1870’li yıllarda, Türk yurdu Erivan’ın Vedi ilçesinde dünyaya gelen İsmail Çimen, 1910’lu yılların sonuna doğru Rus desteğiyle Erivan ve çevresine yerleştirilen Ermeni çetelerine karşı Türk milletini koruyan, Rus askerleriyle mücadele için halkı teşkilatlandıran bir kahraman olarak yıllarca savaştı. 1918-1920 yılları arasında Erivan ve civar kentlerde Azerbaycan Türklerine karşı Ermenilerin yaptıkları ağır saldırılara kurduğu küçük birliklerle karşılık vermiş, bu sayede adı kısa sürede duyulmuştu. 1930 yılında Bolşevik ve Taşnaklara karşı Erivan’ı 10 ay daha başlattığı isyanla savundu. Bu olaydan sonra iyice artan Ermeni baskısına ve zulümlerine dayanamayan Azerbaycan Türklerinden bir kısmı Aras Nehri’nin geçerek Türkiye’ye yerleşmiş, bir kısmı da günümüz Azerbaycan topraklarına gitmiştir. İsmail Çimen ve dava arkadaşları, Aras Nehri’ni geçerek Iğdır’ın Taşburun köyüne gelerek burada da yerleşik olan Taşnaklara karşı savaşmış, mücadeleden galip çıkarak ömrünün kalan kısmını burada geçirmiştir.

21 Haziran 1934’te soyadı kanunu çıktığında bir zamanlar yaşadığı ve özlemini her seferde dile getirdiği Vedi’ye bağlı Çimen kentinin ismini alarak Türkiye’deki isminin İsmail Çimen olmasına karar verdi. Memleketine olan özlemi en azından mezarına Erivan toprağı dökülmesini vasiyet edecek kadar fazlaydı.

2008’de Iğdır’daki kabri anıt mezarına dönüştürüldü ve anıt Batı Azerbaycan’da mücadele veren şehitlerin anısına haşrolundu. 2012’de Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği tarafından vasiyeti yerine getirilerek Erivan’dan getirilen toprak kabriyle buluşturulmuştur.

Günümüzde de her yıl 28 Nisan’da mezarı başında toplanılarak Ermeniler tarafından Türklere yapılan soykırımlar, katliamlar hatırlanarak kendisinin mücadelesinden bahsediliyor, asıl düşmanın kimliğinin unutulmamasının önemine bir kez daha vurgu yapılıyor.

Kendisinin ve nice dava arkadaşlarının ruhları şad, mekânları cennet olsun.