ÇAĞDAŞ EKONOMİDE EMEĞİN ROLÜ

0
(0)
ÇAĞDAŞ EKONOMİDE EMEĞİN ROLÜSeyit Ahmet Arvasi

Üretimin temel unsurlarından biri olarak emeğin payı ve hakkı etrafında pek çok tartışma açılmıştır. Bütün tarih boyunca, bu konuda pek çok soru sorulmuş, pek çok şey söylenmiş olmakla birlikte, mesele tamamı ile vuzuha kavuşmamıştır. Tartışmalar hâlâ devam etmektedir.

Gerçekten üretimde emeğin payı nedir? Tarih içinde ve günümüzde mal ve hizmet üretiminden emeğin payı artmakta mıdır, azalmakta mıdır? Üretimde tek değer emektir diyenler yanılıyor, emek sarf eden her insan, aynı değerde mal, hizmet ve eser üretebilmektedir midir? Emeğin değerini arttıran ve azaltan faktörler var mıdır? Emeğin fiyatını veya karşılığını tayinde arz ve talep kanunları rol oynar mı? Bugün üretilen mal ve hizmetlerde bizden önce yaşayan nesillerin payı ve hakkı var mıdır? Artık değer teorisi ne demektir? Üretimde sermayenin, teşebbüsün ve icadın da payı ve hakkı var mıdır? Bunları birbirinden ayıran objektif ve sağlam kriterler bulunabilmiş midir? Asgari ücret ne demektir? Nasıl hesap edilmelidir? Emeğin sömürülmesi ne demektir, nasıl önlenebilir?.. Bütün bu sorular, bütün tarih boyunca sorulmuş ve cevabı aranmıştır. Bu sorular bugün de sorulmakta ve hatta sosyal, ekonomik ve politik hayatımızın gündeminde ilk sıraları işgal etmektedir. Bu konu etrafında, sadece ilim adamları gayret sarf etmemekte, saha politika cambazlarının ve ideolojilerin at oynatmasına da müsait gözükmektedir. Biz, gücümüz ölçüsünde, birkaç satırla da olsa, bu konularda, Türk-İslâm Ülküsü açısından görüşlerimizi tespit etmekte fayda umuyoruz.

Biz, emek kavramını en geniş mânâsı ile kullanıyoruz. Bu kavramın içinde el emeği ile zihin emeğini beraber mütalaa ediyoruz. Komünistlerin dilinde emek kavramının pek müphem mânâsı vardır. Onlar çok defa, emek sözünü kas gücü mânâsında kullanırlar. Onlar, emekçi derken çok defa proletaryayı kastederler.

Eğer bizler de emeği bu şekilde anlamış olsa idik, hiç çekinmeden, günümüz ekonomisinde (bu tür) emeğin rolü gittikçe azalmaktadır derdik. Gerçekten de üretim araçlarının gelişimi ve asrımızda ulaştığı boyutlar göz önüne alındığında rahatça görülmektedir ki makine, hızla insanın yerini almakta, el emeği, kas gücü, üretimde giderek fonksiyonunu kaybetmektedir. Bu gelişmeyi, yalnızca kalkınmış ülkelerde değil bizim gibi kalkınmakta olan ülkelerde de müşahede etmek mümkündür. Ülkemizde bilhassa tarım sahasında makineleşme, milyonlarca insanı, o kesimden işsiz bırakarak atmış bulunmaktadır. Öte yandan elbise ve ayakkabı imal ederek yaşamaya çalışan terzi ve ayakkabıcı esnafı, konfeksiyon sanayinin gelişimi ve ayakkabı fabrikalarının kuruluşu karşısında çok müşkül duruma düşmüş bulunmaktadırlar. Ülkemiz sanayileştikçe, bu problemin boyutları da büyüyecektir. Esasen durumu, bütün vahameti ile kavramak için ikinci sanayi inkılabını yapmış, iyice makineleşmiş ve elektronik beyinlerin sevk ve idare ettiği ülkelerin ekonomisine bakmak yeter.

Hiç şüphesiz, üretimde insan unsurunun rolü, azalmamıştır. Fakat kol emeği yerine zihin emeği daha fazla güçlenmiş, çağımız ekonomisi proletaryadan çok teknokratın omuzlarına binmiştir. Parmak sayısına önem veren demokraside proletaryanın sesi her ne kadar güç çıkıyorsa da günümüzün sessiz ve fakat hâkim gücü teknokratlardır. Teknokratın kişiliğinde, en geniş mânâsı ile insan emeğinin rolü gittikçe önem kazanmaktadır. Çağdaş ekonomi, zihnen güçlenmiş uzman kadroların el ve kol emeğine dayanmakta, bu güçten mahrum kas ve kol gücü her gün biraz daha arka plana itilmektedir.

KAYNAKÇA

S. Ahmet Arvasi- Türk İslam Ülküsü 2, Bilgeoğuz Yayınları, 2009, sf. 107-108.

Bu yazı ne kadar faydalıydı?

Puan vermek için bir yıldıza tıklayın!

Ortalama puan 0 / 5. Oy sayısı: 0

Henüz oy yok! Bu yazıyı ilk siz değerlendirin.

Bu yazıyı faydalı bulduysanız...

Bizi sosyal medyada takip edin!

Bu yazının sizin için faydalı olmamasından dolayı üzgünüz!

Tell us how we can improve this post?

Yorum bırakın