konuşmaların sonu daima tevekkülle biten tatlı gevezeliklerden ibaret kalır. Ömrünü meyhanede geçirenlerin gevezelikler ise daha farklıdır. Onlar filozoftur. Biraz içtikten sonra gözlerinden bir perde (akıl perdesi) kalkar ve hayatın bütün kâinatın sırları onlara ayan olur. Bir kısmı sadece dostluğu, yaşamanın ve ölümün mâhiyetinden öteye geçmeyecek kadar mütevazıdir,  hattâ bu halleriyle çok defa bir…

Devamı
Mart 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

MİLLÎ SİYASET

Bugün her medenî topluluğun sözlüğünde millet, devlet ve hükûmet tâbirleri vardır. Bunların aynı dilde yan-yana yaşaması her birinin ayrı mefhumlara delâlet ettiğini gösterir. Nitekim “devlet”, sınırları milletlerarası antlaşmalarla tanınmış, müstakil bir siyasî bütün olduğu halde, “hükûmet”, devlet iradesinde iktidarı elinde tutan, iç ve dış siyaseti yürütmekle vazifeli, mes’ul heyet mânâsına gelir. “Millet” ise, aynı dili konuşan, bir ortak kültüre bağlı ve aralarında mânevî rabıtanın duygu yoluyla yaşadığı fertler mecmuudur. Bu suretle millet, herhangi bir hükûmet tarafından idare edilen gelişi güzel bir halk kütlesini değil, fakat belirli bir kültürün, bazen resmî…

Devamı
Mart 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

İSKİLİPLİ ATIF HOCA ŞAPKADAN DOLAYI MI ASILDI? YOKSA… (3)

Atıf Hoca İstiklâl Mahkemesi’nde   Bilindiği üzere Atıf Hoca, 7 Aralık 1925’te İstanbul’daki evinden alınır ve tutuklanır. Giresun’daki ayaklanmada dahli olduğu iddiasıyla gemiyle Giresun’daki İstiklâl Mahkemesi’ne götürülür. Ancak ayaklanmanın lideri Hafız Muharrem, Atıf Hoca’yı tanımadığını söyleyince berâat eder. Tekrar İstanbul’a getirilir. Ancak tutukluluk hali devam eder. 3 gün sonra Ankara’ya gönderilir ve Ankara İstiklâl Mahkemesi’nde yargılanır.   Mahkeme tutanakları incelendiğinde görülecektir ki; sâdece birkaç soru şapka ile alakalı iken, onlarca soru hep Millî Mücâdele’deki tutum ve davranışı, hatta Teâlî-i İslâm Cemiyeti’nin Yunan uçaklarıyla Kuvâ-yı Milliye aleyhine atılan beyannâmesi ile ilgilidir.…

Devamı
Mart 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

TÜRK’ÇE DÜŞÜNÜP TÜRKÇE YAZAN BİR ADAM…

Biz hep onu hikâyeciliği ile tanırız ya da o bizim karşımıza hep hikâyeleriyle çıktı sanırız. Oysa “Ben Gönen’ de doğdum,”  diyen bu adam, aynı zamanda bulunduğu devrin en üretken fikir adamlarından biridir.  Hikâyelerinin dışında şiirleri, çevirileri, günlükleri, çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlanan makaleleri de vardır. Her şeyin alt üst olduğu koca bir devletin çöküş sancıları yaşadığı bir dönemin en bahtsız asker, şair ve fikir adamlarından biridir. Ömür defterini 36 yılda tamamlamış, Türk’çe düşünüp Türkçe yazmıştır. Kısa ömrüne 120’den fazla hikâyeyi, 200’e yakın makaleyi sığdıran bu müthiş kalem, Türk hikâyeciliğinde olay…

Devamı
Mart 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

GALİP ERDEM SIRADIŞI BİR ŞAHSİYET

Çelimsiz, ufak tefek bir insan. Fakat “Sağlam kafa, sağlam bedende bulunur.” u yalanlayan bir zihin, kuvvetli bir hafıza, parlak bir zekâ. Gösterişsiz, çok sade ama makam kapılarında hiç bekletilmeyen, bir muhterem adam. Görünüşü çok mütevazı lakin hep eli öpülen, yeri hep başköşe olan bir zirve. İtibar ve rağbet kürküne değil tamamen mümtaz şahsına idi. Ölümünün birinci yıldönümünde Ankara ASKİ Salonu’nda aile arası bir anma toplantısı yapıldı. Salon doluydu. Kadın, erkek, çocuk hepsi ona ağabey diye hitap eden Galip Erdem dostları ve kızı. Söz verilenler içinde ağlayıp konuşamayanlar oldu. Kimisi yeniden…

Devamı
Mart 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

TÜRKİSTAN MİLLÎ KAHRAMANLARI: KORBAŞILAR

Ey, Türkistan, şanlı ülke, güzel anayurt! Bir gün gelir kaldırırız yine bayrağı; İçimizden elbet çıkar yeni bir Bozkurt, Yabancıdan geri alır kutlu toprağı…                                                                                                                            Atsız’ın dimağlara kazılan bu dizelerindeki gönül coğrafyasını yeterince tanıyor muyuz? Kendi İstiklâl Savaşı’mı biliyorken ‘‘Onlar da Türk’’ dediğimiz milyonlarca insanın dünü ve bugünü hakkında neler biliyorum diye düşünmeye başladım. Türkistan’ın mâzisindeki yaralarının izini sürmek niyetiyle derin olmasa da olsa bir fikre vardım. Bir başlangıç vesilesi olması için bu yazıyı kaleme alma gereği hissettim. Türkistan’ın hudutları bugünkü anlamıyla Türk Cumhuriyetlerin olduğu kısmına Batı Türkistan, Çin esaretindeki kısmına Doğu…

Devamı