İSTEMEK

İstemenin haklı olmak için yettiği bir dünyadayız. Arzu mânâsında istemek, talep mânâsında istemek, irade mânâsında istemek, istemek oğlu istemek.

Bu dünya isteyenlerindir. Aza değil, çoğa bile kanmayanların istemek hummaları arasında yaşıyoruz. Her canlı şey eğer kartlaşmamışsa veya ihtiyarlamamışsa, her canlı şey, nebat, hayvan ve insan, her canlı şey, yaşadıkça istiyor, istedikçe buluyor, buldukça daha fazlasını istiyor; çünkü her canlı şey eğer kartlaşmamışsa veya ihtiyarlamamışsa büyüyor. Yalnız kart ve yalnız ihtiyar, mevcudunu muhâfaza dâvâsındadır. Fakat muvaffak olamıyor ve ölüyor.

Ölüm daha fazlayı istememekten başlıyor, istememeyi istemekle devam ediyor, hiçbir şey istememekte karar kılıyor.

Hayvanda iştah, insanda arzu, millette ideal halinde en canlı ifadesini bulan hayat, iştahsız hayvanı, arzusuz insanı ve idealsiz milleti gebertiyor; hiçbir diri varlığın olduğu gibi kalmasına, mevcudunu muhâfaza etmesine fırsat ve imkân vermiyor.

Hayvan iştahı, insan arzusu, millet ideali nisbetinde büyüktür. Ne istediğinizi söyleyiniz, ne olduğunuzu haber vereyim. Bir darı tanesi mi istiyorsunuz? Siz bir serçesiniz. Bir kuzu mu istiyorsunuz? Siz bir kurtsunuz. Bir zafer mi istiyorsunuz? Siz bir kahramansınız. Camianıza mensup olanları alabildiğine çoğaltmak mı istiyorsunuz? Siz bir büyük milletsiniz.

Tanrı isteyene veriyor, istemeyenden alıyor. Eğer hakkıyla istemeye devam edebilseydik ölmezdik. Yokluğa karşı en büyük silahımız: istemek.

Derler ki, istemek elvermez, lâyık olmak da lazımdır. Hayır, istemek lâyık olmaktır. Bir beceriksizlik ve başarısızlık vak’asında az olan şey yalnız liyakat değil istektir. Yeter derecede istemediğimiz için lâyık olamıyoruz.

Bu istemek dünyasında fertler evvelâ kendileri için isterlerse mensup oldukları millet ölür; evvelâ mensup oldukları millet için isterlerse onu yaşatırlar. Bu ikinci türlü istemek ve en geniş imkân hadleri içinde istemek, işte ideal.

Arada bir ideal, ideal, ideal diye tutturuyorsam, bu, hayâl, hayâl, hayâl değil, hayat, hayat, hayat demektir.

                                    Peyami SAFA, Eğitim,Üniversite,Gençlik, Sayfa:72-73

Benzer yazılar