Nisan 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

MİLLÎ ŞEHİT: BOĞAZLIYAN KAYMAKAMI KEMAL BEY

İnsan büyür beşikte, Mezarda yatmak için. Ve… Kahramanlar can verir, Yurdu yaşatmak için. Ermeni azgınlığına ve komitacılığa kurban edilen Kemal Bey’in aziz hâtırası aradan yıllar geçtikten sonra, bugün dahi yüreğimizi sızlatmaktadır. İDDİA Fâcia 1919 yılı Şubat ayında başlamıştı. Daha önce yargılanan ve berâat eden Kaymakam Kemal Bey Ermeni tehcirinde ölümlere sebebiyet verdiği iddiası ve îdam isteği ile tekrar yargılanacaktı. O devirde Kemal Bey’i savunacak bir avukat bile bulmak zor iken Sadeddin Ferid Bey büyük bir cesâret timsali göstererek Kemal Bey’in müdâfaasını gönüllü olarak üzerine aldı. Yargılanmasını gerektiren iddia ise Kaymakam…

Devamı
Nisan 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

OKTAY SİNANOĞLU: ‘Bye Bye Türkçe’

Oktay Sinanoğlu’nu tanıyor musunuz bilmiyorum ama ben onu tanıdıktan sonra hayatım çok değişti. Muğla Üniversitesi’nde okurken Türk Dili dersimize giren Mustafa Karataş hocam bazı kitapların okunmasını zorunlu kılmıştı. Bunlardan biri de Oktay Sinanoğlu’nun ‘Bye Bye Türkçe’ kitabıydı. İlk aldığımızda, bu kitap ne anlatıyor, neden biz bu kitabı okuyoruz soruları hepimizin aklından geçmişti. İnanılmaz bir girişi vardı kitabın. Amerika Birleşik Devletleri’nin sokaklarının Türkçe tabelalarla dolu olduğunu, iş yeri isimlerinin Türkçe olduğunu anlatan enfes bir yazıydı. Çok sert kayaya çarpmıştık. Türkçenin her gün sokaklarımızdan, mahallelerimizden, şehirlerimizden, çocuklarımızın isimlerinden uzaklaştığı bu yılları anlatıyordu…

Devamı
Nisan 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

DEVLET SİYÂSETİMİZDE MİLLİYETÇİLİK

SİYÂSET kısaca “İdâre etmek sanatıdır” diye târif edilir. Bu sanat üzerinde incelemeler yapılmış, nazariyeler ileri sürülmüş, usuller tesbitine çalışılmış ve gerek millî siyâsette, gerek hükûmet gerek devlet siyâsetinde muvaffakiyet şansının, prensiplerle milletin arzu ve gayeleri arasında uygunluk olması, idâre edilenlerin idâre edenlerle görüş ve anlayış birliği içinde bulunması şartına bağlı olduğu netîcesine varılmıştır. Gerçekten halkın temâyüllerine göre ayarlanan ve toplumun maddî-mânevî durumlarıyla uzlaştırılabilen siyâsetlerdir ki, tam başarıya ulaşabilir ve huzur sağlayıcı, makbul bir idâre ancak icrâ mevkiinde olanlarla kütle arasındaki his ortaklığı ve âhenk sayesinde mümkün olabilir. Bu îtibarla, hükûmetlere…

Devamı
Nisan 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

YENİ BİR DÜNYA KURULDU

Müslümanlar Avrupa’ya ulaşmak için kendilerini çoluk çocuk nehirlere, denizlere atarken… 1994 yılının sonları. Zamanın Fransa Cumhurbaşkanı François Mitterand ağır hasta. Âhiret hakkında bilgi almak için Jean Guitton’u ziyâret etmiştir. Jean Guitton, Papa VI. Paul’un danışmanlığını yapmış bir düşünür. İnançlı bir Katolik, bilimler akademisinin üyesi bir büyük din bilgini. “Tanrı ve Bilim” adlı kitabı çok satanlar listesinde olmuş bir filozof. Fransız L’Express dergisi Avrupa’da “dine dönüşü” kapak konusu yaptı. Hz. İsa’dan haberi olmayan yeni nesiller, meraklarını gidermek için İslâm’ı incelemektedirler. İnsanlar Allah’a ihtiyaç duyuyorlar, diye yazdı. 1995 yılının başları. Alman Der…

Devamı
Nisan 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

TÜRKÇENİN SIRLARI’NA KARDEŞ: İKİ GÖZÜM TÜRKÇE

Atıf Yılmaz’ın 1968 yapımı Köroğlu filmini izleyenlerin dikkatini çeken bir husus vardır. İstisnâsız bütün karakterler temiz Türkçe konuşur. Ben kıt imkânlarla çekilen bu filmi izlerken hâlâ oyuncuların akıcı ve kulağa hoş gelen Türkçelerine hayran olmaktayım. Aslında Yeşilçam’daki filmlerin pek çoğunda dil berraktır. Zâten bir dili de en güzel konuşanlar tiyatrocular ve oyunculardır. Peki, şimdi neden aynı hazzı hiçbir film veremiyor? Dahası neden hiçbirimiz o günlerin akıcı dilini konuşamıyoruz? Türkçemizin bozulduğunun farkında değil miyiz? Evet, en önemli mesele bu işte: Farkındalık! İki Gözüm Türkçe (1), Türkçeye ömrünü vermiş ve bu fânî…

Devamı
Nisan 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

BAŞBUĞ

Bu yazımızda özellikle milliyetçi çevrelerde sürekli tartışılan, anlamı ve kimin hakkı olduğu konusunda bir türlü görüş birliğine varılamayan kadim bir ûnvanı, ‘Başbuğ’u inceleyeceğiz. Ne anlama geldiğini, şimdiye dek resmî anlamda kimlerin sâhip olduğunu öğreneceğiz. ‘‘Saygı olsun bu çelik atlıların gök tuğuna, Tuğu kaldırmış olan orduların başbuğuna.’’ Kubbealtı Vakfı’na ait sözlükte rastladığımız tanımı: Komutan, Başkumandan, Başkan ve Lider olan Başbuğ’un; Kaşgarlı Mahmud’a ait Dîvânu Lügâti’t-Türk’te yer alan ‘Han’ tanımı: ‘‘Başbuğlarımızın En Büyüğü’’ ifâdesinden yola çıkarsak çeşitli düzeylerdeki siyâsî önder ve askerî liderler; en üst düzeyde ise ‘Başkomutan olan Han’ demek olduğunu…

Devamı
Nisan 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

1989 Bulgaristan Türklerinin Göç Hikayeleri – Bir Sözlü Tarih Denemesi

Türkler, konargöçer millet olma özelliği ile târihin her evresinde yeni yerlere göç edip yurt tutmuşlardır. Tabiî görülen bu hareketlerinin dışında Türklerin mâruz kaldığı irâde dışı göçler de çoğunluktadır. Farklı dönemlerde dünyanın birçok yerinden sürgün edilen ya da göçe mecbur bırakılan muhtelif Türk toplulukları, uzun ve çileli bir yolculuk olan bu hâdisenin bir sonucu olarak çeşitli zorluklarla da mücâdele etmek durumunda kalmışlardır. Göç hâdisesi gerçekleşmeden önceki psikolojik baskılar ve yolculuk sırasında baş edilmesi gereken güçlükler bir yana, göçmenlerin yerleştikleri bölgelerde farklı kültürlerle karşılaşmaları ve baş gösteren uyum sorunu gibi üstesinden gelinmesi…

Devamı
Nisan 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

BEDEN VE RUH TEMİZLİĞİ

Vücudumuzu temizlemek mümkündür. Fakat ruhumuzun, şuurumuzun üstünü, altını ve hâfızamızı günlük hayatın kirli tesirlerinden kurtaran bir ruh banyosu yapmamız mümkün müdür? Eski ve yeni bütün Mistiklere ( Tasavvuf ve Tarîkat erbabına ), Yogilere ve benzeri akîde sâliklerine göre elbette. Ben, İslâm mutasavvıflarının ‘‘Mâsivâdan tecerrüd’’ dedikleri, dışa bağlantılardan, duyu muhtevâlarından ve günlük hayat tesirlerinden silkinmenin, kendi kendimin ötesine yücelmenin, varlığımın merkezini daha yüksek bir plana nakletmenin tekniğini tecrübe ile bilen bir insan değilim. Herkes gibi benim de, zaman zaman kendimden geçer gibi olduğum, gözlerimin daldığı ve her şeyi unuttuğum anlar vardır.…

Devamı
Nisan 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

ESARETTEN HÜRRİYETE YOLCULUK (2)

Artık karar verilmişti. Hür Türklerin bir arada yaşadığı hür Türkiye’nin bize sâhip çıkacağını düşünerek yanlarına sığınacaktık. Gece olmuş herkes uyumak üzere yatağına çekilmişti. Uzun süre uyumayı denemiş ancak uyuyamamıştım. Yatağımdan kalkıp pencerenin kenarına geçmiş, gökyüzünde parlayan dolunayı seyre dalmıştım. Şimdi aklımı kurcalayan düşünceler ile baş başa idim. Dolunay Türkiye’de de aynı güzellikte miydi? Sanırım bunun cevabını biliyordum. Türkiye’ye kaçıp daha sonra tekrar buraya dönen akrabamız sâyesinde hakkında bilgi sâhibi olmuştum. Onlar da bizim gibi Müslüman Türklerdi.  Aynı dili konuşuyor, aynı dine îman ediyorduk. Tabiattaki cümle varlığa aynı gözle bakıyorduk. Aynı…

Devamı
Nisan 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

KALKINMANIN İKİ YÖNÜ

Politika sahnesinde sık sık rastladığımız kavramlardan iki tanesi üzerinde duracağız. Bunlar <<maddî kalkınma>> ve <<mânevî kalkınma>> terimleridir. Materyalist politikacıya kalırsa <<kalkınma terimi maddî ve ekonomiktir, mânevî kalkınma sözü muhtevâsız, boş bir kavramdan ibârettir.>> Öte yandan <<mânevî kalkınma>> sözünden ne anladığını kendisi de bilmeyen <<sözde mâneviyatçılar>> ise işi büsbütün karıştırmaktadırlar. Görülüyor ki terimlerin ifâde ettiği, mânâ, hiçbir yanlış anlamaya ve yorumlamaya fırsat bırakmayacak ölçüde berraklaştırılmalıdır. Bu yapıldığı takdirde görülecektir ki <<maddî kalkınma>> için dahi <<mânevî kalkınma>> zarûreti vardır. Maddî ve ekonomik kalkınmanın bile mânevî kalkınma tabanı üzerinde kurulup geliştirmesi esastır. İlgili…

Devamı