Şubat 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

OĞUZ BOYLARINDAN: SALUR

Oğuzların 24 boyundan biri olan ve Kaşgarlı Mahmud’un ünlü eseri Divan-ü Lügat’it Türk’e göre yirmi iki Oğuz boyunun beşincisi olarak bilinen Salur boyu, “vardığı yerde kılıç ve çomağı ile iş gören” manasına gelir. Bu boy, uzun bir zaman Oğuzeli’nde hüküm sürmüştür. Bu manada Salurlar, hükümdarlığı uzun bir süre yürütmekle beraber kendisinden sonraki boylara da adeta örnek olmuştur. Divan-ü Lügat’it Türk’te boylar hakkında şöyle söylenmiştir: “Birbirini tanımayan iki adam karşılaştıkları zaman selamlaşırsa: “Sen hangi boydansın, senin soyun hangisi, halkın ne idür (raht, aşira, kavim)?” der. Diğeri cevaplar: Benim akrabam(raht) Salgur boyudur(kabile).”…

Devamı
Şubat 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

Eğitim ve Millî Tecrübe

<<Eğitim>> bir sosyal vâkıadır. Gerçekten de, târih boyunca, <<eğitimden>> mahrum bir tek insan cemiyeti dahi gösterilemez. En ilkel guruplarda dahi, eğitim, <<yaygın>> olarak varlığını sürdürmüştür. Esasen insan gurupları, <<sosyal verâsetlerini>> nesilden nesile aktararak gelişebilmişlerdir. Görülüyor ki eğitim faâliyetleri, <<okul>> faâliyetlerinden çok daha öncedir. Her millet, bütün târihi boyunca, çeşitli konularda edindiği bilgileri, mahâretleri, değerleri ve tavırları geliştirerek kendinden sonraki nesillere aktararak zaman içinde daha güçlü ve daha ileri bir seviyeye ulaşmaya çalışır. Bütün kültür ve medeniyetimizde <<geçmiş nesillerin payı>> çok önemli bir yer tutar. Gerçekten de atalarının <<tecrübelerinden>> istifâde edebilen…

Devamı
Şubat 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

Çin Elçisi Wang Yen-Te’nin Uygur Seyahatnamesi

Çin uzun yıllar Batı’nın kapısını açmak için Türkistan anahtarını kullanmaya gayret göstermiştir. Uzun yıllar çevresine ördüğü kafesin dışına çıkmayan Doğu’nun kadim medeniyeti Çin dışa açıldıktan sonra Asya hâkimiyetini esas politikası olarak belirlemiştir. İlk olarak komşusu Türkleri tanımaya çalışmış, ilk temaslardan sonra artarak süren Bozkurt-Ejderha ilişkisi dalgalı trafiğini günümüze kadar sürdürmüştür. Çin’de hânedanlar değişirken, Asya’da Turan bayrağını farklı Türk devletleri devralmıştır. Çin politikasını zamana göre değiştirirken, kadim düşmanı Türkleri her daim tartmayı aklından hiçbir zaman çıkarmamış, ürettiği politikaların yörüngesinde ortaya çıkan zengin bilgi depolarını kullanmaktan imtina etmemiştir. Diplomasiyi, istihbaratı, entrikayı kendi…

Devamı
Şubat 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

DÜNYA DÜZENİ

Bir zamanlar merhum Dündar Taşer “Dünya barışını, dünya nimetlerini bölüşenler düşünsün.” demişti. O zamandan beri “dünya nimetlerini bölüşenler” in kimler olduğunu anlamaya çalışmışımdır. Bugün biliyorum ki iktisadi gücü elinde bulunduranlar var. Bunlar kimlerin üretim yapacağını, kimlerin nasıl tüketeceğini planlayıp bu planlarını uyguluyorlar. Onlar, hak ve hukuklarını yerel mahkemelerde değil uluslararası mahkemelerde arıyorlar. Kurdukları kuruluşlar aracılığıyla devletleri belirledikleri rotada götürüyorlar. Rotanın dışına çıkanları da ambargo, operasyon, darbe ve savaşlarla yola sokuyorlar. Yani 3 Z dedikleri “zer, zar, zor” u tatbik ediyorlar. Zaten BM, NATO, İMF, Dünya Bankası, Lahey Adalet Divanı gibi…

Devamı
Şubat 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

TÂRİHİN ROMANI

Târihî roman yazmak, hele târihteki büyük adamların hayat macerasını roman haline getirmek çok çetin bir iştir. Romancı böyle bir teşebbüse giriştiği zaman yüksek bir ipin üzerinde denge kurarak yürümeye çalışan cambaza benzer. Bir tarafta işlediği konunun târihî realitesi, öbür tarafta kendisinin bir yığın malzemeden seçerek inşâ edeceği yeni bir realite vardır. Bu taraflardan birine fazla eğilmek romancıyı bir çürük sakızı yeniden geveleme basitliğine düşürür, öbür tarafa ağırlık verdiği zaman da yazdığı şey târih olmaktan çıkar. Tolstoy Harp ve Sulh’u yazarken, yarattığı şahsiyetlerin yanı sıra harp vâkıasının teknik yönlerini de vermeye…

Devamı
Şubat 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

İSKİLİPLİ ATIF HOCA ŞAPKADAN DOLAYI MI ASILDI? YOKSA…(2)

İstiklâl Mahkemeleri   Bilindiği üzere TBMM, düşmanla silâhlı mücâdele yaparak işgal altındaki vatanı kurtarmak düşüncesiyle kurulmuştu. Bu amaca ulaşmak için, doğal olarak asker toplamak zorundaydı. Halbuki Mondros Mütârekesi’yle Osmanlı Devleti’nde askerlik yükümlülüğü ortadan kaldırılmıştı. Bu karar; asker toplamayı zorlaştırmakla kalmıyor, hem insanların askere gitmemesinin hem de askerdekilerin firar etmesinin önünü açıyordu. Kaçak olaylarını tetikleyen en önemli etkenlerin başında, cezâların hafifliği geliyordu. Asker cephede ölmektense birkaç ay veya birkaç sene yatıp çıkmayı tercih ediyordu.   Birinci Dünya Savaşı’nda başlayan firarlar, TBMM’nin çalışmaya başladığı dönemde, yaklaşık üç yüz bini bulmuştu. Bunların çoğu…

Devamı
Şubat 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

SON BİLGE ÇINAR İLE KUTLU DERGÂH DA HASBİHÂL

Muazzam bir kalabalık… Soğuktan kol kola girmiş saflar. Nizâmî duruş ile birbirini kollayan yığınla insan. Belli ki kutlu birisi bekleniyordu. Sâdece dizlerinden aşağı paltoları değil, dudaklarından da kara bıyıkları sarkıyordu. Şahin bakışlarında, duruşlarının mertliği sırlıydı sanki. Resmen çıt sesi bile çıkmıyordu. Bir anda bir ses inledi kulaklarda; ‘‘—O geliyor! Türk milletinin Başbuğu geliyor! Bu güne kadar bu meydanlarda faşistler konuştu, kapitalistler konuştu, moskofcular konuştu, artık Türkeş konuşacak!’’ ve arkasından birbirine bağlı kollar çözülerek sağ eller gökte, soluk boruları yerinden fırlarcasına hep bir ağızdan ‘‘Başbuğ Türkeş! Başbuğ Türkeş!’’ sloganları gök kubbeyi…

Devamı
Şubat 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

PARA VE AHLAK

Yirmi sene kadar var. Paris’te bir gece, büyük mağazalardan birinin vitrinin önünde, genç ve zengin bir Türk hanımı bana sordu: -Fakir bir kadının ahlâkı üzerinde bu vitrinlerin menfi bir tesiri olabileceğini kabul eder misiniz? -hayır, dedim, doğrudan doğruya değil. Ahlak meselesini bu hanım gibi düşünmek, çözülmesi güç bir düğümü bıçakla kesmek gibidir. Bir medeniyet nizamı içinde ve bir cemiyette ahlâk bozuluşunun o kadar çeşitli sebepleri vardır ki, bunları bire indirip vitrini, lüksü veya parayı suçlandırmak, düşünmekten yorulmuş bir zekâyı dinlendirir, fakat dâvâyı halletmez. Paranın bâzen vicdan satın aldığı doğrudur. Fakat…

Devamı
Şubat 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

Barış Manço’nun Dünyası

Türk Müzik Târihi yazılırsa bir gün o olmadan yazılma ihtimali yok. Başımızı nereye çevirsek o var. Daha doğrusu onun şarkı sözleri… Bu coğrafyada yüzlerce sanatçı, binlerce söz yazıp şarkı yaptı. Bundan sonra da yapmaya devam edecek belki. Ama onun şarkı sözleri bu çağda yazılmış gibi değil de târihten süzülmüş gibi. Hangi şarkısını dinlesem başka bir zamanda hissediyorum kendimi. Beni en çok etkileyenden başlamak lâzım bu târih yolculuğuna… ‘‘Sabret gönül sabret, sakın isyan etme                                                                                                                                 Bir gün elbet bitecek bu çile, isyan etme                                                                                                                         Dört kitaptan başlayalım istersen gel söze…                                                                                                                   Orda öyle bir…

Devamı
Şubat 2020 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2020 

BİR SANCAK, BİR FETİH VE BİR ŞEHZÂDE: SÜLEYMAN PAŞA

Dağlar düzlük, tepeler ova olmuştu İslâm’ın sancaktarlarına. Orhan Bey baba olmanın şükrü ile atını çatlatırcasına sürüyordu Söğüt’e doğru. Nihayet vardıklarında yeniden nefesine kavuşmuş gibi ağlamaya başladı, evlâdı babasının kollarında. Allahu Ekber! Allahu Ekber! La ilahe İllallah… ”Senin adın Süleyman olsun” deyiverdi şehzâdesinin kulağına. ”Ömrün uzun, bahtın açık, kılıcın keskin, alnın dik olsun Süleyman. ” Orhan Bey, her Osmanlı sultanı gibi ilk göz ağrısının yiğit bir şehzâde olacağını düşlerdi elbet ama o dahi Süleyman’ın büyüdükçe gösterdiği cesaretler karşısında ne diyeceğini bilemezdi bazen. Medresede gördüğü eğitim devam ederken kılıç talimlerine başlayacağı yaşa…

Devamı