Kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

İsmim Recep Usta. 1953 doğumluyum. Trabzon/Çaykara Yeşilalan Köyünde doğdum. Kıbrıs gazisiyim

Askere gidiş sürecinizden bahseder misiniz?

19 yaşında askere gittim o zaman askerlik yirmi aydı. Acemi birliğimi Sivas’ta 48. Piyade Alayı’nda yaptım. 3 aylık acemi birliğimi tamamladıktan sonra Kars Sarıkamış Jandarma Komando birliğine dâhil oldum. Bu sırada Kıbrıs Savaşı başladı. Bir hatıramı paylaşayım sizinle, askere gitmeden evvel yani ben çocukken Çanakkale Savaşı’yla ilgili yazılar olurdu o zaman Ki gazetelerde, dergilerde onları görürdüm okurdum. “Ana, Ben büyüyünce şehit mi olacağım gazi mi?” derdim. “Babana sor” derdi anam, babama sorardım o da “İnşallah gazi olursun” derdi. Zaman geçti askerlik çağına geldim, askere gidiş kâğıdımı almaya gittim daha sonra bir rüya gördüm savaşa katıldığımla ilgili o sıralar Kıbrıs Harekâtı ortada yok babama tekrar sordum: “baba ben şehit mi olacağım gazi mi?”, “İnşallah gazi olursun.” dedi askere gittim. Ben Kars’ta askerken Kıbrıs’a harekât emri geldi. O zaman, komutan topladı bizi dedi ki “Kıbrıs’a savaşa gidilecek gönüllü olur musunuz?” Hepimiz gönüllü olduk.

Kıbrıs’a nasıl gittiniz ve orada neler yaşadınız?

Biz o zaman otobüsü bile doğru düzgün göremiyoruz bizi otobüse bindirdiler oradan Mersin’e yola çıktık otobüslerimizin geçtiği yerde halk bizi selamlıyordu. Bayraklar asılıydı her yanda gençler, “Bizlerde sizin ardınızdan geleceğiz.” diyorlardı, dualar ediliyordu. Tam şafak sökerken uyandım gideceğimiz yere varmışız gidip bir abdest aldım namaz kıldım daha sonra bizi helikopterlere bindirdiler ve Beşparmak dağlarına indik. Hani bir tank var ya dağda kalan indirilemeyen o tankın olduğu bölgeye indik. Bizi indirdiklerinde her tarafta çatışma vardı. İner inmez çatışma başladı. Her taraf top, havan, uçaklar. Beşparmak Dağları delik deşik olmuş, mücadeleye katıldık bizde savaşarak Lefkoşa’ya kadar gittik Ercan Havalimanı’nın olduğu yerde Rumların alayı vardı orayı almak için çarpışıyorduk. Bizim siperlerimiz, mevzilerimiz yoktu biz düz arazide savaşıyorduk Rumların mevzileri vardı biz sürüne sürüne yağmur gibi gelen mermiler arasından ilerliyorduk savaşa savaşa gidiyorduk. Rumlar karşımızda tutunamayınca geri çekiliyordu. O esnada isabet eden bir top mermisi yüzünden ardımda duran asteğmenim şehit oldu. Birçok arkadaşımız şehit oldu. Değişik şeylerde yaşadık havaalanına yaklaştığımızda altımızda 180 kişilik bölük vardı oraya top atışı yapıldı top düştü patlamadı Allah’a şükür kurtuldular. O top patlamayınca biz ilerlemeye devam ettik. Rumlar direniyordu ama biz o bölgeyi almak istiyorduk. Çok uğraştık. Orayı aldığımızda Rum bayrağını indirdik. Türk bayrağını çektik. Hepimiz birbirimize sarılıyorduk bir bayram havası oldu. Biz havaalanını aldığımızda üç dört seferde baskın yaptılar bize ama alamadılar. Daha sonra Lefkoşa’nın içine girdik oraları da aldık.

Kıbrıs Türklerinin durumu nasıldı?

Zulüm görüyorlardı, savunmasız kalmışlardı. Rumlar sürekli baskınlar yaparak Kıbrıs Türk’ünü katlediyordu. Kıbrıs Türk’ü devletsizdi o zamanlar Kıbrıs Makarios’un kontrolündeydi o da Türkleri yok etmek istiyordu.

Kıbrıs Türk’ü harekât esnasında nasıl bir yol oynadı?

Biz araziyi bilmediğimiz için onlar önümüzden gidiyor, bize yol gösteriyordu. Hep beraberdik.

Harekât nerede bitti?

Gidebildiğimiz yere kadar gittik! Denize dökecektik… Rumlar cephanelerini bırakıp kaçtılar. Onlar kaçıyordu biz kovalıyorduk daha sonra Amerikan filosu geldi bizde harekâtı bitirdik.

Kıbrıs deyince aklına ne geliyor Recep amca?

Yine olsa yine giderim. Onur ve gururla yaparım görevimi.