
Azerbaycan tarihine baktığımız zaman, özellikle 1828 Rus işgalinden sonraki dönemlerde, Azerbaycan’ın bugününe kadar uzanan büyük felaketler silsilesinin yaşandığına şahit olmaktayız. Rusların Azerbaycan Türklerini asimile etmek ve Ruslaştırmak için yaptıkları faaliyetler akıl almaz düzeydedir. Hiçbir milletin dayanamayacağı asimilasyon uygulamalarına Türk milleti dayanmış ve günümüze kadar varlığını, kimliğini koruyabilmiştir. Özellikle Azerbaycan Türkleri gibi millî varlığı için mücadele eden milletler, günün sonunda kendi devletlerini kurmayı başarmışlardır. Azerbaycan’ın kurucu önderi Mehmet Emin Resulzade’nin de dediği gibi:
Ölmek istemeyen milletleri diri diri gömmek kesinlikle mümkün değildir.
Azerbaycan’ın en büyük kısmeti ise Allah’ın Azerbaycan’a en zor zamanda bahşettiği millî aydınlar olmuştur. Bu yazıda bahsedeceğimiz kişi de bir milletinin kurtuluş mücadelesine kendini adayan, adını Azerbaycan tarihine altın harflerle yazdıran Ahund Molla Muhammed Pişnamazzade’dir. Evet, birçoğumuz bu ismi belki de duymamıştır ancak bu büyük insan, yaptıklarıyla tarihte silinmez bir iz bırakmıştır. Bugün hala tarihî yolculuğuna devam eden Azerbaycan Türkleri işte bu büyük aydınların eseridir. Sözü fazla uzatmadan Ahund Molla Muhammed Pişnamazzade’yi anlatmaya başlayalım.
Molla Muhammed Pişnamazzade, 15 Mayıs 1853 yılında Azerbaycan’ın Gence şehrinde, tanınmış Pişnamazzadeler ailesinde dünyaya göz açtı. Ailesi, dönemin büyük din bilginlerinden ve maarifperverlerinden biri olarak bilinmektedir. Molla Muhammed Pişnamazzade ilk eğitimini Gence’de aldıktan sonra tahsilini tamamlamak üzere Tebriz’e gitti. Tebriz’de eğitimini tamamladıktan sonra, 1883 yılında Tiflis’e gelerek yüksek din eğitimini tamamladığına dair diploma aldı. Bundan sonra eğitim seferberliğine başlayan Molla Muhammed Pişnamazzade, sadece dinî değil dünyevî ilimlerin de aynı derecede öğrenilmesini teşvik ediyordu. Kısa zaman içerisinde Molla Muhammed Pişnamazzade’nin etrafında dönemin aydın kimselerinin toplandığına şahit oluyoruz.
1892 senesinde Gence Cuma Mescidi’nin imamı tayin edilen Molla Muhammed Pişnamazzade, 1893 senesinde Tiflis Vilayet Ruhani Meclisinin (Kafkasya Müslümanlar ile ilgili kurumlar o dönemde bu şekilde adlandırılıyordu) üyesi, 1895 yılında ise Gence Vilayet Ruhani Meclisi’nin başkanı olarak seçildi. 1896 yılına gelindiğinde ise bizzat Molla Muhammed Pişnamazzade tarafından “Mektebül-Hayriyye” (Hayriye Mektebi) tesis edildi. Bu okul, döneminde dinî ve dünyevî eğitimlerin birlikte öğretildiği millî bir eğitim ocağıydı. Aynı zamanda bu eğitim ocağı, millî aydınları bir araya getiren önemli bir merkezdi. Ceditçiler ile sıcak temas hâlinde olan Molla Muhammed Pişnamazzade, Ceditçilere her türlü desteği veren din adamları arasındaydı.
Molla Muhammed Pişnamazzade ve arkadaşlarının başlattığı millî eğitim seferberliği elbette Çarlık Rusyası’nın dikkatinden kaçmadı. Çarlık rejiminin yakın takibinde olan Molla Muhammed Pişnamazzade, Aralık 1900 yılında polis tarafından tutuklandı ve evinde aramalar yapıldı. “Türkiye ve İran ile birlikte Rusya aleyhine Kafkasya’da ayaklanmaya teşebbüs” suçlamasıyla tutuklanan Molla Muhammed Pişnamazzade, 37 arkadaşıyla birlikte Türkistan’a sürgün edildi. Onun sürgününden sonra kurduğu “Mektebül-Hayriyye” (Hayriye Mektebi), kuruluş amacından uzaklaştırılarak Rus-Tatar (Azerbaycan) Okuluna dönüştürüldü.
İki yıllık sürgünün ardından “affedilerek” Azerbaycan’a geri dönmesine izin verildi. Geri döndükten sonra da eğitim seferberliğine devam eden Molla Muhammed Pişnamazzade, kardeşi Ahund Hüseyin Pişnamazzade’nin yönetiminde bulunan “Medrese-i Ruhaniyye”de ders vermeye devam etti. Bu okul, dönemin millî aydınlarının ve gelecekte Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kurucuları arasında yer alacak kişilerin dinî ve dünyevî eğitim aldığı ve öğrettiği önemli bir medreseydi. Ayrıca 1906 yılına gelindiğinde yeniden Gence Vilayet Ruhani Meclisinin başkanı olarak seçildi.
1905-1906 yıllarına gelindiğinde Azerbaycan, Rus destekli Ermeni Taşnak çetelerinin büyük katliamlarına maruz kaldı. Azerbaycan aydınları, durumun vahametini anlayarak Ermeni ve Ruslara karşı Azerbaycan’ın ilk gizli teşkilatı olan “Difai Partisi”ni kurdular. Difai teşkilatının faaliyetleri sayesinde Azerbaycan Türkleri büyük bir yıkım ve felaketlerden kurtuldu. (Bu konuda daha sonra geniş bir yazı hazırlanacaktır) Teşkilatın en önemli şubelerinden biri de bizzat Molla Muhammed Pişnamazzade’nin başkanlığındaki Gence şubesiydi. Ruslar, Molla Muhammed Pişnamazzade’den şüphelenerek evinde yaptıkları aramalar sonucunda onun Difai teşkilatıyla bağlantılı olduğunu tespit etti ve yeniden sürgün ettiler.
Kazan şehrindeki sürgün hayatında da boş durmayan Molla Muhammed Pişnamazzade, birçok dergi ve yayın organında yazılar yayımlamaya devam etti. Sürgün sonrası 1909 yılında memleketine dönen Molla Muhammed Pişnamazzade, tekrar eğitim seferberliği başlattı. Usul-i Cedit okullarının ateşli bir savunucusu olan Pişnamazzade, uzun mücadeleler sonucunda Gence ve çevresinde bu okulların açılmasına muvaffak oldu. Aynı yıl içerisinde Tiflis’e giderek Kafkas Müslümanlarının Şii Ruhani İdaresi’nin üyesi, kısa süre sonra ise başkanvekili ilan edildi. Ruslar bu şekilde hem idareye bağlı Müslümanları hem de Pişnamazzade’yi kontrol altında tutmak istemiştir. Ancak buna rağmen uzun süre onu asli başkan olarak atamamış, geçici başkan vekili olarak tutmuşlardır. Molla Muhammed Pişnamazzade ancak 1915 yılında resmen Şeyhülislam (Kafkas Müslümanlarının Şii İdaresi’nin başkanı bu ünvanı taşıyor) olarak tasdik edilmiştir.
Çarlık rejiminin Molla Muhammed Pişnamazzade hakkında 1912 yılındaki gizli raporunda şöyle yazmaktadır:
“O, Müslüman âleminde önde gelen ve tanınmış toplumsal şahsiyetlerden biri olarak kabul edilir. Kafkasya sınırları içinde Müslüman usul-i cedit mekteplerinin, kütüphanelerin ve çeşitli hayır cemiyetlerinin kurulmasının öncülerindendir. Yazılarında ve konuşmalarında Müslümanları birleşmeye ve millî çekişmelere son vermeye çağırır. Görüşlerine göre ilerici bir Müslüman olmakla birlikte son derece dindar ve ciddi bir şahsiyettir. Müslüman ruhanileri arasında ve toplumda saygın bir mevkiye sahiptir. Sade ve dikkatli bir hayat sürer. Eğlence yerlerine gitmez, yüksek sosyete çevrelerinde bulunmaz. Rüşvet ve haraç gibi işlerle uğraşmaz, zira bunlar onun halk adamı ve idealist yapısına aykırıdır.”
Birinci Dünya Savaşı sırasında da Rusların tüm baskı ve göz hapsine rağmen Molla Muhammed Pişnamazzade, gücünün yettiği ölçüde Anadolu’nun yardımına koşmuştur. Gazetelere verdiği yazılar ve temsil ettiği kurumun imkânlarını kullanarak, savaş yıllarında zekât, fitre ve sadakaları Doğu Anadolu’da Rus işgali altında kalan yetim çocuklar için toplamıştır. Toplanan paralarla, kimsesiz ve perişan hâlde sokaklarda kalmış Anadolu’nun yetim Türk çocukları için yetimhaneler açılması adına çalışmıştır. Hatta Ahmet Cevat ile birlikte kapı kapı dolaşarak Kars ve Ardahan’daki yetim çocukların ihtiyaçlarının karşılanması için yardımlar toplamıştır.
1917 yılına gelindiğinde Çarlık Rusya’sı yıkılıp bölgede bir otorite boşluğu oluşunca, güvenliği ve millî birliği sağlamak amacıyla yönetiminde Molla Muhammed Pişnamazzade’nin de bulunduğu Gence Müslüman Millî Komitesi teşkil edildi. Yine aynı dönemde Gence’de, Molla Muhammed Pişnamazzade’nin başkanlığında İttihat-ı İslam Cemiyeti faaliyetlerini sürdürüyordu.
İktidar boşluğundan yararlanarak millete musallat olan eşkıya sürüsüne, Gence Müslüman Millî Komitesi adına müdahaleler ediliyor; halkın ırzı, canı ve malı korunuyordu. Hatta bu komite, tek başına Şamahı’da bulunan Rus askerlerini etkisiz hâle getirmişti. Bu olayda şehit olan Azerbaycan Türk askerlerinin cenaze törenine de Molla Muhammed Pişnamazzade bizzat iştirak etmiştir.
Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinde Molla Muhammed Pişnamazzade, bağımsız bir devlet fikrinden ziyade Osmanlı’ya birleşmeyi savunan aydınların başında geliyordu. Bu niyetle Molla Muhammed Pişnamazzade, Şeyhülislam sıfatıyla Azerbaycan’daki dindarlar adına Osmanlı Devleti’nin Sadrazamı Talat Paşa’ya mektup yazarak Azerbaycan’ın Osmanlı’ya ilhakını talep etmiştir:
“Saadetli Paşa hazretleri! 1334 yılının (1918) Mayıs ayının sonunda Osmanlı Devleti’nin siyasetine göre Güney Kafkasya Türkleri müstakil bir Azerbaycan devleti ilan etmek mecburiyetindeymişler. Halbuki bağımsızlığın ilanından önce halkımızın hâletiruhiyesi hakkında Güney Kafkasya’nın çeşitli bölgelerinden imzalar toplayarak, sadece Cemal Paşa vasıtasıyla size mektup takdim etmekle kalmamış, ayrıca telgraf da göndermiştik. Bununla birlikte sulh müzakerelerinin uzadığını ve Bolşevik zulmünün arttığını görerek, milletin temsilcileri olarak, kendisinin Müslüman ve Türk olduğunu kabul eden halkımızın Türk kardeşlerine iltihak etmekten başka hiçbir şeyi kabul etmeyeceğini ve bu uğurda bütün varlığıyla fedakârlık yapmaya hazır olduğunu; aksi hâlde anarşinin önünün hiçbir şekilde alınamayacağını ifade etmek zorunda kaldığımızı Vehip Paşa (3. Ordu Kumandanı) hazretlerine ikinci kez bir arzuhâl ile bildirmiştik. Ancak nedense hükümete, daha doğrusu kendisini hükümet ilan etmiş olanlara itimadımız olmadığından, halkı ilhaka karşı bağımsız olabileceğine inandırmanın tehlikesini ifade etmekten kendimizi alamadık. Bu durumda emir sizindir.
8 Temmuz 1334 (1918)
Kafkasya Şeyhülislamı Ahund Muhammed Pişnamazzade”
Molla Muhammed Pişnamazzade’nin Azerbaycan Türkleri karşısındaki önemli hizmetlerinden biri de Kafkasya’daki İslamî idareleri birleştirmesidir. Zira Ruslar, Azerbaycan’daki mezhep ihtilafını körüklemek için Sünni ve Şii Müslümanlar adına ayrı ayrı dinî idareler tesis etmişti. Molla Muhammed Pişnamazzade, bunun önüne geçmek için 1 Eylül 1918 tarihinde Şii ve Sünni din adamlarını “Meşihat-ı İslamiye” adı altında toplayarak Kafkasya’da tek bir İslamî idarenin kurulmasını sağladı. Buna göre Kafkasya’daki Müslümanlar, sayıca çoğunluk esasına göre 16 Şii ve 15 Sünni olmak üzere toplam 31 kadılıkta teşkilatlandırıldı. Kurumun başında Şii şeyhülislamın bulunması, yardımcısının ise Sünni müftü olması kararlaştırıldı. Böylece dinî idareler arasındaki ihtilaflar giderildi. Bu kurum, Kafkas Müslümanları İdaresi olarak günümüze kadar bu şekilde varlığını sürdürmektedir.
Bir müddet sonra Molla Muhammed Pişnamazzade, hastalığı sebebiyle Şeyhülislamlıktan istifa ederek Gence Cuma Mescidi’nin imamı olarak görevine devam etti. Molla Muhammed Pişnamazzade’nin eğitim ve millet sevgisi o kadar fazlaydı ki eşi vefat ettiği zaman yemek vermek yerine hanımının ruhu için 100 ruble okula, 400 ruble ise fakirlere yardım yapmıştır.
Molla Muhammed Pişnamazzade’nin zor günleri, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin işgalinden sonra başladı. Bolşevik yönetimi döneminde defalarca baskı ve hapis cezalarına maruz kaldı. Ömrünün kalan kısmı baskı ve gözetim altında geçen Molla Muhammed Pişnamazzade, 1938 yılında bu dünyaya gözlerini ebediyen yumarak ahirete intikal etti. Allah ebeden razı olsun. Molla Muhammed Pişnamazzade başta olmak üzere vatan ve millet için mücadele eden tüm büyüklerimiz için El Fatiha.

