Şol gökleri kaldıranın

Donatarak dolduranın

“Ol” deyince olduranın

Doksan dokuz adı ile

Oğuz boylarından Üçoklar koluna mensup olan Büğdüz boyu,  Kaşgarlı Mahmud ’un Divân-ı Lügat ’it Türk adlı eserinde sekizinci sırada, aynı zamanda Reşîdüddin Fazlullah’in Cami- u’t Tevarih adlı eserinde ve Fahreddin Mübarek Şah’ın Türk kavimleri listesinde Büğdüz boyundan bahsedilmiştir. Büğdüzler,  yine Oğuzların Üçok koluna mensup olan İğdir, Yıva ve  Kınık boylarıyla birlikte Oğuz Han’ın altı oğlundan biri olan Deniz Han’dan gelmişlerdir. Oğuz Han’ın altı oğlu ve yirmi dört torununun adları ve anlamları çerçevesinde Büğdüz hizmetkâr anlamı taşır. Yukarıda bahsedilen eserlerde ortak nokta olarak Büğdüzlerin  ongunları avcı kuşu ve ülüşleri yani şölen esnasında yedikleri hayvanın bölümü koyun etinden yiyecekleri koyunun aşiglu denilen kısmi yazılmıştır. Manası itibariyle alçakgönüllü olan hizmetkar bir tavır sergileyen boy olarak karşımıza çıkar ki bu hâli ruhîyetini Dede Korkut hikâyelerinde Büğdüzlerin beyi olan Büğdüz Emen’in aynı zamanda ilk sahabelerden olan bir Oğuz Türkmeni olmasından ileri gelmesidir. İslamiyet Öncesinde dahi kendini gösterebilen aynı zamanda Anadolu’nun Müslümanlaşması noktasında büyük emeği olan Büğdüz boyu çoğu kaynaklarda başta Dede Korkut olmak üzere cesur ve atılganlığıyla bilinir. En başta yine Türk târihi açısından edebiyatı açısından kısaca Türk’ün kimliğini taşıyan bir eser olan Dede Korkut’ta Büğdüz Emenden bahsedilirken ona bir de lakap verilmiştir. Çoğu yerde de geçtiği üzere olan “Bıyığı kanlı” denilmiştir. Yine Büğdüz Emen kitapta “ varıp peygamberin yüzünü gören, Oğuzda sahabesi olan, açığı tutanda, bıyıklarından kan taman, bıyığı kanlı Büğdüz Emen” diye zikredilirken aynı zamanda bir pehlivan kişi olarak da tasvir edilmiştir.  Onu anlatan en güzel dizeler yine bu eserde mevcuttur:

Peygamberin huzurunda yüz gören,

Şaşı gözle eğri bakıp uz gören,

Yedi iklim dere tepe düz gören,

Büğdüz Emen, “Ulu Tanrı bir!” dedi.

“Yettim ağam Salur Kazan vur!” dedi

Emen’in büyük beylerden Kazılık Koca oğlu Yigenek’in dayısı olduğu da bilinmektedir. Yine bu destanlarda Büğdüz Emen’in Depe Göz adlı olağanüstü yaratıkla savaştığı, fakat başarılı olamadığı da söylenir. Bütün bu bilgiler, Büğdüzlerin XI-XII. yüzyıllarda Seyhun boylarının Karaçuk dağları kısmında yaşayan Oğuz-eli’nde önemli bir mevkiye sahip olduklarını ortaya koymaktadır.

Câmiʿu’t-tevârîḫ’teki “Türkler ’in Târihi ve Oğuz Han’ın Cihangirliğinin Hikâyesi” bölümünde de Büğdüzler’ in adı geçer. Burada anlatıldığına göre son Oğuz yabgusu (meliki) Ali Han, Oğuz elinden ayrılarak suyun öte yanında oturan bir kısım Oğuzlarla birlikte oğlu Şah- Melik’i de yanına alarak  Büğdüz boyunun yaşlı ve tecrübeli beylerinden olan  Kuzucu’nun yanına  getirmiştir. Kuzucu artık Şah-Melik’in atabeği olmuştur. Ancak Şah Melik atabeği Kuzucu’nun öğütlerini dinlemeyip başında bulunduğu Oğuz topluluğuna zulmetmeye başlar. Bunu gören beyler onu öldürmeye karar verirler. Bunun üzerine Şah Melik atabeği ile birlikte Yeni Kent’te oturan babası Ali Han’ın yanına kaçar, o da Atabeği Kuzucu’nun sözlerini dinlemediği için  oğlunu zincire vurdurup zulme uğrayan beylere teslim etmek ister. Bu olaylar târihi içerisinde yankı uyandırdığı gibi Türk’ün töresine aynı minvalde adalete ne derece önem verdiğini de göstermiştir. Gerek İslamiyet’ten önce gerekse de İslami devir itibariyle bizde hep bir büyük yani kudretli kimseler ışığında hareket etmenin önemi vurgulanmaktadır. Türk’ün şahsi kimliğini hikâyelerinde süsleyen Dede Korkut eseri bu mânâda kıymetlidir.  Bu olay ve aynı zamanda Büğdüz Emen’in faâliyetleri Faruk Sümer’in de tespiti üzere bize, Oğuzların İslamiyet’ten önceki târihlerinde ve İslamiyet’i kabul ettikleri devrin ilk zamanlarında destanlarda yankılar yapacak derecede rol oynadığını gösterir.

  1. Yüzyılda Anadolu’da Büğdüzler’e ait yirmi iki yer adı tespit edilebilmistir. Buna göre Büğdüzler Oğuz boylarının yer adlarına göre sıralama cetvelinin on yedincisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Yer adlarının çokluğu da yine bize gösteriyor ki Büğdüzler Anadolu’nun bir Türk ülkesi haline gelmesinde önemli rol oynamışlardır ve bütün Büğdüz obaları erken zamanda toprağa bağlanmışlardır. Bundan dolayı Hazar ötesi Türkmenleri arasında bu isimde hiçbir topluluk görülmediği gibi 16. Yüzyılda Anadolu’da sâdece Suriye’de Hama sancağında altmış beş vergi nüfuslu bir Büğdüz oymağı tespit edilmiştir. 16. Yüzyılda yirmi iki olan yer adlarından ise günümüze ancak üçü kalabilmiştir.

Not 1: Zikredilen Şahıslara Dayanılarak Dede Korkut Boylarının Kronolojik Sıralaması adlı çalışmasında Ahmet Bican Ercilasun hocanın boyların kitapta geçen tasnifi açısından Büğdüz Emen yani Büğdüz boyu 5 boyda belirtilmiştir bunlar:

1) Salur Kazan’ın Evi Yamalandığı Boyu

2)Kazan Beyin Oğlu Uruz Bey’in Tutsak Olduğu Boyu

3)Kazılık Koca Oğlu Yiyerek Boyu

4)Başat Depegöz’ü Öldürdüğü Boy

5)İç Oğuz’a Dış Oğuz Asi Olup Beyrek Öldüğü Boy

Not 2: Bu boy adı, Türkmenistan’daki topluluklar ile yer-yurt adlarında görülmektedir. Z.B. Muhammed ova, Fahreddin Mübârekşah’ın bu boy adını “Bükrüz” şeklinde yazmasından hareketle, Teke boyuna mensup “Bükri” uruğunun adının, bahis konulu ad ile alâkalı olduğunu belirtmiştir.

Anadolu’daki Yerleşim Yerleri

Büğdüz (Ankara-Çubuk-Akyurt)
Büğdüz ( Burdur-Merkez)
Büğdüz (Çankırı-Orta)
Büğdüz (Çorum-Merkez)
Büğdüz (Eskişehir-Alpu)
Büğdüz (Büydüz) (Gaziantep-Oğuzeli)
Büğdüz (Büğüz) ( Kırşehir-Kaman)

KAYNAKÇA

(1)İslam Ansiklopedisi- Büğdüz Boyu

(2)Prof. Dr. Faruk Sümer- Oğuzlar, 2. Bölüm, (Büğdüz, syf.350)

(3)Dede Korkut Destanında Adları Geçen Oğuz Beylerinin İzlerini Taşıyan Yer Adları Üzerine Bir Deneme- Yücel Hacaloğlu/Ragıp Memişoğlu (syf. 788)

(4)Zikredilen Şahıslara Dayanılarak Dede Korkut Boylarının Kronolojik Sıralaması- Ahmet Bican Ercilasun, syf 62

(5)Oğuz Han’ın 6 Oğlu ve 24 Torununun Adları ve Anlamları, Şecere-i Türk (Türklerin Soy     Kütüğü), Ebul Gazi Bahadır Han