BİZ HAKK’A TAPACAĞIZ

0
(0)
BİZ HAKK’A TAPACAĞIZYasemin Çalışkan

Türk milleti var olduğu günden bu yana kul hakkı meselesine büyük önem vermiştir. İnancımız çerçevesinde de en büyük günahlardan biri kul hakkı yemektir. Bu durum bize öyle derin etki etmiştir ki ölülerimizi toprağa emanet etmeden önce varsa bu günahından bir nebze arınsın diye cemaate mutlaka sorarız: “Merhum/merhumeye haklarınızı helal ediyor musunuz?” Şüphesiz bu durumun sebebi; mutlak varlık olan Hakk’ın, büyük bir yapboza benzeyen evrende meydana getirdiği muntazam ahengi idrak etmeye dayanır. Bu büyük yapboz içerisinde her bir parçanın yerli yerinde olması hakkın mahiyetini ifade eder. Diğer varlıklar arasında insan bu bütünde öyle bir yerdedir ki yeryüzünde var olduğu müddetçe söz konusu ahengin devamlılığı gayesi üzerine yaratılmış, bu gayeye hizmet ettiği ölçüde hakkı yerine teslim ederek Hakk’a yaklaşması mümkün kılınmıştır. Bu çerçevede eylemlerimizin her biri birbirimiz için bir hak niteliğindedir. Patronun işçisinin emeğine uygun muamele etmesi, öğrencinin derslerine çalışması, bilgiyi aktarmak, verilen selama karşılık vermek, tebessüme ihtiyacı olana tebessüm etmek, yere düşen nimeti kaldırmak, her canlının hakkı olan suyu ölçülü kullanmak… Hakkı yerine teslim etmeye yönelik tüm bu durumlar öyle iç içe, hassas ve karmaşıktır ki bu hususta hüküm vermek ve hesabını sormak yalnızca Hakk’a aittir. Şüphesiz insanın yapacağı en büyük haksızlık ve zulüm doğrudan Hakk’a karşı haksızlık etme cüretidir. Söz konusu öyle bir zulümdür ki insanları Hakk’ın sıfatları konusunda muğlaklığa ve şüpheye götürecek kadar alçaltır. Bu uzun girizgâhtan sonra niyetimizi açıkça ifade edelim:

Bizler Allah’ın insana yüklediği gayeyi yani âlemdeki ahengi, nizamı yeryüzünde tesis etme arzusu taşıyan, Türk milletinin ebedi bekasını sağlamak üzere bir hayat yaşamaya gayret eden Türk milliyetçileriyiz. Mensubu olduğumuz fikrimizi bu amaç doğrultusunda bir vasıta görüyoruz. Gayemize giden yolda yaşayacağımız her türlü haksızlık ve zorluğa göğüs germeye hazır olmakla birlikte birçoğunu sineye çekip görmezden gelebilecek sevgi de gönüllerimizde mevcuttur. Ancak fikir mücadelemizi meydana getiren, geliştiren, aksiyona döken, uğruna kan döken her bir büyüğümüzün, fikrimiz bünyesinde meydana getirilen kavramlarımızın, kurumlarımızın şahsi çıkarlar uğruna kullanılmasına ve hatta ihanete peşkeş çekilmesine müsaade etmiyoruz. Dahası, buna sebep olan hiç kimseye hakkımızı helal etmiyoruz! Önemle belirtiyoruz ki haklarımızı helal etmememizin sebebi asla dünyevi meselelere ilişkin beklentiler gibi sığ ve şahsi konulara dair değildir. Mensubu olduğumuz fikir mücadelemizde ihtiyacımız olan tek şey milletimizin varlığı ve teveccühüdür. Gerçek sebep odur ki yukarıda da bahsettiğimiz üzere en büyük zulüm olan Hakk’a karşı haksızlık edenlerin, bir başka ifadeyle O’na kulluk ederek bu dünyada var olmak yerine parayı, makamı, şöhreti, kurumu, insanı Tanrı edinenlerin içine düştüğü gaflettir. Çünkü biliyoruz ki söz konusu durumda Hakk’a kulluğu terk edip başkalarına tapanlar taptıklarının uğruna nice şehitlerimizi, kurumlarımızı, kavramlarımızı ve nice şahsiyetlerimizi göz göre göre istismar etmektedir. Tüm bu değerler binlerce yıldır var volan Türk milletine aittir, tapusu da ondadır. Belirtmek isteriz ki elbette bu hususta yapılan haksızlıkların hesabı ve haklarımızın teslimi için mahşere kadar beklemeyeceğiz. “Bilakis Biz Hakkı batılın üzerine atarız da onun beynini/dimağını parçalar. Bir de bakmışsın o yok olup gitmiştir…” (Enbiya Suresi 18. Ayet) diyen Rabbimizin bu hususta bizi vesile kılması için mücadelemize var gücümüzle devam edeceğiz. Kelimelerimizin kifayetsiz kaldığı noktada imdadımıza yetişen Ozan Arif hislerimize tercümandır:

Başbuğum bak yine başına geldim.

Bakıyorum ama sen gel bana sor.

Dert dökmeye mezar taşına geldim.

Döküyorum ama sen gel bana sor.

Beni bu çileye salanlar saldı,

Sen gittin her şeyin içi boşaldı

Kala kala senden bir rozet kaldı

Takıyorum ama sen gel bana sor.

Sen yoksun başını tuttular suyun

Oyun oynuyorlar başında oyun

Birlik için birlik bunlara boyun

Büküyorum ama sen gel bana sor.

Bu yazı ne kadar faydalıydı?

Puan vermek için bir yıldıza tıklayın!

Ortalama puan 0 / 5. Oy sayısı: 0

Henüz oy yok! Bu yazıyı ilk siz değerlendirin.

Bu yazıyı faydalı bulduysanız...

Bizi sosyal medyada takip edin!

Bu yazının sizin için faydalı olmamasından dolayı üzgünüz!

Tell us how we can improve this post?

Yorum bırakın