KURULUŞUNDAN YIKILIŞINA TİMURLU DEVLETİ’NDE TİMURLU HANEDANI ÜYELERİ VE SİYASİ FAALİYETLERİ

Giriş:

Ortadoğu, Anadolu, Hindistan, Mısır, Çin, Rusya ve Deşt-i Kıpçak coğrafyasında büyük bir etki alanına sahip bulunan, çağdaşı ve kendinden sonra gelen devletleri etkilemiş bulunan Timurlu Devleti’nin siyasi tarihi vuzuha çalışıldı. Gerek ana kaynaklardan ve gerekse de bu konuda ihtisas yapmış önemli araştırmacıların eserlerinden yararlanarak oluşturulan bu makalede tarihin gördüğü en büyük komutanlardan birisi olan Emir Timur’un tarih sahnesine çıkışı, mücadelesi, yaptığı savaşlar konu edinildi.  Emir Timur’dan sonra onun yerine geçen halefleri arasındaki rekabet izaha çalışıldı. Tahta geçen mirzaların siyasi mücadeleleri konu edinildi.

Emir Timur (1336-1405)

Emir Timur Moğolların sıçan yılına denk gelen 25 Şaban 736 (08 Nisan 1336) tarihinde şimdiki adı Şehr-i-Sebz olan Keş kasabasına bağlı Hoca İlgar köyünde dünyaya gelmiştir. Timur’un babası Barlas kabilesinin emiri olan Emir Taragay, annesi ise Tekine Hatundur. Timur’un doğduğu zaman Çağatay Hanlığı yıkılmaya yüz tutmuş ve bulunduğu coğrafyada parçalanmalar başlamıştır. Bu dönemde yaşanan olayları fırsat bilen Doğu Türkistan hâkimi Tuğluk Timur, ordusu ile Maveraünnehir’i ele geçirmiştir. Tuğluk Timur’un gelmesi üzerine birçok emir yurdunu terk etmiş buna mukabil Emir Timur bağlılığını bildirmiş, atalarının yurdu olan Keş ve civarı kendisine bırakılmıştır. Bu dönemde Emir Kazagan’ın torunu Emir Hüseyin  Maveraünnehir’i ele geçirdiyse de Tuğluk Timur’un tekrar bu bölgeye gelmesi ile burayı terk etmiştir (Mart 1361). Tuğluk Timur bu bölgeyi oğlu İlyas Hoca’ya vermiş ve Emir Timur’u kendisine vezir olarak tayin etmiştir. Emir Timur İlyas Hoca’nın vezirlerinin zalimane hareketleri yüzünden Maveraünnehir’i terk edip Emir Hüseyin’in yanına gitmiştir. Sistan valisi Fahameddin’in yardım talebi üzerine kendisine yardım ettiyse de Sistan yakınlarında yapılan mücadelede aldığı oklar yüzünden sağ el ve ayağından yaralanmıştır. Yaralarının iyileşmesinden sonra Emir Timur ve Emir Hüseyin Maveraünnehir bölgesine gelerek İlyas Hoca’yı mağlup etmişler ve Kabil Şah’ı han olarak gösterip hâkimiyetlerini ilan ettiler. Emir Timur Emir Hüseyin’in kız kardeşi Olcay Terken Hatun ile evli olmasından dolayı aralarında akrabalık bağı oluşmuştur. Emir Hüseyin ile Timur’un arası zamanla açılmaya başlamış, Emir Hüseyin Emir Timur ve beylerinden yüklü miktarda vergi talep etmiş, Emir Timur eşinin küpeleri dâhil her şeyini vermek mecburiyetinde kalmıştır. Olcay Terken Hatun’un vefatı ile aralarındaki akrabalık bağlarının bitmesi üzerine Emir Hüseyin ve Emir Timur’un araları komple açılmıştır. Yapılan mücadeleler sonucu Emir Hüseyin yakalanmış, Keyhüsrev Huttelan’nın kardeşini öldürmek suçundan idam edildi ve Hoca Akasa köyüne defnedildi. Emir Timur Suyurgatmış’ı tahta çıkararak (han bazı) bütün Maveraünnehir’e hâkim olmuştur. Emir Hüseyin’in hareminde bulunan ve Cengiz soyundan gelen Saray Mülk hanımla evlenerek Moğollara damat olarak Güregen unvanını aldı.

Harezm Seferleri

Harezm ticaret yollarının kavşağında olması sebebiyle büyük bir önem teşkil eder. Harezm Cengiz tarafından kuzey ve doğu Cuci ulusuna, Kat ve Hive Çağatay ulusuna verilmiştir. 1360 senesinde Kongrat kabilesinden Hüseyin Sofi bölgede oluşan kargaşadan faydalanarak bu bölgede krallık kurmuştur. 1371 senesinde Timur bu bölgenin Çağatay ulusuna ait olduğunu söyleyerek bu bölgeyi kendisinden istemiş. Hüseyin Sofi ise bölgeyi kılıç ile aldığını ve sadece kılıç ile vereceğini bildirmesi üzerine sefere çıkan Emir Timur düşmanını Ürgenç’te kuşatmıştır. Hüseyin Sofi kuşatma sırasında vefat etmiş ve yerine kardeşi Yusuf Sofi geçmiş ve barış yapılmıştır daha sonra Hanzade adında Özbek bir hatun ile Timur’un oğlu Mirza Cihangir’in evlendirilmesi karar verilmiştir. Fakat Sofi’nin sözünde durmaması üzerine sevk edilmiş, barış yolları arayan Sofi Hanzadeyi derhal Semerkant’a yollamıştır. Yusuf Sofi’nin ölmesi (1379) ve geçen Süleyman Sofi ile anlaşılmasından sonra Harezm bölgesi Timur’a bağlanmıştır.

Moğolistan (Çete) Üzerine Seferler

Emir Timur Duğlat kabile reisi Kamereddin üzerine farklı dönemlerde 6 sefer düzenlemiştir. Seferlerin asıl amacı Maveraünnehir bölgesini  göçebe akınlarından korumak ve ülkeyi muhafaza altına almaktır. Kamereddin, Tuğluk Timur’un oğlu İlyas Hocayı katlederek iktidarı gasp etmiş ve kendisine han unvanı vermiştir. Timur ondan kurtulmak için yaptığı seferler sonucu onu Türkistan’ın uzak bölgelerine kadar takip etmiş, Issık Göl ve İli Nehri yakınlarına kadar gelmiş fakat kızı (Dilşad Ağa) ile evlenmek dışında bir şey elde edememiştir. Kamereddin yakalanamamış ve kaçtıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamamıştır. Yerine geçen Hızır hoca ile barış yapılmış ve Hızır Hoca kızını Timur’a vermiştir (1397). Hızır Hoca’nın ölümü üzerine şehzade İskender (Mirza Ömer Şeyh’in oğlu) Kaşgar’a girmiş ve bu bölgeyi yağmalamıştır.

Horasan Seferleri

Timur tahta çıktığı dönem İran parçalanmış bir durumdaydı. Cengiz döneminde bölgede tek güç Harezm Devleti vardı fakat Timur döneminde ise Herat’ta Kert kabilesi, Sebzevar’da  Serbedariler, Fars ve Kirman’da Muzafferiler, Bağdat ve Tebriz bölgesinde Celayirliler ve Cürcan merkezli Toga Timurluları vardı. Bu kabilelerin sürekli çatışma halinde olması Timur’un bu bölgeye girişini kolaylaştırmıştır. Timurlu kronikleri bu sefer için Horasan’ın ahvalini ıslah ve İran’ın parçalanmış durumunu düzeltmek için buraya yöneldiğini belirtir. Emir Timur 1379 senesinde kurultay toplama kararı alır, kurultaya Herat hâkimi Melik Gıyaseddin’i de çağırır. Melik Gıyaseddin bu kurultaya katılmaz zaten bölgeye hareket etmek isteyen Emir Timur bu durumu bahane ederek 14 yaşında olan oğlu Miranşah’ı bölgeye göndermiştir. Ardından kendisinin gelmesi ile Herat’ı zapt eder. Toga Timurlu Emir Veli ve Hoca Ali Müeyyed Timur’a gelerek bağlılıklarını bildirirler. Horasan’ın bir bölümünü zapt eden Timur Semerkant’a dönmüştür. Timur’un dönüşü sonrası Emir Veli’nin isyan etmesi üzerine Timur tekrar Horasan’a  gelmiş, Emir Veli Azerbaycan taraflarına kaçmış ve ülkesi tamamen Timur’un eline geçmiştir.

3 Yıllık Sefer (1386-1388)

Timur İran’ı tamamen fethetmek için 1386 senesinde ordu toplayıp harekete geçti. Hicaz kafilelerini yağma ettiği bahanesiyle Ler-i Kuçek hâkimi Melik İzzettin’i ele geçirmiştir. Bu sırada Celayir Ahmet’in Tebriz’e geldiği haberini alan Timur Azerbaycan’a yönelmiştir. Sultan Ahmet’in bunun üzerine şehri terk edip Bağdat’a geri dönmesi üzerine şehir kolayca ele geçirildi. Yaz mevsiminde burada konaklayan Timur Nahcivan ve Kars yöresinde fetihlerde bulunmuş, Gürcüler ’in elinden Tiflis’i alan Timur Karabağ’da kışlamıştır. Timur’un Azerbaycan’ı ele geçirmesiyle geçmişte olduğu gibi çıkar çatışmaları yeniden başlamış Toktamış Derbend üzerinden asker sevk etmesine karşın buraya asker sevk edilmiştir ve Doğu Anadolu’da coğrafyasında bulunan kalelerin fetihlerine devam edilmiştir. Erzincan hâkimi Timur’a bağlılığını bildirmiştir. Timur’un buraya yönelmesindeki en büyük sebep kuşkusuz Kara Mehmet’in faaliyetleridir. Türkmenler ve Mehmet, Timur’un üzerlerine gelmesiyle süratle geri çekilmiştir. Timur Mehmet’i yakalayamayacağını anladığı zaman geri İran’a dönmüş ve İsfahan şehrini ele geçirmiştir.

Toktamış Meselesine Kısa Bir Bakış

Urus Han (Altın Orda Han’ı) kurultayda Toy Hoca Oğlan’ın (Toktamış Han’ın babası) kendisine karşı çıkması sonucu onu öldürtmüştür. Babasının öldürülmesi ile telaşa kapılan Toktamış Han Timur’a sığınmıştır. Kendisi Timur tarafından desteklenmiş ve Altın Orda Han tahtına geçmek için kendisine yardımlarda bulunulmuştur. Toktamış yapılan yardımlar ile Altın Orda üzerine yürümüş yapılan savaşta Urus Han’ın oğlu Kutluk Boğa’yı öldürmüş fakat savaş Toktamış aleyhine sonuçlanmıştır. Toktamış tekrar bir girişimde bulunduysa da bu girişim de başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Urus Han Timur’a gelerek Toktamış’ın kendi oğlunu öldürdüğünü söyleyip Toktamış’ı talep etmiş Toktamış’ın verilmemesi halinde savaşa hazır olunmasını bildirmiştir. Timur ordu toplayıp sefer kararı almış fakat Urus Han bu sefer sonucu vefat etmiştir. Toktamış Timur’un yardımları ile dördüncü girişiminde Cuci Ulusunun başına geçmiştir. Toktamış Altın Orda sahasına hâkim olunca gözünü Azerbaycan ve Harezm bölgesine dikmiştir. Bu bölgeler Timur’a aitti ve Toktamış Timur’dan gördüğü iyilikleri unutarak Tebriz’e girmiş ve şehri yağmalamıştır. Şehir Toktamış’ın ayrılmasından sonra Timur tarafından imar edilmiştir. Toktamış Yusuf Sofi’nin ölümü üzerine yerine geçen Süleyman Sofi’ye destek olmuş, Toktamış bu bölgede kendisi adına para bastırmıştır. Toktamış bununla yetinmeyerek Sır Derya üzerinden Savran’ı kuşattıysa da Ömer Şeyh buraya yetişmiş ve Toktamış’ı mağlup etmiştir.

  1. Deşt-i Kıpçak Seferi

Timur 1389 senesinde Toktamış üzerine yöneldiyse Toktamış ülkesine çekilmiştir. Artık Timur Türkistan’ı Toktamış’ın istilalarına terk ederek fetih hareketlerinde bulunamazdı. Savaşı düşman topraklarına Altın Orda bozkırına götürmeye karar veren Timur 1391 tarihinde Taşkent’ten hareket etmiştir. Timur Otrar yakınlarında karargâh kurduktan sonra Toktamış’ın elçileri Timur’un yanına gelip barış talebinde bulunduysa da Timur elçilerden Toktamış’ın veziri Ali Bek’i vermesini istemiştir. Timur Ali Bek’in kendisine verilmeyeceğini biliyor bir nevi savaşın kaçınılmaz olduğunu belirtiyordu. Taşkent’ten ayrıldığından beri 4 ay geçmesine rağmen herhangi bir yerleşkeye rastlamayan Çağatay ordusunda birçok hayvan telef olmuş ve orduda iaşe sıkıntıları başlamıştır. En sonunda yakalanan bir esir Toktamış’ın Ural taraflarında olduğunu söylemiş ve Timur’un öncü birlikleri Toktamış’a yetişmiştir. 1391 senesinde Kunduzca yakınlarında gerçekleşen savaşı Çağatay ordusu kazanmış ve Toktamış kaçmıştır. Timur’un dönüşü ile Toktamış tahtına tekrardan kavuşmuştur.

  1. Deşt-i Kıpçak Seferi

Kunduzca savaşı Toktamış için kesin bir yenilgi olmamakla beraber Toktamış tekrardan tahta geçmiş ve Timur’a olan muhalefetini devam ettirmiştir. Bundan sonra Timur’a karşı koyamayacağını anlayan Toktamış, Memluk sultanı Berkuk ile ittifak arayışına girmiştir. Toktamış kendisini toparladıktan sonra tekrar Derbend’i geçerek Şirvan ve çevresini yağmalamıştır. Timur bu gelişmeler üzerine Toktamış’a karşı yeni bir sefer düzenleme kararı almıştır. Özellikle Toktamış’ın beylerinin etkisinde kalarak, Timur’a ağır sözler sarf etmesi Timur’u çileden çıkarmıştır. Taraflar Terek Irmağı yakınlarında karşı karşıya gelmiş ve yapılan savaşı Timur kazanmıştır (Nisan 1395). Toktamış savaş sonrası kaçmış Timur’un öncü kuvvetleri onun peşinden gittiyse de onu yakalayamamışlardır. Timur Toktamış’ın yeniden toparlanmasını engellemek için ülkesini yağma etmiş ve kendisine yardım eden kabileleri Balkanlar’a kadar sürmüştür. Bu sefer her ne kadar Timur’un zaferi olsa da Rusların yükselmesine yardımcı olmuş ve Altın Orda hanları Moskova Knezlikleri için tehlike olmaktan çıkmıştır.

5 Yıllık Sefer (1392-1397)

Timur, Toktamış’a karşı seferdeyken İran’ın yerli yöneticileri bu durumundan faydalanarak Timur’a yüz çevirmişlerdir. Nizameddin Şami her ne kadar bu seferin, Timur’un ele geçirdiği İran memleketini gezmek ve muhaliflerden temizlemek için olduğunu ileri sürse de Timur’un halen ele geçirmediği yerler vardı. Timur Haziran 1392 yılında Semerkant’tan ayrılarak bölgeye geldi. Timur kendisinin hâkimiyetini tanımayan Şah Mansur’a karşı yürümüş Şiraz’a kapanan Şah Mansur ile Şiraz yakınlarında yapılan savaşı Emir Timur kazanmış, Şah Mansur savaş sırasında askerler tarafından öldürülmüş ve Muzafferi hanedanının tüm üyeleri katledilmiştir. Ülke Mirza Ömer Şeyh’e verilmiştir. Timur bu seferden sonrası Bağdat taraflarına yönelmiş, Celayir Ahmet Timur’un geldiği haberini alınca şehri terk ederek Dımaşk tarafına yönelmiştir. Bağdat’ın ele geçirilmesinden sonra Tekrit’e yönelen Emir Timur bölgedeki yöneticilerin kendisine itaat etmesini bildirmiştir. Bu dönemde Kadı Burhaneddin Timur’a karşı Osmanlı-Memluk-Altın Orda ittifakını oluşturmaya çalışsa da kendisinin Kara Yülük Osman  tarafından Sivas tarafında öldürülmesi, Timur’un Toktamış’ı devre dışı bırakması ve Bayezid’in Sultan Berkuk’un ölümünden Memluk topraklarına ait Malatya ve civarını ele geçirmesi bu ittifakın uzun ömürlü olmasını engellemiştir. Timur Güneydoğu Anadolu bölgesine girmiş Musul, Mardin ve Diyarbekir’i ele geçirdikten sonra Aladağ’a gelmiştir. Timur buradan daha önce ayrıntılı olarak bahsedilen II. Deşt-i Kıpçak seferini yapmak üzere Toktamış üzerine yürümüş ve onu yendikten sonra Semerkant’a dönmüştür.

Hindistan Seferi

Bu dönemde Hindistan’da hâkimiyet Delhi Sultanlığına aitti. Sultan Mahmud Şah’ın başında bulunduğu Delhi Sultanlığında parçalanmalar başlamış bu durumun farkında olan Timur gaza yapma amacıyla Hindistan üzerine yürüdü. Her ne kadar Timurlu kronikleri bu seferin amacının dini sebepler olduğunu ileri sürse de Timur’un bu seferi yapmasının altında ekonomik çıkarlar olduğu aşikârdır. Delhi yakınlarında yapılan savaşı Timur kazanmış, Mahmud Han yenilerek kaçmıştır (1398). Şehirde katliam ve yağma yapılmış savaş ganimetleri ile Semerkant’a dönülmüştür.

7 Yıllık Sefer

Miranşah 1396 senesinde avlanırken bir geyik görmüş ve onu avlamaya çalışırken atından düşmüş ve baygınlık geçirmiştir. Yapılan tedaviler sonucu fiziksel olarak iyileşse de bir takım garip davranışlar sergilemeye başlamıştır. Karısı Hanzade’yi ihanetle suçlamış ve ona fiziksel şiddet uygulamaya başlamıştır. Hanzade bu olaylar üzerine Semerkant’a giderek durumu Timur’a bildirmiştir. Zaten Azerbaycan taraflarındaki itaatsizliği fark eden Timur, Hindistan seferinden döndükten 4 ay  sonra Azerbaycan tarafına yönelmiştir (1399).Timur burada bir takım incelemeler yaparak Miranşah’ın durumundan faydalanan kişileri idam ettirdikten sonra Gürcülerin üzerine yürümüştür, Timur’un Azerbaycan’a gelmesiyle Karakoyunlu Yusuf ve Celayir Ahmet önce Memluk Devletine sığınmaya çalışmış fakat Halep naibi ile aralarında çıkan savaş ve naibi öldürdükleri için Memluk Devletine sığınamayacağını anlayan bu ikili Bayezid’e sığınmışlardır. Timur ile Bayezid arasında gidip gelen elçilik heyeti bir sonuç getirmemiştir. Bayezid’in, Timur’a itaatini bildirdiği Erzincan Emir’i Taharten’in üzerine yürümesi Timur’un kafasında tasarladığı Anadolu seferi için bir bahane olmuş ve Timur Sivas önlerine gelerek bu şehri ele geçirmiştir. Berkuk’un ölümünden sonra yerine çocuk yaştaki Ferec’in tahtında bulunduğu Memluk Devleti’nin içinde bulunduğu kargaşanın farkında olan Timur daha önce Berkuk tarafından tutsak edilen Avnik hâkimi Atlamış’ı talep etmiş talebinin kabul edilmemesi üzerine güneye inmiştir. Sırasıyla Ayntab (Anteb), Bihtişi ve Halep’i ele geçiren Timur Dımaşk önlerinde Ferec ile karşılaştı. Ferec’in Kahire’ye kaçması ile Memluk ordusu dağılmış savaş Timur lehine sonuçlanmıştır ve Timur Mardin’e yürümüş ve Mardin’i ele geçirmiştir. Buradan Karabağ’a giden Timur kışı burada geçirmiştir. Timur elçileri vasıtasıyla Kara Yusuf ve Celayir Ahmet’in Osmanlı ülkesinden çıkarılmasını istemiş fakat Bayezid’in bu isteği reddetmesi ve Timur’a karşı açıkça cephe alması sonucu Timur Kayseri üzerine hareket etmiş ve savaş kaçınılmaz olmuştur. Timur ve Bayezid Ankara’da Çubuk ovasında 27 Temmuz 1402 tarihinde karşılaştı. Gerek Anadolu beylerinin ve Kara Tatarların savaş sırasında Timur’un tarafına geçmesi gerekse Timur’un filleri kullanması sonucu savaş Timur lehine sonuçlanmış, Yıldırım Bayezid Sultan Mahmut Han tarafından savaş meydanında yakalanarak esir edilmiştir. Savaş sonra Kütahya’ya giden Timur İzmir şehrini fethedip Aydın oğullarına ve Yıldırım Bayezid tarafından ele geçirilen Anadolu beylerinin topraklarını tekrardan eski sahiplerine vermiş ve Gürcistan üzerine yürümüş burada çeşitli fetih hareketleri yapan Emir Timur 1404 senesinde Semerkant’a dönmüştür.

Çin Seferi ve Cihan İmparatoru Ulu Hakan Sahipkıran’ın Vefatı

Çin’de hâkim olan Tunguz Han’ın birkaç bin Müslüman’ı sebepsiz yere öldürmesi ve sonrasında kendisinin ölmesi üzerine ülkesinde karışıklık çıktığı haberi Emir Timur’a ulaştı. Çin elçileri Timur’dan 7 senelik vergiyi istemesi üzerine Timur “Bu parayı ödemeyi kabul ediyorum fakat bu kadar para elçilerin taşıyabileceğinden fazladır. Bu parayı ben bizzat kendi ellerimle ordumla beraber gelip size getireceğim.” demiştir. Kasım 1404 tarihinde Semerkant’tan ayrılan Timur Otrar’da konaklamış, hastalığı giderek artan Timur 19 Şubat 1405 tarihinde vefat etmiştir.

Benzer yazılar