Niçin Türk olmak?..

Türk olmak nedir bilir misin?

Doğuştan mı Türk olunur, yoksa  sonradan Türk olunur mu?.

İsteyen istediği ırktan olabilir mi?.. Sizin elinizde miydi herhangi bir ırktan olmak?.. Bir varlığın, istediği maddenin atomundan olabilmesi elinde midir?..

Burası çok mühimdir: Kimileri istese de Türk olamaz, ama Türk gibi olabilir…

Kişinin, istediği ırktan olabilmesi madem ki elinde değil, o zaman Türk’e çamur atması neyin ifadesidir?..

İnsanlar kendilerini  nasıl inkar edemezse yaratılış madenini de inkar edemezler!..

Peygamber Efendimiz(s.a.s) bir hadisinde milletlerin fıtratında yani mayalarında özellikler olduğunu beyan etmektedir; “İnsanlar maden gibidir. Irk (soy, kan) da esastır. Yani iyi ve kötü gizli birçok hasletleri camidir, irsiyetin mayasıdır. Kötü edep ve terbiye de kötü ırk gibidir.”

Bu, gerçeğin ta kendisidir. Çünkü Peygamber Efendimiz(s.a.)buyurmaktadır. Biz de aynı şeyi savunuyoruz. Edeplinin edepsizden, doğrunun yalancıdan, imanlının imansızdan, dürüstün sahtekardan, cesurun korkaktan üstün olduğu değil mi bu saydıklarımız?!.

İnsanlık meziyetinin yüksek karakterini binlerce yıldır yaşayan ve savunan hep Türk milleti olmuştur. Türkler dünya tarihinin hep altın sayfalarında yer almıştır. Bu yüzden milletimizin yüksek karakterde olduğunu söylediğimiz zaman benzi atanlara, öfkeyle bize ırkçı diye saldıranlara “Zavallı!” gözüyle bakıyorum. Çünkü yüce milletimizin, tarihteki hayat tarzına ve medeniyetteki yerine baktığımız zaman ırkçılık gibi küçük ve basit inançlardan münezzeh olduğunu görürüz.

Tarih diyor ki:

“Türkler bir ırk ve bir millet olarak yeryüzünün en şerefli insanlarıdır.” – La Martine

“Türk, tek başına bir kuvvettir. Azmini ve iradesini kanından alır.” Hammer (Ünlü Tarihçi)

“Türkler, dünyanın en mert insanları, en iyi ve en asil milletidir.” Von Der Goltz (Prusyalı Mareşal, yazar)

Ve ilave ediyoruz, Türk:

Yiğitliği, cesurluğu, cömertliği, dürüstlüğü, soğukkanlılığı, mertliğiyle tanınan, mütevazı, Yaratan’dan ötürü yaratılmışı hoş gören…

En yüce ve tek din İslam üzere olan ve Kuran’ı başına taç eden olduğu gibi görünen, göründüğü gibi olan…

Haksızlık yapmayan ve haksızlığa boyun eğmeyen; zulmetmeyen, zulmettirmeyen ve zalimi kahreden…

İlme ve ilim sahibine yüksek değer veren ve bunlara sahip çıkan… Her çağda ışık …Zarif bir sanat ruhuna sahip…Bulunduğu yerde önder ve rehber, cemiyette muteber olan..

Benliğinde yalan,  riyakârlık, sahtekârlık münafıklık gibi iblisin huyları bulunmayan… Dininden ve sözünden dönmeyen, menfaat önünde hiç eğilmeyen…

Vatanı, namusu, milleti, hürriyeti, istiklali ve dini uğruna hayatını feda etmekten hiç çekinmeyen… Tarihine ve kültürüne bağlı,  her zaman şuurlu, düşmanına karşı vakarlı…

Kahpe dünyanın menfaati için şanına, şerefine, namusuna leke getirmeyen…

Kendisinden en emin olunan, manen ve maddeten her zaman temiz olan…

Adaletin, edep ve hayânın, yüksek ahlakın, kahramanlığın, vakar ve haysiyetin timsali…

Fedakâr, misafirperver… Anlayış ve kavrayış kabiliyeti yüksek; zeki, çalışkan, nezaketli ve davranışlarında ölçülü olan insandır.

Türk: (Hud Suresi:112 Ayet gereği) “Emrolunduğu gibi dosdoğru ol”andır.

Türk olmak kolay mı?!.

Türk,  beşeriyetin timsalidir! Türklük; feraset ister, dirayet ister, sadakat, inanç ister, irade ister, sonsuz vefa ve fedakârlık ister!

Türk olmak şuur ister, akıl ister, iz’an ister, mizan ister… Töreye, dine itaat ister… Ölmeden “sırat” ister… Dünyanın gidişinden kendini sorumlu hisseder…

Türk olmak “diyet” ister! Yürek ister, yürek! Yüreği olmayanların Türk’e düşmanlık beslemesi bu yüzden…

Ben hem yaratılıştan hem bu yüzden Türk’üm!

Şimdi size iliklerinizi donduran bir soru:

Yukarıdaki hasletlerden acaba kaçına sahipsiniz?.. Bunun hiç muhasebesini yaptınız mı?. Yoksa siz, Türklük adına, ağzı açılınca mangalda kül bırakmayan, ama varlığını bu yüksek karakterden değil de servetinden, makamından, gayri meşru yollardan alanlardan mısınız?..

Yani siz ne kadar Türksünüz?..

 

OSMAN KARABABA