BİZ HAKK’A TAPACAĞIZ
Türk milleti var olduğu günden bu yana kul hakkı meselesine büyük önem vermiştir. İnancımız çerçevesinde de en büyük günahlardan biri […]
Türk milleti var olduğu günden bu yana kul hakkı meselesine büyük önem vermiştir. İnancımız çerçevesinde de en büyük günahlardan biri […]
Dilde yürütülen yönlendirmeye daha önce değinmiştik[1]. Ancak dil, bu sürecin yalnızca görünen yüzüdür. Asıl mücadele alanı, dilin üretildiği, işlendiği ve
Liberal kapitalizm, bugünkü yaşadığımız dünyada sadece bir ideoloji olarak kalmamıştır. Batı medeniyetinin taşıyıcısı haline gelen bu fikir, her ideolojiye nasip
Millî kimlik; dil, tarih, kültür unsurlarının ortaklığından meydana gelen ortak bilinçtir. Dilaver Cebeci de dilin lirik özelliğinden faydalanarak millî tarih
Sabahı zor etmiş; gün ışıklarını, âşığın maşuku beklediği gibi beklemiştim. Anlam veremediğim bir huzursuzluk önce gönlüme düşmüş ardından bütün vücudumu
İslamiyet’e göre sınıf çatışmalarının sebeplerini, dört kategoride toplamak mümkündür. Bunlar: 1. Dünyaya ve dünya nimetlerine aşırı düşkünlük, 2. Dünyayı ve
Her sömürge ve emperyalist rejimde olduğu gibi Rus sömürgeciliği de işgal ettiği milletin tarihini kendi istediği gibi yazmaktadır. Sömürge tarihçiliğine
Aman ya Rabbi! Garip Ali neye uğradığını şaşırmıştı. Bu nasıl bir sesti ki semayı yırtar gibi ama diker gibi de…
Üç ulu isimle ceme başlarız, Allah bir, Muhammet Ali diyerek, Müminleri sever, münkir taşlarız, Hünkâr Hacı Bektaş Veli diyerek. Özet
Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi’yle vatan topraklarımızı işgal eden İngilizlere yaranmak için Sadrazam Damat Ferid Paşa’nın tertipleriyle “Ermenilere
İnsan ister bedenen ister zihnen çalışsın, meşru zeminde ve iyi niyetlerle hareket ettiği müddetçe övülmeye değer bir iş yapmaktadır. Kendinin
Haçlı Seferleri bitti sanıldı. Zırhlar paslandı, sancaklar indirildi, kılıçlar müzelere kaldırıldı. Ne var ki savaş bitmedi, savaş biçim değiştirdi. Çünkü
Tarihî Türk yurdu Kırım’ın Şubat 2014 tarihinde Rusya tarafından işgal edilmesinden sonra işgalcilerce gece yarısından sonra baskın yapılarak aranan, ardından
“Kaht-ı Rical” Yaşanıyor, Muhsin Yazıcıoğlu’nun Yokluğu Derinden Hissediliyor Zor zamanlardan geçiyoruz. Sıkıntılı ve bunalımlı günlerdeyiz. Zor zamanlardan geçerken millet önderlerine,
Düşüncenin kuduz köpek gibi kovalandığı güzide memleketimizde, kurmalı oyuncak gibi otomatik tepkilerle ve reflekslerle hadiseleri okuyan, süslü cevapları her soruya