MİLLİ ŞEHİT BOĞAZLIYAN KAYMAKAMI MEHMET KEMAL BEY
Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi’yle vatan topraklarımızı işgal eden İngilizlere yaranmak için Sadrazam Damat Ferid Paşa’nın tertipleriyle “Ermenilere […]
Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi’yle vatan topraklarımızı işgal eden İngilizlere yaranmak için Sadrazam Damat Ferid Paşa’nın tertipleriyle “Ermenilere […]
İnsan ister bedenen ister zihnen çalışsın, meşru zeminde ve iyi niyetlerle hareket ettiği müddetçe övülmeye değer bir iş yapmaktadır. Kendinin
“Kaht-ı Rical” Yaşanıyor, Muhsin Yazıcıoğlu’nun Yokluğu Derinden Hissediliyor Zor zamanlardan geçiyoruz. Sıkıntılı ve bunalımlı günlerdeyiz. Zor zamanlardan geçerken millet önderlerine,
İnsanlık tarihi, kadim milletlerin varlığını ve bu milletlerin birbiriyle mücadelesini reddedememektedir. Konumuz kadim milletler etrafında düğümlenecek olsa da tarih içerisinde
Memleketimizde maarif sisteminin bozuk olduğu nu kabul etmeyen yok gibidir. Ancak, çoğumuz bu bozukluğun ne mahiyette ne de sebepleri üzerinde
Adalet, herkesin hak ettiğine kavuşması demektir. Zulüm ise hakkın, bilerek ve istenerek zayi edilmesi, hakkın yerine ulaşmasının kasten önlenmesi demektir.
Ziya Gökalp’ın Felsefe Dersleri adı ile 2006’da yayımlanan kitabı on iki defterden oluşan notlarını içermektedir. Malta Sürgünü sırasında (22 Eylül
Liderin Dönüşü Türkeş, 1944’te haksız yere tutuklandı. Türkçü – Turancı kimliğiyle, CHP’nin mağdur ettiği milliyetçi – muhafazakâr büyük bir kitlenin
Dündar Taşer, ülkücü hareketin fikrî temelinin tesisinde ve teşkilâtlanma sürecindeki yönlendirmeleriyle ön planda yer alır. Bunun da evvelinde Türk kamuoyu
“Ağam niçin melûl oldun? Aşk bahrinde gemin vardır.” Rivayet odur ki Tanrı, yarattığı ruhlara Kâl-u Belâ’da tek bir soru sormuş:
Orta boylu, kıvırcık kır saçlı, yüzü daima mütebessim, alnında kış ve yaz ter damlaları eksik olmayan, parlak ve canlı gözlerinde
Giriş Alparslan Türkeş Bey (1917 – 1997), 1960’lı yılların başında, sivil toplum alanında bir fikir akımı olarak görülen Türk milliyetçiliği
İnsanoğlunun canlılar içerisindeki yeri oldukça ilginçtir. Karşıdan bakıldığında aslında diğer canlılardan pek farkı yoktur. Doğar, büyür, yer, uyur, çoğalır, sosyalleşir
Giriş Siyasal partilerin kuruluş kökenine ilişkin yapılan teorik çalışmalar, olgunun modernliğine dikkat çekmektedirler. XVIII. yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkan Sanayi
Bir baba çocuğunun Türk ve Müslüman olarak büyümesini istediği gibi muasır bir insan olarak yetişmesini de arzu eder. O halde