Türkçemize artık yerleşmiş olan, Latince kökenli bir kelimedir seküler. Latince “dünyevi, dine değil dünyaya ait, yeryüzü ile ilgili” anlamlarına gelen “saecularis” sözcüğünden, İngilizce “secular”(1) halini almıştır. Öyle sanıyoruz ki Türkçeye girişi de İngilizce metinlerde kullanılması ile alakalıdır. İngilizcedeki kullanımına çok benzer şekilde dilimize yerleşmesi ve bu akım ortaya çıktığında Türkçede aynı anlamı karşılayan bir kelime olmamasının sebebi de İslam dinine toplu geçişler dönemi, öncesi ve sonrası Türk kültüründe bu tür bir yaşam tarzı olmamasıdır.

Öncelikle bir dilde hangi kelimeler vardır, neyi ifade eden kelimeler yoktur ona bir göz atmayı uygun görüyorum. İspanyolca’da kullanılan “siesta”(2) kelimesi Türkçe karşılık olarak “öğle uykusu” kelimesine denk düşünülebilir. Fakat yine de tam karşılayamaz; çünkü bu kelime Latince “altı” rakamına denk gelen “sex” kelimesinden türemiş ve mesai başlamasından altı saat sonraki uykulara siesta denmiştir. Türk milletinde öğle vakti uyunmadığı, mesai saatleri arasındaki mola yemek ve kişisel ihtiyaçlara ayrıldığı için “siesta” kelimesinin tam karşılığı Türkçede hiç olmamıştır ve şu an da yoktur. Çıkaracağımız sonuç şu olmalıdır ki; bir kelime bir dilde yoksa karşıladığı anlam da o milletin hayatında yoktur.

“Seküler” kelimesine bu gözle baktığımızda Türk kültüründe yeri olmadığını daha net görebiliriz. Kültürde yeri olmayan bu kelime çevirmenlerin görmezden gelinemeyecek büyüklükte hataları ve kendini seküler diye tanımlayan bazı çevrelerin uğraşları ile Türkçeye sokulmaya çalışılmıştır. Fakat bahsi geçen çevre aynı zamanda Türk milliyetçiliği iddiasında da bulunduğu için, seküler kelimesine Türk yaşam tarzında artık yer edinmiş olan bazı kelimelerin anlamlarını yükleyerek zaten bu kültürde olan bir kavrammış gibi göstermeye çalışmışlardır.

Seküler kelimesine yüklenmeye çalışılan anlamlardan ilki ve de üzerinde ısrara sürekli bir şekilde durulan, artık Türk milletinin yaşamında azımsanamayacak bir yer tutan “laiklik” kavramının taşıdığı anlamdır.  İngilizce metinlerin Türkçe tercümelerine baktığımızda “secular” kelimesinin karşılığı olarak “laik” kelimesinin kullanıldığını görüyoruz.(3) Laik kelimesi, Fransa’da kilisenin baskıcı, skolastik düşünce sisteminin hüküm sürdüğü dönemde “ruhban sınıfına ait olmayan” anlamında, Hristiyanlık dinini benimsememiş olan köylüler için kullanılırdı. Daha sonra kilisenin ülke yönetiminde söz sahibi olmaması gerektiğini savunanlar kendilerine laik demeye başladılar. Ülkemizde devletin, devlet bürokrasisini ve organlarını yönetirken yalnızca kişi vicdanını ilgilendiren inançlar karşısında tarafsız kalmasına laiklik, bu görüşe sahip kişilere de laik denir. Bu nedenle laiklik, çok keskin farklarla sekülerizmden ayrılır.

Seküler kelimesine yüklenmeye çalışılan bir diğer anlam da “rasyonel” anlamıdır. “Akılcı”(4) anlamına gelen kelimenin yukarıda da belirttiğimiz gibi “dinden uzak, dine değil dünyaya ait” anlamına gelen “seküler” kelimesinin yerine kullanılması dinin akıl dışı gösterilmesi çabasından başka bir şey değildir. Anlam ve kullanım olarak birbirinden bu kadar ayrı iki kelimeyi eşdeğer göstermeye çalışmak hiç de “rasyonel” olmayan bir davranıştır.

Kelimeye yüklenmeye çalışılan anlamlar konusunu yeterince açıkladığımızı düşünüyorum. Şimdi üzerinde duracağımız konu bu kelimenin Türk kültüründe neden yerinin olmadığı.

Türkler, bilinen en eski zamandan beri tek tanrılı Gök tanrı inancını benimsemiş(5), savaşlara ve seferlere tanrı adına katılmış, Han ya da Hakan’a ülkesini ve cihanı tanrı adına yönetme yetkisinin verildiğine inanmış(6), Hakan’dan gelen emirleri ve kararları tanrı buyruğu bilmiştir(7). Bu nedenle din, tanrı ve iman etme kavramları Türklerde, farklı isimlerle zikredilse bile, İslam dinine geçiş döneminden önce de var olmuştur. Yani Türklük seküler olmadığı gibi Türk milliyetçiliği de seküler olamaz. Türk milliyetçiliği; bu isimle anılmadan önce de tanrı adına, tanrı izniyle yapılırdı.

Bir insan seküler olabilir, Türk milliyetçisi de olabilir. Fakat seküler Türk milliyetçisi olamaz.

KAYNAKÇA  

(1) https://www.etimolojiturkce.com/kelime/seküler

(2) https://www.etimolojiturkce.com/kelime/siesta

(3) Olivier Roy’un “Secularism Confronts Islam” isimli kitaplı “İslam’a Karşı Laiklik” ismiyle Türkçeye çevrilmiştir.

(4) https://www.etimolojiturkce.com/kelime/rasyonel

(5) Kafesoğlu, İbrahim (2017), Türk Milli Kültürü (İstanbul, Ötüken Neşriyat)

(6) Bil Kağan Anıtı, Doğu Yüzünde geçen “Tanrı gibi Tanrı yaratmış Türk Bilge Kağanı, sözüm: Babam Türk Bilge Kağanı “ cümlesi

(7) Kül Tigin Anıtı, Güney Yüzünde geçen “Tanrı buyurduğu için, kendim devletli olduğum üçün, kağan oturdum. “ cümlesi