Ağustos 2017 Yeni Ufuk Dergisi Yeni Ufuk Dergisi 2017 

MOLLA PENAH VAKIF (1717-1797)

2009 yılında kurmay albay rütbesi ile danışman olarak Ali Harbi Mektep Reisi Necef Paşa nezdinde Azerbaycan ordusu üniforması ile bir dönem hizmet yaptım. Bu dönem benim açımdan çok verimli geçti. Resmi görevim yanında Azerbaycan kültür ve tarihini yakından tanıma fırsatı buldum. Hayatımın bahtiyarlık günlerinin azımsanmayacak kısmını Odlar Yurdu’nda sevgili kardeşlerimizin arasında geçirdim. Bu günlerde siyasi tarih tetkikleri dışında Azerbaycan Sovyet devri kültür ve sanat birikimlerini şiirden, film ve operalara takip etmeye çalıştım. Bu çerçevede Vaqif diye bir opera-sinema filmi seyrettim.  Vakıf operası ile ilgili Türkiye’deki arkadaşlarıma aşağıdaki mektubu internet üzerinden yazdım:

Molla Penah 1717 senesinde Gürcistan hududundaki Kazak şehrinin Qırak Salahlı köyünde doğmuştur. İyi bir eğitim alan şair daha sonra Karabağ Hanlığının baş veziri olur. Siyasi dirayeti ile Rusya ve İran’ın Karabağ’la olan ilişkilerinde önemli rol oynar. 1797’de İran şahı Ağa Muhammed Han Şuşa’yı ele geçirince, eğlence meclisinde mugannilerin Vakıf’ın gazelini okumalarına gazaplanır ve daha önceden kin beslediği şairin idamına emir verir. Vakıf zindandayken bendelerinin Şahı öldürmeleri üzerine kurtulur. Olaydan Vakıf “Bax” (bak)  gazelinde şu şekilde bahsedecektir:

Mǝn fǝqirǝ ǝmr qılmışdı siyasǝt(1) etmǝyǝ,

Saxlayan mǝzlumu zalimdǝn o dǝm qǝffarǝ(2) bax!

Qurtaran ǝndişǝdǝn ahǝngǝri-biçarǝni(3),

Şah üçün ol midbǝri(4) tǝbdil olan mismarǝ(5) bax!

İbrǝt et Ağa Mǝhǝmmǝd xan(6)dan, ey kǝmtǝr gǝda(7),

Ta hǝyatın var ikǝn nǝ şahǝ, nǝ xunkârǝ(8) bax!

Şahın elinden kurtulan şair aynı yıl yeni Karabağ Hanı Mehemmed Bey Cavanşir tarafından oğlu Ali Beyle beraber katledilir. Vakıf’ın idamından sonra evi de talan edilir. Hatta şiirleri her taraftan toplanarak yakılır. Mevcut divanı, sevenlerinin hafızasından tekrar yazıya geçmiş halidir.

Avratbaz”(9) olarak bilinen şair tabiaten iyimser ve neşelidir. “Beri bax” redifli aşağıya aldığımız iki koşması şairin zevk ve şevkini yansıtır:

(1)İdam

(2)Tanrı

(3)Ah çeken, biçareyi

(4)Hayvanların boynundaki ipin bağlandığı halka

(5)Çivi

(6)İran şahı

(7)Zavallı kul

(8)Padişah

(9)Kadın güzelliğine tutkun

Neylǝmişǝm, mǝndǝn üz döndǝribsǝn?

Allahı sevirsǝn, bir gǝz bǝri bax!

Üç üstün qabağın zǝr qǝsabǝnin,

Zülfün tǝxtǝsini görkǝz, bǝri bax!

Ey gözlǝri cǝllad, kirpiyi almas,

Gör nǝ derǝm, bir sözümǝ qulaq as!

Axır sǝnǝ mǝn eylǝrǝm iltimas,

Burayatǝk naz istǝmǝz, bǝri bax!

Söylǝ görüm, nǝ demişǝm sǝnǝ mǝn,

Bidǝmağ olubsan ǝbǝs yerǝ sǝn?

Bu qǝdǝr incitmǝz sevǝni sevǝn,

Dostluq yolu belǝ olmaz, bǝri bax!

Mǝn sǝnin vǝsfini, ey mahi-kǝrǝm,

Hafizdǝn, Camidǝn artıq söylǝrǝm,

Haqq bilir ki, sǝni necǝ istǝrǝm,

Ay bivǝfa, qǝdirbilmǝz, bǝri bax!

Bu necǝ adǝtdir, necǝ ǝrkandır,

Demǝzsǝn filanı bizǝ mehmandır,

Vaqif öz qulundur, sǝnǝ qurbandır,

Öldürsǝn dǝ, vallah, dinmǝz, bǝri bax!

* * *

Ala gözlü, sǝrv boylu dilbǝrim,

Hǝsrǝtin çǝkdiyim canan, bǝri bax!

Gecǝ-gündüz fikrim-zikrim, ǝzbǝrim,

Üzüldü taqǝtim, aman, bǝri bax!

Kim dözǝr mǝnim tǝk belǝ firqǝtǝ,

Rǝncü mǝşǝqqǝtǝ, bari-möhnǝtǝ,

Haçandır düşmüşǝm tari-zülmǝtǝ,

Çǝkilsin üstümdǝn duman, bǝri bax!

Payibǝndǝm, qǝmi-eşqǝ giriftar,

Hicran atǝşindǝn can oldu bimar,

Razi-dilim edǝ bilmǝm aşikâr,

Çǝkǝrǝm dǝrdini pünhan, bǝri bax!

Günbǝgün könlümün artır qubarı,

Pǝrişandır, tapmaz o qǝmküsarı,

Ölsün, itkin olsun belǝ ǝğyarı,

Gǝzmǝsi arada yaman, bǝri bax!

Çox çǝkir hicrini Vaqifi-xǝstǝ,

Leylü nahar, şamü sǝhǝr peyvǝstǝ,

Ey yanağı lalǝ, lǝblǝri püstǝ,

Ağzı nabat, şǝkkǝr zǝban, bǝri bax!

Uğradığı haksızlık ve vefasızlılar ömrünün sonunda Molla Penah Vakıf’ı karamsar ve kasvetli bir ruh haline düşürmüştür. “Görmedim” bitimli muhammesi buna örnektir:

            Mǝn cahan mülkündǝ, mütlǝq, doğru halǝt(1) görmǝdim,

Hǝr nǝ gördüm, ǝyri gördüm, özgǝ babǝt(2) görmǝdim,

Aşinalar ixtilatında(3) sǝdaqǝt görmǝdim,

Biǝt(4)ü iqrarü imanü(5) dǝyanǝt(6) görmǝdim.

Bivǝfadan lacǝrǝm tǝhsili-hacǝt görmǝdim(7).

Müxtǝsǝr kim, belǝ dünyadǝn gǝrǝk etmǝk hǝzǝr(8),

Ondan ötrü kim, deyildir öz yerindǝ xeyrü şǝr,

Alilǝr xaki-mǝzǝllǝtdǝ, dǝnilǝr mötǝbǝr(9),

Sahibi-zǝrdǝ kǝrǝm yoxdur, kǝrǝm ǝhlindǝ zǝr(10),

İşlǝnǝn işlǝrdǝ ehkamü lǝyaqǝt görmǝdim(11).

Samed Vurgun’un Vakıf adlı dramasından aynı adla Ramiz Mustafayev tarafından bir opera bestelenmiştir. Eser 1960 yılında Bakü’de sahnelenmiştir. Tavşanın suyunun suyu hesabı bu eserin film-opera şeklinde bir kopyasını temin ettim. Kaleme alındığı dönemin şartlarından olsa gerek Samed Vurgun tarihi olgulara pek bağlı kalma gereği duymamış görünüyor. “Ayıyı huylandırmamak” hâkim endişe olmuş olmalı. Ancak opera-film DVD. sindeki aryalar pek parlak surette icra edilmiş. Görmedim muhammesinin ilk beşliğini geçen sene rahmete gitmiş olan Lütfiyar İmanov’un sesinden ilişikte sunuyorum.

                Yine filmde Vakıf, yakın dostu şair Vidadi ile “Durnalar”ı söylüyor. Vidadi’nin turnalardan ricası bildik:

                “Vidadi haste’den Bağdad eline

                Siz yetirin bir nişane durnalar

Bunu da yine ilişikte takdim ediyorum. (Müzik dosyasını ek olarak dostlara yollamıştım.)

                Vidadi ve Vakıf diyarından selam ile.

(1)Vaziyet

(2)İş

(3)Dostlar yan yana geldiğinde

(4)Baş eğme

(5)Samimi inanç

(6)Dindarlık

(7)Vefasızın bir ihtiyaç sahibinin hacetini gördüğünü görmedim.

(8)Kısaca böylesi dünyadan uzak durmak gerekir

(9)Yüksek şahsiyetler yerlerde sürünüyor, alçaklar itibar görüyor

(10)Para sahiplerinde insanlık yok, insanlık sahiplerinde para

(11)Yapılan işlerde liyakate dikkat edildiğini görmedim

Benzer yazılar