Bilirim, ideal ne verilir, ne de alınır. Kahraman, sanatkâr, filozof yapılı büyük adamlar, yâni adamların en büyükleri, milletin ruh izbesinde saklı iştiyakı bütün dolgunluğuyla kendi ruhunda duyar, fırlar, haykırır, yığının karanlık hamlesini aydınlatır ve şuurlandırırlar. İdeali olmayan millet yok; fakat idealinin farkında olmayan, neyi seveceğini şaşırdığı için dostunu düşmanından ayırmayan millet çoktur. Fikir ve heyecan planında cephe buhranı, îman buhranı, ideal buhranı geçiren memleketlerde bütün bu tezatlar ve tereddütler korkunç bir ahlâk buhranı doğurur.

Nerede bir ahlâk buhranı varsa orada bir millî îman ve bir millî ideal buhranı vardır. Neye inanacaklarını şaşırmış nesiller, hayatın illetini de gayesini de yine hayatın içinde aramaktan ve gününü gün etmeye çalışarak yalnız kendi keyifleri için yaşamaktan başka bir varlık felsefesine inanmaz olurlar. O memleketlerde ispirto, su gibi içilir; zinâ, bütün zekâ ve estetik zevklerini bastıran hâkim ve üstün bir heyecan kışkırtıcısı haline gelir; kumar, her zengin evinde yeşil çuhasıyla postu serer; kadınlar arasında elmas ve süs yarışı alabildiğine kızışır, müthiş kıtlık günlerinde -bile!- eğlence yerleri dolup taşar; iltimas, rüşvet, hırsızlık, sûiistîmal resmî ve husûsî hayatta -argoyu mâzur görünüz- gırla gider.

Böyle milletlere ideal veriniz, ideal!..

İdealden muradım, bir milletin cihan dâvâsındaki iş bölümünde hakîkî rolünü ve cephesini hissederek şahlanmış bir kudret irâdesiyle tek hedefe doğru bütün enerjilerini birleştirmesi, yekpâre ve yekvücud olmaya doğru hamle etmesidir. Refah bir millî ideal değildir. Bundan apartman yaptırmak ve çalmak hırsı doğar. Bilakis millî ideal için refahın fedâ edilmesi lâzımdır.

Milletlere ideal veriniz, ideal!..

‘‘Veriniz’’den muradım, ruhların dibinde yatan ve uyuklayan müşterek (yâni millî), sosyal (yâni millî), ferdî isteklerden ve iştahlardan üstün (yâni millî) temâyülleri uyandırmak, şuura ve göz kamaştırıcı bir aydınlığa kavuşturmaktır. Kahraman, sanatkâr, filozof yapılı büyük adamlar, yâni adamların en büyükleri buna memurdurlar.

İdeal veriniz, ideal!..

KAYNAKÇA

Peyami Safa, Eğitim Gençlik Üniversite, Ötüken Yayınları, Sayfa:184.